4. Ceza Dairesi 2008/18377 E. , 2010/14575 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ(LAR) : Cezaevinde kesici alet bulundurmak, yaralama HÜKÜM(LER) : Hükümlülük TEBLİĞNAMEDEKİ İSTEK: Ret, onama Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: 1- Sanık hakkında yaralama suçundan kurulan hükme yönelik temyiz ile ilgili olarak, Kararda öngörülen cezanın nitelik ve niceliğine göre hükmün temyiz edilemez olduğu,
**4. Ceza Dairesi 2008/18377 E. , 2010/14575 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ(LAR) : Cezaevinde kesici alet bulundurmak, yaralama HÜKÜM(LER) : Hükümlülük TEBLİĞNAMEDEKİ İSTEK: Ret, onama Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: 1- Sanık hakkında yaralama suçundan kurulan hükme yönelik temyiz ile ilgili olarak, Kararda öngörülen cezanın nitelik ve niceliğine göre hükmün temyiz edilemez olduğu, Anlaşıldığından, 5320 sayılı Yasanın 8/1 ve 1412 sayılı CYY.nın 317.maddesi uyarınca sanık ...'ın tebliğnameye uygun olarak, TEMYİZ İSTEĞİNİN REDDİNE, 2- Cezaevinde yasak eşya bulundurma suçundan kurulan hükme yönelik temyize gelince; Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi. Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; a- Sanık hakkında 765 sayılı TCY.nın 307/a maddesi uyarınca açılan davada ek savunma hakkı tanınmadan 5237 sayılı TCY.nın 297/1.maddesi uyarınca hüküm kurulmak suretiyle CYY.nın 226.maddesine aykırı davranılması, b- Lehe kanun değerlendirmesi yapılırken sanığın adli sicil kaydında bulunan hangi sabıkasının tekerrür koşullarını oluşturduğunun hükmün gerekçesinde açıklanmaması, c- Silahtan neyin anlaşılması gerektiği, 5237 sayılı TCY.nın 6.maddesinin 1.fıkrasının (f) bendinde beş alt bent halinde sıralanmıştır. Buna göre; Ateşli silahlar, patlayıcı maddeler, saldırı ve savunmada kullanılmak üzere yapılmış her türlü kesici, delici veya bereleyici alet, Saldırı ve savunma amacıyla yapılmış olması bile fiilen saldırı ve savunmada kullanılmaya elverişli diğer şeyler, Yakıcı, aşındırıcı, yaralayıcı, boğucu, zehirleyici, sürekli hastalığa yol açıcı nükleer, radyoaktif, kimyasal, biyolojik maddeler, silah sayılmaktadır. 5237 sayılı Yasanın 297.maddesinin 1.fıkrasında düzenlenen suçun maddi unsuru, infaz kurumu veya tutukevine silah sokulması yahut bulundurulması olduğuna göre, suça konu nesnenin 5237 sayılı Yasanın 6.maddisinin 1.fıkrasının (f) bendinde silah olarak tanımlanan maddelerden olup olmadığı saptanmalıdır. Somut olayda, sanığın tutuklu olarak kaldığı sırada, yaralama olayında kullandığı, uç tarafı kırılarak sapına monte edilmiş jiletin, kesici alet olduğu Yerel Mahkemece kabul edilmiş ise de, bu aletin mevcut durumu itibarıyla fiilen saldırı ve savunmada kullanılmaya elverişli nitelikli bir silah olup olmadığı tam olarak ve denetlenebilir düzeyde açıklığa kavuşturulmamıştır. Bu durumda soruşturma genişletilip, suça konu aletle ilgili olarak bilirkişiden rapor alınarak yargılama konusu aletin fiilen saldırı ve savunmada kullanılmaya elverişli nesne niteliği taşıyıp taşımadığının, 5237 TCY.nın 6.maddesindeki tanımlardan hareketle aynı Yasanın 297.maddesinin 1.fıkrasında ifade edilen silah niteliğine sahip olup olmadığının kuşkuya ortadan kaldıracak biçimde saptanması ve bilahare yapılacak değerlendirme ile sanığın hukuki durumunun gerek suç tarihinde geçerli olan normlara ve gerekse hükümden sonra yürürlüğe giren ve kısmen lehte düzenlemeler de içeren 5237 sayılı Yasanın 297.maddesinin 1. ya da 2.fıkralarına uyup uymadığının denetlenilebilir gerekçelerle belirlenmesi gerektiği halde eksik inceleme ve yetersiz gerekçeyle hüküm kurulması, d- TCY.nın 53/1-c madde ve bendinde öngörülen kısıtlamanın 53/3.maddesi uyarınca koşullu salıverilme tarihine kadar geçerli olacağının gözetilmemesi, Yasaya aykırı ve sanık ... müdafiinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden tebliğnameye aykırı olarak HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 21.09.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.