8. Ceza Dairesi 2024/13286 E. , 2024/3872 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2016/337 E., 2016/525 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında kurulan hükmün; temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilerek gereği düşünüldü: I.
**8. Ceza Dairesi 2024/13286 E. , 2024/3872 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2016/337 E., 2016/525 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında kurulan hükmün; temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilerek gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Adana Cumhuriyet Başsavcılığının 30.03.2016 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan cezalandırılması istemiyle dava açılmıştır. 2. Adana 15. Asliye Ceza Mahkemesinin 30.06.2016 tarihli kararı ile sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve hapis cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz isteği, kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Dava konusu olay, sanığın hal ve hareketlerinden şüphelenen kolluk görevlilerinin sanığın kaba üst aramasında montunun ön cebinde ve avucunun içinde uyuşturucu madde ele geçirdiği, sanıktan usulune uygun olarak alınan idrar örneğinde de uyuşturucu madde tespit edildiği, bu suretle sanığın üzerine atılı suçu işlediği iddiasına ilişkindir. IV. GEREKÇE 1.Sanık hakkında inceleme dışı 23.05.2014 tarihli eylemi nedeniyle verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının sanık tarafından ihlal edilmesi nedeniyle Adana Cumhuriyet Başsavcılığının 10.04.2015 tarihli iddianamesiyle sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçundan dava açıldığı, Adana 20. Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.06.2015 tarihli, 2015/296 Esas, 2015/536 Karar sayılı kararıyla sanık hakkında mahkumiyet kararı verildiği, kararın sanık tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 10. Ceza Dairesinin, 23.05.2022 tarihli, 2020/9146 Esas, 2022/6578 Karar sayılı ilamı ile hükmün 'kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının usulüne uygun olarak kesinleşmediği, durma kararı verilerek erteleme kararının kesinleşmesinin beklenmesi gerektiği ve sair sebeplerle' bozulmasına karar verildiği anlaşılmıştır. 2. İncelemeye konu 04.02.2016 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonucunda, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 191 inci maddesinin altıncı fıkrası uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verilmeden, 30.03.2016 tarihli iddianameyle doğrudan kamu davası açıldığı, yapılan yargılama sonucunda da Adana 15. Asliye Ceza Mahkemesinin 30.06.2016 tarihli kararı ile sanığın cezalandırılmasına karar verilmiştir. 3. 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin ikinci fıkrasında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçu nedeniyle yapılan soruşturmalarda beş yıl süreyle kamu davasının ertelenmesine karar verileceği, dördüncü fıkrasında erteleme kararının kaldırılarak kamu davası açılması gereken durumlar sayılarak, maddenin altıncı fıkrasında ise "Dördüncü fıkraya göre kamu davasının açılmasından sonra, birinci fıkrada tanımlanan suçun tekrar işlendiği iddiasıyla açılan soruşturmalarda ikinci fıkra uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilemez." hükmüne yer verilmiştir. 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrasının ikinci cümlesinde ise, "...soruşturmanın veya kovuşturmanın yapılması şarta bağlı tutulmuş olup da şartın henüz gerçekleşmediği anlaşılırsa; gerçekleşmesini beklemek üzere, durma kararı verilir. Bu karara itiraz edilebilir." hükmünün yer almaktadır. Somut olayda, 23.05.2014 tarihli önceki kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan dolayı verilmiş olan kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının kaldırılarak açılan dava sonucunda durma kararı verildiği gözetildiğinde, 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin altıncı fıkrası kapsamında doğrudan dava açılması şartının gerçekleşmediği, esasen kamu davasının açılmasının ertelenmesine ilişkin kararda, Yargıtay 10. Ceza Dairesinin yukarıda anılan bozma ilamında da belirtildiği üzere, itiraz kanun yolunun gösterilmemesi nedeniyle ortada usulüne uygun şekilde verilmiş ve kesinleşmiş bir erteleme kararının bulunmadığı, bu durumda, sanığın tüm eylemlerinin erteleme kararının kesinleşmesinden önce işlenmiş hale geleceği, tüm eylemler nedeniyle tek bir erteleme kararı verilmesi gerekeceği, bu sebeple inceleme konusu dosya ile, Adana 20. Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.06.2015 tarihli, 2015/296 Esas, 2015/536 Karar sayılı dava dosyasının, bozma sonrası aldığı esas numarası tespit edilerek, birleştirilip ve ortak bir kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmek üzere "durma" kararı verilerek Adana Cumhuriyet Başsavcılığına ihbarda bulunulması gerekeceğinden hükmün bozulmasına karar verilmiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Adana 15. Asliye Ceza Mahkemesinin, 30.06.2016 tarihli ve 2016/337 Esas, 2016/525 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 07.05.2024 tarihinde karar verildi. ...