7. Hukuk Dairesi 2010/4092 E. , 2010/5546 K. "İçtihat Metni" Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davalılardan hazine tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Dava taşınmaz üzerinde bulunan muhdesatların aidiyetinin tespitine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne, taşınmaz üzerinde bulunan muhdesatların mülkiyetinin davacı tarafa ait olduğunun tespitine karar verilmiş ise de yapılan araşt
**7. Hukuk Dairesi 2010/4092 E. , 2010/5546 K.** **"İçtihat Metni"** Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davalılardan hazine tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Dava taşınmaz üzerinde bulunan muhdesatların aidiyetinin tespitine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne, taşınmaz üzerinde bulunan muhdesatların mülkiyetinin davacı tarafa ait olduğunun tespitine karar verilmiş ise de yapılan araştırma ve soruşturma hüküm vermeye yeterli olmadığı gibi kurulan hüküm de yasal düzenlemelere uygun düşmemiştir. Toplanan delillerden davacı tarafın zilyetliğinde bulunan taşınmaz hakkında davalı ... tarafından yol genişletme çalışmaları nedeniyle kamulaştırma işlemi yapıldığı, davacının taşınmaz üzerinde bulunan muhdesatların mülkiyetinin kendisine ait olduğunun tespiti talebiyle görülen davayı açtığı anlaşılmaktadır. Davacı tarafın zilyetliğinde bulunan taşınmazın tamamının yol genişletilme çalışmasına tabi tutulması halinde davacının taşınmaz üzerindeki muhdesatların kendisi tarafından meydana getirildiğinin tespitini istemekte hukuki yararının var olduğu kuşkusuzdur. Ne var ki dosya içerisine getirtilen kamulaştırma haritası mahkemece yapılan keşif sırasında taşınmaza uygulanmadığından taşınmazın tamamının kamulaştırma haritası kapsamında kalıp kalmadığı anlaşılamamaktadır. Taşınmazın yol genişletme çalışması kapsamı dışında kalan kesimi üzerinde meydana getirildiği öne sürülen muhdesatlar yönünden davacının dava açmakta hukuki yararının bulunmadığı tartışmasızdır. Hal böyle olunca; taşınmaz başında yeniden keşif yapılmalı, kamulaştırma haritası ile kadastro paftasının ölçeği eşitlenerek dava konusu muhdesatların üzerinde yer aldığı taşınmazın kamulaştırma haritası içerisinde kalan kesimleri duraksamasız belirlenmeli, bu doğrultuda bilirkişilerden keşfi izlemeye elverişli ve denetime açık rapor alınmalı, daha sonra az yukarıda açıklanan maddi ve hukuki olgular göz önünde tutularak sonucuna uygun bir karar verilmelidir. Mahkemece böylesine bir araştırma ve soruşturma yapılmadan eksik inceleme ile hüküm verilmesi isabetsiz olduğu gibi kabule göre de gerek eski Medeni Kanun ve gerekse sonradan yürürlüğe giren Türk Medeni Kanunu hükümlerine göre arz üzerindeki bütünleyici parça nitelikli muhtesatların mülkiyetinin arzın mülkiyetine tabi olduğu gözetildiğinde, sadece muhtesatların davacı tarafça meydana getirildiğinin tespitine karar verilmekle yetinilmesi, mülkiyetin tespiti isteminin ise reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması dahi isabetsiz, davalılardan hazinenin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 05.10.2010 gününde oybirliği ile karar verildi.