11. Hukuk Dairesi 2009/5816 E. , 2011/5140 K. MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 30/10/2008 tarih ve 2007/737-2008/586 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davacı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 26.04.2011 gününde davacı avukatı .... ile davalı avukatı ....gelip, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatları…
**11. Hukuk Dairesi 2009/5816 E. , 2011/5140 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 30/10/2008 tarih ve 2007/737-2008/586 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davacı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 26.04.2011 gününde davacı avukatı .... ile davalı avukatı ....gelip, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, mülkiyeti müvekkiline ait 49.806.308 MT Ariantio buğdayın davalı şirket depolarında stoklandığını, stoklanan buğdayın 752 ton eksik çıktığını, müvekkili tarafından zararının giderilmesi için davalıya çekilen ihtarın sonuçsuz kaldığını ileri sürerek fazlaya dair talep ve dava hakları saklı kalması kaydıyla şimdilik 78.960.USD’nin 24.01.2003 tarihinden itibaren faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, M/V Captain Johnl Gemisinden tahliye edilen 49.791.900.kg buğdayın davacının talebi üzerine müvekkiline ait Sasalı İzgütaş tesislerine depolandığını, kapalı alanda yer kalmaması nedeniyle malın bir kısmının açık alana stok edildiğini, müvekkili şirketin sorumluluğunun sadece mala uygun yer tahsis edip gelen kamyonları tartmak olduğunu, bu konuda gönderilen yazının davacı tarafından da teyit edildiğini, buğdaydaki eksikliğin iddia edildiği kadar olmayıp fire sınırında olduğunu, makul depolama süresinin 3-4 ay olup dava konusu uyuşmazlıkta ise depolama süresinin 18 ayı geçtiğini, olayda müvekkilinin bir kusuru bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. Mahkemece, davanın reddine dair verilen kararın davacı vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 22.05.2007 tarihli kararı ile hüküm davacı yararına bozulmuştur. Mahkemece bozma kararına uyularak ve bilirkişi raporu alınarak dava konusu taşınan buğdayın nem oranı dışında test ve ölçüm yapılmamış olduğundan, bozmadan önceki bilirkişilerin nem oranı üzerinden değerlendirme yapmalarının doğal olduğu, bilimsel bir temele oturtarak sıfır neme indirgenmiş şekilde yapılan kayıp hesaplarının doğru bir yöntem olduğu, ayrıca buğday ile dış ortam arasında, su etkinliği adı verilen ve karşılıklı nem alışverişi sonucu bir denge durumunun olacağı ve bu dengenin bozulması durumunda “buğdaydaki nem miktarının artması”, küflenme ve diğer bozulmaların olacağının fiziksel, biyolojik ve bilimsel bir gerçek olduğu, söz konusu depolanmış buğdayda nem artışı veya azalması dikkate ve hesaplanmaya “artan ve azalan miktarların” alındığı, buna karşın yine bir azalmanın söz konusu olduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dava, davalı depolarında stoklanan mülkiyeti davacıya ait olan emtiadaki kayıp iddiasına dayalı tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece verilen davanın reddine dair kararın Dairemizin 22.05.2007 tarihli ilamı ile bozulması üzerine alınan bilirkişi raporu doğrultusunda davanın yeniden reddine karar verilmiştir. Mahkemece bozma kararına uyulmak suretiyle 20.03.2008 tarihli bilirkişi raporu alınmış ise de, alınan rapor Yargıtay bozma kararında belirtilen ilke ve yapılması istenilen inceleme yönünden karar vermeye ve denetimine elverişli değildir. HUMK'nun 283.maddesi gereğince mahkemece, bilirkişiler tarafından düzenlenen rapor yetersiz, noksan ve müphem ise, bilirkişiden izahat ve açıklama için yeni ek rapor isteyebileceği gibi, 284.madde gereğince de, yeni bir bilirkişi heyeti oluşturularak yeni bir rapor alınabilir. Davaya ilişkin olarak alınan 30.03.2008 tarihli bilirkişi raporunda, davacının 21.04.2005 tarihli itirazlarını sunduğu dilekçede yer alan hiçbir itiraz değerlendirilmeden, soyut olarak rapor düzenlenmiş ve yine Dairemizce yeterli görülmeyen ilk rapora atıfta bulunulmuştur. Davacı vekili de bu rapora 17.10.2008 tarihli dilekçesi ile ilk rapora yaptığı ve karşılanmayan itirazlarını tekrar etmiştir. Bu itibarla mahkemece davacı vekilinin cevaplanılması gereken ciddi itirazları üzerinde durulmadan, yine ilk bilirkişi raporu doğrultusunda karar verilmesi doğru görülmemiştir. O halde mahkemece, taşıma hukuku ve zirai mamüllerin depolanması konusunda uzman yeni bir bilirkişi heyeti oluşturularak, davacı tarafın itirazlarının tek tek incelenmek suretiyle Yargıtay denetimine elverişli bilirkişi raporu alınması ve sonucuna göre karar verilmesi için eksik inceleme ile verilen kararın bozulmasına karar vermek gerekmiştir. SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın, davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, takdir edilen 825,00 TL duruşma vekillik ücretinin davalıdan alınark davacıya verilmesine, 28.04.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.