TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ : ANKARA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 19/02/2024 NUMARASI : 2023/106 Esas 2024/90 Karar DAVA : Tazminat (KASKO poliçesinden kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 08/02/2023 KARAR TARİHİ : 19/12/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 19/12/2025 Taraflar arasındaki tazminat istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçeyle davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı davalı vekilince süresinde istin…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21. HUKUK DAİRESİ 2024/686 Esas 2025/1793 Karar T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2024/686 KARAR NO : 2025/1793 TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ : ANKARA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 19/02/2024 NUMARASI : 2023/106 Esas 2024/90 Karar DAVA : Tazminat (KASKO poliçesinden kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 08/02/2023 KARAR TARİHİ : 19/12/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 19/12/2025 Taraflar arasındaki tazminat istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçeyle davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı davalı vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili adına kayıtlı ... plakalı çekici ve ... plakalı römork'un davalı sigorta şirketince sigortalı olduğunu ve 13/03/2022 tarihinde tek taraflı maddi hasarlı trafik kazası sebebi ile hasarlandığını, kaza tespit tutanağında KTK 52/1-a tali kusur ihlali nedeni ile gerçekleştiğini, davalı sigorta şirketince çekici ve dorse için hasar dosyası açıldığını, hasar bedelleri yönünden ödeme yapılmadığını, kdv dahil ve iskontosuz hesaplama yapılmak üzere hasar bedelinin tazminini talep ettiklerini, davalı sigorta şirketinin 28/04/2022 tarihinde temerrüde düştüğünü, arabuluculuk sürecinde anlaşma sağlanamadığını iddia ederek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile ... plaka sayılı römorka ilişkin olarak 270.000,00 TL, ... plaka sayılı çekiciye ilişkin olarak 50.000,00 TL olmak üzere toplam 320.000,00-TL 'nin temerrüt tarihi olan 28/04/2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini dava ve talep etmiştir. Davacı vekili 27/12/2023 tarihli dilekçe ile dava değerini 399.616,95 TL'ye arttırmıştır. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın dava ehliyetinin bulunmadığını, çekici üzerinde ... Bankası lehine rehin hakkı bulunduğunu, davacının dava ehliyetinin rehinli alacaklı tarafından muvafakate bağlı olduğunu, alacak miktarı belirli olduğu ve belirsiz alacak davası olarak açılmasının mümkün olmadığını bu nedenle davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, kazada aracı kullanan sürücünün dava dışı ... olduğunu ve kazanın ardından sürücü değişikliği yapıldığından hasarın teminat dışı olduğunu bildirerek davanın reddini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece, davacıya ait ... plakalı çekici ve ... plakalı dorsenin 13/03/2022 tarihinde karıştığı tek taraflı kaza neticesinde, çekici ve dorsede oluşan hasar kaybına yönelik açılan davada, dava konusu araçların davalı sigorta şirketince sigortalı olduğu ve dava dışı sürücünün kazanın meydana gelmesinde %100 (yüzde yüz) oranında kusurlu olduğu, davacının adına tescil ve kayıtlı ... plakalı araçta oluşan hasarın 280.000,00-TL, ... plakalı dorsede oluşan hasarın 119.616,95-TL olduğu gerekçeleriyle davanın kabulü ile, ... plakalı çekici için 119.616,95-TL ile ... plakalı dorse için 280.000,00-TL olmak üzere toplam 399.616,95-TL hasar bedelinin temerrüt tarihi olan 28/04/2022 tarihinden itibaren aracın cinsi gözetilmek kaydı ile işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın belirsiz alacak davası olarak açılmayacağı, ıslah edilen kısma ıslah tarihinden itibaren faiz işletebileceğini, sürücü değişikliğine ilişkin delillerinin eksik ve yanlış incelendiğini, sevk irsaliyesinde aracı kullanan kişi olarak ...'ın göründüğünü, GSM kayıtlarının celp edilmesi gerektiğini bildirerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir. HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ Dava; Trafik kazası sonucu sigortalı araçta meydana gelen hasar bedelinin kasko sigorta poliçesi kapsamında tazmini istemine ilişkindir. 