7. Ceza Dairesi 2024/5732 E. , 2024/10307 K. MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/233 E., 2024/46 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanıklar ve suça sürüklenen çocuk hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz isteklerinin süresinde olduğu, temyiz isteklerinin reddini ge…
**7. Ceza Dairesi 2024/5732 E. , 2024/10307 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/233 E., 2024/46 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanıklar ve suça sürüklenen çocuk hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz isteklerinin süresinde olduğu, temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan vekilinin temyiz isteği, sanıkların cezalarında indirim yapılmasının ve cezaların paraya çevrilmesinin hatalı olduğuna; sanık ... ve suça sürüklenen çocuk ...'in temyiz istekleri kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir. II. GEREKÇE A. Suça Sürüklenen Çocuk Hakkındaki Hükme Yönelik Temyiz İsteminin İncelenmesinde; Suça sürüklenen çocuğun yargılama konusu eylemine göre belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 66/1-e ve 66/2. maddeleri gereği 5 yıl 4 aylık olağan, aynı Kanun'un 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereği ise 7 yıl 12 aylık olağanüstü zamanaşımı süresinin öngörüldüğü, anılan Kanun'un 66/1-e maddesi gereği, zamanaşımını kesen son işlem olan, suça sürüklenen çocuk hakkında mahkûmiyet kararının verildiği 31.03.2016 tarihinden karar tarihine kadar, 5 yıl 4 aylık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleştiğinin anlaşılması karşısında, kamu davasının düşmesine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde suça sürüklenen çocuğun mahkûmiyetine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. B. Sanıklar ..., ... ve ... Hakkındaki Hükümlere Yönelik Temyiz İsteklerinin incelenmesinde; Olay tutanakları ve dosya kapsamına göre; 1. 31.05.2013 tarihinde, arama ve el koyma kararına istinaden, sanık ...'e ait olup sanık ...'ın çalışan olduğu .... Mah. ... Sok. üzerinde bulunan işyerinde yapılan aramada raflar, dolap altı ve çekmecelerde 377 paket gümrük kaçağı sigara, aynı gün yine sanık ...'e ait olup sanık ...'ın çalışan olduğu ... Mah. Gezi Sok. üzerindeki diğer işyerinde yapılan aramada da tezgâh altında gizlenmiş vaziyette 211 paket gümrük kaçağı sigara ve 62 karton 200'lü kaçak olduğu anlaşılan boş makaron ele geçirilmiş, her iki işyerinde ele geçen suça konu eşyaların gümrüklenmiş değerinin 3.785,21 TL olduğu belirlenmiş ve sanıkların 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na (5607 sayılı Kanun) muhalefet suçundan cezalandırılmaları istemiyle kamu davası açılmıştır. 2. 01.07.2013 tarihinde, Cumhuriyet savcısının yazılı emri ile sanık ...'e ait olup suça sürüklenen çocuk ...'in çalıştığı Orhanbey Cad. üzerindeki işyerinde yapılan aramada, tezgâhın arkasında yerde açık vaziyette gümrüklenmiş değeri 49,56 TL olan 7 kutu makaron ele geçirilmiş ve sanık ile suça sürüklenen çocuğun 5607 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan cezalandırılmaları istemiyle kamu davası açılmıştır. Sanık ... savunmalarında, üzerine atılı suçlamayı kabul ederek işyerlerinin kendisine ait ve diğer sanıkların da kendi çalışanları olduğunu, kaçak sigara ve makaron satışı yaptıklarını ikrar etmiştir. Sanıklar ... ve ... savunmalarında, üzerlerine atılı suçlamaları kabul ederek sanık ...'e ait işyerlerinde çalıştıklarını, kaçak sigara ve makaron satışı yaptıklarını ikrar etmişlerdir. Kaçak eşyaya mahsus tespit (KEMT) varakalarında belirlenen gümrüklenmiş değerin Dairemiz yerleşik içtihatlarına göre "pek hafif değer" aralığında olduğu anlaşılmıştır. Tüm dosya kapsamına göre, sanık ...'e ait, diğer sanıkların çalışan olduğu işyerlerinde ticari mahiyette sigara ve makaronların ele geçirilmesi ve sanıkların ikrarları karşısında, sanıkların atılı suçu işlediklerinin sabit kabul edilip haklarında 5607 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan mahkûmiyet hükümleri kurulmasında hukuka aykırılık bulunmamıştır. Ancak; 1. 