Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2023/11046 E. , 2024/7032 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y DÖRDÜNCÜ DAİRE Esas No : 2023/11046 Karar No : 2024/7032 DAVACI : ... VEKİLİ : Av. ... DAVALILAR : 1- ... 2- ... Başkanlığı VEKİLLERİ : Av. ... 3- ... Valiliği DAVANIN KONUSU: ... İli, ... İlçesi, ... Köyünde, davacının taşınmazının da içinde bulunduğu alandaki taşınmazların tahliyesine ve yıkımına ilişkin... tarih ve ... sayılı ... Valiliği işlemi ile dayanağı ... sayılı Umumi Hayata Müessir Afetler D
Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2023/11046 E. , 2024/7032 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y DÖRDÜNCÜ DAİRE Esas No : 2023/11046 Karar No : 2024/7032 DAVACI : ... VEKİLİ : Av. ... DAVALILAR : 1- ... 2- ... Başkanlığı VEKİLLERİ : Av. ... 3- ... Valiliği DAVANIN KONUSU: ... İli, ... İlçesi, ... Köyünde, davacının taşınmazının da içinde bulunduğu alandaki taşınmazların tahliyesine ve yıkımına ilişkin... tarih ve ... sayılı ... Valiliği işlemi ile dayanağı ... sayılı Umumi Hayata Müessir Afetler Dolayısıyla Alınacak Tedbirlere ve Yapılacak Yardımlara Dair Kanunun 2. maddesi uyarınca afete maruz bölge ilan edilmesine ilişkin ... tarih ve... sayılı Bakanlar Kurulu Kararının iptali istenilmektedir. DAVACININ İDDİALARI : Davacı vekili tarafından, müvekkilinin konutunun 1939 ve 1992 depremlerinde herhangi bir zarar görmediği, kerpiç ev tabir edilen konutlarda dahi zarar meydana gelmediği, köyün bulunduğu alanın afet bölgesi ilan edilmesini gerektirir bir yapıya sahip olmadığı, köyün jeolojik yapısının incelenmesi halinde müvekkilinin konutunun deprem riski taşımayan bir bölgede inşa edilmiş bir bina olduğunun görüleceği, köyde 1600'lü yıllardan beri yerleşimin olduğu, toprak yapısı itibarıyla heyelan ve afet bölgesinin dışında olduğu, konu ile ilgili ... Üniversitesi Mühendislik Fakültesi'nden Prof. Dr.... tarafından köyde incelemeler yapıldığı, neticesinde köyün toprak yapısının ve konumunun heyelan riski taşımadığı, köyün afet alanı kapsamına alınmaması gerektiğinin beyan edildiği, gerek görülmesi halinde Prof. Dr. ...'tan görüş alınmasının talep edildiği belirtilerek, dava konusu işlemlerin iptali istenilmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI : 1-Cumhurbaşkanlığı ve AFAD tarafından, davanın süre aşımı nedeniyle reddi gerektiği, bölgenin heyelan afeti olayının gelişmesine uygun olduğunun jeolojik etüt raporlarında açıklandığı, kişilerin can ve mal güvenliğini sağlamak amacıyla 7269 sayılı Kanunu gereğince bu kararın alınmasının zorunlu olduğu, kişilerin yaşam hakkının öncelikle korunmasının kamu yararının temeli olduğu, dava konusu yerin heyelan tehdidi altında olduğunun teknik elemanlarca yapılan çalışmalar ve düzenlenen jeolojik etüt raporları ile sabit olduğu, alınan afete maruz bölge kararının iptalini gerektirecek bir husus bulunmadığı belirtilerek, davanın reddi gerektiği savunulmuştur. 2-Erzincan Valiliği tarafından, savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ: ... DÜŞÜNCESİ : Davanın reddi gerektiği düşünülmektedir. DANIŞTAY SAVCISI: ... DÜŞÜNCESİ : Dava, ... İli, ... İlçesi, ... Köyünde, davacının taşınmazının da içinde bulunduğu alandaki taşınmazların tahliyesine ve yıkımına ilişkin ... tarih ve ... sayılı ... Valiliği işlemi ile dayanağı ... sayılı Umumi Hayata Müessir Afetler Dolayısıyla Alınacak Tedbirlere ve Yapılacak Yardımlara Dair Kanunun 2. maddesi uyarınca afete maruz bölge ilan edilmesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı Bakanlar Kurulu Kararın iptali istemiyle açılmıştır. Davalı idarenin usule ilişkin iddiaları yerinde görülmemiştir. 