T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 22. HUKUK DAİRESİ T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 22. H U K U K D A İ R E S İ ESAS NO : 2023/991 ( KABUL KALDIRMA) KARAR NO : 2025/1452 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 11/04/2023 ESAS-KARAR NO : 2020/391 E 2023/271 K DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali KARAR TARİHİ : 26/11/2025 YAZILDIĞI TARİH : 09/12/2025 Taraflar a…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 22. HUKUK DAİRESİ T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 22. H U K U K D A İ R E S İ ESAS NO : 2023/991 ( KABUL KALDIRMA) KARAR NO : 2025/1452 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 11/04/2023 ESAS-KARAR NO : 2020/391 E 2023/271 K DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali KARAR TARİHİ : 26/11/2025 YAZILDIĞI TARİH : 09/12/2025 Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi. GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ İDDİANIN ÖZETİ Davacı vekili; müvekkili ile davalı arasında yapılan ticaret nedeniyle 33.927,51TL alacağının bulunduğunu, yapılan görüşmelerde borcun ödenmediğini, bunun üzerine Ankara 29. İcra Dairesinin 2019/11110 sayılı dosyasında icra takibi başlatıldığını, takibe itiraz üzerine takibin durduğundan bahisle itirazın iptali ile takibin tüm ferileri ile birlikte devamına ve %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. SAVUNMANIN ÖZETİ Davalı vekili; davacı tarafça müvekkiline fatura karşılığı teslim edilen herhangi bir ürün veya hizmet bulunmadığını, müvekkilinin davacıya borcu bulunmadığını, icra takibinde borcun kaynağı olarak açıklanan 03/07/2018 tarihli cari hesap tutarı olan 167.357,36TL'nin tümüyle ödendiğini ve hesabın kapandığından bahisle davanın reddine, %20 kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ Mahkemece toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda;ihtilaf konusu faturaların yansıtma faturası olduğu, davacı tarafından e-tebliget yolu ile davalı şirkete tebliğ edildiği, davalının TTK 21/2 maddesi gereğince faturaların içeriği hakkında itirazda bulunmadığından, faturaların içeriğini kabul etmiş sayılacağı, davacı şirketin davalı şirketten takip tarihi ve dava tarihi itibarıyla 33.927,51TL alacaklı olduğu ve takip tarihinden önce asıl alacağın ödenmesi talebiyle davalı tarafa ihtar gönderilmediğin anlaşıldığı, BK .117 maddesi gereğince takip tarihinde önce davalıya ihtar görderilerek davalının temerrüte düşürülmediği, davalının takip ile birlikte temerrüte düştüğü gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hükme karşı davalı vekilince istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı vekili; dava konusu faturaların müvekkiline tebliğ edilmediğini, ispat yükünün davacıda olduğunu, müvekkilinin e-posta adresine ulaştığı ispat edilemeyen faturalar nedeniyle sorumlu tutulamayacağını, müvekkilinin e-fatura yükümlüsü olmadığını bilen davacının daha önceki işlemleri kağıt üzerinden yürüttüğünden önceki faturaların müvekkilinin ticari defterlerinde kayıtlı olduğunu, davacının fatura tebliğini gönderdiğine dair değil, ulaştığına dair delil sunması gerektiğini bildirerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir. UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR Uyuşmazlık; davaya ve takibe konu cari hesap nedeniyle davacının davalıdan alacaklı olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Dava; cari hesaba dayalı alacak nedeniyle başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355. maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır. Taraflar arasında ihtilaf konusu faturaların yansıtma faturası olduğu, mahkemece davacı tarafından e- tebliget yolu ile davalı şirkete tebliğ edildiği, davalının TTK 21/2 maddesi gereğince faturaların içeriği hakkında itirazda bulunmadığından, faturaların içeriğini kabul etmiş sayılacağı, davacı şirketin davalı şirketten takip tarihi ve dava tarihi itibarıyla 33.927,51TL alacaklı olduğu ve takip tarihinden önce asıl alacağın ödenmesi talebiyle davalı tarafa ihtar gönderilmediğinin anlaşıldığı, BK.117 maddesi gereğince takip tarihinden önce davalıya ihtar görderilerek davalının temerrüte düşürülmediği, davalının takip ile birlikte temerrüte düştüğü gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hükme karşı davalı vekilince istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. Uyuşmazlık, davacı tarafından düzenlenen yansıtma faturaları nedeni ile davalıdan alacağının bulunup bulunmadığı hususundan kaynaklanmaktadır. Bir başka deyişle davacının düzenlediği bu faturaların taraflar arasındaki akdi ilişkiye uygun olup olmadığı uyuşmazlığın temelini oluşturmaktadır. Yargılama sırasında bilirkişi raporu ve ek raporu alınmıştır. Mahkemece taraflar arasındaki tüm ilişki irdelenmeden geçmişe yönelik ticari ilişkinin ne şeklide yürütüldüğü, geçmişe dönük yansıtma faturaları, davacının alacağını yansıttığı ''hizmet bedeli, su bedeli, araç giydirme, sıvı laminasyon, malzeme bedeli, '' davacının müşterileri adına kestiği faturaların davalı tarafından ödenip ödenmediği, bu hususta taraflar arasında yansıtma faturası ödemesi istemi ile ilgili tüm kayıtlar incelenerek ve taraflar arasında bu yönde bir teamül olup olmadığı hususu üzerinde de ayrıca durularak oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken bu konuda araştırma ve incelemeyi içermeyen eksik ve yetersiz bilirkişi raporlarının hükme esas alınması doğru olmadığı gibi yukarıda açıklanan uyuşmazlığın da tam olarak giderilmeden karar verilmesi isabetsizdir. O halde mahkemece yapılacak iş, yukarıda niteliği belirlenen uyuşmazlık çerçevesinde bilirkişi kurulundan tarafların geçmişe dair tüm ticari ilişki kapsamındaki defter ve kayıtları üzerinde yeniden inceleme yapılarak tüm deliller birlikte değerlendirildikten sonra davacının talep edebileceği alacak kaleminin tayiniyle varılacak uygun sonuç dairesinde karar vermekten ibarettir. Açıklanan bu nedenlerle dava dosyasının kapsamı ile mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri birlikte değerlendirildiğinde; mahkemenin hüküm kurmasını sağlayacak olan tüm esaslı delillerin toplanmamış, mahkemece değerlendirilmemiş olması nedeniyle, davalı tarafın istinaf başvurusunun açıklanan nedenlerden ötürü kabulüne, kararının 6100 sayılı HMK’nun 353/1-a-6.maddesi uyarınca kaldırılmasına ve dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile; Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2020/391Esas, 2023/271Karar ve 11/04/2023 tarihli kararının KALDIRILMASINA, 2-HMK.'nin 353/1-a-6.maddesi uyarınca davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE, 3-İstinaf başvurma harcı dışında alınan istinaf karar ilam harcının istek halinde yatırana İADESİNE, 4-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından istinaf kanun yoluna başvuran lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 5-Davalı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda dikkate alınmasına, 6-Kararın tebliğinin ilk derece mahkemesince yapılmasına, HMK'nin 362/1-g maddesi gereğince kesin olmak üzere dosya üzerinden yapılan inceleme sonucu 26/11/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi. Başkan... e-imzalıdır Üye... e-imzalıdır Üye... e-imzalıdır Katip... e-imzalıdır NOT: BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR. "5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur."