22. Hukuk Dairesi 2015/13330 E. , 2015/16743 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVA : Davacı, eksik ödenen ücret alacağı, ikramiye ve bayram harçlığı, çocuk yardımı, aile yardımı, yemek yardımı, yakacak yardımı, gıda yardımı, direksiyon primi, kıdemlilik zammı ile ilave tediye alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme, isteğin hukuki yarar yokluğundan reddine karar vermiştir. Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, da…
**22. Hukuk Dairesi 2015/13330 E. , 2015/16743 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVA : Davacı, eksik ödenen ücret alacağı, ikramiye ve bayram harçlığı, çocuk yardımı, aile yardımı, yemek yardımı, yakacak yardımı, gıda yardımı, direksiyon primi, kıdemlilik zammı ile ilave tediye alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme, isteğin hukuki yarar yokluğundan reddine karar vermiştir. Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı vekili, müvekkilinin Kapanan Gökçeören Belediye Başkanlığı işyerinde Kula Belediye Başkanlığına devredildiği 30.03.2014 tarihine kadar çalıştığını, müvekkilinin Belediye-İş Sendikası üyesi olarak toplu iş sözleşmesi kapsamında çalıştığını, eksik ödenen ücret alacağı, ikramiye ve bayram harçlığı, çocuk yardımı, aile yardımı, yemek yardımı, yakacak yardımı,gıda yardımı, direksiyon primi, kıdemlilik zammı, ilave tediye alacaklarının davalıdan alınmasını talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, davacının taleplerinin belirsiz alacak olmadığı ve davanın belirsiz alacak davası olarak açılamayacağı, eda davası olarak açılması gereken davalarda, kısmi eda davası yada belirsiz alacak davası açılmasında hukuki yarar bulunmadığı gerekçesi ile davanın hukuki yarar yokluğundan usulden reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Gerekçe: Uyuşmazlık davanın niteliği üzerinde toplanmaktadır. Davacının aynı hukukî ilişkiden kaynaklanan alacağının veya hakkının tümünü değil, belirli bir kısmını talep ederek açtığı davaya kısmî dava denir. Bir davanın kısmi dava olarak nitelendirilebilmesi için, alacağın tümünün aynı hukuki ilişkiden (örneğin iş sözleşmesinden) doğmuş olması ve bu alacağın şimdilik bir kesiminin dava edilmesi gerekir (Kuru/Arslan/Yılmaz, Medeni Usul Hukuku, 22. Bası, Ankara, 2011, s. 286). Kısmi dava 6100 sayılı Hakuk Muhakemeleri Kanunu’nun 109. maddesinde tanımlanmıştır. Maddenin birinci fıkrasına göre “Talep konusunun niteliği itibarıyla bölünebilir olduğu durumlarda, sadece bir kısmı da dava yoluyla ileri sürülebilir”. İkinci fıkrasına göre ise “Talep konusunun miktarı, taraflar arasında tartışmasız veya açıkça belirli ise kısmi dava açılamaz”. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 107/son maddesine göre ise “kısmi eda davasının açılabildiği hâllerde, tespit davası da açılabilir ve bu durumda hukuki yararın var olduğu kabul edilir”. Davacının kısmi dava açabilmesi için hukuki yararının olması şarttır. Buradan hareketle bir davanın kısmi dava olarak görülebilmesi için dava şartı olan davacının hukuki yararının bulunması gerekir.