9. Ceza Dairesi 2024/1316 E. , 2024/3834 K. MAHKEMESİ :Ceza Dairesi KARAR TARİHİ : 08.11.2023 SAYISI : 2023/1733 E., 2023/1901 K. Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz istemi yönünden; kanuni süresi içerisinde gerekçeli temyiz dilekçesi sunmadığı ve süre tutum dilekçesinde temyiz sebebi bulunmadığı anlaşılmıştır. Konut dokunulmazlığının ihlali suçu yönünden; Katılan Bakanlık vekilinin bu suçtan kurulan hükmü temyize hakkı bulunmadığı anlaşılmıştır. İlk Derece Ma…
**9. Ceza Dairesi 2024/1316 E. , 2024/3834 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ceza Dairesi KARAR TARİHİ : 08.11.2023 SAYISI : 2023/1733 E., 2023/1901 K. Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz istemi yönünden; kanuni süresi içerisinde gerekçeli temyiz dilekçesi sunmadığı ve süre tutum dilekçesinde temyiz sebebi bulunmadığı anlaşılmıştır. Konut dokunulmazlığının ihlali suçu yönünden; Katılan Bakanlık vekilinin bu suçtan kurulan hükmü temyize hakkı bulunmadığı anlaşılmıştır. İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında nitelikli cinsel saldırı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı, yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299/1. maddesi gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ - OLAY VE OLGULAR 1.Sanık hakkında nitelikli cinsel saldırı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve konut dokunulmazlığının ihlali suçlarından cezalandırılması istemiyle açılan kamu davasının yapılan yargılaması uyarınca Çanakkale 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 12.07.2023 tarihli ve 2023/29 Esas, 2023/306 Karar sayılı kararıyla mevcut delillerin değerlendirilmesiyle sanığın nitelikli cinsel saldırı suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 102/2. maddesi uyarınca 12 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan aynı Kanun'un 109/2 ve 109/5. maddeleri uyarınca 3 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, konut dokunulmazlığının ihlali suçundan aynı Kanun'un 116/4. maddesi uyarınca 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına dair kararın istinaf edilmesi üzerine Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin kararıyla mevcut delillerin değerlendirilmesi ile sanık hakkında nitelikli cinsel saldırı suçundan İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun'un 280/2. maddesi uyarınca esastan reddine, sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan İlk Derece Mahkemesince kurulan hükmün kaldırılmasına ve sanığın müsnet suçtan 5271 sayılı Kanun'un 223/2-a. maddesi uyarınca beraatine, sanık hakkında konut dokunulmazlığının ihlali suçundan İlk Derece Mahkemesince kurulan hükmün kaldırılmasına ve 5237 sayılı Kanun'un 73/4. maddesi ve 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddesi uyarınca müsnet suçtan açılan kamu davasının düşürülmesine karar verilmiştir. 2. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca kısmî ret, kısmî bozma görüşlerini içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Temyiz İncelemesinin Kapsamına Göre A. Sanık Müdafilerinin Temyiz İstemleri Kararın usul ve kanuna aykırı olduğuna, şikâyetçinin son beyanından önceki beyanının gerçekleri yansıtmadığının dosya kapsamındaki delillerle sabit olduğuna, şikâyetçinin beyanının çelişkili ve hayatın olağan akışına aykırı olduğuna, tanık beyanları ve dosya kapsamındaki telefon görüşme, HTS ve mesaj kayıtlarının da şikâyetçiyi doğrulamadığına, şikâyetçinin daha sonra gerçekleri açıklar şekilde beyanda bulunduğuna, dosya kapsamında sanığın cezalandırılmasına yeter her türlü şüpheden uzak, kesin delil bulunmadığına, mahkûmiyet hükmünün beraat yönünde bozulması gerektiğine ve dilekçelerinde belirttikleri diğer hususlara yöneliktir. B. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi Sanığın cinsel saldırı eyleminde bulunduğunun sabit olduğuna, sanığın cinsel saldırı eylemi öncesi ve sonrasında şikâyetçinin kaçmasına engel olarak hürriyetinden yoksun bıraktığına, şikâyetçinin evine rızası hilafına girerek konut dokunulmazlığını ihlal ettiğinin açık olduğuna, sanığın tüm suçlar yönünden cezalandırılması gerektiğine, sanığa üst hadden ceza verilmesi ve kurum lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine ve dilekçesinde belirttiği diğer hususlara yöneliktir. III. GEREKÇE A. Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Savcısının Temyiz İstemi ve Katılan Bakanlık Vekilinin Konut Dokunulmazlığının İhlali Suçuna Yönelik Temyiz İstemi Yönünden 5271 sayılı Kanun'un 294/1. maddesinde yer alan "Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır." ve aynı Kanun'un 295/1. maddesindeki "Temyiz başvurusunda temyiz nedenleri gösterilmemişse temyiz başvurusu için belirlenen sürenin bitmesinden veya gerekçeli kararın tebliğinden itibaren yedi gün içinde hükmü temyiz olunan bölge adliye mahkemesine bu nedenleri içeren bir ek dilekçe verilir. Cumhuriyet savcısı temyiz dilekçesinde, temyiz isteğinin sanığın yararına veya aleyhine olduğunu açıkça belirtir." şeklindeki kanuni düzenlemeler de gözetilerek yapılan değerlendirmede, Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısının kararın yüzüne karşı verilmesinden sonra süresinde 08.11.2023 tarihinde herhangi bir temyiz sebebi içermeyen dilekçe ile süre tutum talebinde bulunduğu, gerekçeli kararın 16.11.2023 tarihinde elektronik imzaların tamamlanması ile UYAP üzerinden görüldü ekranına düşmesine karşın Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısı tarafından yedi günlük kanuni sürenin bitiminden sonra 30.11.2023 tarihinde gerekçeli temyiz dilekçesinin sunulduğu, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 02.06.2022 tarihli ve 2021/(Kapatılan)16-3 Esas, 2022/397 Karar sayılı kararında da belirtildiği üzere Cumhuriyet Savcılığı yönünden 5271 sayılı Kanun'un 295. maddesindeki hususların ihtarının zorunlu olmadığı hususu ile katılan Bakanlık vekilinin konut dokunulmazlığının ihlali suçundan doğrudan zarar görmediği, 5271 sayılı Kanun’un 237/1. maddesi uyarınca suçtan doğrudan zarar görmemesi nedeniyle bu suçtan açılan kamu davasına katılma hakkının bulunmadığı, yine Mahkemece verilen katılma kararının da hükmü temyiz hakkı vermeyeceği, bu itibarla hükmü temyiz yetkisi bulunmadığı anlaşıldığından, vaki temyiz taleplerinin reddine karar verilmesi gerektiği belirlenmiştir. Açıklanan nedenle Tebliğname görüşüne kısmen iştirak olunmamıştır. B. Nitelikli Cinsel Saldırı ve Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden 5271 sayılı Kanun'un 288 ve 294 üncü maddelerinde yer alan düzenlemeler nazara alınıp, aynı Kanun'un 289 uncu maddesinde sayılı kesin hukuka aykırılık halleri ve temyiz dilekçelerinde belirtilen nedenler de gözetilerek yapılan değerlendirmede, yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, nitelikli cinsel saldırı eyleminin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımın doğru biçimde belirlendiği gibi sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan beraat hükmünün de usul ve kanuna uygun olduğu, 5271 sayılı Kanun'un 237 ve devamı maddelerindeki katılma hakkına ilişkin suçtan zarar görme şartının katılan Bakanlık için söz konusu olmadığı ve Devletin kanundan kaynaklanan koruma yükümlülüğünü yerine getirmesi nedeniyle vekalet ücretine hükmedilmemesinin de yerinde olduğu anlaşıldığından, temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, kararda hukuka aykırılık bulunmamış ve Tebliğname görüşlerine iştirak edilmemiştir. IV. GEREKÇE A. Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Savcısının Temyiz İstemi ve Katılan Bakanlık Vekilinin Konut Dokunulmazlığının İhlali Suçuna Yönelik Temyiz İstemi Yönünden Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenlerle vaki temyiz istemlerinin, 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye kısmen aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE, B. Nitelikli Cinsel Saldırı ve Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenlerle Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin kararında sanık müdafileri ve katılan Bakanlık vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca Çanakkale 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilamının bir örneğinin Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 30.04. 2024 tarihinde karar verildi.