9. Ceza Dairesi 2021/12364 E. , 2023/4506 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Çocuk Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Çocuğun cinsel istismarı HÜKÜM : Mahkumiyet Suça sürüklenen çocuk hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza
**9. Ceza Dairesi 2021/12364 E. , 2023/4506 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Çocuk Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Çocuğun cinsel istismarı HÜKÜM : Mahkumiyet Suça sürüklenen çocuk hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. İstanbul Anadolu Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinin, 03.12.2015 tarihli ve 2015/382 Esas, 2015/485 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk hakkında çocuğun cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin birinci fıkrası, dördüncü fıkrası, 43 üncü maddesi, 31 inci maddesinin ikinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 5 yıl 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. 2. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 25.02.2020 tarihli ve 14-2016/60277 sayılı onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Suça Sürüklenen Çocuk Müdafiinin Temyiz İstemi Mağdurenin eylem anlatımına ve tehdide dair beyanlarının çelişkili olduğuna, tıbbi raporlarda bulgu olmadığına, tanık dinlenmediğine, iddianamede düzenlenmeyen basit istismardan ceza verildiğine ve zincirleme suç hükümleri uygulandığına, 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin dördüncü fıkrasının haksız uygulandığına ilişkindir. B. Katılan Vekilinin Temyiz İstemi Sarkıntılık suretiyle cinsel istismar suçundan ceza verilmesinin hukuka aykırı olduğuna, eylemin nitelikli cinsel istismar kapsamında kaldığına, mağdure hakkında ruh sağlığı raporu alınmadığına, iyi hal indirimi uygulanmasına ilişkindir. C. O Yer Cumhuriyet Savcısının Temyiz İstemi Mağdurenin ayrıntılı anlatımda bulunmadığından 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesinin tatbikinin şüpheli hale geldiğine, mağdurenin soruşturmadaki beyanı yerine duruşmada genişlettiği anlatımları üstünlük tanınarak 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin dördüncü fıkrasının tatbik edilmesine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Suça sürüklenen çocuğun savunması, mağdure ve katılan beyanı, doktor raporu, Adli Tıp Kurumu raporu ve sosyal inceleme raporu ile dosyadaki tüm bilgi ve belgeler hep birlikte değerlendirildiğinde; suça sürüklenen çocuğun mağdurenin dayısının oğlu olduğu, mağdurenin suç tarihinde ve halen on yaşında bulunduğu, suça sürüklenen çocuğun mağdureyle akraba olmaları nedeniyle aynı ev ortamlarında bulundukları, mağdure 4. sınıfa giderken anneannesinin evinde suça sürüklenen çocuğun cinsel organını poposuna sürttüğü, canı yanmasın diye poposuna krem veya su sürdüğü, suça sürüklenen çocuğun mağdureye "Eğer birine anlatırsan sana daha kötüsünü yaparım" diyerek tehdit ettiği, mağdurenin bu tehdit altında birden çok kez suça sürüklenen çocuğun cinsel istismar eylemlerini yapmasına göz yumduğu, suça sürüklenen çocuğun kendisine zarar vereceği korkusuyla yapılanları kimseye anlatamadığı, en son istismar olayının mağdurenin 5. sınıfa gittiği 21.06.2015 tarihinde mağdurenin annannesinin evinde gerçekleştikten sonra geceleyin yatarken ağlamaya başlayan ve korktuğunu söyleyen mağdurenin annesi ile birlikte o gece uyudukları, durumdan şüphelenen mağdurenin annesinin sabahleyin kızı ile konuşması üzerine başından geçenleri annesine anlattığı, mağdurenin soruşturma ve yargılama aşamasındaki beyanlarının tutarlı, samimi ve oluşa uygun bulunduğu, mağdurenin olay sonrası yaşadığı travma ve duruşmadaki hali de dikkate alındığında suça sürüklenen çocuğun akraba olmalarının verdiği kolaylıkla mağdureye değişik tarihlerde birden fazla ve tehdit ederek cinsel istismar eyleminde bulunduğu, organ sokmanın tıbbi delilleri bulunmadığından eylemin basit cinsel istismar kapsamında kaldığı vicdani kanısına varılarak suça sürüklenen çocuğun cezalandırılmasına karar verilmiştir. IV. GEREKÇE 1. 5271 sayılı Kanun'un 225 inci maddesinin birinci fıkrasında yer alan ''Hüküm, ancak iddianamede unsurları gösterilen suça ilişkin fiil ve faili hakkında verilir'' şeklindeki düzenleme karşısında, hükmün konusunun iddianamede gösterilen eylemden ibaret olduğu, açıklanan ve suç oluşturduğu ileri sürülen fiilin dışına çıkılması, davaya konu edilmeyen bir eylemden dolayı yargılama yapılması ve açılmayan davadan hüküm kurulmasının kanuna aykırı olduğu gözetildiğinde, Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim edilen 30.06.2015 tarihli iddianame ile kamu davası açılıp müsnet suçun zincirleme şekilde işlendiğine dair herhangi bir anlatımda bulunulmadığı halde suç duyurusunda bulunup yeni dava açılmasından sonra karar zincirleme suç hükümlerinin tatbiki gerekirken İlk Derece Mahkemesince sanığa ek savunma hakkı verilerek 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesi ile artırım yapılması neticesinde fazla ceza tayini hukuka aykırı bulunmuştur. 2. Bozma sebebine uygun olarak Tebliğname'de onama isteyen görüşe iştirak edilmemiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul Anadolu Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinin, 03.12.2015 tarihli ve 2015/382 Esas, 2015/485 sayılı kararına yönelik suça sürüklenen çocuk müdafii, katılan vekili ile o yer Cumhuriyet savcısının temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 21.06.2023 tarihinde karar verildi.