Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2020/7181 E. , 2024/551 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y SEKİZİNCİ DAİRE Esas No : 2020/7181 Karar No : 2024/551 TEMYİZ EDENLER : 1- (DAVACI) ... Enerji Elektrik Üretim A.Ş. VEKİLİ : Av. ... 2- (DAVALI) ... Genel Müdürlüğü VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, karşılıklı olarak temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacı
Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2020/7181 E. , 2024/551 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y SEKİZİNCİ DAİRE Esas No : 2020/7181 Karar No : 2024/551 TEMYİZ EDENLER : 1- (DAVACI) ... Enerji Elektrik Üretim A.Ş. VEKİLİ : Av. ... 2- (DAVALI) ... Genel Müdürlüğü VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, karşılıklı olarak temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacı şirket tarafından, ilave ağaçlandırma bedeli tahakkukuna ilişkin Kırkağaç Orman İşletme Şefliğinin ... tarih ve ... sayılı işleminin iptali ile ihtirazi kayıtla ödenen 1.326.130,88-TL ilave ağaçlandırma bedeli ve 238.703,56-TL KDV tutarının ödeme tarihinden itibaren işletilecek ticari faizi ile birlikte iadesine karar verilmesi istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; davacı şirkete orman sınırları içinde kalan 220.215,47 m² lik alanda Rüzgar Enerji Santrali kurup işletmek üzere 6831 sayılı Kanunun 17/3. ve 18. maddeleri uyarınca 04/04/2056 tarihine kadar kesin izin verildiği, orman vasıflı arazi için ağaçlandırma bedeli ödemesi gerektiği konusunda duraksama bulunmamakla birlikte davacı şirketten istenen ilave ağaçlandırma bedelinin yasal dayanağının bulunmadığı, her ne kadar dava konusu işlemler 16/07/2013 tarih ve 880 sayılı Genelge gereğince tesis edildiği ifade edilmiş ise de; anılan Genelge içeriğinde ilave ağaçlandırma bedelinin yasal dayanağının ortaya konulmadığı görülmekle birlikte, aynı doğrultuda bir uyuşmazlıkta, anılan Genelgenin iptali istemiyle açılan davada, Danıştay 8. Daresinin 15/05/2019 tarih ve E:2014/5904, K:2019/4614 sayılı kararı ile "...Yönetmelikte sayılan tesislerden bazılarından bazı durumlarda ilave ağaçlandırma bedeli alınması gerektiğine dair düzenlemenin Yönetmelik ile yapılması gerekirken Genelge ile yapılamasında hukuka uyarlık bulunmadığı" gerekçesiyle iptaline karar verildiğinden, davalı idarece ilave ağaçlandırma bedeli istenilmesine ilişkin işlemin yasal dayanağının olmadığı açık olduğundan, dava konusu işlemlerde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesi ile dava konusu işlemin iptaline, dava konusu işlemlerde hukuka uyarlık bulunmadığından Anayasa'nın 125. maddesi hükmü gereğince davacı şirketin ihtirazi kayıtla ödemiş olduğu ilave ağaçlandırma bedeli olan 1.564.834,44-TL'nin, ödeme tarihi olan 10/07/2019 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davalı idarece davacı şirlete ödenmesi gerektiğine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : Davacı tarafından; işletilmesi gereken faizin dava dilekçesinde de beyan edildiği üzere ticari faiz olduğu, nispi harç ödenen ve tam yargı davası niteliğinde açılan davada hukuka aykırı olarak maktu avukatlık ücretine hükmedildiği, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 3. kısmına göre; 87.569,21-TL nispi avukatlık ücretine hükmedilmesi gerekirken, davanın idari işlemin iptali davası gibi değerlendirilerek 1.700,00-TL maktu vekalet ücretine hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğu, davalı idare tarafından ise; söz konusu ön izin taahhüt senedinin 13. maddesinde RES kesin izin aşamasında ilave ağaçlandırma bedelinin ödeneceğinin firma tarafından kabul ve taahhüt edildiği, davacı firmanın bu bedelleri ödeyeceğini bilerek işlemlere devam ettiği, işlemin hukuka uygun olduğu, temyize konu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından istemin reddi gerektiği savunulmakta olup, davalı idare tarafından savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ : Davalı idarenin temyiz isteminin reddine, davacının temyiz istemi yönünden ise, temyize konu kararın yargılama giderleri kısmının düzeltilerek onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin işin gereği görüşüldü: HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Davalı idarenin temyiz istemi yönünden: Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. Davacının temyiz istemi yönünden: 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde; temyiz incelemesi sonunda Danıştayın, kararda yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan maddi hatalar ile düzeltilmesi mümkün eksiklik veya yanlışlıklar varsa kararı düzelterek onayacağı hükmüne yer verilmiştir. 