T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2022/356 Esas KARAR NO : 2025/1764 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 24/02/2021 NUMARASI : 2019/742 Esas, 2021/179 Karar KARAR TARİHİ: 30/12/2025 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin Sefaköy Sanayi Sitesinde f…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2022/356 Esas KARAR NO : 2025/1764 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 24/02/2021 NUMARASI : 2019/742 Esas, 2021/179 Karar KARAR TARİHİ: 30/12/2025 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin Sefaköy Sanayi Sitesinde faaliyet gösterdiğini, sitenin yönetiminden davalı kooperatifin sorumlu olduğunu, diğer davalı şirketin ise ... hizmeti verdiğini, müvekkiline ait işyerinde 04/04/2018 tarihinde meydana gelen hırsızlık olayı sonucunda, müvekkilinin, müşterisi ...San. ve Tic. A.Ş.'ye ait olan ve nakliye edilmek üzere deposunda bulunan 300.000,00 TL değerindeki malların çalındığını, çalınan malların bedeli olan 43.547,77 USD'nin 34.838,21 USD'lik kısmının sigorta şirketi tarafından adı geçen şirkete ödendiğini, sigorta şirketi tarafından karşılanmayan 8.709,56 USD'lik kısmın ise müvekkiline rücu edilmesi sebebiyle müvekkili tarafından adı geçen şirkete ödendiğini, davalı ... şirketinin gerekli ve yeterli ... önemlerini almadığı için diğer davalı site yönetiminin ise ... hizmeti aldığı şirketin seçimi ve hizmetlerinin denetiminde gerekli dikkat ve özeni göstermediği için müvekkilinin zararından sorumlu olduğunu belirterek müvekkilinin uğradığı 8.709,56 USD'lik zararın olay tarihinden itibaren işleyecek faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı ... Sanayi Site İşletme Kooperatifi vekili cevap dilekçesinde; müvekkili kooperatifin sitenin işletmesiyle sorumlu olduğunu, bu sorumluluğun sınırlarının kooperatif sözleşmesinde ve davacı ile yapılan sözleşmede açık bir şekilde belirtildiğini, müvekkilinin yaşanan hırsızlık olayı ile ilgili bir sorumluluğunun bulunmadığını, zaten davacının da sigortalattığı çalınan malların parasını aldığını, davacının kapsamlı sigorta yapmayarak işbu davayı açmasının kötüniyetli olduğunu gösterdiğini, müvekkilinin gerekli önlemleri almak için ... hizmetini diğer davalı şirkete devrettiğini, eğer davaya konu bir alacak varsa taraf olarak sadece ... şirketinin gösterilmesi gerektiğini belirterek davanın reddi ile dava konusu asıl alacağın % 20'sinden aşağı olmamak üzere tazminat ve % 10'u oranında para cezasına mahkum edilmesine karar verilmesini savunmuştur. Diğer davalı davaya cevap vermemiştir. İLK DERECE MAHKEME KARARI: İlk derece mahkemesince; davalılar arasında yapılan ve dosyaya ibraz edilen özel ... ve danışmanlık hizmet sözleşmesi uyarınca yapılacak işlerin belirlendiği, davalı kooperatifin, diğer davalı ... şirketi ile yapılan sözleşmenin ifasını denetleme yükümlülüğünün bulunduğu, ... hizmetinin gereği gibi yerine getirilmemiş olması nedeniyle meydana gelen hırsızlık olayından her iki davalının müştereken ve müteselsilen sorumlu oldukları, davacıya yüklenebilecek bir kusurun bulunmadığı, bu nedenle davacının, hırsızlık olayından kaynaklı ... şirketine ödediği miktarın tamamını davalılardan talep edebileceği gerekçelerine istinaden açılan davanın kabulü ile, 8.709,56 USD'nin son ödeme tarihi olan 29/09/2018 tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanunun 4/a maddesi uyarınca işleyecek faiz ile birlikte davalılardan müteselsilen ve müştereken tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiştir. İSTİNAF NEDENLERİ: Karar yasal süresinde davalı ... ... Koruma ve Eğitim Hiz. Ltd. Şti. vekili tarafından istinaf