Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2020/6304 E. , 2024/2839 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONUNCU DAİRE Esas No : 2020/6304 Karar No : 2024/2839 DAVACI : ... Ticaret Anonim Şirketi VEKİLİ : Av. ... DAVALI : ... Bakanlığı / ANKARA VEKİLİ : Huk. Müş. Av. ... DAVANIN KONUSU : Davacı tarafından, Sağlık Bakanlığı Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğünce hazırlanan "Müstakil Müesseselerin Sahiplikleri" konulu 25/12/2019 tarih ve E.5031 sayılı Genel Yazı ile 30/06/2020 tarih ve E.703 sayılı Genel Yazın
Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2020/6304 E. , 2024/2839 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONUNCU DAİRE Esas No : 2020/6304 Karar No : 2024/2839 DAVACI : ... Ticaret Anonim Şirketi VEKİLİ : Av. ... DAVALI : ... Bakanlığı / ANKARA VEKİLİ : Huk. Müş. Av. ... DAVANIN KONUSU : Davacı tarafından, Sağlık Bakanlığı Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğünce hazırlanan "Müstakil Müesseselerin Sahiplikleri" konulu 25/12/2019 tarih ve E.5031 sayılı Genel Yazı ile 30/06/2020 tarih ve E.703 sayılı Genel Yazının iptali istenilmektedir. DAVACININ_İDDİALARI : Davacı tarafından, Şirketlerinin işlettiği merkezin, tıbbi görüntüleme dalında hizmet verdiği, merkezin, kuruluş aşamasında ve devamındaki nakil işlemlerinde Sağlık Bakanlığının öngördüğü prosedürlere uygun olarak ruhsatlandırıldığı ve Bakanlıkça verilmiş olan ruhsat ile halen faaliyetine devam ettiği, Şirketlerinin büyük hissedarı Serdar Mutlu’nun tıp doktoru olduğu, ancak radyoloji uzmanı olmadığı, diğer hissedar Mahmut Beşer’in radyoloji uzmanı olduğu, dava konusu idari işlem ile, 3153 sayılı Radyoloji, Radiyom ve Elektrikle Tedavi ve Diğer Fizyoterapi Müesseseleri Hakkında Kanun’un 2. maddesinde geçen “ihtisas vesikası almış tabipler” ibaresine atıf yapılarak, şirketin sahibinin münhasıran radyoloji uzmanı olması gerektiği gerekçesi ile sahipliğin kanuna uygun hale getirilmesi için süre verildiği, dolayısıyla, şirketin radyoloji uzmanı olmayan büyük hissedarının hissesini radyoloji uzmanlarına devretmesi zorunluluğunun ortaya çıktığı, bugüne kadar, il sağlık müdürlüklerince müessese sahipliği bakımından radyoloji uzmanlığının esas alınmadığı, bünyesinde radyoloji uzmanı istihdam eden şirketlere radyoloji uzmanının mesul müdürlüğünde çalışma ruhsatı düzenlendiği, bu kapsamda sahipleri tıp doktoru dahi olmayan tıbbi görüntüleme müesseselerinin yıllardır faaliyetlerine devam ettikleri, tıp doktoru olan hissedarın müesseseye büyük yatırım yaptığı, dava konusu idari işlemin uygulanması halinde, şirket hisselerinin radyoloji uzmanı tıp doktorlarına devredilmesinin zorunlu olduğu, ancak şirketin ticari değerini karşılayacak radyoloji uzmanı bulunamayacağından ekonomik olarak zarara uğrayacakları, Bakanlık tarafından 3153 sayılı Kanun’un hiçbir zaman lafzi yorumlanmadığı, çıkarılan yönetmelikler kapsamında özel sağlık kuruluşlarına ilgili dalda uzman hekim mesul müdürlüğünde ruhsat ve işletme hakkı verildiği, tıp merkezlerine, özel hastanelere, ağız ve diş sağlığı kuruluşlarına uzman hekim mesul müdürlüğünde radyoloji müessesesi ruhsatı düzenlendiği, bu durumun mülkiyet hakkına, çalışma hürriyetine ve eşitlik ilkesine, kazanılmış hak müessesesine aykırı olduğu, işlemde, kanun hükmünde olmayan cihazlar ve şirket olarak faaliyet gösteren müesseselerin hissedarlık yapısı ile ilgili herhangi bir açıklama ya da ayrıksı düzenleme olmadığı, mevcut hukuki düzenlemeler kapsamında ve özellikle de idareye karşı herhangi bir hile veya yanıltıcı bir fiil işlenmeksizin elde edilen hakkın idare