Başvuru, tutukluluğun makul süreyi aşması ve yargılamanın makul sürede bitirilmemesi nedenleriyle kişi özgürlüğü ve güvenliği ile adil yargılanma haklarının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.
Başvuru, tutukluluğun makul süreyi aşması ve yargılamanın makul sürede bitirilmemesi nedenleriyle kişi özgürlüğü ve güvenliği ile adil yargılanma haklarının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir. Başvuru, 24/1/2014 tarihinde İstanbul Asliye Hukuk Mahkemesi vasıtasıyla yapılmıştır. Başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesi neticesinde başvurunun Komisyona sunulmasına engel teşkil edecek bir eksikliğinin bulunmadığı tespit edilmiştir. Birinci Bölüm Üçüncü Komisyonunca 28/2/2014 tarihinde, başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Bölüm Başkanı tarafından 24/7/2014 tarihinde, başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlığın 19/8/2014 tarihli yazısında Anayasa Mahkemesinin önceki kararlarına ve bu kapsamda sunulan görüşlerine atfen başvuru hakkında görüş sunulmayacağı bildirilmiştir. A. Olaylar Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgili olaylar özetle şöyledir: İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca E.2007/1307 sayılı dosya üzerinden yürütülen soruşturma kapsamında başvurucu, silahlı terör örgütüne üye olmasuçunu işlediği iddiasıyla 20/5/2007 tarihinde gözaltına alınmış ve İstanbul Ağır Ceza Mahkemesinin 23/5/2007 tarihli ve 2007/74 Sorgu sayılı kararıyla tutuklanmıştır. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 6/6/2007 tarihli ve 849 sayılı iddianameyle başvurucu ve 4 şüpheli hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işledikleri iddiasıyla İstanbul Ağır Ceza Mahkemesinde kamu davası açılmış ve davanın 2007/277 sırasına kaydıyapılmıştır. İddianamenin başvurucu ile ilgili kısmı şöyledir:"Şüphelinin üst aramasında şüphelilerden N.S’nin fotoğrafı yapışık olarak bulunan ve F. B. adına sahte olarak düzenlenmiş nüfus cüzdanı ele geçirilmiştir.Şüphelinin ikametinde yapılan aramada 2 adet metal saplı sapan, 2 adet kar maskesi, 186 adet metal bilye, daha önce haklarında PKK/KONGRA-GEL terör örgütüne üye olmak-yardım yataklık etmek suçlarından işlem yapılan T, N. K., S. S. isimli şahıslara ait adli evrak fotokopileri, 1 adet kareli beyaz blok nottan koparılmış ... örgütsel doküman, 1 adet beyaz blok nottan koparılmış ... doküman, 1 adet 14/03/2007 tarihli Yapı Kredi Banka dekont nüshası, 1 adet B. adına düzenlenmiş nüfus cüzdanı ve pasaport, 100 ABD doları ve bomba yapımında kullanılmaya elverişli alet ve malzemeler ele geçirilmiştir....Şüpheli hakkındaki yukarıda izah olunan ihbar tutanağı, arama el koyma zaptetme ve inceleme tutanakları, şüphelinin ikna edici bulunmayan savunması ve diğer delillerin kül olarak değerlendirilmesi neticesinde şüphelinin PKK/KONGRA-GEL isimli terör örgütünün üyesi olduğu, şüpheli H.K. ile birlikte eylem hazırlığı içinde bulunduğu, ayrıca şüpheli N. S. ile örgütsel irtibat içinde bulunduğu, eyleminin TCK’nun 314/ maddesine mümas bulunduğu kanaatine varılmıştır." İstanbul Ağır Ceza Mahkemesince 4/7/2007 tarihinde yapılan tensip incelemesinde tutuklu sanıkların savunmalarının alınmasına ve tanıkların dinlenmesine karar verilmiştir. Yargılama safahatında başvurucu, Mahkemenin 27/3/2009 tarihli kararıyla tahliye edilmiştir. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca 18/3/2007 tarihinde başvurucu hakkında PKK-Kongra Gel terör örgütüne üye olmak, yasa dışı toplantı ve gösteri yürüyüşüne katılmak suçlamalarıyla İstanbul Ağır Ceza Mahkemesine açılan kamu davası, MahkemeninE.2007/419 sırasına kayıt edilmiş ve E.2007/277 sayılı dosya ile hukuki ve fiilî irtibatının bulunması üzerinebu dosya üzerinde birleştirme kararı verilmiştir. Başvurucu hakkında İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 24/9/2008 tarihli ve E.2008/1210 sayılı iddianamesi ile resmî belgede sahtecilik suçundan yargılama yapılmak üzere İstanbul Ağır Ceza Mahkemesinekamu davasıaçılmış, söz konusu dava Mahkemenin E.2008/259 sayılı sırasına kaydedilmiş ve 6/10/2008 tarihinde, E.2007/277 sayılı dosya ilebirleştirilmesine karar verilmiştir. Yine İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 4/6/2009 tarihli ve E.2009/612 sayılı iddianamesi ile başvurucu hakkında silahlı