8. Hukuk Dairesi 2018/4053 E. , 2018/10975 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : İtirazın Kaldırılması ve Tahliye Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonucunda Mahkemece verilen davanın reddine dair kararın davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemiz'in 06.12.2017 gün ve 2017/4273 Esas, 2017/16360 Karar sayılı ilamı ile bozulmasına karar verilmişti. Davalı vekili tarafından süresinde kararın düzeltilmesi istenilmiş olmak
**8. Hukuk Dairesi 2018/4053 E. , 2018/10975 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : İtirazın Kaldırılması ve Tahliye Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonucunda Mahkemece verilen davanın reddine dair kararın davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemiz'in 06.12.2017 gün ve 2017/4273 Esas, 2017/16360 Karar sayılı ilamı ile bozulmasına karar verilmişti. Davalı vekili tarafından süresinde kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla dosya incelendi gereği düşünüldü: KARAR Davacı alacaklı 05.07.2011 başlangıç tarihli yazılı kira akdine dayanarak 18.08.2015 tarihinde haciz ve tahliye talepli olarak başlattığı icra takibi ile 2012 yılından 2015 yılı Temmuz ayı dahil kira artışından kaynaklanan kira alacağı 954,00 TL’nin tahsilini talep etmiş, ödeme emri davalı borçluya 21.08.2015 tarihinde tebliğ edilmiştir. Davalı borçlu 24.08.2015 tarihli itiraz dilekçesinde, davacı ile akdedilen 05.07.2011 başlangıç tarihli kira sözleşmesinin bitiminden önce ve sonra alacaklı tarafından kira akdinin uzatılmayacağı veya kira bedelinin yeni dönemde artırılması talebinde bulunulmadığını, aylık 300 TL olarak başlayan kirasını imkanları nispetinde 350 TL olarak artırmak suretiyle aksatmadan alacaklının hesabına yatırdığını, hiçbir kira borcu bulunmadığını, alacaklının kötü niyetli olarak kendisini evden çıkartmak için bu yola başvurduğunu bildirerek borcun tamamına itiraz etmiştir. Ödeme emrine davalı borçlu tarafından itiraz edilmesi üzerine, davacı alacaklı icra mahkemesine başvurarak itirazın kaldırılması ve tahliye isteminde bulunmuştur. Mahkemece davacının kira dönemi başlangıcından itibaren yaklaşık üç yıl süre ile kiracı tarafından ödenen kira bedellerini ihtirazi kayıt ileri sürmeksizin kabul etmesi sebebi ile takip yapamayacağı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, karar davacı vekilince temyiz edilmiştir. Yalova İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2015/554 Esas - 2016/172 Karar Sayılı kararının karar düzeltme incelemesi, sonucunda, Yargıtay 8. Hukuk Dairesi'nin 2017/4273 Esas, 2017/16360 Karar Sayılı kararı ile; icra takibinde dayanılan 05.07.2011 başlangıç tarihli bir yıl süreli kira sözleşmesi konusunda taraflar arasında ihtilaf bulunmadığı, sözleşmenin özel şartlar 6. maddesinde kira artış şartının düzenlendiği, özgür irade ile kararlaştırılan bu şartın geçerli olduğu ve tarafları bağladığı, davacının artış şartı uygulanmadan önce kira paralarını ihtirazi kayıt koymadan almasının kira bedellerinin davalının ödediği miktarda belirlendiği konusunda anlaşmanın varlığını göstermeyeceği ve mahkemece TBK 344. Maddesi hükmü de gözetilerek ÜFE artış oranını geçmemek üzere sözleşme hükmü uyarınca aylık kira bedeli ve kira artış farkının belirlenerek bu miktar üzerinden itirazın kaldırılması gerektiği gerekçesi ile bozulmuş ise de; davalı borçlu yargılamadaki oturumda takibe konu borcu faiz ve masrafları ile beraber ödediğini, ödemeye ilişkin dekontu sunarak beyan etmiş ve ayrıca davacı yanın talep ettiği artış oranını kabul ettiğini bundan sonraki kiraları davacının arttırdığı oranda ödeyeceğini dile getirmiştir. Gerçekten de borçlu 05.01.2016 tarihinde takip masrafları da dahil olmak üzere 1.401,60 TL'yi icra dosyasına ödemiştir. Buna göre borçlu yargılama aşamasındaki beyanı ile taraflar arasındaki ihtilafı sona erdirmiş ise de davalı davanın açıldığı tarihte itirazında haksız olup alacaklı davacı itirazın kaldırılması ve tahliye talebinde haklıdır. Buna göre mahkemece ödemelerde nazara alınarak işin esası hakkında karar verilmesi gerektiğinden bahisle kararın bozulmasına karar verilmesi gerekirken değişik gerekçe ile bozulduğu anlaşılmakla borçlu vekilinin karar düzeltme talebinin kabulü ile kararın açıklanan değişik gerekçe ile bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Davalı asılın karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemiz'in 06.12.2017 tarih ve 2017/4273 Esas - 2017/16360 Karar sayılı bozma ilamının kaldırılmasına, mahkeme kararının yukarıda yazılı değişik gerekçe ile İİK'nın 366 ve 6100 sayılı HMK'nın Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nın 428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde karar düzeltme isteyene iadesine, 09.04.2018 tarihinde oybirliği ile karar verildi.