11. Hukuk Dairesi 2011/11974 E. , 2012/18648 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada Ankara 24. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 07.10.2010 tarih ve 2002/875-2010/241 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı-karşı davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma t
**11. Hukuk Dairesi 2011/11974 E. , 2012/18648 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada Ankara 24. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 07.10.2010 tarih ve 2002/875-2010/241 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı-karşı davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, davalının müvekkilinden devralmış olduğu kuaför salonunun 10/03/1998 tarihinden itibaren oluşmuş tüm vergi, elektrik, su, doğalgaz ve apartman aidatını ödeyeceğini taahhüt etmesine rağmen ödemediği için müvekkilinin ödemek zorunda kaldığını ileri sürerek 5.000 TL'nın taahhüt tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davacı ile aralarında devir sözleşmesi yapılmasına rağmen davacının işyerini boşaltmaması nedeni ile bu durumun oluştuğunu savunarak davanın reddini istemiş, karşı davasında da davacının 17/09/1999 tarihinde işyerini noter vasıtasıyla devretmesine rağmen gerçekte devir yapmayarak 4 yıla yakın bir süre işyerini kendisinin kullanması nedeniyle müvekkilinin kar kaybına uğradığını ileri sürerek 15.000 TL'nın 17/09/1999 tarihinden itibaren reeskont faizi ile tahsilini talep ve dava etmiştir. Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, asıl dava bakımından 4.188,15 TL alacağın 30/10/2002 tarihinden itibaren yasal faizi ile davalı ...'dan alınarak davacı ...'ya verilmesine, karşı dava yönünden de 2.276,43 TL alacağın 05/06/2003 tarihinden itibaren yasal faizi ile davacı karşı davalı ...'dan alınarak davalı karşı davacı ...'ya verilmesine karar verilmiştir. Kararı davalı-karşı davacı vekili temyiz etmiştir. 1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı–karşı davacı vekilinin aşağıdaki bent dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir. 2- Asıl dava ticari işletme devri nedeniyle ödenmesi gereken ancak davalı-karşı davacı tarafından ödenmeyen elektrik, su vs. giderin davalı–karşı davacıdan tazmini, karşı dava ise davacı–karşı davalının işletme devri sözleşmesine rağmen devretmediği işletmenin fiilen devredilmemesinden kaynaklanan davalı–karşı davacının kar kaybı istemlerine ilişkin olup, mahkemece davacı-karşı davalı ile davalı-karşı davacının talepleri yerinde bulunarak davaların kısmen kabulüne yönelik hüküm kurulmuştur. Ancak, dosya kapsamında görüşüne başvurulan bilirkişi raporuyla, davacı–karşı davalının isteminde bulunan gider kalemlerinin işletmenin fiilen devredilmediği döneme ait olduğunun tespitine rağmen, mahkemece, davalı–karşı davacının işletmeyi fiilen teslim aldığı tarihten önceye ait bu giderlerden sorumlu tutularak asıl davanın kabulüne yönelik hüküm kurulması doğru bulunmamıştır. Karşı davaya ilişkin olarak ise, taraflar arasında yapılan devir sözleşmesi uyarınca davalı devir bedelini ödemiş, fakat davacının iş yerini teslim etmemesi nedeniyle açtığı dava sonucunda işyerini ancak 18/06/2003 tarihinde teslim almıştır. Bu durumda, davalı–karşı davacı işletme devir sözleşmesi uyarınca işletmeyi devir alması gereken tarihden, teslim aldığı tarihe kadar işyerini çalıştıramaması nedeniyle kar kaybına uğramıştır. Bilirkişinin emsal aldığı kararlar, somut olaya uymamakta olup, mahkemece yukarıda işaret edildiği üzere, işletmenin sözleşme uyarınca devir edilmesi gereken tarihden, resmen teslim edilen tarihe kadar geçen süre için davalı–karşı davacının kar kaybının hesaplanması gerekir. Ayrıca, bilirkişinin davacının 1999 yılı vergi beyanı ile 2000 yılı hayat standardına göre tespit edilen vergi esas alınarak kar kaybının hesaplaması yoluna gidilmiş ise de bu hesap tarzı da doğru olmayıp, iş yerinin büyüklüğü, kapasitesi, bulunduğu yer, mevkii ile gelirini etkileyebilecek diğer unsurlar göz önüne alınarak mahrum kalınan karın hesaplanması gerekir. Öte yandan davalı–karşı davacı isteminde avans faizine hükmedilmesini talep etmiş olmasına rağmen yasal faize hükmedilmesi de doğru olmayıp, mahkemece verilen kararın bozulmasına karar vermek gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenle, davalı–karşı davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenle davalı–karşı davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün yukarıda yazılı nedenlerle davalı–karşı davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalı-karşı davacıya iadesine, 20.11.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.