T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 23. HUKUK DAİRESİ T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 23. H U K U K D A İ R E S İ (İ S T İ N A F B A Ş V U R U S U N U N E S A S T A N R E D D İ) ESAS NO : 2020/1458 KARAR NO : 2025/1187 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I BAŞKAN : ... ... ÜYE : ... ... ÜYE : ... ... KATİP : ... ... İNCELENEN KARARIN: MAHKEMESİ : Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ : 30.10.2019 ESAS-K…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 23. HUKUK DAİRESİ T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 23. H U K U K D A İ R E S İ (İ S T İ N A F B A Ş V U R U S U N U N E S A S T A N R E D D İ) ESAS NO : 2020/1458 KARAR NO : 2025/1187 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I BAŞKAN : ... ... ÜYE : ... ... ÜYE : ... ... KATİP : ... ... İNCELENEN KARARIN: MAHKEMESİ : Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ : 30.10.2019 ESAS-KARAR NUMARASI : 2012/632 E., 2019/903 K. DAVA : Tapu İptali ve Tescil, Menfi Tespit, Alacak KARAR TARİHİ : 18.12.2025 YAZIM TARİHİ : 18.12.2025 Davalı vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla, istinaf incelemesinin dosya üzerinde yapılmasına karar verilerek dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : Davacı özetle; müteveffa müvekkilinin davalı kooperatifin üyesi olduğunu, üyelere gönderilen aidat borcu bildirim belgelerinde altyapı ve üst yapı aidat borcunun çok fazla gösterildiğini, itirazlarının göz önüne alınmadığını, kooperatif yetkililerinin kendisini zor durumda bırakarak ve ödeme güçlüğüne düşürerek kooperatiften uzaklaştırmak istediklerini ileri sürerek, davalı kooperatife 125.015,88 TL borcunun olmadığının tespitine, davalı kooperatiften fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 10.000 TL alacağının avans faizi ile birlikte alacaklı olduğunun tespitine, davalı kooperatif avukatı ve yöneticilerinin kötü niyetli icradan sattırıp borcunun olmamasına karşın tapusunu aldıkları ... parselde kayıtlı iş yerinin adına tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacı vekili ıslah dilekçesi ile, 36.831,47 TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile tahsiline, davalıya 125.015,88 TL borçlu olmadıklarının tespitine karar verilmesini talep etmiştir. Davacı vekili, 30.10.2013 tarihli dilekçesi ile de tapu iptal tescil talebinden feragat ettiklerini bildirmiştir. Davalı vekili özetle; tapu iptali ile alacak davası ve menfi tespit davasının birlikte açma olanağının bulunmadığını, kooperatifin 1193 işyerini bir anda yapma güçlüğü nedeniyle inşaatları dört etap halinde yaptığını ve davacının 4. etap işyerlerine katıldığını, işyerlerinin tamamlanması sonucu 29.10.1998 tarihinde yapılan kura çekimi sonucu davacıya 19085 ada 18 numaralı 320 m2'lik düz dükkan şeklindeki işyerinin tahsis edildiğini, davacının kooperatif üyeliğinin başlangıcından günümüze kadar genel kurullarca belirlenen parasal yükümlülüklerini yerine getirmemekte aşırı ısrar gösterdiğini, daha da ötesinde son 10 yıldır icra kanalıyla tahsil edilen paraların dışında tek kuruş aidat ödemediğini, davalı kooperatifin davacı hakkında 2007 yılı dahil bugüne kadar ödemediği aidat borçları için henüz icra takibi yapmayarak ona yardımcı olmaya çalıştığını, bunların yanı sıra kooperatifin bugün için önceden gelen bakiyelerle ve gecikme cezaları ile birlikte 130.023,57 TL üst yapı ile 2.188,40 TL alt yapı borcundan alacaklı durumda olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İlk derece mahkemesince "...Tarafların itirazlarının değerlendirilmesi ve bilirkişi raporlarında belirtildiği şekilde heyete İcra İflas Konusunda Uzman bilirkişi eklenerek dosyanın bilirkişi heyetine tevdii edildiği, söz konusu bilirkişi heyeti tarafından hazırlanan 14/03/2019 havale tarihli bilirkişi heyeti ek raporuna göre; davacıya ait gayrimenkulün ve aracın icradan satışında araç ve gayrimenkul değerinin piyasanın çok altında satılmış olması ve gayrimenkulün tapusunun iptali konusunun mahkemenin takdirinde olduğu, Yargıtay 23.HD.'nin 09/10/2017 tarih, 2015/6447/ Esas, 2017/2601 Karar sayılı kararı ve Yargıtya 23.HD.'nin 22/05/2018 tarih, 2016/677 Esas, 2018/3260 Karar sayıl kararına göre borcun doğduğu tarihten itibaren borcun tümüne TBK'nun 