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun "Mevzuu" başlıklı 2. maddesinin 1. fıkrasında, "Yargı işlemlerinden bu kanuna bağlı (1) sayılı tarifede yazılı olanları, yargı harçlarına tabidir." hükmü; "Harç alma ölçüleri" başlıklı 15. maddesinde, "Yargı harçları (1) sayılı tarifede yazılı işlemlerden değer ölçüsüne göre nispi esas üzerinden, işlemin nev'i ve mahiyetine göre maktü esas üzerinden alınır." hükmü; "Değer esası" başlıklı 16. maddesinin 1. fıkrasında, "Değer ölçüsüne göre harca tabi işlemlerde (1) sayılı tarifede yazılı değerler esastır..." hükmü; "Harcın nispeti" başlıklı 21. maddesinde, "Yargı harçları (1) sayılı tarifede yazılı nispetler üzerinden alınır." hükmü; "Maktu harçlarda ödeme zamanı" başlıklı 27. maddesinin 1. fıkrasında, "sayılı tarifede yazılı maktu harçlar ilgili bulunduğu işlemin yapılmasından önce peşin olarak ödenir." hükmü; " Nispi harçlarda ödeme zamanı" başlıklı 28. maddesinde, "(1) sayılı tarifede yazılı nispi harçlar aşağıdaki zamanlarda ödenir: a) Karar ve ilam harcı, Karar ve ilam harçlarının dörtte biri peşin, geri kalanı kararın tebliğinden itibaren bir ay içinde ödenir. Şu kadar ki, ölüm ve cismani zarar sebebiyle açılan maddi ve manevi tazminat davalarında peşin alınan harcın oranı yirmide bir olarak uygulanır. Bakiye karar ve ilam harcının ödenmemiş olması, hükmün tebliğe çıkarılmasına, takibe konulmasına ve kanun yollarına başvurulmasına engel teşkil etmez. ..." hükmüne yer verilmiştir. Anılan Kanun'un, yargı harçlarının gösterildiği (1) sayılı tarifesinin "III - Karar ve ilam harcı" üst başlığının altında düzenlenen "Nispi harç" başlıklı 1. fıkrasında, "Konusu belli bir değerle ilgili bulunan davalarda esas hakkında karar verilmesi halinde hüküm altına alınan anlaşmazlık konusu değer üzerinden" nispi karar harcı alınacağı; "Maktu harç" başlıklı 2. fıkrasında, "1'inci fıkra dışında kalan davalarla, taraf teşkiline imkan bulunmayan davalarda verilen esas hakkındaki kararla, davanın reddi kararı ve icra tetkik mercilerinin 1'inci fıkra dışında kalan kararlarında" maktu karar harcı alınacağı belirtilmiştir. Dosyanın incelenmesinden; davacı şirkete verilen orman izni nedeniyle toplam 1.564.834,44-TL ilave ağaçlandırma bedeli istenilmesine ilişkin işlemin iptali ile ihtirazi kayıtla ödenen söz konusu tutarın iadesine karar verilmesi istemiyle maktu karar harcı yatırılarak İdare Mahkemesinde açılan bu davada, Mahkemece karar harcının nispi esas üzerinden hesaplandığı ve eksik yatırılan 26.679,06-TL peşin harcın davacıya tamamlatıldığı, daha sonra yapılan yargılama sonucunda dava konusu işlemin iptaline ve 44,40-TL maktu karar harcının da içinde bulunduğu toplam 167,50-TL yargılama giderinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine karar verildiği, ancak daha sonra davacı tarafından yatırılan 26.679,06-TL nispi harç yönünden hüküm kurulmadığı görülmektedir. Uyuşmazlıkta, davacı şirketten 1.564,834,44-TL ilave ağaçlandırma bedeli istenilmesine ilişkin işlemin iptaline karar verildiği, davacının ödemiş olduğu bedelin iadesi talebinin iptal davasının bir sonucu olduğu, iptal davasıyla birlikte ileri sürülen nedenlerle iade talebinde bulunulduğu, tahsil edilen tutarın iadesine yönelik davalı idarenin sorumluluğundan söz edilmediği, idareye tazminatı gerektirir herhangi bir hizmet kusuru atfedilmediği, bu yönüyle davanın tam yargı davası niteliğinde bulunmadığı sonucuna varıldığından karar harcının maktu olarak belirlenmesi gerektiği sonucuna varılmıştır. Bu itibarla iptal davası niteliğinde olan bu davada 492 sayılı Kanun ve bu Kanun'a bağlı (1) sayılı tarife gereği maktu karar harcı alınması ve davacıdan fazladan alınan 26.634,06-TL nispi harcın iade edilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır. Bu durumda, davacıdan fazladan alınan 26.634,06-TL harcın iade edilmemesine yönelik eksikliğin yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediği anlaşıldığından, 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendi uyarınca; temyize konu kararın hüküm fıkrasına "fazladan yatırılan 26.634,66-TL nispi harcın davacıya iadesine" ibaresi eklenerek, kararın düzeltilerek onanması gerekmektedir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; Temyiz istemlerinin reddi ile 1) ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararının; a) Hüküm fıkrası dışında kalan kısmının ONANMASINA, b) Hüküm fıkrasının DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 2) Temyiz giderlerinin istemde bulunanların üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından artan tutarın Mahkeme tarafından iadesine, 3) Kesin olarak, 13/02/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.