Mahkeme, davayı kazanan tarafın istemiyle, gideri haksız çıkan taraftan alınmak üzere, hükmün kesinleşmesinden sonra ilan edilmesine de karar verebilir. İlanın şeklini ve kapsamını mahkeme belirler.
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Dava dışı ... Şti. (eski unvanı ... Tic. Ltd. Şti.) ile dava dışı ... şirketi arasında 2009 yılında ... markalı meyve aranjmanı işine yönelik bir ana franchise sözleşmesi imzalandığını, sonrasında ... Ltd. Şti.’nin bu sözleşmeden doğan hak ve yükümlülüklerini ...Tic. A.Ş.’ye, dava dışı ...’in hak ve yükümlülüklerini ise ...’ye devrettiklerini, bu sözleşmeye istinaden davacının Türkiye’de çeşitli gerçek veya tüzel kişilerle alt bayilik sözleşmeleri yaptığını, davacının frutation işi nedeniyle sürekli zarar ettiğini, 2011 yılından itibaren iyileştirmelerden netice alınamadığını, davalının iyileştirme sürecine dair pek çok talebi kabul etmesine rağmen bunları hayata geçirmediğini, Temmuz 2015 tarihinde davalı şirket tarafından davacıya gönderilen e-posta ile 31 Aralık 2015 itibariyle Türkiye’deki operasyonların kapatılabileceğini kabul ettiğini ancak bu süreçte ilk olarak alt bayilerle mevcut ilişkilerin ...tarafından sonlandırılmasını talep ettiğini, davacı şirketin alt bayilerle ilgili hususta görüşmeler yaparken davalı şirket sahibinin 2015 yılında İstanbul’a gelerek alt bayilerle davacının yokluğunda görüşmeler yaptığını ve alt bayileri davacı şirket aleyhine dava açmak konusunda teşvik ettiğini, Türkiye’de ...’nin olmadığı bir franchise yapısı kuracağını kendisinin de ...’ne karşı çeşitli hukuki girişimlerde bulunacağını söylediğini, bu hususun alt bayiler tarafından gönderilen fesih ihtarnameleri ile sabit olduğunu, davalının 02.10.2015 tarihinde davacıya bir ihtarname gönderdiğini ve tüm alt bayilerin davalı şirketin haklarına tecavüz ettiği gerekçesiyle her bir alt bayinin kendisine 200.000-USD ödemesini talep ettiğini, davalı şirket ortağının alt bayilerle organize bir ilişkide olduğu ve ...’ne karşı eğer kendi tarafını desteklerlerse alt bayilerle sözleşme yapılacağı ve onlardan tazminat talep edilmeyeceği şeklinde vaatlerde bulunduğunu alt bayilerden ... Ltd. Şti. sahibi ...ile yapılan 14.10.2015 tarihli görüşmede öğrendiklerini, bunun üzerine 15.10.2015 tarihinde davalıya cevabi ihtarname gönderdiklerini, sözleşmeyi ihlal eder nitelikte bir durum bulunmadığını, davalının ihtarnamesinde iddia edilen hususların tarafların karşılıklı mutabakatıyla yapılan iyileştirme çalışmaları kapsamında olduğunun ve davalının talebinin gerçekçi olmadığının ifade edildiğini, söz konusu cevabi ihtarnameyle eş zamanlı olarak alt bayilere bu konuya ilişkin bir bilgilendirme ve uyarı yazısı gönderildiğini, bu bilgilendirme ve uyarı yazılarına karşı alt bayilerin ayrı ayrı ihtarnameler gönderdiklerini, bu ihtarnamelerde ... alan adlı web sitesinin belli bir süre kapatıldığını, bu sebeple alt bayilerin zarar gördüklerini, marka tanıtımı için davacının reklam yapmadığını ve davacının konuyu sulh ile çözmeye çalışmadığının ifade edildiğini, bu ihtarnamelere cevap olarak ise davacının yeni bir bilgilendirme ve uyarı yazısı gönderdiğini, bu yazıda alt bayilerin iddialarına cevap verildiğini ve davalı şirketle aralarında yaşananları alt bayilere ilettiklerini, davalı tarafından davacı vekiline gönderilen 19.10.2015 tarihli cevabi yazıda 02.10.2015 tarihli ihtarnamedeki hususların tekrarlandığını ve davacı tarafından gönderilen 15.10.2015 tarihli ihtarnamenin kabul edilmediğini ifade ettiklerini, bu yazı üzerine davacı tarafından 23.10.2015 tarihinde davalıya e-posta yoluyla bir yazı daha gönderildiğini, bu yazıda ise davacının davalı şirket ortağı ... ile görüşmeye çalışmış olmasına rağmen kendisinin davacıyla görüşmemeye, alt bayilerle görüşmeye karar verdiğini belirten bir mektup gönderdiğini, davalının alt bayileri davacı aleyhine bir takım girişimlerde bulunmaya ikna etmeye çalıştığına ilişkin ortaya koydukları bulguları ispat eder nitelikte olduğunu, huzurdaki davanın öncesinde alt bayiler tarafından davacı şirkete karşı aynı vekille ve aynı dilekçeler ve taleplerle davalının yönlendirmesiyle dava açıldığı, söz konusu davaların ... 5. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin ... E. sayılı dosyasında birleştiğini, bu dosyadan alınan rapora göre taraflar arasındaki uyuşmazlıkların ... tarafından yaratıldığını, davacılar bakımından sözleşmeye aykırılıktan ve borcun gereği gibi ifa edilemediğinden söz edilemeyeceği, bu nedenle herhangi bir tazminatın oluşamadığı kanaatine ulaşıldığı tespit ve sonucuna varıldığını, 26.03.2018 tarihli kararda ... şirketinin Türkiye’deki faaliyetlerine son vermek istediği ve ... sitesinin kapanmasından ... şirketinin sorumlu olduğu ve ...’ne yüklenebilecek herhangi bir sorumluluğun olmadığı kararına varıldığını, davalı şirketin sahibi ...’in alt bayilerle davacı şirket aleyhine toplantılar yaptığı dönemde alt bayilerin organize hareket ederek ürünlerin satışıyla ilgili web sitesi açık olmasına rağmen çeşitli bahanelerle açık tutmakla yükümlü oldukları mağazaları kapattıklarını, alt bayilerden ...’ın mağazanın açık olduğu anda yapılan satışları sözleşmeye aykırı olarak sisteme girmediğinin tespit edildiğini, davalı şirketin davacı vekiline göndermiş olduğu 31.12.2015 tarihli yazının davalı şirketin açıkça alt bayilerle ilişki içerisinde olduğunu gösterdiğini ve davacı aleyhine girişilen haksız rekabet eylemlerinin somut delili olduğunu, davalı şirketin 31.12.2015 tarihli yazısına cevap ve fesih ihtarı niteliğindeki 05.01.2016 tarihince davacı vekili tarafından davalıya e-posta yoluyla gönderildiğini ve master franchise sözleşmesinin taraflarınca haklı nedenle feshedildiğini, davalının tutumunun objektif iyi niyet kurallarına aykırı olduğunu ve bu suretle haksız rekabetin gerçekleştiğini, davalı şirketin bir tacir olarak Türk Ticaret Kanunu anlamında yükümlülüklerini yerine getirmekten kaçındığını, davacı aleyhine ortaya çıkan haksız rekabetin varlığının tespitini talep etme gerekliliğinin hâsıl olduğundan bahisle, fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydı ile; Türk Ticaret Kanunu’nun 54. ve devam maddeleri uyarınca, davalı tarafından davacı aleyhine yaratılan haksız rekabetin varlığının hükmen tespitini, davalı aleyhine verilecek mahkeme kararının, masrafı davalıdan alınarak TTK m. 59 uyarınca Türkiye çapında yayın yapan tirajı en yüksek günlük 3 (üç) gazeteden birinde 1 (bir) kez yayınlanmasını, yargılama giderleri ile ücreti vekaletin davalı yana yükletilmesini talep ve dava etmiştir.