Başvuru, maddi ve manevi tazminat istemiyle açılan davanın Askeri Yüksek İdare Mahkemesi (AYİM) tarafından kısmen reddedilmesi nedeniyle adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru, maddi ve manevi tazminat istemiyle açılan davanın Askeri Yüksek İdare Mahkemesi (AYİM) tarafından kısmen reddedilmesi nedeniyle adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir. Başvuru 28/2/2013 tarihinde Edirne İdare Mahkemesi vasıtasıyla yapılmıştır. Dilekçe ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesi neticesinde başvurunun Komisyona sunulmasına engel teşkil edecek bir eksikliğinin bulunmadığı tespit edilmiştir. İkinci Bölüm Birinci Komisyonunca 20/5/2015 tarihinde, başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Bölüm Başkanı tarafından 15/6/2015 tarihinde, başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına ve başvuru belgelerinin bir örneğinin görüş için Adalet Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmesine karar verilmiştir. Başvuru konusu olay ve olgular Bakanlığa bildirilmiş, Bakanlık 1/7/2015 tarihli yazısında görüş sunmayacağını belirtmiştir. A. Olaylar Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle olaylar özetle şöyledir: Başvurucu, askerlik hizmetini yerine getirmekte iken düşme sonucu sağ ayak bileğini kırmış ve ayağında kalıcı hasar meydana gelmiştir. Başvurucu, idarenin gerekli özeni göstermemesi sonucu oluşan hizmet kusuru nedeniyle ayağında işlev kaybı oluştuğundan bahisle meydana gelen zararların tazmini amacıyla 000 TL maddi ve 000 TL manevi olmak üzere toplam 000 TL tazminat ödenmesine karar verilmesi talebiyle 5/10/2010 tarihinde AYİM'de dava açmıştır. AYİM İkinci Dairesinin 12/9/2012 tarihli ve E.2010/1170, K.2012/754 sayılı kararıyla başvurucunun maddi tazminat talebinin 000 TL'sinin, manevi tazminat talebinin ise 000 TL'sinin kabulü ile fazlaya ilişkin maddi ve manevi tazminat talebinin reddine karar verilmiş; ayrıca 26/9/2011 tarihli ve 659 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin (KHK) uyarınca reddedilen tazminat miktarları üzerinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan tarife uyarınca 010 TL vekâlet ücretinin başvurucudan alınarak davalı idareye ödenmesine hükmedilmiştir. Kararın ilgili kısmı şöyledir:“ … hizmetini yerine getirirken 2010 tarihinde birlik içinde hava şartlarından kaynaklanan yerlerin buz ve kaygan olmasından kaynaklı düşme sonucunda sağ ayak bileğinde kırık meydana geldiği, 2010 tarihinde Sarıkamış Asker Hastanesinde tedavisinin yapılarak ayağının alçıya alındığı, 1,5 ay hava değişimi verildiği, hava değişimi sonrasında yapılan kontrol sonrasında 1 ay daha hava değişimi verildiği, yapılan tedavileri sonucunda askerlik hizmetini tamamlayarak 2010 tarihinde terhis edildiği,..…Davacının yaralanmasına neden olan maddi olayın, askerlik gibi özellikli kamu hizmetinin ifası sırasında hava şartlarından kaynaklanan yerlerin buz ve kaygan olmasından kaynaklandığı, hizmetin ifası sırasında kimsenin zarar görmemesi için gerekli tedbirleri ve kontrolü sağlamakla görevli bulunan idarenin, bu haliyle hizmet kusuru içinde bulunduğu anlaşılmakla, davacının zararlarının hizmet kusuru ilkesi gereğince davalı idare tarafından karşılanması gerektiği, ancak davacının da gerekli dikkat ve özeni göstermediği anlaşıldığından müterafik kusurlu olduğu sonucuna varılmıştır.Davacının olay sebebiyle maruz kaldığı sakatlık oranının belirlenmesi için Kurulumuzca sevk edildiği GATA Komutanlığının 2011 gün ve 10771 sayılı sağlık raporu ile; davacının %4 (yüzdedört) oranında meslekte kazanma gücünden kaybettiği ve askerliğe elverişli olduğu belirtilmiştir.Davacının maddi zararlarının tespiti için resen seçilen bilirkişi tarafından tanzim olunan 2012 tarihli bilirkişi raporuna göre; davacının 308,00 TL. maddi tazminat hak edişinin mevcut olduğu bildirilmiştir. Taraflara tebliğ edilen bilirkişi raporuna, davacı vekili tarafından; 2010 tarihinde açılan bu davada 2011 tarih ve 659 sayılı KHK’nin 14/1’inci maddesinin uygulanmaması gerektiği belirtilerek itiraz edilmiş ise de; davalı idare tarafından 2012 tarihli başsavcılık düşüncesine karşı cevap verildiği anlaşıldığından davacı vekilinin itirazının yerinde olmadığı sonucuna varılarak, mahkememizin yerleşik içtihatlarına ve ilmi verilere uygun bulunan bilirkişi raporu uyarınca, davacının müterafik kusuru da dikkate alınarak uygulama yapılmasına karar verilmiştir.” Başvurucu tarafından; tazminat talebinin reddine ilişkin kararın yerinde olmadığı, ayrıca davanın açıldığı tarihte 659 sayılı KHK'nın yürürlükte olmamasına rağmen aleyhine vekâlet ücretine hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğu iddiasıyla karar düzeltme talebinde bulunulmuş; başvurucunun bu talebi de AYİM İkinci Dairesinin 6/2/2013 tarihli ve E.2013/178, K.2013/120 sayılı kararıyla reddedilmiş ve başvurucuya 203 TL karar düzeltme para cezası verilmiştir. Karar 15/2/2013 tarihinde başvurucuya tebliğ edilmiştir. Başvurucu Anayasa Mahkemesine 28/2/2013 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. B. İlgili Hukuk 11/4/2013 tarihli ve 6459 sayılı Kanun’un maddesi ile 4/7/1972 tarihli ve 1602 sayılı Askeri Yüksek İdari Mahkemesi Kanunu’nun maddesinin dördüncü fıkrasına eklenen cümle şöyledir:“Ancak, tam yargı davalarında dava dilekçesinde belirtilen miktar, süre veya diğer usul kuralları gözetilmeksizin nihai karar verilinceye kadar, harcı ödenmek suretiyle bir defaya mahsus olmak üzere artırılabilir ve miktarın artırılmasına ilişkin dilekçe otuz gün içinde cevap verilmek üzere karşı tarafa tebliğ edilir.” 659 sayılı KHK’nın maddesinin (1) numaralı fıkrası şöyledir:“Tahkim usulüne tabi olanlar dahil adli ve idari davalar ile icra dairelerinde idarelerin vekili sıfatıyla hukuk birimi amirleri, muhakemat müdürleri, hukuk müşavirleri ve avukatlar tarafından yapılan takip ve duruşmalar için, bu davaların idareler lehine neticelenmesi halinde, bunlar tarafından temsil ve takip edilen dava ve işlerde ilgili mevzuata göre hükmedilmesi gereken tutar üzerinden idareler lehine vekalet ücreti takdir edilir.”