DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2022/3084 E. , 2024/826 K. T.C. D A N I Ş T A Y İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU Esas No : 2022/3084 Karar No : 2024/826 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Kurulu VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) :... VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : Danıştay Beşinci Dairesinin 09/03/2022 tarih ve E:2017/4215, K:2022/859 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alın…
DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2022/3084 E. , 2024/826 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU Esas No : 2022/3084 Karar No : 2024/826 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Kurulu VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) :... VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : Danıştay Beşinci Dairesinin 09/03/2022 tarih ve E:2017/4215, K:2022/859 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname'nin 3/1. maddesi uyarınca FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu gerekçesiyle davacının meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararı ile bu karara karşı yaptığı yeniden inceleme talebinin reddine dair aynı Kurulun ... tarih ve... sayılı kararının iptaline, bu kararlar nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının ödenmesine ve özlük haklarının iadesine karar verilmesi istenilmiştir. Daire kararının özeti: Danıştay Beşinci Dairesinin 09/03/2022 tarih ve E:2017/4215, K:2022/859 sayılı kararıyla; Davalı idarenin usule ilişkin itirazları yerinde, davacının Anayasa'ya aykırılık iddiası ise ciddi görülmemiş, "Maddi Olay ve Hukuki Süreç" ile "İlgili Mevzuat"a yer verilmiş; "Yargılamada İzlenen Usul ve Süreç", "FETÖ'ye İlişkin Tespit ve Değerlendirmeler", "Demokratik Anayasal Düzene Sadakat Yükümlülüğü", "Dava Konusu Edilen Kararın Hukuki Niteliği" başlıkları altında genel; "Kişiselleştirme ve Delillerin Değerlendirilmesi" başlığı altında hem genel hem de davacıya özel değerlendirmelerde bulunularak, Davacı Yönünden Yapılan Değerlendirmede; Davacının, ceza yargılaması sonucunda ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile silahlı terör örgütüne üyelik suçundan, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (CMK) 223/2-e maddesi uyarınca anılan suçu işlediğinin sabit olmadığı (delil yetersizliği) gerekçesiyle beraatine karar verildiği, UYAP ortamında yapılan inceleme sonucu davacı hakkında verilmiş olan beraat kararının istinaf yoluna başvurulmamak suretiyle 10/06/2019 tarihinde kesinleştiğinin görüldüğü, Davacının kendi beyanları yönünden, davacının çocuğunun örgüte müzahir dershaneye gittiğine yönelik 19/07/2016 tarihli ifadesinde yer alan beyanlarının, FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibatlı ve iltisakını ortaya koyan bir delil olarak değerlendirilmediği, Davacı hakkındaki tanık beyanları yönünden, kararda yer verilen tanık ifade tutanakları incelendiğinde; Kocaeli Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne ilişkin usulsüz dinleme soruşturmalarında soruşturma konusunun önemine rağmen davacının soruşturmayı yürütürken usul ve yasaya aykırı işlemler yaptığı yönünde beyanların olduğu görülmüşse de, davacının anılan soruşturma aşamasında dönemin Kocaeli Cumhuriyet Başsavcısı M.K.'nın talimatları doğrultusunda hareket ettiği hususunda tanık beyanlarının bulunduğu anlaşıldığından, davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütü üyeliği suçundan soruşturulan ve haklarında arama ve gözaltı işlemi yapılan