Danıştay 2. Daire Başkanlığı 2021/10154 E. , 2024/3144 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y İKİNCİ DAİRE Esas No : 2021/10154 Karar No : 2024/3144 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... VEKİLİ: Av. ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Genel Müdürlüğü VEKİLİ: Hukuk Müşaviri ... İSTEMİN KONUSU: ... İdare Mahkemesince verilen ... günlü, E:..., K:... sayılı kararın davanın esastan reddine ilişkin kısmının, davacı tarafından dilekçede yazılı nedenlerle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarın
Danıştay 2. Daire Başkanlığı 2021/10154 E. , 2024/3144 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y İKİNCİ DAİRE Esas No : 2021/10154 Karar No : 2024/3144 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... VEKİLİ: Av. ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Genel Müdürlüğü VEKİLİ: Hukuk Müşaviri ... İSTEMİN KONUSU: ... İdare Mahkemesince verilen ... günlü, E:..., K:... sayılı kararın davanın esastan reddine ilişkin kısmının, davacı tarafından dilekçede yazılı nedenlerle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması isteminden ibarettir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava Konusu İstem : Dava; İstanbul ili, ... İlçe Emniyet Müdürlüğü Trafik Tescil Büro Amirliğinde polis memuru olarak görev yapan davacı tarafından, Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 8/7. maddesi uyarınca "Yetkisini başkalarına çıkar sağlamak amacıyla kötüye kullanmak" fiilini işlediğinden bahisle ''ayrı ayrı 55 kez meslekten çıkarma cezası'' ile tecziyesine ilişkin Emniyet Genel Müdürlüğü Yüksek Disiplin Kurulunun ... günlü, ... sayılı kararının iptali ile yoksun kaldığı özlük ve parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılmıştır. ... İdare Mahkemesinin ... günlü, E:..., K:... sayılı kararıyla davanın reddine karar verilmiştir. Anılan karar, davacının temyiz istemi üzerine Danıştay (Kapatılan) Onaltıncı Dairesinin 24/06/2016 günlü, E:2016/6937, K:2016/5607 sayılı kararıyla; Emniyet Genel Müdürlüğü Yüksek Disiplin Kurulunca davacı hakkında farklı fiillerden dolayı tesis edilen 55 ayrı disiplin cezası arasında maddi veya hukuki yönden bağlılık ya da sebep-sonuç ilişkisi bulunmadığı anlaşıldığından, İdare Mahkemesince söz konusu işlemler için ayrı ayrı dava açılmak üzere 2577 sayılı Kanun'un 15/1-d. maddesi uyarınca dava dilekçesinin reddine karar verilmesi gerekirken, işin esasına girilerek karar verilmesinde hukuki isabet görülmediği gerekçesiyle anılan İdare Mahkemesi kararı bozulmuş olup, davacının kararın düzeltilmesi istemi, Danıştay Beşinci Dairesinin 26/04/2017 günlü, E:2016/57629, K:2017/11707 sayılı kararıyla reddedilmiştir. İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti : ... İdare Mahkemesinin temyize konu kararıyla; davacıya isnat olunan eylemlerle ilgili tesis edilen işlemin aynı maddi olaydan kaynaklandığı ve açılan davanın 2577 sayılı Kanun'un 5/1. maddesinde belirtilen usule aykırılık taşımadığı kanaatiyle bozma kararına uyulmayıp, bu bakımdan ısrar edilerek, dava dosyasının yeniden incelendiği; uyuşmazlıkta, dava konusu ayrı ayrı 55 kez meslekten çıkarma kararına dayanak alınan soruşturma raporu ile diğer bilgi ve belgelerin incelenmesinden, polis memuru olan davacının, görev yaptığı trafik tescil bürosunda yetkisi olmadığı halde yurt dışından düşük ÖTV ödenerek ithal edilen 55 adet lüks aracın tescile esas veri girişlerini yaptığı, dosya kapsamındaki yazışmalardan ülke genelinde trafik tescil bürolarına lüks otomobillerin düşük ÖTV ödenerek ithali konusunda gerekli dikkat ve özenin gösterilmesiyle ilgili İçişleri ve Maliye Bakanlıkları tarafından gönderilen yazıların davacının da aralarında bulunduğu kamu görevlilerine tebliğ edildiği, bu haliyle davacının mezkur lüks araçların veri girişlerini yaparken düşük ÖTV ile ithal edilen araçlar konusunda bilgi sahibi olduğunun kabulü gerektiği, yine dosya kapsamından, söz konusu araç sahiplerinin adreslerinin de gerçeğe aykırı olarak Ataşehir gösterilmek suretiyle davacının görev yaptığı tescil bürosunda işlemlerin yapılmasının sağlandığının görüldüğü, bu durumda; davacının, yetkisi olmadığı halde yurt dışından düşük ÖTV ödenerek ithal edilen 55 adet lüks aracın gerçeğe aykırı araç maliki adresleri ile birlikte tescile esas veri girişlerini yapmak suretiyle "Yetkisini başkalarına çıkar sağlamak amacıyla kötüye kullanmak" fiilini işlediği dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerden anlaşıldığından, dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Davacının temyiz istemi üzerine, Danıştay Beşinci Dairesinin 18/06/2018 