10. Hukuk Dairesi 2023/6813 E. , 2023/8331 K. MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2022/193 E., 2023/21 K. KARAR : Kabul Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen tespit davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davalılar vekilleri tara…
**10. Hukuk Dairesi 2023/6813 E. , 2023/8331 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2022/193 E., 2023/21 K. KARAR : Kabul Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen tespit davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I.DAVA Davacı şirket vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ...'nin davacı şirkete ait iş yerinde kaynak işçisi olarak çalıştığını, davalının meslek hastalığı iddiası ile...4. İş Mahkemesinin 2015/1237 Esas sayılı dosyasında maddi-manevi tazminat davası açtığını, davalı ile ilgili Meslek Hastalıkları Hastanesi ve diğer hastanelerde %15 oranında sürekli iş göremezlik durumuna girdiği konusunda rapor verilmiş ise de, öncelikle bu hususun SGK Yüksek Sağlık Kurulu tarafından karara bağlanması gerektiğini ileri sürerek, davalı ...’de meslek hastalığı bulunduğunun tespitine ve %15 maluliyet durumuna göre tüm vücut fonksiyon kaybı oranına ilişkin yapmış oldukları itirazların kabulüne karar verilmesini istemiştir. II.CEVAP Davalı SGK vekili cevap dilekçesinde özetle; Kurum sigortalısı ... hakkında ... Meslek Hastalıkları Hastanesince düzenlenen 29.05.2015 tarihli raporun Sağlık Kuruluna gönderildiğini, Sağlık Kurulu tarafından 17.11.2015 tarihli kararla meslek hastalığının tespit edildiğini ancak meslek hastalığının maluliyet bırakmadığına karar verildiğini, kurum sigortalısının 30/06/2016 tarihinde itiraz ettiğini, Yüksek Sağlık Kurulunun 10.08.2016 tarihli raporuna göre; meslek hastalığının tespitine, maluliyet gerekmediğine, kontrol muayenesi gerekmediğine karar verildiğini, Kurum Sağlık Kurullarınca sigortalının meslekte kazanma kayıp oranının (0) olarak karara bağlandığını, ... Eğitim ve Araştırma Hastanesince verilen %15 engel durumuna göre kurumun işlem yapmasının mümkün olmadığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Davalı ... cevap dilekçesinde özetle, davanın reddini istemiştir. III.İLK DERECE MAHKEME KARARI İlk Derece Mahkemesinin 04.03.2020 tarihli ve 2016/273-2020/58 E.K. sayılı kararıyla; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuşlardır. B. İstinaf Sebepleri 1.Davacı Şirket Vekilinin İstinaf Sebepleri Davacı şirket vekili istinaf dilekçesinde; davalı ...’nin,...Fabrikası Kaynak Alan Müdürlüğündeki çalışmasına bağlı olarak oluştuğunu iddia ettiği mesleki hastalık ve %15 oranında maluliyet iddiası ile...4. İş Mahkemesinin 2015/1237E. s.lı dosyasında 1.000,00-TL maddi ve 30.000,00-TL manevi tazminat talebi ile dava açtığını, açtığı bu davada, ... Meslek Hastalıkları Hastanesinin 12.10.2012, 25.04.2014, 21.11.2014 ve 29.05.2015 tarihli raporları ile %15 engel durumuna göre tüm vücut fonksiyon kaybı oranı tespitini içeren Türkiye Kamu Hastaneleri Kurumu-... Eğitim-Araştırma Hastanesi Engelli Sağlık Kurulu Raporu’na dayanıldığını,...2. İş Mahkemesince 04.03.2020 tarihli gerekçeli kararda da belirtildiği gibi SGK tarafından davalı ...’nin meslek hastalığı nedeniyle tespit edilmiş bir maluliyet oranının bulunmadığını, nitekim, bu sebeple de davacı tarafından açılan dava ‘SGK’nın meslek hastalığı ve maluliyet oranı tespitine itiraz’ konulu olmadığını, gerek 06.10.2016 tarihli tensip tutanağında ve 07.11.2016 tarihli ön inceleme tensip tutanağında gerek 21.12.2016 tarihli ön inceleme duruşmasında da dava konusunun bu şekilde saptanmadığını,...2. İş Mahkemesinin 2016/273 E. sayılı dosyasındaki dava dilekçesinden de görülebilecek, davacı işverenince açılan bu dava,...4. İş Mahkemesinin 2015/1237E. saylı dosyasındaki ...’nin dava dilekçesi (Ek) esas alınarak, “...’ye ilişkin meslek hastalığı tespitine ve buna bağlı %15 maluliyet/engel durumuna göre tüm vücut fonksiyon kaybı oranına itiraz” konulu olduğunu, ...’nin açtığı...4. İş Mahkemesinin 2015/1237E. sayılı davasında davacı şirketteki