10. Hukuk Dairesi 2011/11650 E. , 2012/21841 K. Mahkemesi :İş Mahkemesi No :61-567 Dava, rücuan tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, ilamında belirtildiği şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir. Hükmün, davacı ve davalı avukatları tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. Dava, iş kazas…
**10. Hukuk Dairesi 2011/11650 E. , 2012/21841 K.** **"İçtihat Metni"** Mahkemesi :İş Mahkemesi No :61-567 Dava, rücuan tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, ilamında belirtildiği şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir. Hükmün, davacı ve davalı avukatları tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. Dava, iş kazası sonucu yaralanan sigortalı için yapılan tedavi gideri ile geçici iş göremezlik ödemeleri nedeniyle meydana gelen Kurum zararının tahsili istemine ilişkin olup, davanın yasal dayanağı 506 sayılı Yasanın 26. maddesidir. ... Taş Kömürü İşletmesinde, 24:00-08:00 vardiyasında pano ayak üretim işçisi yedeği olarak çalışan sigortalının; taban yolunda üretim yapacakları arına Tahkimat malzemesini iple çekmekte olduğu sırada, sigortalının dengesini kaybederek düşmesi sonucu sol dizinden yaralanması şeklinde meydana gelen iş kazasına ilişkin olarak, mahkemece alınana ilk kusur raporunda; davalı işverenin kusursuz, sigortalının ise, % 100 kusurlu olduğu kabul edilmiştir. Mahkemece alınan 2. kusur raporunda ise, sigortalının % 30, işverenin % 60 oranında kusurlu ve % 10 oranında kaçınılmazlık sonucu meydana geldiği kabul edilmiş, mahkemece ikinci rapora göre hüküm kurulmuş ise de; kusur raporları arasındaki çelişki giderilmeksizin ve yetersiz bilirkişi raporuna dayalı olarak karar verildiği anlaşılmaktadır. Bilindiği üzere, iş kazalarında ilgililerin kusur durumları belirlenirken kaçınılmazlığın da göz önünde bulundurulması ve belirlenen kaçınılmazlık payından işverenin sorumlu tutulmaması gerekmektedir. Kaçınılmazlık olgusundan ise, işçi sağlığı ve iş güvenliği konusunda geçerli mevzuat hükümleri çerçevesinde, doğabilecek olası zararlı sonuçların önlenmesi yönünde, duruma ve koşullara göre ilgililerden beklenebilecek tüm özenli ve dikkatli çabaya karşın sigortalıyı bedence veya ruhça arızaya uğratan iş kazasının meydana gelmesi durumunda söz edilebilir. Günümüz teknolojisinde bir takım olayların sonuçlarının kısmen kaçınılmazlık/kötü rastlantılarla açıklanması, alınabilecek önlemler düşünüldüğünde olanaksızdır. kaçınılmazlık/kötü rastlantı olarak adlandırılan olguların bir çoğunun temelinde insan yanılgı ve savsamaları, özen eksikliği bulunduğu bir gerçektir. Unutulmamalıdır ki, her birey, zararlı sonuçların önlenmesi için durum ve koşulların kendisine yüklediği özen ve dikkat yükümünü göstermek zorundadır. Öngörülebilir sonuçlar karşısında, kaçınılmazlık/kötü rastlantı yönünde değerlendirme yapılamaz. Buna Göre; İş kazasının gerçekleştiği iş kolunda ve iş güvenliği alanında uzman bilirkişi kurulundan, Kazada kaçınılmazlık unsurunun bulunup bulunmadığı ve tarafların kusur durumlarını oluşa ve işçi sağlığı ve iş güvenliği mevzuatına göre irdeleyen ve kusur raporları arasındaki çelişkiyi gideren rapor alınarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yetersiz bilirkişi raporuna dayalı olarak karar verilmesi, usul ve yasaya aykırıdır. O halde, taraf avukatlarının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır. SONUÇ:Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, 14.11.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.