6. Hukuk Dairesi 2024/844 E. , 2024/3799 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/348 E., 2023/1861 K. KARAR : Kısmen Kabul Davacı vekili; davalı kurumun, 203 sigortalıya uygulanan kontrast maddelerin hastalara reçete edilmek suretiyle dış eczaneden de temin ettirildiği, böylece hem davacı hastaneye hem de eczaneye mükerrer ödeme yapıldığı iddiasıyla müvekkili şirkete ceza-i işlem uygulandığını, ceza-i işlemin haksız olduğunu ileri sürerek, müvekkili a
**6. Hukuk Dairesi 2024/844 E. , 2024/3799 K.** **"İçtihat Metni"** İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/348 E., 2023/1861 K. KARAR : Kısmen Kabul Davacı vekili; davalı kurumun, 203 sigortalıya uygulanan kontrast maddelerin hastalara reçete edilmek suretiyle dış eczaneden de temin ettirildiği, böylece hem davacı hastaneye hem de eczaneye mükerrer ödeme yapıldığı iddiasıyla müvekkili şirkete ceza-i işlem uygulandığını, ceza-i işlemin haksız olduğunu ileri sürerek, müvekkili adına kesilen ve güncel borç olarak talep edilen 2.030.000,00 Türk Lirası'nın iptali ile borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili; davaya cevap vermemiş, duruşmada davanın reddini istemiştir. İlk derece mahkemesince ilk kararda, davalı tarafından Sağlık Hizmeti Satın Alma Sözleşmesinin 11.1.15 maddesine göre verilen cezanın sağlık hizmeti sunulmadığı esasına dayandırıldığı, ancak özellikle dinlenen tanık anlatımlarıyla davacı tarafça sağlık hizmetinin sunulduğunun anlaşıldığı gerekçesiyle davanın kabulüne, Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığının 28/07/2017 tarih ve B.13.2.SGK.4.35.20.02/7885861 sayılı 2.030.000,00 Türk Lirası olan ceza-i şarta ilişkin işleminin iptali ile davacının bu meblağ ve fer'ileri yönünden borçlu olmadığının tespitine karar verilmiştir. İlk derece mahkemesinin ilk kararına karşı davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine; Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesince istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir. Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi kararına karşı davalı vekili tarafından temyiz yoluna başvurulması üzerine, Dairemizin 14.02.2022 tarih 2021/2100 E., 2022/759 K. sayılı ilamıyla; taraflar arasındaki sözleşmenin ilgili maddesine göre uyuşmazlık oluşturan ve o maddeye göre kesilebilecek cezanın miktarını belirleyerek, dava konusu ceza miktarından düşmek suretiyle kalan kısım varsa bu miktar yönünden menfi tespit isteminin kabulüne karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk derece mahkemesince bozmaya uyularak verilen ikinci kararda, dava konusu ceza-i işlemin, taraflar arasındaki hizmet alım sözleşmesinin 11.1.10. maddesine göre kesilmesi gerekirken anılan sözleşmenin 11.1.15. maddesine göre kesildiği, ceza kesilmesi gereken eylemin sabit olduğu, taraflar arasındaki sözleşmenin 11.1.10. maddesine göre kesilebilecek cezanın miktarın 36.000,00 Türk Lirası olduğu, 24.11.2022 tarihli bilirkişi heyet raporu dayanak yapılarak 1.994.000,00 Türk Lirası yönünden menfi tespit isteminin kabulüne karar verilmiştir. İlk derece mahkemesinin ikinci kararına karşı davalı vekili tarafından süresinde temyiz yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. Dava, hizmet alım sözleşmesinden kaynaklanan ceza-i işlemin iptali ve borçlu olmadığının tespitine ilişkindir. İlk derece mahkemesince bozmaya uyulmasına rağmen bozma gerekleri yerine getirilmemiş, hükme elverişli ve yeterli olmayan bilirkişi raporundaki dayanağı bulunmayan hesaplama yöntemine göre karar verilmiştir. Bu durumda mahkemece yapılması gereken iş; taraflar arasındaki sözleşmenin 11.1.10. maddesine göre tebliğ edilen faturalarla ilgili her bir işlem miktarının belirlenip, bu işlem miktarı belirlendikten sonra sözleşmenin 11.1.10. maddesine göre ceza-i şart hesabı yapılması için ek rapor alınmasından ibaret iken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle ilk derece mahkemesi kararı usul ve yasaya aykırı olduğundan, davalı vekilinin temyiz sebeplerinin kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, davalı harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 06.11.2024 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.