terör örgütüne üye olma, örgütün amacı ve stratejisi doğrultusunda molotof kokteyli bulundurma ve atmasuçundan yargılama yapılmak üzere İstanbul Ağır Ceza Mahkemesine kamu davası açılmış; söz konusu dava MahkemeninE.20009/166 sayılı sırasına kayıt edilmiş ve 22/6/2009 tarihinde, söz konusu dosyanın 2007/277 sayılı dosyası ile birleştirilmesine karar verilmiştir. Başvuru tarihine kadar Mahkeme tarafından başvuru konusu davayla ilgili olarak on beş celse yapılmıştır. İstanbul Ağır Ceza Mahkemesi 9/2/2011 tarihli veE.2007/277, K.2011/17 sayılı kararı ile başvurucunun silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 12 yıl 6 ay hapis, resmî belgede sahtecilik suçundan 3 yıl 1 ay 15 gün hapis, izinsiz toplantı ve gösteri yürüyüşüne katılma suçundan 5 ay hapis, genel güvenliği tehlikeye sokma suçundan 8 yıl 4 ay hapis ve 600 TL adli para cezası ve bu suça azmettirmeden 3 yıl 9 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına karar vermiştir. Mahkeme ayrıca hükümle birlikte başvurucu hakkında "verilen cezaların miktarı ve tutuklulukta geçen süre dikkate alınarak tutuklanmak amacıyla hakkında yakalama emri çıkarılmasına" karar vermiştir. Başvurucu 29/1/2014 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. Başvurucu, hakkındaki mahkûmiyet kararını temyiz etmiştir. Temyiz incelemesinde İlk Derece Mahkemesinin yasa dışı toplantı ve gösteri yürüyüşüne katılmak suçundan kurulan hüküm dışında verdiği mahkûmiyet kararları Yargıtay Ceza Dairesince 9/4/2014 tarihli kararla onanmıştır. Bozma sonrası yasa dışı toplantı ve gösteri yürüyüşüne katılmak suçundan yapılan yargılama, İstanbul Ağır Ceza Mahkemesinin E.2014/172 sayılı dosyasına kaydedilmiş ve 14/7/2014 tarihinde yapılan tensiben inceleme sonucunda 2/7/2012 tarihli ve 6352 sayılı Kanun'un geçici maddesinin (b) bendi uyarınca "kovuşturmanın ertelenmesine" karar verilmiştir. İstanbul Ağır Ceza Mahkemesinin kanuna aykırı toplantı ve yürüyüşlere silahsız katılarak ihtara rağmen kendiliğinden dağılmama suçundan başvurucu hakkında verdiği kovuşturmanın ertelenmesi kararı, temyiz edilmeksizin 9/9/2014 tarihinde kesinleşmiştir.B. İlgili Hukuk 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun maddesinin (2) numaralı, maddesinin (1) numaralı, maddesinin (7) numaralı, maddesinin (1) ve (2) numaralı fıkraları, 2/4/1991 tarihli ve 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun maddesi, 6/10/1983 tarihli ve 2911 sayılı Toplantı Ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu'nun 22/7/2010 tarihli ve 6008 sayılı Kanun ile değişik maddesinin (1) numaralı fıkrası. 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun maddesi şöyledir:“(1) Kuvvetli suç şüphesinin varlığını gösteren olguların ve bir tutuklama nedeninin bulunması halinde, şüpheli veya sanık hakkında tutuklama kararı verilebilir. İşin önemi, verilmesi beklenen ceza veya güvenlik tedbiri ile ölçülü olmaması halinde, tutuklama kararı verilemez. (2) Aşağıdaki hallerde bir tutuklama nedeni var sayılabilir: a) Şüpheli veya sanığın kaçması, saklanması veya kaçacağı şüphesini uyandıran somut olgular varsa. b) Şüpheli veya sanığın davranışları; Delilleri yok etme, gizleme veya değiştirme, Tanık, mağdur veya başkaları üzerinde baskı yapılması girişiminde bulunma, Hususlarında kuvvetli şüphe oluşturuyorsa.(3) Aşağıdaki suçların işlendiği hususunda kuvvetli şüphe sebeplerinin varlığı halinde, tutuklama nedeni var sayılabilir: a) 2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununda yer alan; … Anayasal Düzene ve Bu Düzenin İşleyişine Karşı Suçlar (madde ...,314, ...)…(4) Sadece adlî para cezasını gerektiren veya hapis cezasının üst sınırı iki yıldan fazla olmayan suçlarda tutuklama kararı verilemez.” 5271 sayılı Kanun’un maddesinin (1) numaralı fıkrası şöyledir:"(1) Soruşturma ve kovuşturma evrelerinin her aşamasında şüpheli veya sanık salıverilmesini isteyebilir.(2) Şüpheli veya sanığın tutukluluk hâlinin devamına veya salıverilmesine hâkim veya mahkemece karar verilir. Ret kararına itiraz edilebilir.(3) Dosya bölge adliye mahkemesine veya Yargıtaya geldiğinde salıverilme istemi hakkındaki karar, bölge adliye mahkemesi veya Yargıtay ilgili dairesi veya Yargıtay Ceza Genel Kurulunca dosya üzerinde yapılacak incelemeden sonra verilir; bu karar re'sen de verilebilir."