8. Hukuk Dairesi 2023/2463 E. , 2024/7297 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/318 E., 2023/229 K. KARAR : İstinaf başvurularının esastan reddine İLK DERECE MAHKEMESİ : Fethiye Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2016/46 E., 2021/32 K. Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne, asli müdahilin davasının ise reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararını
**8. Hukuk Dairesi 2023/2463 E. , 2024/7297 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/318 E., 2023/229 K. KARAR : İstinaf başvurularının esastan reddine İLK DERECE MAHKEMESİ : Fethiye Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2016/46 E., 2021/32 K. Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne, asli müdahilin davasının ise reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının, davalı vekili ile asli müdahil vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı vekili ile asli müdahil vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Muğla ili Fethiye ilçesi Hisarönü Mahallesi çalışma alanında 2016 yılında 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) geçici 8 inci maddesi uyarınca yapılan kadastro sırasında, 657 ada 3 parsel sayılı 9.624,44 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle senetsizden, tarla vasfıyla, davalı ... adına tespit edilmiştir. Davacı Hazine vekili 28.12.2016 tarihli dava dilekçesinde özetle; Fethiye ilçesi Hisarönü Mahallesi 657 ada 3 parsel sayılı taşınmazın devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğunu, zilyetlikle kazanılamayacağını, Kadastro Kanunu'nun 14 ve 17. maddesindeki şartların oluşmadığını, taşınmazın orman niteliğinde olduğunu ileri sürerek, kadastro tespitinin iptali ile taşınmazın Hazine adına tescilini talep ve dava etmiş; yargılama sırasında asli müdahil ... vekili müdahale dilekçesi ile, dava konusu taşınmazda zilyetlikle kazanım koşullarının müvekkili olan asli müdahil lehine oluştuğunu belirterek davaya katılmıştır. Davalı ve asli müdahil ayrı ayrı cevaplarında; davanın reddini savunmuşlardır. İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "... dava konusu taşınmazın bilirkişi raporlarında (A) ve (B) harfleri ile gösterilen kısımlarında geçmişte herhangi bir zilyetlik olmadığı ve orman bitki örtüsü ile kaplı olduğu, (C) harfi ile gösterilen kısmının ise 1953 yılında imar ihya faaliyetlerine başlandığı ve tarımsal faaliyetlerde kullanıldığı ancak 1982 yılında zilyetliğin kesintiye uğrayarak yeniden orman bitki örtüsü yetiştiği, 2018 yılına kadar taşınmazda herhangi bir zilyetlik olmadığı 2018 yılında yeniden tarımsal amaçla kullanılmaya başlandığı, taşınmazın geçmişte ve tespit tarihinde ekonomik amaca uygun zilyetliğe konu olmadığı ve C harfi ile gösterilen kısımda imar ihyanın tamamlanmadığı zilyetlik süresinin dolmadığı, her ne kadar bilirkişi raporunda taşınmazın ham toprak ve kayalık vasfında olduğu belirtilmiş ise de; hava fotoğraflarında kapalı görüntü verdiği ve orman bitki örtüsü ile kaplı olduğunun belirtildiği, ayrıca batı ve güneyinin de orman parseli olduğu göz önüne alındığında, taşınmazın tamamının orman vasfında olduğu ..." gerekçesiyle, davacı Hazinenin davasının kabulüne, Muğla ili Fethiye ilçesi Hisarönü Mahallesi 657 ada 3 parselin kadastro tespitinin iptali ile orman vasfıyla ... adına tapuya kayıt ve tesciline, asli müdahil ... davasının ise reddine karar verilmiş; hükmün, davalı vekili ile asli müdahil vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince; "... İlk Derece Mahkemesince yapılan keşfe katılan fen bilirkişi, harita mühendisi ve ziraat mühendisi bilirkişiler tarafından sunulan denetime elverişli, bilimsel ve teknik veriler içeren ortak bilirkişi raporu ve eki krokiler ile orman mühendisi tarafından ayrıca sunulan bilirkişi raporu ve eki krokiler ile dava konusu taşınmazın krokide (A) harfi ile gösterilen kısmında zilyetlik emaresinin ve tarımsal üretim amaçlı kullanım olmadığının, çamlık vasfında olduğunun; (B) harfi ile gösterilen kısımda toprak işlemesi yapılmadığının, ekili dikili kültür bitkisi olmadığının, orman ağaçları ile çalı formunda ağaççıkların bulunduğunun, humuslu orman toprağı ile kaplı olduğunun, zilyetlik emaresinin ve tarımsal üretim amaçlı kullanım olmadığının, taşlık ve kayalık olduğunun; (C) harfi ile gösterilen kısımda, bir kısım yerde toprak işlemesi yapıldığının, toprak işlemesi yapılmayan kısımların tek ve çok yıllık yabancı otlar ile kaplı olduğunun, yer yer kesilmiş kızılçam ağaçlarının kök ve kök tacı kalıntılarının bulunduğunun, humuslu orman toprağı ile kaplı olduğunun, bu kısmın 1964 ila 1974 yılları arasında imar ihyasının tamamlanmasına rağmen, 1982 yılı öncesinde zilyetliğinin kesintiye uğradığının, 1982 yılında taşınmazda orman bitki örtüsünün yetişmeye başladığının, 1982 yılından 2018 yılında kadar zilyetlik ve tarımsal faaliyet olmadığının, bu yıllar arasında yetişen orman bitki örtüsü nedeniyle yüzeyinin humuslu orman toprağı ile kaplandığının, 2018 yılı içinde orman bitki örtüsünün temizlenerek tarımsal faaliyetlerde kullanılmaya başladığının bildirilmesi karşısında; mahkemece, ayrıca dava konusu taşınmazın eski tarihli hava fotoğraflarında kapalı görüntü verdiği, orman bitki örtüsü ile kaplı olduğu, ayrıca batı, kuzey ve güney olmak üzere üç tarafının orman ile çevrili olduğu gerekçesiyle, dava konusu taşınmazın tamamının orman vasfında olduğunun kabul edilerek, asli müdahilin davasının reddine, davacı Hazine'nin davasının kabulü ile, dava konusu taşınmazın kadastro tespitinin iptali ile orman vasfı ile Hazine adına tesciline karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı ..." gerekçesiyle, davalı vekili ile asli müdahil vekilinin istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiş ve iş bu karar, davalı vekili ile asli müdahil vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava, kadastro tespitine itiraza ilişkin olup, çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde, 1956 yılında yapılan tapulama, 1744 sayılı Kanun hükümlerine göre yapılıp 01.11.1976 tarihinde ilân edilerek kesinleşen orman kadastrosu ve 2. madde uygulaması, daha sonra 22.10.1987 tarihinde ilân edilerek kesinleşen aplikasyon ve 3302 sayılı Kanun ile değişik 6831 sayılı Kanun'un 2/B madde uygulaması, 07.04.2005 tarihinde ilân edilerek kesinleşen 6831 sayılı Kanun'un 4999 sayılı Kanun ile değişik 9. maddesi uyarınca yapılan düzeltme işlemi ve 2015 yılında yapılan uygulama kadastrosu çalışmaları vardır. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına ve temyiz edenin sıfatına göre, temyizen incelenen karar usûl ve kanuna uygun olup, davalı vekili ile asli müdahil vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının ONANMASINA, 179,90 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 247,70 TL'nin temyiz edenlerden ayrı ayrı alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 09.12.2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.