7. Hukuk Dairesi 2023/1532 E. , 2023/2217 K. MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen el atmanın önlenmesine ilişkin asıl ve ecrimisile ilişkin birleştirilen davada verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay 8. Hukuk Dairesince, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; asıl ve birleştirilen davalar hakkında kar…
**7. Hukuk Dairesi 2023/1532 E. , 2023/2217 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen el atmanın önlenmesine ilişkin asıl ve ecrimisile ilişkin birleştirilen davada verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay 8. Hukuk Dairesince, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; asıl ve birleştirilen davalar hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkilinin maliki olduğu 1 parselde bulunan 23, 25 ve 26 No.lu bağımsız bölümlere davalılarca tecavüzde bulunulduğunu ileri sürerek, asıl davada el atmanın önlenmesine; birleştirilen davada ise ecrimisile karar verilmesini istemiştir. II. CEVAP Davalılar vekili, davacı tarafın iddialarının doğru olmadığını ileri sürerek, asıl ve birleştirilen davaların reddini savunmuşlardır. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 13.07.2015 tarihli ve 2013/614 Esas, 2015/324 Karar sayılı kararıyla, asıl davanın kabulüne, birleştirilen davanın ise reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı, davacı tarafından birleştirilen dava yönünden ve davalılar tarafından ise asıl dava yönünden temyiz edilmiş, davalıların temyiz itirazı temyiz harcını ihtara rağmen yatırmadıkları nedeniyle reddedilmiş ve bunun üzerine davalılarca ek karar temyiz edilmiştir. Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 07.05.2018 tarihli ve 2018/2381 Esas, 2018/12258 Karar sayılı kararıyla, davalılar vekilinin, harcın, taşınmazın bir yıllık kira bedeli üzerinden hesaplanması gerektiğine yönelik iddiasına karşın, mahkemenin harcı el atmanın önlenmesi davası olması nedeniyle dava konusu taşınmazın değerini baz alarak hesaplamasının doğru olduğu belirtilerek davalılar vekilinin temyiz itirazının reddine; davacının davalıları ecrimisil ödenmesi hususunda ihtar ettiği ihtarnamenin tebliğ tarihi gözetilerek, mahkemece ihtarnamenin tebliğ edildiği 02.10.2013 tarihinden davanın açıldığı 19.11.2013 tarihleri arası dönemi kapsayacak şekilde ecrimisile hükmedilmesi gerektiği belirtilerek davacı vekilinin temyizinin kabulü ile hükmün bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesinin 20.11.2018 tarihli ve 2018/611 Esas, 2018/501 Karar sayılı kararıyla, bozmaya uyulmak sureti ile; asıl davada yargılama aşamasında dava konusu taşınmazların davalılara devredildiği anlaşıldığından, konusuz kalması nedeniyle esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına; birleştirilen davanın kısmen kabulüne, (09.03.2015 tarihli bilirkişi raporuna göre) hesaplanan 30.550,00 TL ecrimisilin ihtarnamenin tebliğ tarihi olan 02.10.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan sorumlulukları oranında ayrı ayrı tahsili ile davacı tarafa ödenmesine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 05.04.2021 tarihli ve 2019/4555 Esas, 2021/3553 Karar sayılı kararıyla; mahkemece verilen ilk karar akabinde asıl davadaki el atmanın önlenmesi talebinin kabulü yönündeki karar kesinleşmiş olup bu hususta mahkemece asıl davaya dair olarak yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına şeklinde hüküm tesis edilmesi gerekirken, bozma sonrası eldeki kararda (A) bendi başlığı altında 6 bent halinde fer’ileriyle birlikte yeniden karar verilmiş olması doğru olmadığı belirtilerek hükmün bozulmasına karar verilmiştir. B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 07/05/2018 tarihli ilk bozma ilamı ile davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün birleştirilen ecrimisil davası bakımından bozulduğu, davalılar vekilinin temyiz itirazlarının ise reddine karar verildiği, mahkemece bozma ilamına uyulmakla artık asıl davaya ilişkin verilen 13/07/2015 tarihli hükmün kesinleşmiş olduğu, davacı lehine asıl davadaki kabul kararı yönünden usuli kazanılmış hak doğduğu, Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 15/04/2021 tarihli ikinci bozma ilamı ile yalnızca asıl davaya ilişkin hüküm bozulduğundan, birleştirilen ecrimisil davasının kısmen kabulüne ilişkin 20/11/2018 tarihli hükmün kesinleşmiş olduğu, davacı lehine kazanılmış hak doğduğu belirtilerek, asıl dava ve birleştirilen dava hakkında yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalılar vekili temyizinde, önceki bozma kararından sonra mahkemede yeni esasla duruşma açıldığından, harç yatırmadığı için temyiz hakkını kaybeden müvekkilinin her türlü delil sunma, savunma ve olağan kanun yollarından yararlanma hakkının yeniden başladığını, bozma sonrası daha önce ileri sürülmemiş olan ibranameyi delil olarak getirdiklerini ancak mahkemenin değerlendirmeye almadığını, bu nedenle mahkeme kararının hukuka aykırı olduğunu ileri sürmüştür. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, asıl davada el atmanın önlenmesi, birleştirilen davada ecrimisil istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun, “Mülkiyet hakkının içeriği” başlıklı 683 üncü maddesi, “Mülkiyet İlişkisi” başlıklı 722 nci maddesi, “İyiniyetli olmayan zilyet bakımından” başlıklı 995 inci maddesi. 3. Değerlendirme 1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalılar vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 13.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.