hukuku bakımından mutlaka korunması gerektiği, Şirketlerinin ruhsat aşamasında herhangi bir hilelerinin olmadığı ya da yanlış beyanda bulunmadıkları, kazanılmış hak ve idari istikrar ilkeleri uyarınca dava konusu işlemlerin iptalinin gerektiği iddia edilmektedir. DAVALININ_SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, Sağlık Bakanlığı Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğünün 29/01/2021 tarih ve 163 sayılı yazısı ile yeni bir düzenleme yapılıncaya kadar her iki Genel Yazı doğrultusunda herhangi bir işlem tesis edilmemesi ve söz konusu kuruluşlara bu konuda bilgi verilmesi hususunun 81 İl Valiliğinden istenildiği, bu arada ilk iki Genel Yazının iptali talebiyle görülen davanın açıldığı, ancak uygulanmamış ve uygulanmayacağı açıklanmış işlemlerin menfaat ihlâline yol açtığından veya açacağından söz edilemeyeceği, 29/01/2021 tarihli ve 163 sayılı son işlem ile davaya konu genel yazıların uygulanamaz hâle geldiği, menfaat ihlâl etme vasfını kaybettikleri, davanın konusu ve davacı ile menfaat alâka ve irtibatının kalmadığı, davanın konu ve menfaat yönünden reddine karar verilmesi gerektiği savunulmaktadır. DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ :... DÜŞÜNCESİ : Dava konusu Genel Yazıların iptaline karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir. DANIŞTAY SAVCISI : ... DÜŞÜNCESİ : Dava; Sağlık Bakanlığı Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğünce hazırlanan "Müstakil Müesseselerin Sahiplikleri" konulu 25/12/2019 tarih ve E.5031 sayılı Genel Yazı ile 30/06/2020 tarih ve E.703 sayılı Genel Yazının iptali istemiyle açılmıştır. 3153 sayılı Radyoloji, Radiyom ve Elektrikle Tedavi ve Diğer Fizyoterapi Müesseseleri Hakkında Kanun'un 1. maddesinde, "Münhasıran röntgen şuaı vasıtasile teşhis veya hem teşhis ve hem tedavi yahut radiyom veya radiyom emanasiyonu yahut radiyom mürekkebatile veya her türlü elektrik aletlerile tedavi yapmak için müessese açmak Sıhhat ve İçtimai Muavenet Vekaletinin iznine bağlıdır." 2. maddesinde ise, "Birinci maddede adı geçen müesseseler yalnız ihtısas vesikası almış tabipler tarafından açılabilir. Bu tabipler açacakları müessesenin adresini ve kullanacakları cihazların marka ve nevilerini ve radiyom miktarını ve şeklini bildiren bir istida ile Sıhhat ve İçtimai Muavenet Vekaletine müracaat ederler. Bu istidaya binanın bir krokisini ve vesikalarının birer örneğini de bağlarlar. Vekaletçe müessese tetkik ve teftiş ettirilerek hasıl olacak neticeye göre yazı ile izin verilir. İzin alınmadan bu kabil müessese işletilemez ve buralara hasta kabul olunamaz." düzenlemelerine yer verilmiştir. Ayakta Teşhis ve Tedavi Yapılan Özel Sağlık Kuruluşları Hakkında Yönetmelik'in 5. maddesinde, radyoloji müesseseleri tanı merkezleri grubunda yer alan ayakta teşhis ve tedavi yapılan özel sağlık kuruluşları arasında sayılmış, "Laboratuvar ve müessese" başlıklı 7/A maddesinin 2. fıkrasında; müessesenin, 3153 sayılı Kanun kapsamında görüntüleme ve/veya radyoterapi, nükleer tıp, fizik tedavi gibi muayene, tanı ve/veya tedavi hizmeti sunacağı, 3. fıkrasında, laboratuvar ve müessesenin 13. maddeye göre ruhsatlandırılacağı ve uzman sorumluluğunda faaliyet göstereceği düzenlenmiş, atıf yapılan 13. maddede ise, ruhsat başvurusu ve ruhsatname düzenlenme sürecine ilişkin usullere yer verilmiştir. Anılan Yönetmeliğin "Mesul müdür" başlıklı 16. maddesinin 1. fıkrasında; muayenehane hariç sağlık kuruluşunda genel çalışma saatleri içerisinde bu maddede tanımlanan görevleri yapmak üzere kuruluşun kadrosunda görev yapan bir tabip/uzman mesul müdür bulunacağı, mesul müdürün, adına