Başvuru, kararın sonucunu değiştirebilecek nitelikteki iddialara ayrı ve açık cevap verilmemesi nedeniyle gerekçeli karar hakkının, duruşma yapılmaksızın karar verilmesi nedeniyle aleni yargılanma hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.
Başvuru; kararın sonucunu değiştirebilecek nitelikteki iddialara ayrı ve açık cevap verilmemesi nedeniyle gerekçeli karar hakkının, duruşma yapılmaksızın karar verilmesi nedeniyle aleni yargılanma hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir. Başvuru 11/5/2016 tarihinde yapılmıştır. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgili olaylar özetle şöyledir: Ankara Çalışma ve İş Kurumu İl Müdürlüğüne, olayın geçtiği tarihte başvurucunun işyerinde çalışan bir işçinin ihbar ve kıdem tazminatı ile bir kısım işçi alacağının başvurucu tarafından ödenmediği ihbar edilmiştir. İhbar üzerine 22/5/2003 tarihli ve 4857 sayılı İş Kanunu'nun maddesi gereğince değerlendirme yapılması amacıyla 7/8/2015 tarihli yazıyla bazı belgelerin 30/9/2015 tarihine kadar Ankara Çalışma ve İş Kurumu İl Müdürlüğüne ibrazı başvurucudan istenmiştir. Anılan yazıda, davete icabet edilmemesi hâlinde 4857 sayılı Kanun'un maddesine aykırı davranmaktan aynı Kanun'un maddesi uyarınca idari para cezası uygulanacağı ayrıca belirtilmiştir. Söz konusu davet yazısı Sosyal Güvenlik Kurumu kayıtlarında Şirket adresi olarak görünen yerde çalıştığı iddia edilen bir işçiye 10/8/2015 tarihinde tebliğ edilmiştir. Başvurucu; bu tebligatın usulsüz olduğunu, kendisine tebligat yapılan kişinin işçisi olmadığını iddia etmiştir. Davet yazısında belirtilen süre içinde müracaat edilmemesi ve ilgili kurumdan belgelerin ibrazı için ek süre talebinde de bulunulmaması üzerine Ankara Çalışma ve İş Kurumu İl Müdürlüğünce başvurucuya 4857 sayılı Kanun'un maddesine dayanılarak aynı Kanun'un maddesi uyarınca 412 TL idari para cezası verilmiştir. Anılan ceza -Şirket temsilcisi adına çıkarılan tebligat ile- aynı adreste başvurucu Şirketin daimî çalışan olduğu iddia edilen K.ye 29/12/2015 tarihinde tebliğ edilmiştir. Başvurucu, anılan idari para cezasının iptali istemiyle Ankara Sulh Ceza Hâkimliğine (Hâkimlik) 8/1/2016 tarihinde başvurmuştur. Başvuruda itiraz edenin adresi olarak Ankara Çalışma ve İş Kurumu İl Müdürlüğünün kayıtlarında geçen adres belirtilmiştir. Başvuruya karşı idare tarafından verilen cevapta, ilgili başvuru dilekçesinin ilgiliye tebliğ edildiği, başvurucunun davet yazısının gereklerini yerine getirmediği gibi ek süre talebinde de bulunmadığı belirtilmiş; idari para cezasının iptali isteminin reddine karar verilmesi talep olunmuştur. Hâkimlik 22/3/2016 tarihli kararıyla idari para cezasının iptal istemine ilişkin başvurunun reddine karar vermiştir. Gerekçede; kararına itiraz edilen kurumdan idari yaptırım evrakının onaylı suretlerinin celp edilip incelendiği, verilen idari para cezasının usul ve yasaya uygun olduğu belirtilmiştir. Anılan karara başvurucu tarafından itiraz edilmiştir. Daha önce başvuru dilekçesinde dile getirilen gerekçelerle yapılan itiraz, Ankara Sulh Ceza Hâkimliğinin 5/4/2016 tarihli kararıyla reddedilmiştir. Bu karar başvurucuya 14/4/2016 tarihinde tebliğ edilmiştir. Başvurucu 11/5/2016 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. 4857 sayılı Kanun'un maddesinin ikinci fıkrası şöyledir: “Teftiş, denetleme ve incelemeler sırasında işverenler, işçiler ve bu işle ilgili görülen başka kişiler izleme, denetleme ve teftişle görevli iş müfettişleri ve işçi şikayetlerini inceleyen bölge müdürlüğü memurları tarafından çağrıldıkları zaman gelmek, ifade ve bilgi vermek, gerekli olan belge ve delilleri getirip göstermek ve vermek; iş müfettişlerinin birinci fıkrada yazılı görevlerini yapmaları için kendilerine her çeşit kolaylığı göstermek, bu yoldaki isteklerini geciktirmeksizin yerine getirmekle yükümlüdürler." 4857 sayılı Kanun’un maddesinin ilgili kısmı şöyledir: “Bu Kanunun;a) 92 nci maddesinin ikinci fıkrasındaki yükümlülüklerini yerine getirmeyen, ...işveren veya işveren vekiline sekizbin Türk Lirası idarî para cezası verilir.”