11. Hukuk Dairesi 2011/1251 E. , 2011/4601 K. MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Silifke 1.Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 16.12.2008 gün ve 2006/184 - 2008/509 sayılı kararı bozan Daire’nin 14.10.2010 gün ve 2009/3325 - 2010/10307 sayılı kararı aleyhinde davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yin…
**11. Hukuk Dairesi 2011/1251 E. , 2011/4601 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Silifke 1.Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 16.12.2008 gün ve 2006/184 - 2008/509 sayılı kararı bozan Daire’nin 14.10.2010 gün ve 2009/3325 - 2010/10307 sayılı kararı aleyhinde davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin S.S. 76 Numaralı Silifke Kenti Minibüsçüleri Kooperatifi üyesi iken, 17.09.1994 tarihinde S.S. 60 Numaralı Silifke Minibüsçüler Kooperatifi ile birleştiğini, 76 numaralı kooperatif üyesi olan 33 kişinin davalı kooperatifin 61. sırasından 93. sırasına kadar üye olduğunu, 22.04.1995 tarihli genel kurulda kooperatif üyelerine 2. sıra hakkı verilmesinin kararlaştırıldığını, 1. yıl ilk 30 üyeye, 2. yıl ikinci 30 üyeye, 3. yıl ise 76 numaralı kooperatif üyelerine bu hakkın tanınması kararlaştırılmış iken, davalı bünyesinde birleşen 76 numaralı kooperatif üyelerine bu hakkın kullandırılmadığını, bu nedenle müvekkiline 2. sıra hakkı verilmediğini, davacı dışındaki bir kısım üyenin 2. sıra hakkına ilişkin açtıkları davanın kabul edildiğini, öte yandan, 1997 yılından bu yana 2. sıra hakkının verilmemesi nedeniyle müvekkilinin kazanç kaybına uğradığını ileri sürerek, davacının 2. sıra hakkının tespiti ile muarazanın giderilmesine, şimdilik 5.000,00 TL alacağın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, ıslah dilekçesi ile alacak miktarını 88.080,00 TL'na çıkartmıştır. Davalı vekili, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, toplanan kanıtlara göre, 2. sıra alma hakkının davacı yönünden kazanılmış bir hak olduğu ve bu hakkın verilmemesinin iyiniyet kurallarına aykırı bulunduğu, davacının 2. sıra hakkının doğduğu tarihten dava tarihine kadar olan dönem içinde giderler düşülmek suretiyle net kazanç kaybının 88.080,00 TL olduğu, davacının takriben 8 yıllık bu süre içinde hiç ara vermeden sürekli olarak çalışıp aynı miktarda kazanç elde etmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğu, bu süre içinde hastalık, araç arızası, bakımı gibi nedenlerle çalışılamayan günlerin de bulunmasının doğal olduğu, ayrıca minibüsün bakım, tamir gibi nedenlerle bir takım masraflarının olmasının doğal olup bunların da elde edilecek karı düşüreceği dikkate alınarak bilirkişilerin yaptıkları hesaplama sonucu buldukları rakamdan taktiren 1/3 oranında hakkaniyet indirimi yapılması gerektiği belirtilerek davanın kısmen kabulü ile davacının davalı kooperatifteki 2. sıra hakkının tespiti ile muarazanın bu şekilde giderilmesine, 58.720,00 TL yoksun kalınan kar tutarının davalıdan tahsiline dair tesis edilen karar, taraf vekillerinin temyizi üzerine, Dairemizce ilamda yazılı şekilde taraflar yararına bozulmuştur. Davalı vekili, karar düzeltme isteminde bulunmuştur. 1-Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ve HUMK'nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiç birisini ihtiva etmeyen diğer karar düzeltme istemlerinin reddi gerekmiştir. 2-Dava, taşıma kooperatifi ortaklığına bağlı ikinci sıra hakkının varlığının tespiti ile çekişmenin giderilmesi ve kazanç kaybının tahsili istemine ilişkindir. Davacı taraf, kazanç kaybının tespitine yönelik olarak yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen rapordan sonra 07.07.2008 havale tarihli dilekçesiyle istemini ıslah ederek 88.080.00 YTL zararının tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davalı taraf, ıslah istemine ilişkin olarak zamanaşımı def’inde bulunmuştur. Ancak, mahkemece davalının zamanaşımı def’i hakkında olumlu ya da olumsuz bir karar verilmemiştir. Karar, davalı vekilince bu yönüyle de temyiz edilmiştir. Ne var ki, hükmün zamanaşımı def’inin değerlendirilmemesi yanlışlığından da davalı yararına bozulması gerekirken bu husus dikkate alınmamış ve yazılı şekilde bozulmuş olduğundan, davalı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 14.10.2010 tarih 2009/3325 Esas - 2010/10307 Karar sayılı bozma kararına yukarıda açıklanan nedenlerle davalı yararına ayrı bir bent ekleme yapılarak bozulmasına karar vermek gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer karar düzeltme istemlerinin reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 14.10.2010 tarih 2009/3325 Esas - 2010/10307 Karar sayılı bozma kararına davalı bakımından yukarıda açıklanan nedenlerle zamanaşımı def’i hakkında olumlu ya da olumsuz karar verilmemesi yanlışlığından dolayı da ayrı bir bent eklenmesi suretiyle BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin, temyiz ilam ve karar düzeltme harcının isteği halinde karar düzeltme isteyene iadesine, 19.04.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.