6100 Sayılı HMK'nın 355.maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede; Kasko sigorta poliçesi ve hasar dosyası, kaza tespit tutanağı, araştırma tutanağı, trafik tescil kayıtları, 11/03/2022 tarihli sevk irsaliyesi, taraflar arasındaki yazışmalar, SGK kayıtları, ekspertiz raporu vs deliller dosya arasında mevcuttur. 14/12/2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle; davalı sigorta şirketince Kara Taşıtları Birleşik Kasko Sigorta poliçesi ile teminat altına alınmış olan davacı adına tescil kayıtlı ... plakalı tır ve bağlı ... plakalı römork'un dava Sdışı sürücüsünün KTK 52-a maddesi ihlali nedeni ile %100 (yüzde yüz) oranında kusurlu olduğu, 13/03/2022 tarihli kazada hasar gören ... plakalı ... çekici tipindeki aracın kaza nedeni ile 119.616,95-TL hasar oluştuğu, aynı kazada ... plaka numaralı dorsenin hasarının onarım bedelinin ekonomik olmaması nedeniyle toplam zararın araç bedeli ile aracın sovtaj bedeli arasında fark olduğu ve bu bedelin 280.000,00-TL olduğu, davalı sigortacının sigortalısına göndermiş olduğu ret yazısında ve cevap dilekçesinde hasarın teminat dışı kaldığı iddialarının somut delillerle veya belge ile ispat edilemediği bildirilmiştir. Davacı yan, davacı ait davalı sigorta şirketi tarafından kasko poliçesi ile sigortalı ... plakalı çekici ile ... plakalı römork 'un 13/03/2022 tarihindeki tek taraflı yapmış olduğu kaza neticesinde oluşan hasar bedelinin tahsili istemiyle eldeki davayı açmış; davalı yan, sürücü değişikliği bulunduğundan hasarın teminat kapsamı dışında olduğunu savunmuş, mahkemece davalının sürücü değişikliğine ilişkin savunmaları yönünden herhangi bir inceleme ve değerlendirme yapılmaksızın yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmiştir. 6100 Sayılı HMK'nın 22/07/2020 tarih ve 7751 Sayılı Yasa'nın 35.maddesi ile değişik 353/(1)-a.6.maddesi uyarınca uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanmamış veya değerlendirilmemiş olması ya da talebin önemli bir kısmı hakkında karar verilmemiş olması." halinde duruşma yapılmadan karar verileceği, düzenlemeleri yer almaktadır. Dosya kapsamından, davacıya ait davalı şirket nezdinde kasko sigorta poliçesi ile sigortalı ... plakalı çekici ve ... plakalı dorsenin 13/03/2022 tarihinde karıştığı tek taraflı kaza neticesinde mahkemece alınan bilirkişi raporu ile tespit edildiği üzere ... plakalı araçta 280.000,00-TL, ... plakalı dorsede 119.616,95-TL hasar oluştuğu, davalının sürücü değişikliği bulunduğundan bahisle hasar bedelini ödemediği anlaşılmaktadır. Uyuşmazlık, hasar miktarı ve davalının hasar miktarından sorumlu olup olmadığı, sürücü değişikliği bulunup bulunmadığı, var ise hasarın teminat kapsamında olup olmadığı hususlarına ilişkindir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun "Sigortanın Kapsamı" başlıklı 1409. maddesinin 1. fıkrasında "Sigortacı, sözleşmede öngörülen rizikonun gerçekleşmesinden doğan zarardan veya bedelden sorumludur."; 2. fıkrasında ise "Sözleşmede öngörülen rizokolardan herhangi birinin veya bazılarının sigorta teminatı dışında kaldığını ispat yükü sigortacıya aittir." denilmektedir. Aynı yasanın 1427. maddesinin 2. fıkrasında "Sigorta tazminatı veya bedeli rizikonun gerçekleşmesini müteakip ve riziko ile ilgili belgelerin sigortacıya verilmesinden sonra sigortacının edimine ilişkin araştırmaları bitince ve her halde 1446. maddeye göre yapılacak ihbardan 45 gün sonra muaccel olur. Can sigortaları için bu süre on beş gündür. Sigortacıya yüklenemeyen bir kusurdan dolayı inceleme gecikmiş ise süre işlemez."; 4. fıkrasında ise "Borç muaccel olunca sigortacı ihtara gerek kalmaksızın temerrüde düşer." hükmünü haizdir. Kasko Genel Şartlar A.5.10. maddesi “Zorunlu haller (tedavi ve yardım amaçlı sağlık kuruluşuna gitme, can güvenliği nedeni ile uzaklaşma vb) hariç olmak üzere bu maddenin 5.4 ve 5.5 nolu bentlerindeki ihlaller nedeni ile sürücünün kimliğinin tespit edilmesini engellemek için kaza yerinden ayrılması” teminat dışı hal