şüphelileri koruma amacıyla usul ve yasaya aykırı işlemler tesis ettiği yönündeki iddiayı destekleyebilecek tanık beyanı ya da bilgi ve belgenin davalı idarece dosyaya sunulamadığı görüldüğünden, davacı hakkında anılan tanık beyanları örgütle irtibat ve iltisaklı sayılması için yeterli bir delil olarak değerlendirilmediği, Davacı hakkında gizli tanık Kahraman Çakır'ın beyanları yönünden, davacının FETÖ/PDY terör örgütüyle irtibatı ve iltisakına yönelik somut herhangi bir bilgiye sahip olmadığı anlaşılan gizli tanığın beyanının, davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibat ve iltisakını ortaya koyan bir delil olarak değerlendirilmediği, Davacı hakkında Kocaeli İl Emniyet Müdürlüğünce düzenlenen 19/07/2016 tarihli tahkikat evrakı ve davacının Kocaeli İl Emniyet Müdürlüğünden sorumlu “emniyet imamı” olarak değerlendirilen K.D. ile görüşme kayıtları yönünden, davacı hakkında düzenlenen 19/07/2016 tarihli Emniyet Fezlekesinde davacının anılan soruşturmayı yürütürken klasik soruşturma yöntemleri dışına çıktığına yönelik yer verilen tespitler ile iddianamede yer verilen Kocaeli Emniyetinden sorumlu “emniyet imamı” olarak değerlendirilen K.D. ile Mart 2010-Şubat 2011 tarihleri arasında birden çok görüşme yaptığına yönelik tespitlerin, davacının beyanlarının aksini ortaya koyacak başka deliller ile desteklenmediğinden davacının örgütle irtibat ve iltisaklı sayılması için yeterli bir delil olarak değerlendirilmediği, Ankesörlü/sabit hat telefon görüşmesi kaydı yönünden, davacının kendi adına kayıtlı ve kullanımında olan GSM hattının ankesör/sabit hatlardan tekil aramalar olarak aranmış olmasının, davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibat ve iltisakını ortaya koyan delil olarak değerlendirilmesinin mümkün bulunmadığı sonucuna varıldığı, Ev arama ve el koyma tutanağı yönünden, davacının evinde ele geçirilen dijital materyallerin örgütsel yayın kapsamında olduklarının tespiti ve içerikleri hakkında inceleme ve değerlendirme raporunun dosyaya sunulmadığı anlaşıldığından, anılan materyallerin davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibat ve iltisakını ortaya koyan delil olarak değerlendirilmesinin mümkün olmadığı, Davacının Bank Asya'da hesabının bulunması yönünden, davacının kızının okul ücretinin ödenmesi amacıyla Bank Asya'da hesabının bulunduğu iddiasının aksini ortaya koyabilecek somut bir tespit, tanık beyanı ya da bilgi ve belgenin dava dosyasında bulunmadığı, davalı idare tarafından da davacının örgüte yardım amacıyla hesap açtığı ve para yatırdığı yönünde herhangi bir bilgi ve belge sunulmadığının görülmesi karşısında, davacının kızının okul ücretinin ödenmesi amacıyla Asya Katılım Bankası A.Ş. nezdinde hesabının bulunmasının, FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibatını ve/veya iltisakını ortaya koymaya yeterli bir delil olarak değerlendirilmesinin mümkün olmadığı sonucuna varıldığı, Davacıya sicil notu olarak yüksek puan verilmesi yönünden, davacıya örgütle iltisaklı/irtibatlı olması nedeniyle yüksek puan verildiğine dair iddianın soyut nitelikteki bir iddiadan ibaret olup somut bilgi ve belgelerle desteklenmediği görüldüğünden, belirtilen hususun davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibat ve iltisakını ortaya koyan delil olarak değerlendirilmesinin mümkün olmadığı, Davacıyla ilgili soruşturma bilgisi yönünden, Dairelerince verilen 15/10/2021 tarihli ara kararına davalı idare tarafından verilen 27/01/2022 tarihli cevapta; "Davacı hakkında Hâkimler ve Savcılar Kurulu İkinci Dairesinin... esas