çalışma belgesi düzenlenmesi kaydıyla, isterse sağlık kuruluşunda mesleğini icra edeceği belirtilmiş, 5. fıkrasında, mesul müdürün görevleri; "a) Sağlık kuruluşunun ruhsatname alındıktan sonraki faaliyeti ile ilgili her türlü işlemleri yürütmek, b) Bu Yönetmelikte ve iç hizmet işleyişinde tanımlanmış alt yapı ve hizmet kalite standartlarının korunmasını ve sürdürülmesini sağlamak, c) Sağlık kuruluşunun faaliyeti sırasında, ruhsatname verilmesi şartlarında meydana gelen değişiklikleri zamanında Müdürlüğe bildirmek, ç) Görevinden herhangi bir sebeple ayrılan sağlık çalışanının çalışma belgelerini en geç beş iş günü içerisinde Müdürlüğe iade etmek, d) Sağlık kuruluşundaki hizmetlerin düzenli ve sürekli olarak yürütülmesini sağlamak, e) Sağlık kuruluşu adına ilgili belgeleri onaylamak, f) Çalışma saatleri dışında ve mazeret hallerinde mesul müdürlük görevini yazılı şekilde devrettiği tabip tarafından, mesul müdürlük ile ilgili sorumlulukların düzenli ve sürekli olarak yerine getirilmiş olup olmadığını görevine başladığı zaman incelemek, g) Nöbet hizmetlerini düzenlemek, ğ) Bu Yönetmeliğe, tâbi olunan diğer ilgili mevzuata ve sağlık kuruluşunun iç işleyişi konusunda hazırlanıp çalışanlara duyurulan düzenlemelere, ilgililer tarafından uyulmasını sağlamak ve bunun için gerekli iç denetimleri yürütmek, h) Denetimler sırasında, yetkililere gereken bilgi ve belgeleri sunmak ve denetime yardımcı olmak, ı) 22/7/2005 tarihli ve 25883 sayılı Resmî Gazetede yayımlanan Tıbbi Atıkların Kontrolü Yönetmeliği hükümlerinin uygulanmasını sağlamak, i) Sağlık kuruluşunda bulundurulan cihaz ve malzemelerin sterilizasyonunu, cihazların kalibrasyonunu temin etmek, j) Sağlık kuruluşu çalışanlarının, işyeri çalışanı sağlığı açısından hepatit markeri ve bulaşıcı hastalıklar yönünden diğer gerekli görülen tetkiklerini ve muayenelerini, yılda en az bir defa periyodik olarak yaptırmak, k) Ortaklarda meydana gelen değişiklikleri on beş iş günü içinde Müdürlüğe bildirmek, l) Sağlık kuruluşunun faaliyet sahası ile ilgili diğer mevzuatta belirtilen ve kendisi tarafından yürütülmesi öngörülen görevleri yerine getirmek" olarak sayılmış, 6. fıkrasında ise; mesul müdürün, sağlık kuruluşunun faaliyeti ve denetimi ile ilgili her türlü işlemde Müdürlüğün ve Bakanlığın birinci derecede muhatabı olduğu, mesul müdürün idari işlerden bizzat, tıbbi işlemlerden ise diğer tabipler ile birlikte sorumlu olduğu ve mesul müdürün idari işlerinden, sağlık kuruluşunun faaliyetinden ve sunulan sağlık hizmetinin gerektirdiği alt yapı imkanlarının sağlanmasından, işletenin sorumlu olduğu düzenlenmiştir. Dosyanın incelenmesinden; İstanbul Valiliği İl Sağlık Müdürlüğünce, 3153 sayılı Radyoloji, Radiyom ve Elektrikle Tedavi ve Diğer Fizyoterapi Müesseseleri Hakkında Kanun ve Ayakta Teşhis ve Tedavi Yapan Özel Sağlık Kuruluşları Hakkında Yönetmelik hükümleri uyarınca davacı şirketin sahibi olduğu Özel Tanısal Vizyon Görüntüleme Müesesesi adına, radyoloji uzmanı Mahmut Beşer’in mesul müdürlüğünde faaliyet göstermek üzere, 08/08/2012 yılında "Kuruluş Ruhsatı (Mesul Müdür/Sorumlu Uzman Belgesi)" düzenlendiği, bilahare, "3153 sayılı Kanun'un 2. maddesinde yer alan "ihtisas vesikası almış tabipler" ifadesinden, müstakil müesseselerin sadece ilgili uzman/uzmanlar tarafından açılabileceğinin anlaşıldığı, Bakanlığa intikal eden başvurulardan önceki tarihlerde İl Sağlık Müdürlükleri ve Bakanlıkça farklı uygulamaların yapılarak, ilgili uzman olmayan hekim sahipliklerine de ruhsat düzenlendiğinin tespit edildiği, bu kapsamda ilde faaliyet gösteren müstakil müessese sahipliklerine ilişkin