T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2024/1353 KARAR NO : 2026/20 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN : ... (...) ÜYE : ... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : KOCAELİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ (DENİZCİLİK İHTİSAS MAHKEMESİ SIFATIYLA) TARİHİ : 07/05/2024 NUMARASI : 2023/482 Esas - 2024/273 Karar DAVACI :G... VEKİLİ :Av. ... - ... DAV…
T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2024/1353 KARAR NO : 2026/20 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN : ... (...) ÜYE : ... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : KOCAELİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ (DENİZCİLİK İHTİSAS MAHKEMESİ SIFATIYLA) TARİHİ : 07/05/2024 NUMARASI : 2023/482 Esas - 2024/273 Karar DAVACI :G... VEKİLİ :Av. ... - ... DAVALI :... - ... VEKİLİ :Av. ... - ... DAVA :Menfi Tespit DAVA TARİHİ :02/10/2018 KARAR TARİHİ :09/01/2026 KR. YAZIM TARİHİ :09/01/2026 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket aleyhine başlatılan icra takibi nedeniyle müvekkilinin davalıya herhangi bir borcunun bulunmadığını, hacze konu edilen eşyanın gemi siciline kayıtlı DENİZ 53 DUBASI olduğunu, adı geçen emtianın davalı şirketin yediemin uhdesinde iken yine davalı şirket yetkilisi tarafından parçalanarak satıldığını ve bununla ilgili müvekkili şirket tarafından Kocaeli CBS'ye suç duyurusunda bulunulduğunu, soruşturma başlatıldığını, takibe konu edilmiş olan ve müvekkili şirkete TTK hükümlerine göre tebliğ ve teslim edilmemiş olan 27/04/2018 tarihli ve 19.500 USD bedelli faturadan soruşturma dosyasında hiçbir aşamada bahsedilmediğini çünkü böyle bir fatura ve borç bulunmadığını, geminin limanda batık olsa dahi keyfekeder çıkarılarak başka bir deniz sahasına çekilemeyeceğini ancak davalı şirket tarafından çekilmiş veya kendi sahasına bırakılmasına izin verildiğini, şu anda geriye kalan tutarı yaklaşık 100.000,00 TL olan müvekkiline ait emtianın parçalanarak davalı şirket tarafından haksız kazanç elde edildiğini, davalı şirketin bir tersane olduğunu ve satışa konu emtianın sicile kayıtlı olduğunu, bu emtianın değerini bilebilecek durumda olduğunu, bu emtianın hurda halinin dahi yaklaşık 200.000,00 TL olduğunu belirterek; müvekkili şirketin borçlu bulunmadığının tespitini, icra takibinin teminatsız olarak durdurulması yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesini, icra takibinde satışı istenen emtianın satılması söz konusu olursa, icra veznesine girecek paranın alacaklıya ödenmemesi yönünden ihtiyati tedbir kararı verilmesini, kötü niyetli olarak takip başlatan davalının %20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesini talep ve dava etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ : İlk derece mahkemesince yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; " ... Davanın KABULÜ ile Davacının Kocaeli 8. İcra Müdürlüğünün 2018/27608 esas sayılı icra dosyasında davalıya borçlu olmadığının tespitine ... " karar verilmiştir. Bu karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; bilirkişi raporunda açıkça belirtildiği üzere, müvekkil şirket usulüne uygun tutulan ticari defterleri kapsamında davacı şirketten 19.500,00-usd alacaklı olmasına rağmen yerel mahkeme bilirkişi raporunda tespit edilen husus hakkında herhangi bir değerlendirmede bulunmamış olup, dava konusu fatura alacağının davacıya ait ticari defterlerde kayıtlı olmadığından bahisle eksik değerlendirme ile karar verdiğini, davacı borçlu şirkete yapılan icra takibi usul ve yasaya uygun olup, şirketin dosyada da mevcut ticaret sicil gazetesi ve imza sirkülerinde yer alan adresine tebligat gönderilmiş, daha sonra Tebligat Kanunu m.35 uygulandığını, Mahkeme tarafından davalı müvekkilin liman hizmetini usulüne uygun vermediği, yine, müvekkil Um Deniz tarafından işletilen limana dava konusu fatura alacağına ilişkin dubanın nasıl geçtiğine ilişkin müvekkil şirket çalışanlarından başkaca delil bulunmadığı yönününde de eksik hatalı değerlendirme yapıldığını, dava konusu duba hakkında (mala zarar verme suçuna ilişkin görülen) Kocaeli 10. Asliye Ceza Mahkemesi 2019/1232 E., 2021/241 K. sayılı