sayılı (Hâkimler ve Savcılar Kurulu ... Dairesinin ... sayılı) disiplin dosyasının derdest olduğu ayrıca Hakimler ve Savcılar Kurulu ... Dairesinin ...Esas sayılı (Hakimler ve Savcılar Kurulu ... Dairesinin... sayılı) dosyasında,... tarih ve ... sayılı kararı ile davacı hakkında "Kocaeli İl Emniyet Müdürlüğünde görevli personelin 2010-2013 yıllarında vali, emniyet müdürleri, iş adamları ve mit mensuplarının yer aldığı yasa dışı dinlemelerine ilişkin Kocaeli Cumhuriyet Başsavcılığı'nın... sırasına kayden yürütülen soruşturmada, usul ve yasaya aykırı işlemler yapıp, evrakın akim kalmasına sebep olduğu, bu cümleden olarak; 1-Gözaltı kararı vermeden, delillerin toplanması yoluna gitmeden sadece şüphelilerin ev ve işyerlerinde arama yapılması yönünde mahkemeden karar aldığı, 2- 08/11/2014 günü Nöbetçi Sulh Ceza Hakimliğinden aldığı arama ve el koyma kararının icra edildiği esnada konunun basında yer alması üzerine soruşturma evrakını emniyete göndermeden, emniyetçe tüm delillerin toplanmasını sağlamadan aynı gün gözaltı kararı verdiği," eylemlerinden dolayı yazılı savunma istenilmesine karar verildiği bunun dışında FETÖ/PDY örgütü ile bağlantılı olarak yürütülen veya sonuçlandırılan başka idari soruşturma bulunmadığı belirtilmiş" tespitlerine yer verilmiş ise de, davacı hakkında Hâkimler ve Savcılar Kurulu ... Dairesinin... esas sayılı (Hâkimler ve Savcılar Kurulu ... Dairesinin... sayılı) soruşturması kapsamında FETÖ/PDY terör örgütü ile iltisakı ve irtibatına ilişkin varsa elde edilen bilgi ve belgelerin neler olduğunun ortaya konulmadığı; öte yandan davacı hakkında, Hakimler ve Savcılar Kurulu ... Dairesinin...Esas sayılı (Hakimler ve Savcılar Kurulu ... Dairesinin ... sayılı) dosyasında,... tarih v... sayılı kararı ile davacı hakkında "Kocaeli İl Emniyet Müdürlüğünde görevli personelin 2010-2013 yıllarında vali, emniyet müdürleri, iş adamları ve mit mensuplarının yer aldığı yasa dışı dinlemelerine ilişkin Kocaeli Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2014/7418 sırasına kayden yürütülen soruşturmada, usul ve yasaya aykırı işlemler yapıp, evrakın akim kalmasına sebep olduğu, bu cümleden olarak; 1-Gözaltı kararı vermeden, delillerin toplanması yoluna gitmeden sadece şüphelilerin ev ve işyerlerinde arama yapılması yönünde mahkemeden karar aldığı, 2- 08/11/2014 günü Nöbetçi Sulh Ceza Hakimliğinden aldığı arama ve el koyma kararının icra edildiği esnada konunun basında yer alması üzerine soruşturma evrakını emniyete göndermeden, emniyetçe tüm delillerin toplanmasını sağlamadan aynı gün gözaltı kararı verdiği," iddialarına ilişkin ise yapılan soruşturmada davacı hakkında henüz bir karar verilmediği görüldüğünden; bu soruşturmalar davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile iltisakı ve irtibatının bulunup bulunmadığına yönelik değerlendirilmede dikkate alınmadığı, Sosyal çevre bilgileri yönünden, davacı hakkında somut bir tespiti içermeyen sosyal çevre bilgilerinin, davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibat ve iltisakını ortaya koyan delil olarak değerlendirilmesinin mümkün bulunmadığı sonucuna varıldığı belirtilerek, Dosyada bulunan bilgi ve belgeler ile kararda yer verilen açıklamalar bir bütün olarak değerlendirildiğinde; davalı idarece bakılmakta olan dosyada davacının terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplarla iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğuna ilişkin yeterli delil sunulmadığı, sunulan delillerin ise davacının iltisakı veya irtibatını ortaya koyacak yeterlilikte ve nitelikte