inceleme yapılması ve bu inceleme sonucunda uygun olmayan müstakil müesseselere, sahipliklerini uygun hale getirmeleri için 6 ay süre verilerek uygunluğun sağlanması, süre sonunda uygunluğun sağlanamaması halinde ise faaliyetlerinin durdurulacağının bildirilmesi" hususunu içeren ve 81 il valiliğine gönderilen Sağlık Bakanlığı Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğünün "Müstakil Müesseselerin Sahiplikleri" konulu 25/12/2019 tarih ve 5031 sayılı Genel Yazısının davacıya da elektronik posta yoluyla 19/03/2020 tarihinde bildirildiği, ardından, Sağlık Bakanlığı Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğünün 30/06/2020 tarihli ve E.703 sayılı Genel Yazısı ile; 25/12/2019 tarihli ve E.5031 sayılı yazıda 6 aylık süre verilerek müesselerden uygunluğun sağlanmasının istenildiği, ancak, COVİD-19 pandemisi ve bu kapsamda sağlık tesislerine yönelik alınan tedbirler sonucu ortaya çıkan mücbir sebepler dikkate alınarak özel müstakil müesseselerin sahipliklerinin uygun hale getirilmesi için verilen sürenin 31/03/2021 tarihine kadar uzatılmasının ‘... tarihli ve ... sayılı Makam Oluru’ ile uygun görüldüğünün 81 il valiliğine bildirildiği, anılan Yazının da, 19/08/2020 tarihinde davacı Şirket tarafından işletilen müessesenin mesul müdürlüğüne tebliğ edildiği ve davacı tarafından, "Müstakil Müesseselerin Sahiplikleri" konulu 25/12/2019 tarih ve E.5031 sayılı Genel Yazı ile 30/06/2020 tarih ve E.703 sayılı Genel Yazının iptali istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmıştır. Davacı tarafından; "Şirketlerinin işlettiği merkezin, tıbbi görüntüleme dalında hizmet verdiği, merkezin, kuruluş aşamasında ve devamındaki nakil işlemlerinde Sağlık Bakanlığının öngördüğü prosedürlere uygun olarak ruhsatlandırıldığı ve Bakanlıkça verilmiş olan ruhsat ile halen faaliyetine devam ettiği, şirketlerinin büyük hissedarı Serdar Mutlu’nun tıp doktoru olduğu, ancak radyoloji uzmanı olmadığı, ancak diğer hissedarı Mahmut Beşer’in radyoloji uzmanı olduğu, dava konusu idari işlem ile, 3153 sayılı Radyoloji, Radiyom ve Elektrikle Tedavi ve Diğer Fizyoterapi Müesseseleri Hakkında Kanun’un 2. maddesinde geçen “ihtisas vesikası almış tabipler” ibaresine atıf yapılarak, şirketin sahibinin münhasıran radyoloji uzmanı olması gerektiği gerekçesi ile sahipliğin kanuna uygun hale getirilmesi için süre verildiği, dolayısıyla, şirketin radyoloji uzmanı olmayan büyük hissedarının hissesini radyoloji uzmanlarına devretmesi zorunluluğunun ortaya çıktığı, bugüne kadar, il sağlık müdürlüklerince müessese sahipliği bakımından radyoloji uzmanlığının esas alınmadığı, bünyesinde radyoloji uzmanı istihdam eden şirketlere radyoloji uzmanının mesul müdürlüğünde çalışma ruhsatı düzenlendiği, bu kapsamda sahipleri tıp doktoru dahi olmayan tıbbi görüntüleme müesseselerinin yıllardır faaliyetlerine devam ettikleri, tıp doktoru olan hissedarın müesseseye büyük yatırım yaptığı, dava konusu idari işemin uygulanması halinde, şirket hisselerinin radyoloji uzmanı tıp doktorlarına devredilmesinin zorunlu olduğu, ancak şirketin ticari değerini karşılayacak radyoloji uzmanı bulunamayacağından ekonomik olarak zarara uğrayacakları, Bakanlık tarafından 3153 sayılı Kanun’un hiçbir zaman lafzi yorumlanmadığı, çıkarılan yönetmelikler kapsamında özel sağlık kuruluşlarına ilgili dalda uzman hekim mesul müdürlüğünde ruhsat ve işletme hakkı verildiği, tıp merkezlerine, özel hastanelere, ağız ve diş sağlığı kuruluşlarına uzman hekim mesul müdürlüğünde radyoloji müessesesi ruhsatı düzenlendiği, bu durumun mülkiyet hakkına, çalışma hürriyetine ve eşitlik ilkesine, kazanılmış