dosyasında müvekkil şirket yöneticisi ... hakkında beraat kararı verilmiş olup, bu hususta karşı tarafın istinaf başvurusu da esastan reddedilmiş ve karar kesinleşmesine işbu dosya mahkeme tarafından celb edilmesine rağmen hükme esas alınmadığını, dubanın müvekkil şirket iskelesine bağlanması, batması, zarar vermesi gibi eylemler gerçekleşirken davacının duba ile neden ilgilenmediğini, dubanın iskelede bağlı olması için bir sebep bulunup bulunmadığını irdelenmemiş, her isteyenin her iskeleye dubasını bedelsiz bağlamasının önünü açılmakla hatalı karar verildiğini beyan ile; yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, karar verilmesini talep ederek, istinaf başvurusunda bulunmuştur. DELİLLER: Kocaeli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi (Denizcilik İhtisas Mahkemesi Sıfatıyla) 07/05/2024 Tarih - 2023/482 Esas - 2024/273 Karar sayılı kararı ve tüm dosya kapsamı. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava; İİK 72 maddesi uyarınca açılmış menfi tespit istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiş karara karşı davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. İstinaf incelemesi 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni yönünden yapılmıştır. Dosyanın incelemesinde; davacının kendisine ait gemi siciline kayıtlı deniz 53 dubasının davalı şirketin yediemin uhdesinde iken davalının iskelesine bağlanması nedeniyle bağlama, bekçilik ve muhafaza bedeline ilişkin 27/04/2018 tarihli ve 19.500 USD bedelli faturanın düzenlendiği, fatura bedelinin tahsili için Kocaeli 8. İcra Müdürlüğü'nün 2018/5335 E. Takibin başlatıldığı, davacının takibe süresinde itiraz etmemesi üzerine eldeki menfi tespit davasını açtığı, davalının davaya süresinde cevap vermediği, Mahkemece söz konusu faturanın davlının defterlerinde kayıtlı olup, davacının defterinde kayıtlı olmaması nedeniyle, davalının alacağını ispatlayamaması nedeniyle davanın kabulüne karar verildiği, kararın davalı tarafından istinaf edildiği görülmektedir. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 72. maddesi gereğince borçlu icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu olmadığını ispat için menfî tespit davası açabilir. Kural olarak, bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran/iddia eden taraf, o vakıayı ispat etmeye mecburdur (4721 sayılı TMK m. 6). İspat yüküne ilişkin bu genel kural, menfi tespit davaları için de geçerlidir. Yani, menfi tespit davalarında da, tarafların sıfatları değişik olmakla beraber, ispat yükü bakımından bir değişiklik olmayıp, bu genel kural uygulanır. Bu davalarda da bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran (iddia eden) taraf o vakıayı ispat etmelidir. Menfi tespit davasında borçlu ya borçlanma iradesinin bulunmadığını ya da borçlanma iradesi bulunmakla birlikte daha sonra ödeme gibi bir nedenle düştüğünü ileri sürebilir. Borçlu borcun varlığını inkar ediyorsa, bu durumlarda ispat yükü davalı durumunda olmasına karşın alacaklıya düşer. Borçlu varlığını kabul ettiği borcun ödeme gibi bir nedenle düştüğünü ileri sürüyorsa, bu durumda doğal olarak ispat yükü kendisine düşecektir. Görülmektedir ki, menfi tespit davasında kural olarak, hukuki ilişkinin varlığını ispat yükü davalı/alacaklıdadır ve alacaklı hukuki ilişkinin (borcun) varlığını kanıtlamak durumundadır. Borçlu bir hukuki ilişkinin varlığını kabul etmiş, ancak bu hukuki ilişkinin senette görülenden farklı bir ilişki olduğunu ileri sürmüşse bu kez, hukuki ilişkinin kendisinin ileri sürdüğü ilişki olduğunu ispat külfeti davacı borçluya düşmektedir. (YHGK., 14.05.2014 tarih, 2013/19-1155 Esas, 2014/660 Karar; YHGK., 17.04.2015 tarih, 2013/19-1622 Esas, 2015/1238 Karar). Dosya kapsamı itibariyle davacıya ait deniz 53 dubasının, davalının iskelesine bağlandığı konusunda taraflar arasında bir itilaf bulunmamaktadır. Davacı dubanın kendi haberi olmadan 3. Kişiler tarafından bağlandığını ve bu nedenle sorumluluğunun bulunmadığın savunmuştur. Mahkemece dubanın kim tarafından bağlandığı belli olmadığından, taraflar arasında bir sözleşme bulunmadığından davanın kabulüne karar verilmiştir. Dairemizin 2022/1358 Esas ve 2023/1313 