1. Hukuk Dairesi 2012/11677 E. , 2012/15000 K. "" MAHKEMESİ : ELMALI ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 19/10/2011 Yanlar arasında görülen elatmanın önlenmesi ve ağaçların davası sonunda, yerel mahkemece davanın, kısmen kabulüne ilişkin olarak verilen karar davacı ve davalı tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi,Tetkik Hakimi raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü; Dava, elatmanın önlenmesi ve ağaçların kesilmesi isteğin…
**1. Hukuk Dairesi 2012/11677 E. , 2012/15000 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : ELMALI ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 19/10/2011 Yanlar arasında görülen elatmanın önlenmesi ve ağaçların davası sonunda, yerel mahkemece davanın, kısmen kabulüne ilişkin olarak verilen karar davacı ve davalı tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi,Tetkik Hakimi raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü; Dava, elatmanın önlenmesi ve ağaçların kesilmesi isteğine ilişkindir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Dava, dava dilekçesinde 5.100,00 TL değer gösterilerek açılmış, ancak dava tarihi itibariyle görev sınırı 5.490,00 TL olduğu gibi davalı ağaçların değerinin 1.025,00 TL olduğunu belirterek görev itirazında bulunmuştur.Bilindiği üzere görev kuralı kamu düzeni ile ilgili olup taraflar ileri sürmeseler dahi resen gözetilmesi gerekli bir ilkedir. Esasen 01.10.2011 tarihinde karardan önce yürürlüğe giren 6100 sayılı HMK. nun 4. maddesinde Sulh Hukuk Mahkemesinin görevli olduğu hususlar sayıldıktan başka aynı yasanın 2. maddesinde dava konusunun değer ve miktarına bakılmaksızın malvarlığı haklarına ilişkin davaların Asliye Hukuk Mahkemesinde görüleceği öngörülmüştür. 6100 sayılı HMK. nun geçici 2. maddesinde "Bu Kanunun yargı yolu ve göreve ilişkin hükümleri, Kanunun yürürlüğe girmesinden önceki tarihte açılmış olan davalarda uygulanmaz." hükmü ve görev hususunun kamu düzeni ile ilgili olduğu gözetilmek suretiyle elatmanın önlenmesi ve ağaçların kesilmesi bakımından ziraat mühendisi bilirkişiden alınacak rapora göre belirlenecek değere göre Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olup olmadığı anlaşıldıktan sonra işin esası bakımından bir karar verilmesi gerekir. O halde mahkemece yukarıda değinilen hususlar gözetilmeksizin işin esası yönünden karar kurulması isabetsizdir. Kabule göre de, Komşuluk hukuku yönünden değerlendirme yapılması zorunludur.Bilindiği üzere taşınmaz mülkiyet hakkının kısıtlamalarını düzenleyen “komşu hakkı” bölümünde yer alan 740. maddesi, başkasının mülküne geçip zarar veren dal ve köklerin, zarar gören mülk sahibi tarafından kesilebileceği hükmünü içermektedir. Bu madde ile de mülkiyetin aşkın kullanımına kısıtlama getirilmiştir. Mülk sahibi bu hakkını kendisi kullanabileceği gibi bu zararın mahkeme aracılığıyla da giderilmesini isteyebilir. Burada esaslı unsur, zarar görmedir.Mahkemece, davalı taşınmazındaki bitkilerin gölge yaparak ya da köklerinin geçmesi nedeniyle, davacı taşınmazında verim kaybının olup olmadığı saptanmalıdır. Zararın varlığının saptanması halinde ise, uzman bilirkişiler aracılığı ile hangi ağaçların (bitkilerin) zarar verdiği, bunların kökünden ya da dalları kesilerek mi zararın giderileceği saptanarak, zararın giderim şekli hükümde açıkça gösterilmelidir.