17. Hukuk Dairesi 2012/14975 E. , 2014/10035 K. "" MAHKEMESİ : Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ : 04/06/2012 NUMARASI : 2011/389-2012/129 Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili ile ihbar olunan vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü: -K A R A R- Davacı vekili, davalının trafik sigorta şirketi oldu…
**17. Hukuk Dairesi 2012/14975 E. , 2014/10035 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ : 04/06/2012 NUMARASI : 2011/389-2012/129 Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili ile ihbar olunan vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü: -K A R A R- Davacı vekili, davalının trafik sigorta şirketi olduğu aracın, 25.06.2005 tarihinde neden olduğu trafik kazası sonucunda müvekkilinin oğlu H. G.'in yaralandığını, tedavisinin sürdüğünü belirterek, tedavi masrafları için 1.000,00 TL maddi tazminatın tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davalı vekili, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuşlardır. Mahkemece, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporlarına göre, davanın kısmen kabulü ile 900,00 TL tazminata karar verilmiştir. Karar, davacı vekili ile müdahil vekili tarafından temyiz edilmiştir. 1-Dava ihbar olunan G. İnşaat Ticaret ve San Tic Ltd Şti, davanın tarafı olmadığı gibi aleyhine hüküm de kurulmadığından, kararı temyizde hukuki menfaati yoktur. Bu nedenle, ihbar olunan G. İnşaat Ticaret ve San Tic Ltd Şti vekilinin temyiz dilekçesinin reddi gerekmiştir. 2-Davacı vekilinin temyizine gelince: Dava, trafik kazası sonucu yaralanma nedeniyle tedavi gideri istemine ilişkindir. 10.04.1992 gün 7/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı hakimin tefhim etmiş olduğu kısa kararla gerekçeli kararın uyum içinde olmasını öngörmektedir. Kısa kararda hükmedilen bir yükümlülüğünün gerekçeli kararda hüküm altına alınmamış olmasının çelişki teşkil etmediğini söylemek mümkün değildir. Yargı erkinin görev ve yetkisi Anayasa ile yasaları amaçlarına uygun olarak yorumlayıp uygulamak keza İBK'nın bağlayıcılığını gözetmekten ibarettir. Kısa kararla gerekçeli karar arasındaki çelişkiye cevaz verilmemesinin amacı, kamunun mahkemelere olan güveninin sarsılmamasına yöneliktir. Tefhim edilen hüküm başka gerekçeli karardaki hüküm başka ise bu durumun mahkemelere olan güveni sarsacağı tartışmasızdır. Öyle ki İBK ile bu konuya çok büyük bir önem verilmiş, çelişkinin varlığı tespit edildiği takdirde başka bir incelemeye gerek görülmeksizin ve tarafların bu konuyu temyiz sebebi yapıp yapmadıklarına bakılmaksızın kararın salt bu nedenle bozulması gerektiğine işaret edilmiştir.