7269 sayılı Umumi Hayata Müessir Afetler Dolayısiyle Alınacak Tedbirlerle Yapılacak Yardımlara Dair Kanun'un 2. maddesinde; "Su baskınına uğramış veya uğrayabilir bölgeler, İmar ve İskan Bakanlığının teklifi üzerine Devlet Su İşlerinin bağlı bulunduğu Bakanlıkça; yer sarsıntısı, yer kayması, kaya düşmesi ve çığ gibi afetlere uğramış veya uğrayabilir bölgeler ise, İmar ve İskan Bakanlığınca tespit ve bunlardan şehir ve kasabalarda meydana gelen ve gelebileceklerin sınırları imar planına, imar planı bulunmayan kasaba ve köylerde de belli edildikçe harita veya krokilere işlenmek suretiyle, afete maruz bölge olarak İmar ve İskan Bakanlığının teklifi üzerine Bakanlar Kurulunca kararlaştırılır ve bu suretle tespit olunan sınırlar, İmar ve İskan Bakanlığının isteği üzerine ilgili valiliklerce mahallinde ilan olunur." hükmü yer almıştır. Aynı Kanun'un 14. maddesinde ise; "İkinci madde gereğince tespit ve ilan olunan afet bölgelerine dahil şehir, kasaba ve köylerde bina ve mesken yapımı, fen kurullarınca tehlikeli görülen ve sınırları krokilerle tespit olunan yerler, İmar ve İskan Bakanlığınca yapı ve ikamet için yasaklanmış afet bölgeleri sayılır ve durum, belediyesi olan yerlerde belediyesince, köylerde ise ihtiyar meclislerince hemen ilan edilir. Belediyesi olan yerlerde belediyeler, olmayan yerlerde ihtiyar meclisleri bu yasaklanmış afet bölgesi hükmünü uygulamakla görevlidir. Hilafına hareket edildiği takdirde, mevcut ve yapılmakta olan binalar, yıkma parası yıkıntı malzemesinden karşılanmak, yetmemesi halinde kalan kısmı afetler fonundan tamamlanmak üzere vali ve kaymakamların emri ile yıktırılır. Yasaklanmış afet bölgesi sınırları, alınacak tedbirlerle tehlikenin önlenmesi oranında daraltılır veya tamamen kaldırılır. Bu husus da aynı şekilde duyurulur." hükümlerine yer verilmiştir. Yerinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen raporda, özetle; ... İli, ... İlçesi, ... Mahallesinin yer aldığı ve afete maruz bölge edilen alanda 1939 Erzincan depreminden günümüze kadar geçmişte heyelan olduğu, dava konusu alanın çevresinde alansal olarak küçük boyutlu aktif heyelanlara rastlandığı, dava konusu alanın alt kotlarında çok sayıda eski ve aktif heyelanların bulunduğu, dava konusu alanın eski bir heyelan kütlesi üzerinde yer alması, yüksek rakım nedeniyle daha fazla yağış alması, alana doğru akan kaynak sularının olması ve alanın yaklaşık 9.9 km güneyinden heyelanı olumsuz etkileme potansiyeli olabilecek aktif fayın bulunması nedenleriyle birden fazla faktörün bir araya gelmesi durumunda yamaç molozunun hareket edebileceği ve bu birim üzerinde bulunan yapıların olumsuz olarak etkilenebileceği, can ve mal güvenliği açısından gelecekte muhtemel bir heyelanın olma riskinin bulunduğunun tespit edildiği belirtilmiştir. Bu durumda dosyanın ve bilirkişi raporunda yapılan tespitlerin incelenmesinden, dava konusu alanın, can ve mal güvenliğini tehlikeye sokan 7269 sayılı Kanunda belirtilen afete maruz bölge niteliğindeki alanlardan olduğu anlaşıldığından tesis edilen dava konusu işlemlerde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Açıklanan nedenlerle, davanın reddi gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY: ... Köyü Muhtarı'nın ...tarihli dilekçesi üzerine, muhtemel heyelan olayı nedeniyle ... İli, İl Afet ve Acil Durum Müdürlüğü teknik elemanları tarafından alanda yapılan incelemeler sonucunda düzenlenen 31.05.2017 tarihli Jeolojik Etüt Raporu eki