edilmiştir.Davalı ... ... Koruma ve Eğitim Hiz. Ltd. Şti. vekili istinaf dilekçesinde; müvekkili ile diğer davalı site yönetimi arasında akdedilen sözleşmenin özel danışmanlık hizmeti sözleşmesi niteliğinde olduğunu, bu nedenle mahkemece sözleşmenin özel ... hizmetine yönelik olduğuna dair yapılan nitelemenin hatalı olduğunu, site yönetimince alınan karar gereği müvekkilinin sanayi sitesinde gece 00.00 ile sabah 07.00 saatleri arasında giriş çıkış kapılarında kontrollü geçiş sağladığını, bu saatler dışında gün içerisinde kapılarda bulunan personelin yalnızca danışma ve yönlendirme görevini ifa ettiğini, hırsızlık hadisesinin ise sabah 07.00'dan sonra yaşandığını, dosyada yer alan şirket çalışanlarına ait beyanlar incelendiğinde, davaya konu hadisenin yaşandığı saatlerde işyerinin açık olduğu ve kendilerinin de içeride olduğuna ilişkin ifadeler yer aldığını, ayrıca 3 personel ile büyük bir sanayi sitesinde özel ... hizmetinin sağlanacağını düşünmenin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, bu hususlar değerlendirilmeden ve bilirkişi raporuna yönelik itirazlar gözardı edilerek verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacının aldığı yada alması gereken önlemler dikkate alınmaksızın davacıya hiçbir kusur atfedilmemesinin hatalı olduğunu, zira davacı yüklü miktarda emtiayı işyerinde bulundurmasına rağmen alınması gereken önlemleri almadığı gibi şirket yetkilileri, çalışanları içeride olduğu zaman diliminde gerçekleşen hadisede yeterli dikkat ve özenin gösterilmediğini belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir. Davalı ... Sanayi Site İşletme Kooperatifi yasal süresinde istinaf başvurusunda bulunmuş ise de, istinaf harçları ve avansının yatırılması amacıyla tebliğ edilen muhtıra gereğinin yerine getirilmemesi sebebiyle mahkemenin 15/10/2021 tarihli ek kararı ile istinaf başvurusunun yapılmamış sayılmasına karar verilmiş olup anılan ek kararın davalı kooperatif vekiline tebliğ edildiği, ancak ek karara yönelik bir istinaf başvurusunun olmadığı görülmüştür. DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE: Dava, haksız fiilden kaynaklı tazminat istemine ilişkindir.İstinaf incelemesi 6100 sayılı HMK'nun 355. maddesi uyarınca istinaf başvurusunda ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılmıştır. Mahkemece yapılan yargılama neticesinde, meydana gelen hırsızlık olayında davacının kusursuz olduğu, davalıların ise kusurlu olduğu kabul edilerek davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararı istinaf eden davalı ... ... Koruma ve Eğitim Hiz. Ltd. Şti. vekili, müvekkilinin kusursuz olduğunu, gerekli ... önlemlerini almadığından davacıya kusur atfedilmemesinin hatalı olduğunu belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. Uyuşmazlık, meydana gelen olayda tarafların kusurlarının bulunup bulunmadığı, var ise oranlarının ne olduğu noktalarında toplanmaktadır.Bilirkişi heyeti tarafından sunulan 06/01/2021 tarihli raporda; 5188 sayılı Kanun ve ilgili mevzuata göre, davalı ... şirketi işyerine giriş ve çıkış kontrolünü ve bina alanı içerisindeki can ve mal emniyetini sağlamakla yükümlü olmasına rağmen, görev alanında suç işlenmesini engelleyici tedbirlerin yeterince alınmaması, dikkatsizlik ve tedbirsizlik neticesi, özen yükümlülüğüne uymadığından dava konusu hırsızlığın gerçekleştiği, görev alanı içinde kamu güvenliğini tamamlayıcı mahiyette koruma ve güvenliğin sağlanmasından sorumlu olduğu halde, hırsızlık olayının meydana gelmesine engel olamadığı, bu nedenle davalı ... şirketinin kusurlu olduğu, işveren konumundaki davalı kooperatifin ise, davalı ... şirketinin verdiği özel ... hizmetini