hak müessesesine aykırı olduğu, işlemde, kanun hükmünde olmayan cihazlar ve şirket olarak faaliyet gösteren müesseselerin hissedarlık yapısı ile ilgili herhangi bir açıklama ya da ayrıksı düzenleme olmadığı, mevcut hukuki düzenlemeler kapsamında ve özellikle de idareye karşı herhangi bir hile veya yanıltıcı bir fiil işlenmeksizin elde edilen hakkın idare hukuku bakımından mutlaka korunması gerektiği, dolayısıyla, kazanılmış hak ve idari istikrar ilkeleri uyarınca dava konusu işlemlerin iptalinin gerektiği" ileri sürülürken, davalı idare tarafından da; "Sağlık Bakanlığı Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğünün 29/01/2021 tarih ve 163 sayılı yazısı ile, yeni bir düzenleme yapılıncaya kadar, her iki Genel Yazı doğrultusunda herhangi bir işlem tesis edilmemesinin ve söz konusu kuruluşlara bu konuda bilgi verilmesinin 81 İl Valiliğinden istenildiği, bu arada söz konusu iki Genel Yazının iptali talebiyle görülmekte olan davanın açıldığı, ancak uygulanmamış ve uygulanmayacağı açıklanmış işlemlerin menfaat ihlâline yol açmasının mümkün olmadığı, 29/01/2021 tarihli ve 163 sayılı bu işlem ile davaya konu genel yazıların uygulanamaz hâle geldiği, menfaat ihlâl etme vasfını kaybettikleri, bu nedenle davanın konu ve menfaat yönünden reddine karar verilmesi gerektiği savunulmuştur. Uyuşmazlıkta, davalı idarece, Bakanlık ve il müdürlüklerinin, 3153 sayılı Kanun'un 2. maddesini farklı yorumlamaları nedeniyle, müstakil müesseselerin (radyoloji, radyoterapi, nükleer tıp, fizik tedavi) açılması hususunda farklı uygulamaların yapıldığı ve bu farklı uyugulamaların giderilmesi amacıyla dava konusu Genel Yazılar ile düzenleme yapıldığı ileri sürülmekte ise de; 3153 sayılı Kanun'un 2. maddesinde; anılan Kanun kapsamında faaliyet gösterecek müstakil müesseselerin yalnız ihtisas vesikası bulunan, bir başka ifadeyle uzman olan hekimler tarafından açılabileceğinin hüküm altına alındığı, ancak maddede, uzman hekimin müessesenin sahibi olması gerektiği yönünde açık bir hüküm bulunmadığı, yalnızca uzman hekim zorunluluğuna yer verilerek, 1219 sayılı Tababet ve Şuabatı San'atların Tarzı İcrasına Dair Kanun'a göre icrası uzmanlık gerektiren bu müesseselerin yetkisiz kişilerce açılmasının ve işletilmesinin engellenmeye çalışıldığı anlaşılmaktadır. Bu haliyle, 3153 sayılı Kanun hükümleri uyarınca, müesseselerin yalnızca ilgili uzman hekimler tarafından açılabileceği ve ilgili uzman olmayan hekim sahiplikleri adına düzenlenen ruhsatların mevzuata uygun hale getirilmesi, aksi halde müesseselerin faaliyetlerinin durdurulacağı hususunu içeren dava konusu düzenlemelerde üst hukuk normu olan Kanun'a ve hukuka uyarlık görülmemiştir. Ayrıca bu müesseselerin, Ayakta Teşhis ve Tedavi Yapılan Özel Sağlık Kuruluşları Hakkında Yönetmelik kapsamında, uzman hekim sorumluluğunda ve müessesenin faaliyet alanıyla ilgili her türlü işlemi yürütmekle görevli ve sağlık kuruluşunun faaliyeti ve denetimi ile ilgili her işlemde Müdürlüğün ve Bakanlığın birinci derecede muhatabı olan mesul müdür kontrolünde faaliyet gösterecekleri, dolayısıyla ilgili alandaki uzman hekim tarafından işletileceği de dikkate alındığında, kanun koyucunun amacının, bu müesseselerin ilgili uzman olmayan hekimlerce işletilmesini önlemek olduğu görülmektedir. Bu durumda, dava konusu "Müstakil Müesseselerin Sahiplikleri" konulu 25/12/2019 tarih ve 5031 sayılı Genel Yazı ile 30/06/2020 tarih ve E.703 sayılı Genel Yazı'da hukuka ve mevzuata uyarlık görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle, dava konusu edilen genel yazıların iptaline karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE : MADDİ OLAY : 1) Davacı şirketin sahibi olduğu Özel Tanısal Vizyon Görüntüleme Müessesesi adına, İstanbul Valiliği İl Sağlık Müdürlüğü tarafından, "Kuruluş Ruhsatı (Mesul Müdür/Sorumlu Uzman Belgesi)" ile radyoloji uzmanlık dalında, 3153 sayılı Radyoloji, Radiyom ve Elektrikle Tedavi ve Diğer Fizyoterapi Müesseseleri Hakkında Kanun ve Ayakta Teşhis ve Tedavi Yapan Özel Sağlık Kuruluşları Hakkında Yönetmelik uyarınca radyoloji uzmanı Mahmut Beşer’in mesul müdürlüğünde faaliyet göstermek üzere 08/08/2012 yılında ruhsat düzenlenmiştir. 2) 3153 sayılı Kanun'un 2. maddesinde yer alan "ihtisas vesikası almış tabipler" ifadesi ile müstakil müesseselerin sadece ilgili uzman/uzmanlar tarafından açılabileceği, Bakanlığa intikal eden başvurulardan önceki tarihlerde İl Sağlık Müdürlükleri ve Bakanlıkça farklı uygulamalar yapıldığı, ilgili uzman olmayan hekim sahipliklerine de ruhsat düzenlendiğinin tespit edildiği, bu kapsamda ilde faaliyet gösteren müstakil müessese sahipliklerine ilişkin inceleme yapılması ve bu inceleme sonucunda uygun olmayan müstakil müesseselere, sahipliklerini uygun hale getirmeleri için 6 ay süre verilerek uygunluğun sağlanması, süre sonunda uygunluğun sağlanamaması halinde ise faaliyetlerinin durdurulacağının bildirilmesi hususunu içeren ve 81 il valiliğine gönderilen Sağlık Bakanlığı Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğünün "Müstakil Müesseselerin Sahiplikleri" konulu 25/12/2019 tarih ve 5031 sayılı Genel Yazısı davacıya elektronik posta yoluyla 19/03/2020 tarihinde bildirilmiştir. 3) Ardından, Sağlık Bakanlığı Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğünün 30/06/2020 tarihli ve E.703 sayılı Genel Yazısı ile; 25/12/2019 tarihli ve E.5031 sayılı yazıda 6 aylık süre verilerek müesselerden uygunluğun sağlanmasının istenildiği, ancak, COVİD-19 pandemisi ve bu kapsamda sağlık tesislerine yönelik alınan tedbirler sonucu ortaya çıkan mücbir sebepler dikkate alınarak özel müstakil müesseselerin sahipliklerinin uygun hale getirilmesi için verilen sürenin 31/03/2021 tarihine kadar uzatılmasının ‘19/06/2020 tarihli ve 1049 sayılı Makam Oluru’ ile uygun görüldüğü 81 il valiliğine bildirilmiştir. Anılan Yazı, 19/08/2020 tarihinde davacı Şirket tarafından işletilen müessesenin mesul müdürlüğüne tebliğ edilmiştir. 4) Bunun üzerine, "Müstakil Müesseselerin Sahiplikleri" konulu 25/12/2019 tarih ve E.5031 sayılı Genel Yazı ile 30/06/2020 tarih ve E.703 sayılı Genel Yazının iptali istemiyle görülen dava açılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT: 3153 sayılı Radyoloji, Radiyom ve Elektrikle Tedavi ve Diğer Fizyoterapi Müesseseleri Hakkında Kanun'un; 1. maddesinde, "Münhasıran röntgen şuaı vasıtasile teşhis veya hem teşhis ve hem tedavi yahut radiyom veya radiyom emanasiyonu yahut radiyom mürekkebatile veya her türlü elektrik aletlerile tedavi yapmak için müessese açmak Sıhhat ve İçtimai Muavenet Vekaletinin iznine bağlıdır." hükmüne; 2. maddesinde ise, "Birinci maddede adı geçen müesseseler yalnız ihtısas vesikası almış tabipler tarafından açılabilir. Bu tabipler açacakları müessesenin adresini ve kullanacakları cihazların marka ve nevilerini ve radiyom miktarını ve şeklini bildiren bir istida ile Sıhhat ve İçtimai Muavenet Vekaletine müracaat ederler. Bu istidaya binanın bir krokisini ve vesikalarının birer örneğini de bağlarlar. Vekaletçe müessese tetkik ve teftiş ettirilerek hasıl olacak neticeye göre yazı ile izin verilir. İzin alınmadan bu kabil müessese işletilemez ve buralara hasta kabul olunamaz." hükmüne yer verilmiştir. Ayakta Teşhis ve Tedavi Yapılan