afete maruz bölge haritasında sınırları belirlenen alan içinde kalan yapıların muhtemel heyelandan etkilenebileceğinin tespit edildiği, itirazlar sonucu hazırlanan 12.10.2017 tarihli yeni raporda da önceki raporda belirtilen hususların tekrar edildiği, sonraki süreçte öncelikle... tarih ve... sayılı Genel Hayata Etkililik kararı alındığı, sonrasında ise ... tarih ve ... sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile söz konusu alan hakkında Afete Maruz Bölge kararı alındığı, kararın mahallinde ilan edildiği, Afete Maruz Bölge içerisinde kalan yapılar hakkında 7269 sayılı Yasanın 14. maddesinin uygulanması hususunun ... tarih ve ... sayılı yazı ile ... Kaymakamlığı'na bildirildiği, bunun üzerine, ... İli, ... İlçesi, ... Köyünde, davacının taşınmazının da içinde bulunduğu alandaki taşınmazların tahliyesine ve yıkımına ilişkin ... tarih ve ... sayılı ... Valiliği işlemi ile dayanağı 7269 sayılı Umumi Hayata Müessir Afetler Dolayısıyla Alınacak Tedbirlere ve Yapılacak Yardımlara Dair Kanunun 2. maddesi uyarınca afete maruz bölge ilan edilmesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı Bakanlar Kurulu Kararının iptali istemiyle görülmekte olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır. İLGİLİ MEVZUAT: 7269 sayılı Umumi Hayata Müessir Afetler Dolayısiyle Alınacak Tedbirlerle Yapılacak Yardımlara Dair Kanun'un 2. maddesinde; "Su baskınına uğramış veya uğrayabilir bölgeler, İmar ve İskan Bakanlığının teklifi üzerine Devlet Su İşlerinin bağlı bulunduğu Bakanlıkça; yer sarsıntısı, yer kayması, kaya düşmesi ve çığ gibi afetlere uğramış veya uğrayabilir bölgeler ise, İmar ve İskan Bakanlığınca tespit ve bunlardan şehir ve kasabalarda meydana gelen ve gelebileceklerin sınırları imar planına, imar planı bulunmayan kasaba ve köylerde de belli edildikçe harita veya krokilere işlenmek suretiyle, afete maruz bölge olarak İmar ve İskan Bakanlığının teklifi üzerine Bakanlar Kurulunca kararlaştırılır ve bu suretle tespit olunan sınırlar, İmar ve İskan Bakanlığının isteği üzerine ilgili valiliklerce mahallinde ilan olunur." hükmü yer almaktadır. Aynı Kanun'un 14. maddesinde ise; "İkinci madde gereğince tespit ve ilan olunan afet bölgelerine dahil şehir, kasaba ve köylerde bina ve mesken yapımı, fen kurullarınca tehlikeli görülen ve sınırları krokilerle tespit olunan yerler, İmar ve İskan Bakanlığınca yapı ve ikamet için yasaklanmış afet bölgeleri sayılır ve durum, belediyesi olan yerlerde belediyesince, köylerde ise ihtiyar meclislerince hemen ilan edilir. Belediyesi olan yerlerde belediyeler, olmayan yerlerde ihtiyar meclisleri bu yasaklanmış afet bölgesi hükmünü uygulamakla görevlidir. Hilafına hareket edildiği takdirde, mevcut ve yapılmakta olan binalar, yıkma parası yıkıntı malzemesinden karşılanmak, yetmemesi halinde kalan kısmı afetler fonundan tamamlanmak üzere vali ve kaymakamların emri ile yıktırılır. Yasaklanmış afet bölgesi sınırları, alınacak tedbirlerle tehlikenin önlenmesi oranında daraltılır veya tamamen kaldırılır. Bu husus da aynı şekilde duyurulur." hükümlerine yer verilmiştir. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Usul Yönünden: Davalı idarelerin usule ilişkin itirazları yerinde görülmemiştir. Esas Yönünden: Dosyanın incelenmesinden; 31.05.2017 tarihli Jeolojik Etüt Raporunda, uyuşmazlık konusu alana ilişkin olarak ilk çalışmanın 04.05.1994 yılında yapıldığı, 2.etüdün 02.08.1995, 3.etüdün 07.06.1996, 4.etüdün 20.07.1998, 5.etüdün 14.04.2006, 6.etüdün 14.09.2006 ve son olarak 7.etüdün ise 03.05.2008 tarihinde yapıldığı, söz konusu raporlarda net bir heyelan hareketi tespit edilmediği, yağışın fazla olması sebebiyle muhtemel heyelan riskinin varlığının belirtildiği, eğimin 15-45 derece arasında değiştiği, gerilme çatlakları-eski heyelan kütlesi-heyelan göllerinin olduğu, yamacın içbükey, batı ve kuzey batı yönünde eğimli olduğu, muhtemel heyelanın alanda bulunan 33 konut ile 21 ahırı etkileyebileceği, davullu tepesinden okul-lojman ve çevresindeki konutlar için muhtemel kaya düşmesi ile çığ tehlikesi görüldüğü, konutların tahliye edilmesi kanaatine varıldığı, bölgenin Kuzey Anadolu Fay Hattına yakınlığı ve 1. Derece deprem bölgesi olması sebebiyle, kayma şeklinde aktivite kazanacağı düşünülerek sınırları çizilen afete maruz alanın yerleşime kapatılmasının gerektiği tespitlerinde bulunulduğu anlaşılmaktadır. Uyuşmazlığın çözümlenmesinde, konunun teknik boyutu nedeniyle, gerekli görüldüğünden, 05/06/2023 tarihinde mahallinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda akademisyenlerden oluşan, 2 jeoloji mühendisi ve 1 inşaat mühendisinin bulunduğu bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen raporda özetle; ... İli, ... İlçesi, ... Mahallesinin yer aldığı ve afete maruz bölge edilen alanda 1939 Erzincan depreminden günümüze kadar geçmişte heyelan olduğu, dava konusu alanın çevresinde alansal olarak küçük boyutlu aktif heyelanlara rastlandığı, dava konusu alanın alt kotlarında çok sayıda eski ve aktif heyelanların bulunduğu, dava konusu alanın eski bir heyelan kütlesi üzerinde yer alması, yüksek rakım nedeniyle daha fazla yağış alması, alana doğru akan kaynak sularının olması ve alanın yaklaşık 9,9 km güneyinden heyelanı olumsuz etkileme potansiyeli olabilecek aktif fayın bulunması nedenleriyle birden fazla faktörün bir araya gelmesi durumunda yamaç molozunun hareket edebileceği ve bu birim üzerinde bulunan yapıların olumsuz olarak etkilenebileceği, can ve mal güvenliği açısından gelecekte muhtemel bir heyelanın olma riskinin bulunduğu şeklinde tespit ve değerlendirmelerde bulunulduğu görülmektedir. Bu durumda, dosya kapsamındaki bilgi ve belgeler, davaya konu karara dayanak Jeolojik Etüt Raporu ile bilirkişi heyeti raporu birlikte değerlendirildiğinde; dava konusu alanda can ve mal güvenliği açısından muhtemel heyelan tehlikesi riski bulunduğu açık olduğundan, uyuşmazlığa konu alanın afete maruz bölge olarak belirlenmesine ilişkin dava konusu ... tarihli,... sayılı Bakanlar Kurulu Kararında ve davacının taşınmazının da içinde bulunduğu alandaki taşınmazların tahliyesine ve yıkımına ilişkin ... tarih ve ... sayılı ... Valiliği işleminde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1.DAVANIN REDDİNE, 2.Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam ...-TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 3.Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı tarafından karşılanan toplam ...-TL keşif harcı ve keşif giderinin davacıdan alınarak, davalı Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı'na verilmesine, 4.Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen ...-TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idarelerden Cumhurbaşkanlığı ile Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı'na verilmesine, 5.Varsa posta giderleri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra aidiyetine göre taraflara iadesine, 6.Bu kararın tebliğ tarihini izleyen otuz (30) gün içinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu nezdinde temyiz yolu açık olmak üzere, 05/12/2024 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.