günlü, E:2017/16194, K:2018/15027 sayılı kararıyla; dosyanın, temyiz istemi incelenmek üzere Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna gönderilmesine karar verilmiş ise de Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca verilen 20/05/2019 günlü, E:2018/2297, K:2019/2542 sayılı kararla; davacı tarafından verilen temyiz dilekçesinde, Mahkeme kararının ısrara ilişkin kısmının kendi lehine olduğunun ve bu kısmın temyiz edilmediğinin açıkça belirtildiği, yalnızca davanın esastan reddine karar verilmesine ilişkin kısmın temyiz edildiğinin anlaşıldığı, bu durumda, temyize konu kararda, Mahkemece verilen ısrar kararının taraflarca temyiz edilmeksizin kesinleştiği, kararın davanın esastan reddi yolundaki kısmının ise ısrar kararı niteliğinde bulunmadığı, dolayısıyla, temyiz incelemesinin Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca yapılamayacağı sonucuna varıldığı, bu nedenle, Danıştay Başkanlık Kurulunun 29/12/2016 günlü, 2016/72 sayılı kararı uyarınca, ... İdare Mahkemesince verilen ... günlü, E:...; K:... sayılı kararın temyiz incelemesinin Danıştay Beşinci Dairesince yapılması gerektiği belirtilmiş olup, esas kaydının kapatılarak, dosyanın, davanın esası hakkında verilen kararın temyiz incelemesi yapılmak üzere Danıştay Beşinci Dairesine gönderilmesine hükmedilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından; isnat olunan eylemle ilgili olarak ceza mahkemesinde derdest davasının bulunduğu, masumiyet karinesinin ihlal edildiği, kendisinin, veri girişi işlemleri konusunda yetkilendirildiği, zira bu konuda kendisine bilgisayar şifresi verilmiş olup, anılan şifre ile veri girişi işlemlerini yaptığı, ÖTV'nin düşük olup olmadığını kontrol etme görevinin bulunmadığı ve bunun eksik yatırılmasından vergi dairesinin sorumlu olduğu, işlem yapılırken araç sahiplerinin adreslerinin MERNİS'te Ataşehir olarak göründüğü, manuel adres girilmesinin mümkün olmadığı, bu konuyla ilgili olarak herhangi bir bilirkişi incelemesinin yapılmadığı ileri sürülerek, İdare Mahkemesince verilen kararın davanın esastan reddine ilişkin kısmının bozulması istenilmektedir. KARŞI TARAFIN CEVABI : Davalı idare tarafından; temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ: ... DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının davanın esastan reddine ilişkin kısmının, açıklama eklenmek suretiyle onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay İkinci Dairesince, Danıştay Beşinci Dairesi tarafından, Danıştay Başkanlık Kurulunun 18/12/2020 günlü, K:2020/62 sayılı kararının "Ortak Hükümler" kısmının 6. fıkrası uyarınca, ayrıca bir gönderme kararı verilmeksizin Dairemize iletilen dosyada, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: HUKUKİ DEĞERLENDİRME : İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. Öte yandan; uyuşmazlığa konu olayla ilgili olarak ... Asliye Ceza Mahkemesinin ... günlü, E:..., K:... sayılı kararıyla, davacı hakkında ''... sanığın, görevli ve yetkili bulunmamasına rağmen İstanbul İl Emniyet Müdürlüğünün 16/05/2014 tarihli yazılarında araçların ilk tescili veri girişi esnasında, araç sahibine ait adres tespit işlemi yapılan ilçede olmadığında Polnet sistemi ''tescil birimi uyuşmuyor'', ''devam etmek ister misiniz'', ''evet'', ''hayır'' şeklinde uyarılar verdiği Karayolları Trafik Yönetmeliğinin 31. maddesi uyarınca araçların ilk tescilinin yerleşim yeri adresinde yapılmasının zorunlu olduğuna dair yazılarını göz önüne almayarak, yetkisi ve görevi olmadığını bildiği halde kimin tarafından getirildiğini ve akıbetlerinin ne olduğunu açıklayamadığı dosyalardaki suça konu araçların tescil işlemlerini yaptığı, böylelikle üzerine atılı görevi kötüye kullanma suçunu işlediği sabit kabul edilerek cezalandırılması...'' gerekçesiyle ''görevi kötüye kullanma'' suçundan 1 yıl 8 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına, şartları oluştuğundan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, anılan karara karşı yapılan itiraz reddedilerek, kararın 16/11/2020 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. DAVACININ TEMYİZ İSTEMİNİN REDDİNE, 2. ... İdare Mahkemesince verilen ... günlü, E:..., K:... sayılı kararın davanın esastan reddine ilişkin kısmının yukarıda yer verilen açıklama eklenmek suretiyle ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan davacı üzerinde bırakılmasına, 4. Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, 5. 2577 sayılı Kanun'un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren onbeş (15) gün içinde Danıştayda karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 22/05/2024 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.