denetleme ve kontrol etme yükümlülüğünün bulunduğu, özel ... hizmetinin ifası sırasında, gerekli alt yapı sistemlerinin, ekipmanların, araç ve gereçlerin görev mahallinin özelliğine uygun olarak sağlanması ve aktif/çalışır şekilde bulundurulması gerektiği, işveren olarak satın aldığı ve denetlemek zorunda olduğu özel ... hizmetlerinin gerekliliklerinin yapılmamış olmasından kaynaklanan ... zafiyetleri ile hırsızlık olayı arasında illiyet bağı bulunduğundan davalı site yönetiminin de meydana gelen olayda kusurlu olduğu, özel ... hizmeti veren özel ... görevlilerinin bulunduğu işyerine kapısının zorlanması suretiyle girildiği, işyerini kilitlemek suretiyle güvenlikle ilgili edinimini yerine getirdiği anlaşıldığından davacının meydana gelen olayda kusurunun olmadığı, 04/04/2018 tarihinde davacı işyerinden çalınan kumaşların rayiç değerinin 43.547,77 USD olduğu, hasar tarihi itibariyle TL karşılığının 174.835,59 TL olduğu, hasarın sigorta poliçesi kapsamında 34.838,21 USD'lik kısmının karşılandığı, çalınan emtianın 8.709,56 USD'lik kısmının sigorta poliçesi kapsamında karşılanmadığı, hasarın sigorta poliçesi kapsamında karşılanmayan kısmının 04/04/2018 hasar tarihi itibariyle TL karşılığının 34.967,14 TL olduğu (8.709,56 x 4,0148) bildirilmiştir.Öncelikle davacının işbu dava bakımından aktif husumet ehliyetinin bulunup bulunmadığının tartışılıp değerlendirilmesi gerekir. "...Taraf sıfatı, bir başka deyişle husumet ehliyeti; davaya konu hak ile kişiler arasındaki ilişkiyi ifade eder. Sıfat, bir maddi hukuk ilişkisinde tarafların o hak ile ilişkisinin olup olmadığının belirlenmesi anlamına gelir. Davacı sıfatı, davaya konu hakkın sahibini, davalı sıfatı ise davaya konu hakkın yükümlüsünü belirler. Uygulamada davacı sıfatı, aktif husumeti, davalı sıfatı ise pasif husumeti karşılayacak şekilde kabul edilmektedir. Dava konusu şey üzerinde kim ya da kimler hak sahibi ise, davayı bu kişi veya kişilerin açması ve kime karşı hukuki koruma isteniyor ise o kişi veya kişilere davanın yöneltilmesi gerekir. Bir kimsenin davacı veya davalı sıfatına sahip olup olmadığı tıpkı hakkın mevcut olup olmadığının tayininde olduğu gibi maddi hukuka göre belirlenir. Taraf sıfatı bu anlamda, def'i değil itiraz niteliğinde olup; taraflarca süreye ve davanın aşamasına bakılmaksızın her zaman ileri sürülebileceği gibi taraflar ileri sürmemiş olsalar bile mahkemece re'sen nazara alınmalıdır..." (Yargıtay 15. Hukuk Dairesinin 2020/3014 Esas 2021/2851 Karar sayılı ilamı)."Alacağın temliki" 6098 sayılı TBK'nun 183. vd. maddelerinde düzenlenmiş olup buna göre, kanun, sözleşme veya işin niteliği engel olmadıkça alacaklı, borçlunun rızasını aramaksızın alacağını üçüncü bir kişiye devredebilir; alacağın devrinin geçerliliği, yazılı şekilde yapılmış olmasına bağlıdır.Somut olayda, davacı taraf, kendisine ait olan depoda bulunan dava dışı ...San. ve Tic. A.Ş.'ye ait sigortalı ürünlerin çalınması sebebiyle sigorta şirketi tarafından adı geçen şirketin karşılanmayan zararını ödediğini iddia ederek ödediği miktarın faizi ile birlikte zarardan sorumlu olduğu ileri sürülen davalılardan müştereken ve müteselsilen tazminini talep etmiştir. Dosya kapsamında yer alan yazıda, ...San. ve Tic. A.