olarak düzenlenmiştir. Yukarıda belirtilen mevzuat hükmü gereğince rizikonun teminat dışında kaldığının sigortacı tarafından ispatlanması gerekmekte ise de, davalı sigortacının olayın ihbar olunan şekilde olmadığını somut delillerle kanıtlaması halinde ispat külfeti yer değiştirmekte ve sigorta ettiren davacı hasarı doğuran kazanın başka bir şekilde gerçekleştiğini ve hasarın teminat dahilinde olduğunu kanıtlama yükümlülüğündedir. Buna göre, sigortalı rizikonun gerçekleştiğine dair doğru ihbar mükellefiyetini kasten yerine getirmez veya iyi niyet kurallarına açıkça aykırı şekilde sigorta teminatı dışında kalan bir hususu sanki bu oluşan riziko teminat içinde kalmış gibi ihbar edildiği somut delillerle kanıtlanırsa, ispat külfeti yer değiştirip sigortalıya geçer. Yukarıda anılan kanun ve sigorta genel şartları gereği, kural olarak zararın teminat dışı olduğunu ispat yükü, davalı sigortacıdadır. Davalı sigorta şirketi sürücü değişikliği bulunduğunu, dolayısıyla da sigortalı araçta oluşan hasarın teminat kapsamı dışında kaldığını savunmuştur. Nitekim dosyada mevcut kaza tutanağından sürücü ismi ... olarak yazılı olsada sigortalı kamyona yüklenen malzemeye ilişkin 11/03/2022 tarihli sevk irsaliyesinde taşıyıcı bilgileri kısmında sigortalı ... plaka sayılı aracın şoförünün ... yazılı olduğu belirtildiği gibi dosyada mevcut SGK kayıtlarında ...'ın kaza tarihinden bir gün öncesine kadar (12/03/2022 tarihine kadar) ve sonraki tarihlerde davacıya ait işyerinde sigortalı aracın şoförü olarak çalıştığı anlaşılmaktadır. Taraflar arasında güven ve iyiniyet esasına dayanan sigorta sözleşmelerinde, gerek sigortalının gerekse sigortacının haklarını kullanırken ve yükümlülüklerini yerine getirirken iyiniyetle hareket etmesi; rizikonun gerçekleşmesinden sonra doğru ihbar yükümlülüğü altında bulunan sigortalının, bu yükümlülüğüne uyup uymadığının saptanmasında da bu ilkenin göz önünde tutulması gerekir. Hal böyle olunca mahkemece, 11/03/2022 tarihli sevk irsaliyesinin aslının celp edilerek davacının davalı şirkete hitaplı 28/08/2022 tarihli dilekçesindeki, söz konusu irsaliyedeki imzanın ... isimli şahsa ait olduğuna ilişkin beyanları ile Jandarma tarafından olay yerinde tanzim edilen tutanak içeriği de gözetilerek irsaliyede hangi şoförün isim ve imzasının bulunduğunun tespit edilerek, gerekirse irsaliye üzerindeki imzalının kime ait olduğu konusunda gerekçeli ve denetime elverişli rapor alınıp, sürücü değişikliği bulunup bulunmadığı ve ispat yükünün yer değiştirip değiştirmediğine ilişkin araştırma ve değerlendirme yapılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken bu anlamda bir tahkikat yapılmaması ve delillerin tartışılmaması HMK 353/1-a-6 anlamında esaslı delillerin toplanmaması ve değerlendirilmemesi anlamında olduğundan Dairemize bir değerlendirme yapılmamıştır. Bu eksiklik aynı zamanda tahkikate ilişkin iki dereceli yargılama hakkına ilişkindir. Tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesince uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli nitelikteki delillerin toplanmamış ve değerlendirilmemiş olduğu anlaşılmakla 6100 Sayılı HMK'nın 22/07/2020 tarih ve 7751 Sayılı Yasa'nın 35.maddesi ile değişik 353/(1)-a.6.maddesi gereğince davanın yeniden görülmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Yukarıda Açıklanan Nedenlerle; 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-a.6 maddesi gereğince KABULÜNE, 2-Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 19/02/2024 tarih 2023/106 Esas 2024/90 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, 3-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın karar veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 4-Davalı tarafından yatırılan 6.824,46 TL nispi istinaf karar harcının talep halinde davalıya iadesine, 5-Davalı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına, 6-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından taraflar yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nun 353/1-a.6 ve 362/1-g maddeleri uyarıca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 19/12/2025 Başkan- Üye - Üye - Zabıt Katibi -