5. Hukuk Dairesi 2014/14560 E. , 2014/27756 K. MAHKEMESİ : Erzurum 2. Asliye Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 04/03/2014 NUMARASI : 2012/365-2014/286 Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi, davacı …
**5. Hukuk Dairesi 2014/14560 E. , 2014/27756 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Erzurum 2. Asliye Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 04/03/2014 NUMARASI : 2012/365-2014/286 Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi, davacı idare vekilince verilen dilekçe ile istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup uyuşmazlık anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü: - K A R A R – Dava, 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davacı idare vekilince temyiz edilmiştir. Yıpranma payı resmi birim fiyatları uygulanıp, yıpranma payı da düşülerek binaya değer biçilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Zemin bedelinin tespitine gelince; Arsa niteliğindeki taşınmaza emsal karşılaştırması yapılarak bedel tespit edilmişse de, alınan raporlar inandırıcı değildir. Şöyle ki; Bilirkişi kurulu raporlarında taşınmazın metrekaresine düzenleme otaklık payı indirilerek 960 TL., 1.040 TL. ve en son da 1.820 TL. gibi birbirinden faklı bedeller tespit edildiği gibi, dava konusu ve emsal alınan taşınmazların imar parseli mi, yoksa olduğu gibi bırakılan kadastro parseli mi oldukları ve söz konusu taşınmazların emlak vergisine esas metrekare bedelleri ilgili Belediye Başkanlığından sorulup, alınacak cevaba göre bedel tespiti sırasında düzenleme ortaklık payı indirimi yapılıp, yapılmayacağı ve dava konusu taşınmaz ile emsallerin değerleri arasındaki bilirkişice belirlenen oran denetlenerek sonucuna göre karar verilmesi gerektiği düşünülmeden, eksik inceleme ile inandırıcı olmayan raporlara itibar edilerek karar verilmiştir. Bu durumda taraflara, dava konusu taşınmaza yakın bölgelerden ve yakın zaman içinde satışı yapılan benzer yüzölçümlü satışları bildirmeleri için imkan tanınması, lüzumu halinde resen emsal celbi yoluna gidilmesi ve bu emsallere göre değer biçilmesi için yeniden oluşturulacak bilirkişi kuruluyla keşif yapılarak sonucuna göre hüküm kurulması gerektiğinin düşünülmemesi, Doğru görülmemiştir. Davacı idare vekilinin temyiz itirazları yerinde görüldüğünden, hükmün açıklanan nedenlerle HUMK'nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine ve temyize başvurma harcının Hazineye irad kaydedilmesine, 27.11.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.