8. Hukuk Dairesi 2016/18835 E. , 2018/20260 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davacı ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü. KARAR Davacı ... vekili 25/06/1998 tarihli dava dilekçesi ile, 16 ada 1 parsel sayılı taşınmazın kıyı kenar çizgisi içinde kaldığını belirterek tapu kaydının iptal…
**8. Hukuk Dairesi 2016/18835 E. , 2018/20260 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davacı ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü. KARAR Davacı ... vekili 25/06/1998 tarihli dava dilekçesi ile, 16 ada 1 parsel sayılı taşınmazın kıyı kenar çizgisi içinde kaldığını belirterek tapu kaydının iptali ile taşınmazın üzerindeki muhdesatın kal’ine karar verilmesini istemiştir. Bir kısım davalılar, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne, dava konusu 16 ada 1 nolu parselde kadastro teknisyeni ,,,,,,,, Koparan'ın 04/09/2008 günlü ek raporuna ekli krokisinde,,,,,,,,ile boyalı A1ve A2 olarak gösterilmiş olan toplam 41 m2 lik kısmın tapusunun iptaline, bu kısmın kadastro (tespit) harici bırakılmasına, kıyı kenar çizgisi içinde kalan kısımda bulunan binanın çok küçük bir kısmının (10,24 m2) kıyı kenar çizgisi içinde kaldığı, bu kısmın yıkılması halinde binanın tümü için fahiş zarar doğacağı gerekçesi ile kal talebinin reddine karar verilmiş, hüküm davacı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava, 3621 sayılı Kıyı Kanunu ile Türk Medeni Kanunu'nun 715 ve 999. maddelerine dayalı olarak açılmış tapu kaydının iptali ile sicilden terkini ile taşınmaz üzerindeki muhdesatın kal'i istemine ilişkindir. Tüm dosya içeriği ve toplanan delillerden, dava konusu 16 ada 1 parsel sayılı taşınmazın 7.141,00 m2 yüzölçümlü 9 blok halinde 144 daireli kargir apartman ve bahçesi niteliğinde tapuda kayıtlı olduğu, mahkemece 11/04/2008 tarihinde, 3 jeoloji mühendisi,1 şehir planlamacısı,1 inşaat,1 harita, 1 ... ve 1 fen bilirkişi aracılığı ile dava konusu taşınmazda keşif yapıldığı, yapılan keşif sonrası alınan 21/07/2008 tarihli fen bilirkişi raporunda, A1 ile gösterilen 35,60 m2 lik alan (10,24 m2 si bina) ile A2 ile gösterilen 5,40 m2 lik alanın kıyı kenar çizgisi içinde kaldığının tespit edildiği, bilirkişi heyet raporunda ise, mevcut kıyı kenar çizgisinin dava konusu arazideki gerçek doğal koşulları yansıtmadığının belirtildiği anlaşılmaktadır. Somut olayda, az yukarıda bahsedilen bilirkişi kurulu raporunda, 19/09/1976 tarihinde onaylanan kıyı kenar çizgisi ile mevcut kıyı kenar çizgisinin farklılık nedenleri üzerinde durulmuş ise de, 21/07/2008 ve 04/09/2008 tarihli fen bilirkişi raporlarında bilirkişilerce tespit edilen kıyı kenar çizgisi ile idare tarafından onaylanan kıyı kenar çizgisi kroki üzerinde gösterilmemiş ve çakıştırma yapılmamış olması doğru görülmemiştir.