10.12.2022 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanıp, aynı gün yürürlüğe giren 7423 sayılı Kanun'un 8. maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3. maddesinin yirmiikinci fıkrasının, yirmiüçüncü fıkra olarak değiştirildiği gözetilerek; 15.04.2020 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 61. maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3/22. maddesine eklenen "Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir." şeklindeki düzenlemenin, 6545 sayılı Kanun'un 89. maddesi ile değişik 5607 sayılı Kanun'da hüküm altına alınması nedeniyle, suç tarihinde yürürlükte olan 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3/18. maddesi ile sonradan yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3/18. maddesi delaletiyle 3. maddesinin beşinci, onuncu ve yirmiikinci fıkraları ile 5/2. maddesi ayrı ayrı uygulanarak lehe kanunun tespiti yerine, sanıklar hakkında 5607 sayılı Kanun'un 3/18. maddesine göre belirlenen temel cezayla birlikte 7242 sayılı Kanun ile değiştirilen 3/22. maddesi uygulanması suretiyle karma uygulama yapılması, hukuka aykırı bulunmuştur. 2. Suç tarihinde yürürlükte olan 5607 sayılı Kanun’un 5 inci maddesinin ikinci fıkrasının "Yedinci fıkrası hariç, 3'üncü maddede tanımlanan suçlardan birini işlemiş olan kişi, etkin pişmalık göstererek, soruşturma evresi sona erinceye kadar suç konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı kadar parayı Devlet Hâzinesine ödediği takdirde, hakkında, bu kanunda tanımlanan kaçakçılık suçlarından dolayı verilecek ceza yarı oranında indirilir. Bu fıkra hükmü, mükerrirler hakkında veya suçun bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi halinde uygulanmaz" hükmünü içerdiği, 7242 sayılı Kanun’un 62 nci maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun’un 5 inci maddesine eklenen fıkra uyarınca kovuşturma aşamasında da etkin pişmalık uygulamasının olanaklı hale geldiği ve 5607 sayılı Kanun’un 5 inci maddesinin ikinci fıkrasının son cümlesi kapsamında "Soruşturma evresinde, ihtar yapılmaması hâlinde kovuşturma evresinde hâkim tarafından sanığa ihtar yapılır" düzenlemesinin getirildiği cihetle, Sanıklar ... ve ...'ın sanık ...'e ait iki farklı işyerinde çalışan oldukları da gözetildiğinde, öncelikle sanıkların sorumlu olduğu anlaşılan çalıştıkları işyerlerinde ele geçen suça konu eşyaların gümrüklenmiş değeri belirlenip, bu değerin iki katının ödenmesi halinde; soruşturma evresinde etkin pişmanlık konusunda ihtarat yapılmamış ise verilecek cezada 1/2 oranında, yapılmış ise 1/3 oranında indirim yapılacağı belirtilerek, 7242 sayılı Kanun'un 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesi uyarınca etkin pişmanlık ihtaratında bulunulması gerektiği ve sanık ...'a gümrüklenmiş değerin iki katını "duruşma gününe kadar ödemesi" hususunda süre verilmek suretiyle yanıltıldığı gözetilmeden haklarında ödeme yapmadıklarından bahisle etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmaması hukuka aykırı bulunmuştur. 3. Sanık ... hakkında tekerrüre esas alınan ilâmın, uzlaşma kapsamına alınan basit yaralama suçuna ilişkin olduğu anlaşılmakla, sanık hakkında tekerrüre esas alınan ilâmla ilgili öncelikle uyarlama yargılaması yapılıp yapılmadığı mahkemesinden araştırılarak, neticesine göre söz konusu ilâmın tekerrüre esas alınıp alınmayacağının değerlendirilmesinin gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm tesisi hukuka aykırı bulunmuştur. III. KARAR A. Suça Sürüklenen Çocuk Hakkındaki Mahkûmiyet Hükmü Yönünden; Gerekçe bölümünde (A) madde başlığı altında açıklanan nedenle katılan vekili ve suça sürüklenen çocuğun temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321/1. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322/1-1 maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak suça sürüklenen çocuk hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223/8. maddesi uyarınca gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, B. Sanıklar ..., ... ve ... Hakkındaki Hükümler Yönünden; Gerekçe bölümünde (B) madde başlığı altında açıklanan nedenlerle katılan vekili ve sanık ...'in temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.11.2024 tarihinde karar verildi.