çalışması nedeniyle meslek hastalığının oluştuğunu ve buna bağlı olarak %15 güç kaybına ya da tüm vücut fonksiyonu kaybına uğradığını veya %15 maluliyetle karşılaştığını iddia etmiş ve iddialarına dayanak yaptığı raporları %15 maluliyet raporu olarak nitelendirmiş olması karşısında, ...’nin bu iddialarına yanıt vermek, bu iddiaların haksızlığını ve hukuka aykırılığını ortaya koymak için dava açmak zorunda kalmış olan davacı işverenin açtığı davada ...’nin seçtiği sözcükler ve nitelendirmeleri nedeniyle ‘SGK’nın maluliyet oranı tespitine itiraz’ etmiş olduğu gibi bir sonuca ulaşılması ve bu sebeple davasının kısmen reddine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, ileri sürmediği bir iddianın ve talebin davacıya atfedilmesinin ve bu sebeple davanın kısmen reddi şeklinde hüküm kurulmasının kabul edilemeyeceğini belirterek, kararın kaldırılmasını istemiştir. 2.Davalı SGK Vekilinin İstinaf Sebepleri Davalı SGK vekili istinaf dilekçesinde; kamu düzenini ilgilendiren tespit davalarında dava konusu hususun duraksamaya yer verilmeyecek şekilde ortaya çıkarılmasının gerekeceğini, meslek hastalığı ve maluliyet oranının kurum mevzuatı çerçevesinde değerlendirilerek belirlendiğini, yargılama aşamasında Yargıtay uygulamasına uygun olarak Adli Tıp Kurumundan rapor alınarak durumun ortaya çıkarılmaya çalışıldığını, maluliyet oranı konusunda Adli Tıp raporu ile kurum tespitinin tutarlı olduğunu, meslek hastalığı tespitinin kesin olarak yapılamayacağının belirtilmiş olduğunu, bu hususun davacı lehine yorumlanmasının mümkün olmadığını, dosya kapsamından anlaşılacağı üzere, kurum tespitinin aksine bir durumun ATK raporu ile tespit edilebilmiş olunmadığını, mahkemenin ATK raporunu Kurum tespiti hilafına yorumlamasının hatalı olduğunu, meslek hastalığı olmadığı tespiti içeren herhangi bir raporun mevcut olmadığını, kurumları aleyhine ikame olunan dava sonucu verilen kararın, bu haliyle kurumlarının hak ve menfaatlerine uygun olmadığını belirterek, kaldırılmasını istemiştir. 3.Davalı ... Vekilinin İstinaf Sebepleri Davalı ... istinaf dilekçesinde; dosya kapsamında alınan bilirkişi raporlarında ortaya konan hususlar dava konusu uyuşmazlığı çözme konusunda yetersiz gelmişse de raporlarda meslek hastalığının tespitinin mümkün olmadığı ifade edilmişse de davacının, İş Hukuku ilkelerinden "İşçi Lehine Yorum" ilkesi gözetilmeden davanın kabulü ile davalının rahatsızlığının meslek hastalığı olmadığının tespiti yönünde karar verilmesinin hakkaniyete aykırı olduğunu, ...'nin yapmış olduğu işin, sürekli ayakta durmayı ve tekrar eden hareketleri gerektiren kaynak ve kontrol işlemlerinin yapılması niteliğinde olduğunu, davalıda Lomber ve opere servikal discopati hastalığının mevcudiyeti ile kişinin yaptığı işin ve çalışma şeklinin disk hernisi açısından etkisi olabileceğinin kabulle birlikte disk hernilerinin böyle bir işte çalışmayan kişilerde de görülebileceğini ve disk hernisinin kişinin işi dışında herhangi bir eylemi sırasında da ortaya çıkabileceğini belirterek hastalığın mesleki olup olmadığı konususunda herhangi bir tespitte bulunulamadığını ve bu sebeple maluliyet tayininin yapılamadığını, ancak düzenlenen raporlarda yaptığı işin sürekli tekrarlanan hareketlerle ağırlık kaldırması hususunun değerlendirilmemiş olduğunu, alınan raporlar belirtilen sebeplerle uyuşmazlığı çözmeye kafi olmayıp meslek hastalığı sebebiyle ortaya çıkan mağduriyetin ispat konusunda da eksik ve hatalı olduğunu, eksik ve hatalı raporlara dayanarak davalının rahatsızlığının meslek hastalığı olmadığını tespiti yönünde karar verilmesinin hakkaniyete aykırı olduğunu belirterek, kaldırılmasını istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin 23.02.2022 tarihli ve 2021/732-2022/418 E.K. sayılı kararı ile tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, vakıa mahkemesi hakiminin objektif, dosyadaki verilerle çelişmeyen tespitlerine ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre, HMK’nın 355 inci maddesi uyarınca istinaf sebepleriyle sınırlı olarak ve resen kamu düzeni yönünden yapılan inceleme sonucu; ilk derece mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, taraf vekillerinin istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı şirket vekili ve davalı taraf vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması ve Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmesi üzerine davacı şirket vekili ve davalı SGK vekili temyiz isteminde bulunmuşlardır. Daire kararında; "Dosya kapsamından, ... Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesinin 13.05.2014 tarihli raporunda; davalı ...’nin engel durumuna göre tüm vücut fonksiyon kaybı oranının %15 olduğunun belirtildiği, ... Meslek Hastalıkları Hastanesinin 21.11.2014 tarihli Sağlık Kurulu raporunda; "(M51.8) İntervertebral disk bozuklukları diğer, tanımlanmış (mesleki) (haliyle) (M50.8) servikal disk bozuklukları, diğer (opera) (meslek hastalığı yönünden tetkikte)" açıklamasının yapıldığı, ... Meslek Hastalıkları Hastanesinin 25.04.2014, 29.05.2014 ve 29.05.2015 tarihli Sağlık Kurulu raporlarında mesleki tanı konulduğu, Kurum Sağlık Kurulunun 17.11.2015 tarihli ve 0613 sayılı kararı ile ulnar sinir tuzaklanması mesleki hastalığı tespit edildiği ancak meslek hastalığının maluliyet bırakmadığının belirtildiği, sigortalı ...’nin itirazı üzerine Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulunun 10.08.2016 tarihli ve 61/11139 sayılı kararı ile sigortalıdaki lomber ve servikal (opere) disk hastalıklarının, ulnar sinir tuzaklanması hastalığının mesleki olduğuna ve maluliyet gerekmediğine karar verildiği, Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulunun 25.06.2018 tarihli ve 11322 karar sayılı raporu ile Adli Tıp 2. Üst Kurulunun 26.12.2019 tarihli ve 2363 Karar sayılı raporları ile ...'de lomber ve opere servikal discopati hastalığının mevcut olduğu, kişinin yaptığı işin ve çalıma şeklinin disk hernisi açısından etkisinin olabileceği ancak disk hernilerinin böyle bir işte çalışmayan kişilerde de görüldüğü, ayrıca disk hernisinin kişi dışında herhangi bir eylem sırasında da ortaya çıkabileceği dikkate alındığında hastalığının mesleki olup olmadığının belirlenemediği ve ulnar sinir tuzak nöropatisinin mesleki olduğunun tıbbi kanıtlarının olmadığı cihetle maluliyet tayini yapılamadığının belirtildiği, davacı işyerinde yapılan keşifle alınan 01.05.2017 tarihli bilirkişi heyet raporunda özetle, gerek iş yerinde yapılan tespit ve gerekse davalının söz konusu tedavi belgeleri, sağlık ile ilgili raporları göz önüne alındığında ve dosyadaki diğer bilgiler incelendiğinde davalı ...’nin çalıştığı birimlerde yaptığı işlerin meslek hastalığı oluşturmayacak nitelikteki iş olduğunun tespit edildiği, davanın sonucu itibariyle, davacı şirket çalışanı Kurum sigortalısı davalı ...’de meydana gelen arazın, meslek hastalığı niteliğinde olmadığı ve bu araz nedeniyle %15 oranında sürekli işgöremezliğe maruz kalmadığının tespiti istemine ilişkin olduğu anlaşılmakla, mahkemece, 5510 sayılı yasanın 95. maddesinde öngörülen prosedür kapsamında yapılan araştırma ve inceleme sonucunda, davalı ...'de tespit edilen lomber ve servikal diskopati hastalığının meslek hastalığı olmadığının tespitine karar verilirken, hukuki yararı bulunmadığı gerekçesiyle maluliyet oranına itiraz yönünden davanın reddine karar verilmiş ise de; ... Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesinin 13.05.2014 tarihli raporu ile davalı ...'nin engel durumuna göre tüm vücut fonksiyon kaybı oranının %15 olduğunun belirtilmesi karşısında, Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulunun 25.06.2018 tarih ve 11322 karar sayılı raporu ve Adli Tıp 2. Üst Kurulunun 26.12.2019 tarih ve 2363 karar sayılı rapor içeriğine göre, davalı ...’de anılan arazdan dolayı sürekli iş göremezlik oranı tespit edilemediği anlaşılmakla, davacı tarafın maluliyet oranına itirazına ilişkin talebinin, kabulüne karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar tesisi isabetsizdir" şeklindeki gerekçeyle eksik inceleme ve araştırmaya dayalı hüküm bozulmuştur. B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin 16.02.2023 tarihli ve 2022/193-2023/21 E.K. sayılı kararı ile bozmaya uyularak yapılan yargılamada, 5510 sayılı Kanun'un 95 inci maddesinde öngörülen prosedür kapsamında yapılan araştırma ve inceleme sonucunda, davalı ...'de tespit edilen lomber ve servikal diskopati hastalığının meslek hastalığı olmadığının tespitine karar verilirken, hukuki yararı bulunmadığı gerekçesiyle maluliyet oranına itiraz yönünden davanın reddine karar verilmiş ise de; ... Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesinin 13.05.2014 tarihli raporu ile davalı ...'nin engel durumuna göre tüm vücut fonksiyon kaybı oranının %15 olduğunun belirtilmesi karşısında, Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulunun 25.06.2018 tarih ve 11322 karar sayılı raporu ve Adli Tıp 2. Üst Kurulunun 26.12.2019 tarih ve 2363 karar sayılı rapor içeriğine göre, davalı ...’de anılan arazdan dolayı sürekli iş göremezlik oranı tespit edilemediği anlaşılmakla, 1-Davalı ...'de tespit edilen lomber ve servikal diskopati hastalığının meslek hastalığı olmadığının tespitine, 2-Maluliyet oranına itiraza ilişkin talebinin kabulüne, davalı ...'de sürekli iş göremezlik oranının tespit edilemediğine karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuşlardır. B. Temyiz Sebepleri 1.Davalı SGK vekili, Kurum Yüksek Sağlık Kurulu tarafından sigortalının rahatsızlığının mesleki olduğu ancak maluliyetin olmadığının tespit edildiğini, yargılaması sürecinde alınan ATK raporları ile hastalığın mesleki olup olmadığının tespit edilemediği ve maluliyet gerekmediğinin raporlandığını, bu tespitin Kurum YSK raporuna muhalif olmadığını, ATK raporları incelendiğinde görüleceği üzere, meslek hastalığı olmadığı tespitinin bulunmadığını, bu raporların davacı yararına yorumlanmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, bununla birlikte, dava dilekçesinde belirtilen oranın özür oranı olup, Kurumun MKGKO tespitinin olmadığını, kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, bozulmasını istemiştir. 2.Davalı ... vekili, dosya kapsamında alınan bilirkişi raporlarında ortaya konan hususlar dava konusu uyuşmazlığı çözme konusunda yetersiz gelmişse de raporlarda meslek hastalığının tespitinin mümkün olmadığı ifade edilmişse de davacının, İş Hukuku ilkelerinden "İşçi Lehine Yorum" ilkesi gözetilmeden davanın kabulü ile davalının rahatsızlığının meslek hastalığı olmadığının tespiti yönünde karar verilmesinin hakkaniyete aykırı olduğunu, ...'nin yapmış olduğu işin, sürekli ayakta durmayı ve tekrar eden hareketleri gerektiren kaynak ve kontrol işlemlerinin yapılması niteliğinde olduğunu, davalıda Lomber ve opere servikal discopati hastalığının mevcudiyeti ile kişinin yaptığı işin ve çalışma şeklinin disk hernisi açısından etkisi olabileceğini kabulle birlikte disk hernilerinin böyle bir işte çalışmayan kişilerde de görülebileceğini ve disk hernisinin kişinin işi dışında herhangi bir eylemi sırasında da ortaya çıkabileceğini belirterek hastalığın mesleki olup olmadığı konususunda herhangi bir tespitte bulunulamadığını ve bu sebeple maluliyet tayininin yapılamadığını, ancak düzenlenen raporlarda yaptığı işin sürekli tekrarlanan hareketlerle ağırlık kaldırması hususunun değerlendirilmemiş olduğunu, alınan raporlar belirtilen sebeplerle uyuşmazlığı çözmeye kafi olmayıp meslek hastalığı sebebiyle ortaya çıkan mağduriyetin ispatı konusunda da eksik ve hatalı olduğunu, söz konusu raporlara dayanarak davalının rahatsızlığının meslek hastalığı olmadığının tespiti yönünde karar verilmesinin hakkaniyete aykırı olduğunu belirterek, bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, meslek hastalığı oluşmadığının ve meslek hastalığı nedeniyle meslekte kazanma gücünden kaybetme/azalma bulunmadığının tespiti istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 3. Değerlendirme 1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz karar harcının temyiz eden ilgiliden alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 19.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.