Ş.'nin hırsızlık sebebiyle oluşan 43.547,80 USD zararının 8.709,56 USD'sinin davacıdan tazmin edildiği belirtilmiş olup Mahkemece de bu yazıya dayalı olarak davacı tarafından dava dışı bu şirkete ödeme yapıldığı kabul edilmiş ise de, bahsi geçen yazı düzenleyenin adını ve imzasını ihtiva etmemektedir. Davacının davaya konu zararını talep edebilmesi ancak alacağın temliki hükümleri kapsamında mümkün olup mahkemece resen nazara alınması gereken davacının aktif husumetinin bulunup bulunmadığı hususu üzerinde durulmadan eksik inceleme ile hüküm tesis edilmesi isabetli olmamıştır. O halde davacının beyanları da alınarak bu olay sebebiyle dava dışı şirket ile aralarında yapılan alacağın temlikine ilişkin bir sözleşmenin bulunup bulunmadığının tespiti ile varsa ibrazı için süre verilmesi ve sonucuna göre davacının aktif husumetinin mevcut olup olmadığının ortaya konulması gerekir. Ayrıca dosya kapsamına yansıyan bilgi ve belgelere göre, dava dışı ...San. ve Tic. A.Ş. tarafından, hırsızlığa konu ürünlerinin bulunduğu davacıya ait işyeri/deponun sigortalandığı ve bu olay sebebiyle sigorta şirketi tarafından yaptırılan eksper incelemesi neticesinde deponun ... önlemleri yeterli olmadığından %20 muafiyet uygulanarak tespit edilen 34.838,21 USD hasar bedelinin sigorta şirketi tarafından sigortalısı olan dava dışı şirkete ödendiği anlaşılmakla sigorta şirketi tarafından olay sebebiyle zarar sorumlularına karşı bir dava açılıp açılmadığı açıklığa kavuşmamıştır. Zira aynı olaya dayalı olarak sigorta şirketi tarafından dava açılmış olması halinde verilecek kararın eldeki davayı etkileyeceği ve bu dosya açısından güçlü delil teşkil edeceği gözetildiğinde, aynı olay nedeniyle farklı kararlar çıkmasının önlenmesi ve yargı birliğinin sağlanabilmesi için mahkemece tarafların beyanları da alınmak suretiyle böyle bir davanın açıldığının tespiti halinde dosyanın getirtilerek verilen kararın kesinleşip kesinleşmediğinin belirlenmesi, şayet kesinleşmişse verilen kararın işbu davada değerlendirilmesi, karar verilmemiş olması halinde ve o dosyada alınmış bilirkişi raporlarının bulunması halinde ise, aynı olay nedeniyle tarafların kusur oranları bakımından çelişkili kararların verilmesinin önlenmesi amacı ile bu dosyadaki raporlar ile tarafların itirazlarının irdelendiği, tüm dosya kapsamı ile olayın oluş şekline göre tarafların olaydaki kusur durumlarının duraksamaya yer vermeyecek şekilde tespiti yönünden konusunda uzman bilirkişi heyetinden ayrıntılı, gerekçeli ve denetime açık şekilde rapor alınması, oluşacak sonuca göre tüm deliller birlikte değerlendirilip istinafa gelenin sıfatı ve usuli kazanılmış haklar da nazara alınarak karar verilmesi gerekirken eksik incelemeyle yazılı olduğu şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiştir.Açıklanan nedenlerle davalı ... ... Koruma ve Eğitim Hiz. Ltd. Şti.'nin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nun 353/1-a.6 bendi gereğince esası incelenmeden ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve dosyanın mahkemesine iadesine karar verilmesine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-Davalı ... ... Koruma ve Eğitim Hiz. Ltd. Şti. vekilinin istinaf başvurusunun esasa ilişkin sebepler incelenmeksizin KABULÜNE,2-Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/742 Esas, 2021/179 Karar sayılı ve 24/02/2021 tarihli kararının 6100 sayılı HMK'nun 353/1-a.6 maddesi gereğince KALDIRILMASINA,3-Dosyanın, Dairemiz kararına uygun şekilde yargılama yapılmak ve yeniden bir karar verilmek üzere mahal Mahkemesine İADESİNE,4-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 615,40 TL harcın davalı ... ... Koruma ve Eğitim Hiz. Ltd. Şti. tarafından yatırılan 841,85 TL harçtan mahsubu ile bakiye 226,45 TL harcın hüküm kesinleştiğinde ve talep halinde bu davalıya İADESİNE,5-Davalı ... ... Koruma ve Eğitim Hiz. Ltd. Şti. tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,Dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı HMK'nun 353/1-a.6 bendi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.30/12/2025