120/2.maddesinde yer alan gecikme faizi oranı uygulanarak yapılan hesaplamada 2012 yılının kasım ayı sonuna kadar satıştan sonra, davacı lehine Üst Yapı hesaplarında 8.974,79-TL Alt Yapı hesaplarında 35.927,03-TL olmak üzere toplam 44.901,82-TL alacak bulunduğu, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 06/05/2015 tarih ve 2015/1309 Esas numaralı kararına göre 01/07/2012 tarihinden itibaren TBK'nun 120/2.maddesinde yer alan gecikme faizi oranı uygulanarak borcun hesaplanamında ise, 2012 yılının kasım ayı sonunu kadar satıştan sonra, davacı lehine üst yapı hesaplarında 6.645,54-TL, alt yapı hesaplarında 17.736,54-TL olmak üzere toplam 24.382,08-TL alacak bulunduğunun rapor edildiği görülmüştür. Mahkememizce usul ve yasaya uygun olarak hazırlanan bilirkişi raporu denetime elverişli olması nedeni ile kabul edilmiştir. Tapu iptal tescil yönünden, davacı tarafından 30.10.2013 tarihli dilekçe ile davadan feragat edildiğinden bu talep yönünden davanın feragat nedeniyle, Fazla ödenen ücretler yönünden bilirkişilerce icra dosyaları, kooperatif kayıtları üzerinde yapılan inceleme ile dosyaya kazandırılan raporlar uyarınca, davacının davalı kooperatife talep edilen 125.015,88 TL tutarında borçlu olmadığı, kaldı ki Ankara 12. İcra Dairesi'nin 2002/2194 esas sayılı icra dosyasında 2.337,64 TL, Ankara 28. İcra Dairesi'nin 2007/4060 esas sayılı icra dosyasında 4.421,00 TL, Ankara 1. İcra Dairesi'nin 2005/11270 esas sayılı icra dosyasında 13.685,39 TL borçlu bulunduğu, ancak Ankara 12. İcra Dairesi'nin 2000/9029 esas sayılı icra dosyasında 57.252,84 TL fazla ödeme olduğundan, 36.831,47 TL fazla ödeme bulunduğu anlaşılmakla, bu talepler yönünden davanın kabulü ile davacının davalı kooperatife 125.015,88 TL borçlu olmadığının tespitine, davacı tarafından davalıya fazladan ödenen 36.831,47 TL'nin davacıya iadesine..." karar verilmiştir. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; taraflar arasındaki ilişki kooperatif üyeliğinden kaynaklandığından Borçlar Kanunu’nun 146/4. maddesine göre bu tür davalarda 5 yıllık zamanaşımı uygulandığını, yerel mahkemece zamanaşımı itirazlarının değerlendirilmediğini, karara dayanak teşkil eden bilirkişi raporlarında faiz yönünden yanlış hesaplamalar yapıldığını, müvekkili tarafından uygulanan faizin genel kurulca belirlenmiş ve kesinleşen faiz oranları olduğunu, bu nedenle faiz oranlarının uygulanmasında yasal bir sorun bulunmadığını, davacı tarafça Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'nca 2012/117957 sayılı dosya ile yürütülen soruşturma sırasında incelenen icra dosyaları neticesinde “müşteki hakkında yapılan icra takiplerinin herhangi bir şekilde itiraz edilmeden kesinleştiği, kaldı ki müştekinin söz konusu kooperatife olan aidat borçlarını 1991 yılından bu yana çeşitli bahanelerle ödemediği gayrimenkul İcra Müdürlüğünde yapılan işlemlerin usul ve yasaya aykırı olmadığı”nın belirtildiğini, ayrıca dosya kapsamında fahiş hesaplamalar söz konusu olup, bilirkişi raporları arasında çelişkiler mevcut olduğunu beyan ederek, yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE: Dava, menfi tespit ile alacak istemine ilişkindir. Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK m. 355/1 gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davalı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK m. 353/1.b.1 gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-) Davalı vekilinin HMK m. 353/1.b.1 gereğince İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE, 2-) Alınması gereken 11.055,79 TL istinaf karar harcından, peşin alınan 2.764 TL harcın düşümü ile kalan 8.291,79 TL harcın davalıdan alınıp Hazine'ye gelir kaydına. 3-) Davalı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, kullanılmayan avansın karar kesinleştiğinde gideri içerisinden karşılanarak iadesine, 4-) HMK m. 359/4 gereğince kararın tebliği, harç tahsil müzekkeresi yazılması ve gider avansı iadesi işlemleri ile m. 302/5 gereğince kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararların yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılmasına, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK m. 362/1.a gereğince miktar itibari ile KESİN olmak üzere, OYBİRLİĞİYLE karar verildi. 18.12.2025 Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ...