TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ :ANKARA 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ :25/10/2024 NUMARASI : 2023/675 Esas 2024/686 Karar DAVA : Ticaret Sicil Memurunun Kararına İtiraz İTİRAZ TARİHİ : 05/10/2023 KARAR TARİHİ : 04/12/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 04/12/2025 Taraflar arasındaki ticaret sicil müdürlüğü kararına itirazın ilamda yazılı gerekçelerle davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı taraf vekilince süresinde istinaf kanun yol…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21. HUKUK DAİRESİ 2025/1210 Esas 2025/1454 Karar T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2025/1210 KARAR NO : 2025/1454 TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ :ANKARA 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ :25/10/2024 NUMARASI : 2023/675 Esas 2024/686 Karar DAVA : Ticaret Sicil Memurunun Kararına İtiraz İTİRAZ TARİHİ : 05/10/2023 KARAR TARİHİ : 04/12/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 04/12/2025 Taraflar arasındaki ticaret sicil müdürlüğü kararına itirazın ilamda yazılı gerekçelerle davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı taraf vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı ... Turizm İşletmesi Limited Şirketi, Türkiye Ticaret Sicil Gazetesinin 06.06.2017 tarihli ve 9341 sayılı gazetesinde ilan edildiği şekliyle kurulduğunu, davacı şirket merkezi adresindeki taşınmazda kiracı sıfatıyla uzun yıllardır bulunduğunu, şirket merkez adresinin ''...'' olduğunu, müvekkilinin ticari faaliyetlerine özgü olmak üzere, Ankara/Cumhuriyet Vergi Dairesi nezdinde 0690530632 vergi kimlik numaralı işyeri açılışı buluduğunu, (Ek Vergi levhası) müvekkili şirketin ticaret odasındaki sicil numarasının ise 408311 olduğunu, anılan adresin işyeri vasfıyla kullanılan, yalnızca müvekkili şirketin kullanımında olan bir taşınmaza ait olduğunu, Ankara Ticaret Odası Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün 21/08/2023 tarihli ve E-62752911-101.05[101.05]-159677 sayılı yazısı ile dava dışı ... Turizm İşletmesi İnşaat ve Ticaret Limited Şirketi'nin 15/08/2023 tarihinde müdürlüğe başvuruda bulunduğunu, bu başvuru dilekçesinde dava konusu adreste müvekkili şirketin faaliyet göstermediğinin bildirildiğini, ek olarak bu adreste kendilerinin faal olduğuna dair beyanlarda bulunulduğunu, bunun üzerine anılan yazı ile müvekkili yandan kaçınma sebeplerini gösterir belgelerin ve bilgilerin sunulmasının 15/08/2023 tarihli dava dışı şirket başvurusunun öğrenilmesi üzerine, Ankara Ticaret Odası Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne bir takım dosya ile dava konusu adreste faaliyetlerinin sürdüğüne dair bir dilekçe ve ekinde Cumhuriyet Vergi Dairesi tarafından düzenlenen vergi lehvası, son dönem vergi beyannameleri, çalışanlara ait bordro ve SGK kayıtları, şirkete ait anılan adrese kayıtlı Turizm İşletme Belgesi, belediye makamınca düzenlenen İşyeri Açma ve Çalışma Ruhsatı gibi, faaliyeti ispata yarar oldukça kuvvetli ve tartışılmaz belgeleri de başvurusuna eklemek suretiyle başvurulduğunu, anılan başvuru neticesinde ise müdürlük tarafından itiraza konu 25/09/2023 tarihli ve 165954 sayılı işlem tesis edilerek, hukuka ve fiiliyattaki gerçeğe aykırı bir tutum sergilendiğini, zira dava dışı şirket tarafından 15/08/2023 tarihinde yapılan başvuru ile söz konusu adresin şirketlerince kullanıldığı iddia edilmekte ve ancak bu iddiayı ispata yarar belgelerin ise sunulmadığını, anılan şirketin ticaret sicil kayıtları incelendiğinde, Türkiye Ticaret Sicil Gazetesinin 14/02/2023 tarihli ve 10769 sayılı gazetesinde ilan edildiği haliyle, 14/02/2023 tarihli şirket genel kurulu kararını tescil ettirdiğini, bu kararda ise "..." adresinde bulunan şirket merkezini, dava konusu adrese taşıdığı yönünde ilan yapıldığını, dava dışı şirketin, sicil müdürlüğüne vergi levhası sunduğu yönünde şifai bilgi edinildiğini, ancak anılan adreste kuruluş tarihinden bugüne müvekkili şirketin faaliyet gösterdiğinden, anılan vergi levhasına bağlı yoklama işlemlerinin ise nasıl yapıldığını, sunulan levhanın gerçek olup olmadığının tartışma konusu olduğunu, bu hususta Cumhuriyet Vergi Dairesi'ne 22/09/2023 tarihinde yazılı başvuru yapılarak, anılan dava dışı şirketin müvekkili şirketin adresinde ne şekilde kaydının yapıldığı ve sürece ilişkin bilgilerin taraflarına yazılı olarak sunulmasını talep ettiklerini, anılan vergi dairesince 22/09/2023 tarihli dilekçemize karşı yazılı bir cevap verilmediğini, ancak mersis sistemi üzerinden yapılan harici incelemeler neticesinde, bahsi geçen şirketin Cumhuriyet Vergi Dairesinde olan kaydının iptal edildiğini, şirketin Kızılbey Vergi Dairesi'ne taşındığının anlaşıldığını, anılan şirketin müvekkili şirketin merkez adresine yaptırmış olduğu adres taşıma işlemine, ATO tarafından dayanak tutulan vergi levhasının da hükümsüz kaldığını, ATO'ya verilen itiraz ve kaçınma dilekçesinde, bahsi geçen şirketin anılan adreste faaliyetinin bulunmadığının açıkça ispat edilmiş olmasına rağmen, ilgili kurum tarafından yeterli araştırma yapılmadığını, itirazlarının dikkate alınmadığını, Ticaret Sicil Yönetmeliğinin 27 nci maddesi, 34 üncü maddenin birinci fıkrasının d bendi, 36 ncı maddesi ile 37 nci maddesi hükümlerine aykırı olarak dava dışı şirketin adresinin, müvekkili şirketin faaliyetlerini sürdürdüğü adrese dair tescil yaptığını, buna ilişkin itirazlarının değerlendirilmediğini, dava dışı şirket adına Ankara Ticaret Odası Ticaret Sicil Müdürlüğüne hangi belgelerin sunulduğunun bilinmediğini, anılan taşınmazın müvekkilinin kiracısı olduğunu, uzun yıllardır faaliyet gösterdiğini, buna bağlı olarak her ay vergi beyannamesi düzenlediğini, adreste istihdam edilen çalışanlarının SGK kayıtlarının bulunduğunu, bir çok ruhsata sahip işyeri olmasına rağmen, buna dair belgelerin müdürlükçe kabul edilmemesinin hata olduğunu, müvekkilinin ağır hak kaybına uğradığını, adreste faaliyet göstermeyen ancak bir şekilde tescil işlemleri yapan kişi ve kişiler hakkında ayrıca Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı nezdinde suç duyurusunda bulunulacağını belirterek, Ankara Ticaret Odası Ticaret Sicil Müdürlüğünün 25/09/2023 tarihli ve 165954 sayılı işlemine itiraz ettiklerini, itirazlarının kabulüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davada davalıya husumet yöneltilmesinin mümkün olmadığını, Müdürlüğün taraf sıfatı bulunmadığından ve pasif husumet yokluğundan davanın reddini, Müdürlüğün hasım olduğu düşünülse bile yasal hasım olduğundan aleyhe vekalet ücreti ve yargılama giderlerine hükmedilmemesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; Dava dışı ... Turizm İşletmesi İnşaat ve Ticaret Limited Şirketinin 21/04/2006 tarihinde gazino, gece kulübü, taverna, diskotek, kokteyl salonları, vb. yerlerde içecek sunum faaliyetleri (alkollü-alkolsüz) faaliyetleri işi ile ... adresi merkez iş yeri olmak üzere mükellefiyet kaydının yapıldığı ve 31/12/2012 tarihi itibariyle Cumhuriyet Vergi Dairesine nakil olduğu, akabinde 01/01/2013 -13/06/2018 tarihleri arasında Seğmenler Vergi Dairesi mükellefi olduğu, 13/06/2018 tarihi itibariyle Kızılbey Vergi Dairesi Müdürlüğüne nakil olarak gittiği ve 30/11/2018 tarihinde Kızılbey Vergi Dairesi Müdürlüğü tarafından resen terk ettirildiği, 14/02/2023 tarihinde Seğmenler Vergi dairesinde faaliyetine başladığı ancak adresinde bulunmaması nedeniyle 2016/2 sayılı Uygulama İç Genelgesine istinaden aynı gün resen terk işlemi yapılmış olduğunu belirtildiğini, buna mukabil davacı şirketin kuruluşundan itibaren dava tarihine kadar davaya konu adreste faaliyette bulunduğu anlaşılmakla, Ankara Ticaret Odası Ticaret Sicil Müdürlüğünün 25/09/2023 tarihli ve E-62752911-101.05(101.05) -165954 sayılı işlemine yönelik itirazın kabulü ile, "..." adresinde dava dışı ... Turizm İşletmesi İnşaat ve Ticaret Limited Şirketi adına oluşturulan iş yeri kaydının iptali ile davacı adına iş yeri adresi olarak tescil edilmesine karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, davada davalı müdürlüğe husumet yöneltilmesinin hukuka aykırı olduğunu, bir an için davaya konu edilen Müdürlük yazısının tescil ret yazısı olduğu ve davada Müdürlüğün taraf sıfatı bulunduğu düşünülse dahi bu defa, tescile dair verilen kararlara karşı açılan davalarda davalının yasadan doğan zorunlu hasım durumunda bulunması nedeniyle aleyhine vekalet ücreti ve yargılama giderine hükmedilmemesi gerektiğini bildirerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak talepleri doğrultusunda karar verilmesini istemiştir. HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ Dava; ticaret sicil müdürlüğü kararına itiraza ilişkindir. 6100 Sayılı HMK'nın 355.maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede; Davacı tarafça, davacı şirketin "..." adresinde kurulduğundan beri faaliyet göstermesine rağmen, davacı şirkete ait olan adresin dava dışı ... Turizm İşletmesi İnşaat ve Ticaret Limited Şirketi tarafından kullanılması nedeniyle, davalı sicil müdürlüğünden dava dışı ... Turizm İşletmesi İnşaat ve Ticaret Limited Şirketi'nin "..." olarak belirtilen adresinin sicil kayıtlarından terkinin talep edilmesine rağmen talebinin haksız olarak reddedildiğinden bahisle ilgili sicil kararının iptali talebiyle eldeki davanın açıldığı, mahkemece davacının davasının yukarıda yazılı gerekçe ile kabulüne karar verildiği ve istinafa davalı tarafça gelindiği görülmüştür. Dosya kapsamında yer alan Ticaret Sicil kayıtları incelendiğinde davacı şirketin 01/06/2017 tarihinde kurulduğu, firma adresinin "..." olarak ticaret siciline tescil edildiği, dava dışı ... Turizm İşletmesi İnşaat ve Ticaret Limited Şirketi'nin 21/04/2006 tarihinde kurulduğu, firma adresinin "..." olarak ticaret siciline tescil edildiği görülmüştür. Dosya kapsamında bir örneği yer alan 14/02/2023 tarih 10769 sayılı Ticaret Sicil Gazetesinin 912. Sayfası incelendiğinde; dava dışı ... Turizm İşletmesi İnşaat ve Ticaret Limited Şirketi'nin " ..." adresinden "..." adresine taşındığının tescil ve ilan edildiği görülmüştür. Yine dosya kapsamında yer alan Ankara 21. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 20/10/2022 tarih 2021/432 E 2022/438 K sayılı ilamı incelendiğinde; dava dışı ... tarafından dosyamız davacısı ... Turizm İşletmesi Limited Şirketi, dava dışı ..., ... Turizm İşletmesi İnşaat ve Ticaret Limited Şirketi aleyhine 18/10/2017 tarihinde açılan tasarrufun iptali davasında "...'in ... adresinde faaliyet gösteren ... Gece Klubünü çalıştıran ve işleten davalı ... şirketine ait %42'sinin gizli ortağı iken ... üzerine kayıtlı bulunan bahse konu gizli hissesini dava dışı ...'a 01/11/2006 tarihinde sattığını, ...'in protokolden kaynaklı alacağının ödenmemesi üzerine ... aleyhine Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2011/684 Esas sayılı dosyasına dava açtığını, davanın kabule girdiğini ve 260.000,00 TL alacağın ...'dan tahsiline karar verildiğini, söz konusu kararın takibe konulduğunu, kararın verildiği 18/04/2012 tarihinden bir gün sonra ...'ın ... Şirketinde bulunan %66,67 ortaklık payını hisse devir sözleşmeleri ile şirketin diğer ortakları ..., ... ile ... isimli ortaklarına devir edildiğini, ... tarafından yapılan hisse devir işlemlerinin iptali için Ankara 17. Asliye Hukuk Mahkemesinde dava açtıklarını, söz konusu dava da hisse devir sözleşmelerinin iptal edildiğini ve ..., ... ve ... isimli ortaklar üzerinde bulunan %66,67 oranındaki şirket hisselerinin haczine imkan verildiğini, bunun üzerine gerekli icra işlemlerine başlanıldığını ancak gece klubünün ...'nin ablasının oğlu olan ... adına yeni kurulan ... Turizm İşletmesi Ltd'ne devredildiğini, ... Turizm İşletmesi Ltd. , ... Şirketi, ... arasındaki iş yeri devrine ilişkin olarak yapılan tasarrufun muvazzalı olduğunu ...'ye zarar verme kastı ile yapıldığını belirterek ... Şirketine ait ... adresindeki ... gece klubü iş yerinin ... İşletmesi Ltd'ne devrine ilişkin iptali İİK 277 ve devamı maddeleri ile TBK 19 maddesi gereğince iptaline karar verilmesi " talebiyle açtığı davada, mahkemenin 20/10/2022 tarihli kararı ile davanın kabulü ile ... şirketinin hisselerinin davalılar arasındaki devrine ilişkin tasarrufun iptaline, davacı ...'e belirtilen hisseler üzerine takip dosyasındaki asıl alacak ve fer'ileri ile sınırlı olmak üzere cebr-i icra verilmesine karar verildiği ve kararın henüz kesinleşmediği görülmüştür. Davacı şirket tarafından , davaya konu adreste kendisinin faaliyet gösterdiğini, sicilde aynı adreste yer aldıkları bildirilen ... şirketinin bahsi geçen adreste faaliyette bulunmasına rağmen , ... şirketin adres değişikliği yapmadığını, sicildeki adresinin davacı şirket adresi ile aynı olması nedeniyle , ... şirketin sicildeki kayıtlı mevcut adresinin değiştirilmesi amaçlanmaktadır. Davacı tarafın bu amacı doğrultusunda Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne 22/09/2023 tarihinde başvurduğu, davalı sicil Müdürlüğünce ... şirketinin gerekli yasal ihtarların yapıldığı ... şirketinin bahsi geçen adresi kullanmış olduğuna ilişkin vergi levhasını ve evrakları sunması üzerine bu kez davacı şirkete usulüne uygun ihtar gönderildiği, davacı şirketçe de aynı mahiyetteki belgelerin sunulması üzerine Ankara Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün 25/09/2023 tarih 165954 sayılı kararı ile her iki şirketin de kaçınma sebeplerini kanıtlayıcı belgelerle sunduğu dikkate alındığında adres değişikliği tescilinin müdürlüklerince gerçekleştirilemeyeceğinin, Ticaret Sicili Yönetmeliği'nin 26. maddesi uyarınca yetkili ve görevli mahkemece re'sen tescile dair verilen kararın müdürlüğe ibraz edilmesi halinde re'sen tescilin gerçekleştirileceğinin bildirildiği görülmüş, sicil tarafından Ticaret Sicil Yönetmeliğinin 36. maddesi uyarınca durumu, Ticaret Mahkemesine bildirilmediği görülmüştür. Davacı tarafça sicilin bahsi geçen 25/09/2023 tarih, 165954 sayılı kararına 6100 sayılı TTK'nun 34. maddesi uyarınca yasal süresi içerisinde itiraz edilerek eldeki davanın açıldığı anlaşılmıştır. 6100 sayılı TTK'nun '' Tescile davet ve ceza'' başlıklı 33 maddesi; '' (1) Tescili zorunlu olup da kanuni şekilde ve süresi içinde tescili istenmemiş olan veya 32 nci maddenin üçüncü fıkrasındaki şartlara uymayan bir hususu haber alan sicil müdürü, ilgilileri, belirleyeceği uygun bir süre içinde kanuni zorunluluklarını yerine getirmeye veya o hususun tescilini gerektiren sebeplerin bulunmadığını ispat etmeye çağırır. (2) (Değişik: 26/6/2012-6335/4 md.) Sicil müdürünce verilen süre içinde tescil isteminde bulunmayan ve kaçınma sebeplerini de bildirmeyen kişi, sicil müdürünün teklifi üzerine mahallin en büyük mülki amiri tarafından bin (17.686) Türk Lirası idari para cezasıyla cezalandırılır. (3) Süresi içinde kaçınma sebepleri bildirildiği takdirde, sicilin bulunduğu yerde ticari davalara bakmakla görevli asliye ticaret mahkemesi, dosya üzerinde inceleme yaparak tescili gerekli olan bir hususun bulunduğu sonucuna varırsa, bunun tescilini sicil müdürüne emreder, aksi takdirde tescil istemini reddeder. Süresi içinde tescil isteminde bulunmayan veya kaçınma sebeplerini bildirmeyen kişinin ikinci fıkradaki cezayla cezalandırılması bu fıkra hükmünün uygulanmasına engel oluşturmaz.'' hükmünü içermektedir. Yine aynı yasanın '' İtiraz'' başlıklı 34 maddesinde; '' (1) İlgililer, tescil, değişiklik veya silinme istemleri ile ilgili olarak, sicil müdürlüğünce verilecek kararlara karşı, tebliğlerinden itibaren sekiz gün içinde, sicilin bulunduğu yerde ticari davalara bakmakla görevli asliye ticaret mahkemesine dilekçe ile itiraz edebilirler. (2) Bu itiraz mahkemece dosya üzerinden incelenerek karara bağlanır. Ancak, sicil müdürünün kararı, üçüncü kişilerin sicilde kayıtlı bulunan hususlara ilişkin menfaatlerine aykırı olduğu takdirde, itiraz edenle üçüncü kişi de dinlenir. Bunlar mahkemeye gelmezlerse dosya üzerinden karar verilir.'' düzenlemesine yer verildiği görülmüştür. Ticaret Sicil Yönetmeliğinin ''Tescile davet ve ceza'' başlıklı 36 maddesi uyarınca; Tescil edilmesi gereken bir olgunun ilgilisi tarafından tescil ettirilmediğini haber alan müdürlük, tescil başvurusunda bulunmakla yükümlü kişileri, otuz gün içinde tescil başvurusunda bulunmaya veya tescili gerektiren sebeplerin bulunmadığını ispat etmeye çağırır. Bu davette, kanuni dayanaklar gösterilmek suretiyle davetin gerekçesi, tescili gereken belgeler ve tescil yükümlülüğünün yerine getirilmemesinin yaptırımları belirtilir. Birinci fıkra gereğince yapılan çağrı üzerine, süresi içinde tescil isteminde bulunulmaması veya kaçınma sebepleri bildirilmiş olmasına rağmen kaçınma sebeplerinin yeterli görülmemesi halinde müdürlük, durumu sicilin bulunduğu yerdeki ticari davalara bakmakla görevli asliye ticaret mahkemesine bildirir. Mahkemenin tescile hükmetmesi halinde olgu resen tescil edilir. Bu bağlamda somut olay irdelendiğinde; davacı şirket tarafından davaya konu adresin davacı şirkete ait olmasına rağmen dava dışı ... şirketinin aynı adresi sicil kayıtlarında kullanmaya devam etmesi nedeniyle , ... şirketinin sicilde kayıtlı adresinin terkini talebiyle davalı sicil müdürlüğüne yapmış olduğu başvurunun her iki şirketin de kaçınma sebeplerini kanıtlayıcı belgelerle sunduğundan bahisle adres değişikliği tescilinin müdürlüklerince gerçekleştirilemeyeceğinden reddi üzerine 6100 sayılı TTK'nun 34/(1) maddesinin gereği 8 gün içerisinde ilgili kararın iptali talebiyle eldeki davanın açıldığı, davalı sicil müdürlüğü tarafından ise, husumetin kendilerine ait olmadığının savunulduğu, yerel mahkemece de ilgili şirket ... şirketi dinlenmeden davacının davasının yukarıda yazılı şekilde kabulüne karar verildiği anlaşılmıştır. Mahkemece incelemenin 6100 sayılı TTK'nun yukarıda yazılı 34. maddesindeki usule göre yapılması gerektiği ve sicil müdürlüğünün kararının üçüncü kişi konumunda olan ... şirketinin sicilde kayıtlı bulunan hususlara ilişkin menfaatlerine aykırı olduğu tartışmasızdır. Hal böyle olunca, 6100 sayılı TTK'nun yukarıda yazılı 34/(2) maddesi gereğince, Mahkemece sicil müdürünün kararının, ... şirketinin sicilde kayıtlı bulunan hususlara ilişkin menfaatlerine aykırı olduğu dikkate alınarak itiraz eden davacı ile birlikte üçüncü kişi konumunda olan ... şirketi'ne usulüne uygun davetiye tebliğ edilerek üçüncü kişi konumunda olan şirketin dinlenilmesinden, eğer şirket yetkilisi mahkemeye gelmez ise dosya üzerinden karar vermesi gerekirken, mahkemece 6100 sayılı TTK'nun yukarıda yazılı 34/(2) maddesindeki usullere riayet edilmeksizin itiraz edenin davasının kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırı bulunmuştur. Tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin davanın kabulü yönündeki kararında isabet görülmediğinden davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, dosyanın karar veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle; 1- Karşı taraf vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/(1)-a.6 maddesi gereğince KABULÜNE, 2-Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 25/10/2024 tarih 2023/675 Esas 2024/686 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, 3-Talebin yeniden görülmesi için dosyanın karar veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 4-Karşı tarafça yatırılan 615,40 TL istinaf karar harcının talep halinde davalı tarafa iadesine, 5- Karşı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına, 6-İstinaf aşamasında duruşma yapılmadığından taraflar yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 353/(1)-a.6 ve 362/(1)-g. maddeleri uyarıca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 04/12/2025 Başkan - Üye - Üye - Zabıt Katibi -