Karar sayılı kaldırma kararında dava konusu alacağın deniz alacağı olduğu belirtilmiştir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1352. Maddesinde deniz alacakları sayılmış, buna göre 1352/1-e'ye göre "Geminin içinde bulunan veya bulunmuş olan şeyler de dâhil olmak üzere, batmış, enkaz hâline gelmiş, karaya oturmuş veya terkedilmiş olan bir geminin yüzdürülmesi, kaldırılması, çıkartılması, yok edilmesi veya zararsız hâle getirilmesi için yapılan giderler ve harcamalar ile terk edilmiş bir geminin korunması ve gemi adamlarının iaşesi ile ilgili giderler ve harcamalar" 1352/1-n'ye göre "Liman, kanal, dok, iskele ve rıhtım, diğer su yolları ile karantina için ödenecek resimlerle diğer paralar." deniz alacağı oluşturmaktadır. Davalı tarafından, dava konusu dubanın kendi iskelesine davacı tarafından bağlandığı ispat edilememiş ise de, söz konusu dubanın iskelede bağlı kaldığı ve davacının bir yarar elde ettiği hususunda tereddüt yoktur. Bu durumda davacının davalının giderlerini vekaletsiz işgörme hükümlerine göre gidermesi gerekmektedir. TBK.m.529'da vekaletsiz işgörmenin işsahibinin menfaatine yapılması halinde iş sahibinin hakları ve borçları düzenlenmiştir. Buna göre; "İşsahibi, işin kendi menfaatine yapılması hâlinde, işgörenin, durumun gereğine göre zorunlu ve yararlı bulunan bütün masrafları faiziyle ödemek ve gördüğü iş dolayısıyla üstlendiği edimleri ifa etmek ve hâkimin takdir edeceği zararı gidermekle yükümlüdür. Bu hüküm, umulan sonuç gerçekleşmemiş olsa bile, işi yaparken gereken özeni göstermiş olan işgören hakkında da uygulanır. İşgören, yapmış olduğu giderleri alamadığı takdirde, sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre ayırıp alma hakkına sahiptir." Bu durumda davacının dubasının davalının iskelesinde bağlanması nedeniyle elde ettiği fayda kadar davalının ücret isteme hakkı doğmaktadır. Ancak Mahkemece yapılan yargılama ve toplanan deliller de hüküm kurmak için yeterli değildir. Davalı tarafından düzenlenen fatura bedelinin denetlenmediği görülmektedir. O halde Mahkemece yapılması gereken iş, davacının dubasının, davalının iskelesinde kaldığı sürenin tespiti ile, bir gün karşılığı böyle bir dubanın iskeleye bağlanma ücretinin hesaplanması ve davalının hak ettiği ücretin belirlenmesi, bunun için limana bağlanma işinden anlayan, örneğin gümrük müşaviri bir bilirkişiden rapor almak ve oluşacak sonuca göre bir karar vermekten ibarettir. Açıklanan tüm bu gerekçelerle; davalı vekilinin istinaf başvurusunun yukarıda açıklanan nedenlerle kabulüne, diğer istinaf nedenlerinin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, kararın açıklanan gerekçeler doğrultusunda kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a.6 maddesi gereğince; dosyanın mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiştir. H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davalının ilk derece mahkemesinin kararına ilişkin istinaf başvurularının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a.6 maddesi gereğince; yukarıda açılanan hususlara ilişkin olmak üzere ESASTAN KABULÜNE, 2-Kocaeli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 07/05/2024 tarih, 2023/482 Esas ve 2024/273 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, 3-Dosyanın açıklanan eksikliklerin giderilmesi için mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 4-İstinaf eden tarafından yatırılan istinaf karar harcının talebi halinde ve ilk derece mahkemesi tarafından istinaf edene iadesine, 5-İstinaf eden tarafından istinaf başvurusu için yapılan giderlerin, esas hükümle birlikte ilk derece mahkemesi tarafından yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine, 6-Kararın 6100 sayılı HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca; ilk derece mahkemesi tarafından taraflara tebliğine, 7-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, İlişkin; 6100 sayılı HMK'nın 362/1-g maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile KESİN olarak karar verildi.09/01/2026 ... Başkan ... ¸e-imzalıdır ... *Üye ... ¸e-imzalıdır ... Üye ... ¸e-imzalıdır ... Katip ... ¸e-imzalıdır * Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*