Özel Sağlık Kuruluşları Hakkında Yönetmelik'in 5. maddesinde, radyoloji müesseseleri tanı merkezleri grubunda yer alan ayakta teşhis ve tedavi yapılan özel sağlık kuruluşları arasında sayılmış, "Laboratuvar ve müessese" başlıklı 7/A maddesinin 2. fıkrasında ise; müessesenin, 3153 sayılı Kanun kapsamında görüntüleme ve/veya radyoterapi, nükleer tıp, fizik tedavi gibi muayene, tanı ve/veya tedavi hizmeti sunacağı, 3. fıkrasında, laboratuvar ve müessesenin 13. maddeye göre ruhsatlandırılacağı ve uzman sorumluluğunda faaliyet göstereceği kuralı düzenlenmiş, atıf yapılan 13. maddede ise ruhsat başvurusu ve ruhsatname düzenlenme sürecine ilişkin usullere yer verilmiştir. Anılan Yönetmeliğin "Mesul müdür" başlıklı 16. maddesinin 1. fıkrasında; muayenehane hariç sağlık kuruluşunda genel çalışma saatleri içerisinde bu maddede tanımlanan görevleri yapmak üzere kuruluşun kadrosunda görev yapan bir tabip/uzman mesul müdür bulunacağı, mesul müdürün, adına çalışma belgesi düzenlenmesi kaydıyla, isterse sağlık kuruluşunda mesleğini icra edeceği belirtilmiş, 5. fıkrasında ise, mesul müdürün görevleri aşağıda belirtildiği şekilde sayılmıştır: a) Sağlık kuruluşunun ruhsatname alındıktan sonraki faaliyeti ile ilgili her türlü işlemleri yürütmek, b) Bu Yönetmelikte ve iç hizmet işleyişinde tanımlanmış alt yapı ve hizmet kalite standartlarının korunmasını ve sürdürülmesini sağlamak, c) Sağlık kuruluşunun faaliyeti sırasında, ruhsatname verilmesi şartlarında meydana gelen değişiklikleri zamanında Müdürlüğe bildirmek, ç) Görevinden herhangi bir sebeple ayrılan sağlık çalışanının çalışma belgelerini en geç beş iş günü içerisinde Müdürlüğe iade etmek, d) Sağlık kuruluşundaki hizmetlerin düzenli ve sürekli olarak yürütülmesini sağlamak, e) Sağlık kuruluşu adına ilgili belgeleri onaylamak, f) Çalışma saatleri dışında ve mazeret hallerinde mesul müdürlük görevini yazılı şekilde devrettiği tabip tarafından, mesul müdürlük ile ilgili sorumlulukların düzenli ve sürekli olarak yerine getirilmiş olup olmadığını görevine başladığı zaman incelemek, g) Nöbet hizmetlerini düzenlemek, ğ) Bu Yönetmeliğe, tâbi olunan diğer ilgili mevzuata ve sağlık kuruluşunun iç işleyişi konusunda hazırlanıp çalışanlara duyurulan düzenlemelere, ilgililer tarafından uyulmasını sağlamak ve bunun için gerekli iç denetimleri yürütmek, h) Denetimler sırasında, yetkililere gereken bilgi ve belgeleri sunmak ve denetime yardımcı olmak, ı) 22/7/2005 tarihli ve 25883 sayılı Resmî Gazetede yayımlanan Tıbbi Atıkların Kontrolü Yönetmeliği hükümlerinin uygulanmasını sağlamak, i) Sağlık kuruluşunda bulundurulan cihaz ve malzemelerin sterilizasyonunu, cihazların kalibrasyonunu temin etmek, j) Sağlık kuruluşu çalışanlarının, işyeri çalışanı sağlığı açısından hepatit markeri ve bulaşıcı hastalıklar yönünden diğer gerekli görülen tetkiklerini ve muayenelerini, yılda en az bir defa periyodik olarak yaptırmak, k) Ortaklarda meydana gelen değişiklikleri on beş iş günü içinde Müdürlüğe bildirmek, l) Sağlık kuruluşunun faaliyet sahası ile ilgili diğer mevzuatta belirtilen ve kendisi tarafından yürütülmesi öngörülen görevleri yerine getirmek. Ayrıca anılan maddenin 6. fıkrasında; mesul müdürün, sağlık kuruluşunun faaliyeti ve denetimi ile ilgili her türlü işlemde Müdürlüğün ve Bakanlığın birinci derecede muhatabı olduğu, mesul müdürün idari işlerden bizzat, tıbbi işlemlerden ise diğer tabipler ile birlikte sorumlu olduğu ve mesul müdürün idari işlerinden, sağlık kuruluşunun faaliyetinden ve sunulan sağlık hizmetinin gerektirdiği alt yapı imkanlarının sağlanmasından, işletenin sorumlu olduğu düzenlenmiştir. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Dava konusu Genel Yazılara göre; Bakanlık ve il müdürlükleri arasında 3153 sayılı Kanun'un 2. maddesinin yorumundaki farklılık nedeniyle müstakil müesseselerin (radyoloji, radyoterapi, nükleer tıp, fizik tedavi) açılması hususunda farklı uygulamalar yapıldığı, bu farklılıkları gidermek amacıyla dava konusu Genel Yazılar ile düzenleme yapıldığı görülmektedir. Bu haliyle uyuşmazlığın konusunu, 3153 sayılı Kanun kapsamındaki müesseselerin kimler tarafından açılabileceği oluşturmaktadır. 3153 sayılı Kanun'un yukarıda metnine yer verilen 2. maddesinde; anılan Kanun kapsamında faaliyet gösterecek müstakil müesseselerin yalnız ihtisas vesikası bulunan, bir başka ifadeyle uzman olan hekimler tarafından açılabileceğinin hüküm altına alındığı, ancak uzman hekimler tarafından açılma hususunun müesseselerin sahipliği konusunda, uzman hekimin müessesenin sahibi olması şeklinde zorlayıcı bir hüküm içermediği, hükümde, açıkça sahipliğe işaret edilmediği ancak uzman hekim zorunluluğuna yer verilerek 1219 sayılı Tababet ve Şuabatı San'atların Tarzı İcrasına Dair Kanun'a göre icrası uzmanlık gerektiren bu müesseselerin yetkisiz kişilerce açılmasının ve işletilmesinin engellenmeye çalışıldığı anlaşılmaktadır. Bu haliyle, 3153 sayılı Kanun kapsamında müesseselerin yalnızca ilgili uzman hekimler tarafından açılabileceği ve ilgili uzman olmayan hekim sahiplikleri adına düzenlenen ruhsatların mevzuata uygun hale getirilmesi, aksi halde müesseselerin faaliyetlerinin durdurulacağı hususunu içeren dava konusu düzenlemelerde üst hukuk normu olan Kanun'a ve hukuka uyarlık bulunmamaktadır. Ayrıca bu müesseselerin, Ayakta Teşhis ve Tedavi Yapılan Özel Sağlık Kuruluşları Hakkında Yönetmelik kapsamında uzman hekim sorumluluğunda ve müessesenin faaliyet alanıyla ilgili her türlü işlemi yürütmekle görevli ve sağlık kuruluşunun faaliyeti ve denetimi ile ilgili her işlemde Müdürlüğün ve Bakanlığın birinci derecede muhatabı olan mesul müdür kontrolünde faaliyet gösterecekleri, dolayısıyla ilgili alandaki uzman hekim tarafından işletileceği de dikkate alındığında, kanun koyucunun ilgili uzman olmayan hekimlerce bu müesseselerin işletilmemesi amacını sağlamak üzere sözü edilen düzenlemelerin yapıldığı görülmektedir. Nitekim dosyada yer alan, 3153 sayılı Kanun ve Ayakta Teşhis ve Tedavi Yapılan Özel Sağlık Kuruluşları Hakkında Yönetmelik kapsamında İl Sağlık Müdürlükleri tarafından düzenlenen "Kuruluş Ruhsatı (Mesul Müdür/Sorumlu Uzman Belgesi)"nde de ilgili alandaki uzmanın mesul müdürlüğünde faaliyette bulunmak üzere müesseseye ruhsat verildiği, 3153 sayılı Kanun'un 2. maddesi kapsamında ilgili uzman hekim tarafından müessesenin açılması koşulunun sağlandığı anlaşılmaktadır. Bu itibarla, dava konusu "Müstakil Müesseselerin Sahiplikleri" konulu 25/12/2019 tarih ve 5031 sayılı Genel Yazı ile 30/06/2020 tarih ve E.703 sayılı Genel Yazı'da hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. "Müstakil Müesseselerin Sahiplikleri" konulu 25/12/2019 tarih ve 5031 sayılı Genel Yazı ile 30/06/2020 tarih ve E.703 sayılı Genel Yazı'nın İPTALİNE, 2. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam ...TL yargılama giderinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine, 3. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca ... TL vekâlet ücretinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine, 4. Posta gideri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine, 5. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 11/09/2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.