olmadığı, ayrıca ilgili kamu kurumları ve özel kuruluşlarca Dairelerince verilen 15/10/2021 tarihli ara kararına verilen cevaplarda da davacının iltisakı veya irtibatını ortaya koyan herhangi bir bilgi ve belgenin bulunmadığı, Bu nedenle, davacının FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu gerekçesiyle tesis edilen dava konusu kararlarda hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varıldığı, Dava konusu kararlarda hukuka uyarlık görülmediğinden davacının bu kararlar nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının ödenmesi ve özlük haklarının iadesinin gerektiği, Öte yandan; davalı idarece, davacının FETÖ ile iltisak ve irtibatını ortaya koyacak nitelikte delillerin tespit edilmesi halinde yeniden işlem tesis edilebileceğinin de açık olduğu gerekçesiyle, Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun ...tarih ve...sayılı kararı ile aynı Kurulun ...tarih ve ... sayılı kararının iptaline, yoksun kalınan parasal haklarının davacının meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin işlemin tesis edildiği tarihten itibaren davalı idarece hesaplanarak davacıya ödenmesine ve özlük haklarının iadesine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, usule ilişkin itirazlarının karşılanmadığı; dava konusu işlemin bir disiplin işlemi olmadığı, Dairece davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütüyle irtibat ve iltisaklı olduğu noktasında katı bir bakış açısıyla sonuca varıldığı, davacının hâkimlik ve savcılık mesleğinde kalmasının uygun olup olmaması yönünde yapılan değerlendirmede sübut derecesinin aranmasının usul ve yasaya aykırılık oluşturduğu; Dairenin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak ve irtibatları nedeniyle meslekten çıkarılmalarına karar verilen hâkim ve savcılar tarafından açılan davalarda verdiği bir kısım ret kararlarında yer alan değerlendirmeler ile işbu dosyadaki gibi verilen iptal kararlarının gerekçelerinde ciddi çelişkiler bulunduğu; davacı hakkında düzenlenen iddianamede yer verilen "... şüpheliye ait '... Mah. ... Sitesi ... Blok K:... D:... İzmit/Kocaeli' sayılı adreste ... Sulh Ceza Hakimliğinin kararına istinaden yapılan aramada, üzerinde 'M. Fetullah Gülen VCD 1 Sabrın Gücü-Peygamber Sevgisi' 20 Mayıs 1990 ... Camii ibareleri bulunan iki adet VCD ile 'Afrika’ya Giden Doktorlar' ibareli 1 adet DVD ele geçirilmiştir.... ' şeklindeki tespit, davacının telefon görüşme trafiği ve irtibat bilgilerine ilişkin olarak 'Kocaeli Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü hiyerarşik yapısı içerisinde yer aldığı ve Kocaeli Emniyetinden sorumlu 'emniyet imamı' olarak değerlendirilen K.D.’nin GSM hatları üzerinde yapılan HTS incelemesinde şüpheli İrfan DEMİREL ile Mart 2010-Şubat 2011 tarihleri arasında birden çok görüşme yaptığının tespit edildiği, görevi Cumhuriyet savcılığı olan şüpheli ile adı geçen sivil şahsın hayatın olağan akışına uygun düşmeyen yoğun irtibatının söz konusu görüşmelerin örgütsel faaliyet kapsamında yerine getirildiğini ortaya koyduğuna dair tespitler,' şeklindeki tespitler, "Şüphelinin görev aldığı Kocaeli Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne ilişkin usulsüz dinleme soruşturmalarında ifadelerine yer verilen tanık beyanlarından anlaşılacağı üzere, soruşturma konusunun önemine rağmen soruşturmanın yürütülmesi şeklinin alışılmışın dışında gerçekleştirilmesi nedeniyle şüphelinin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü lehine tavır aldığına ve anılan örgütün emniyet yapılanmasında yer alan şüphelileri koruduğuna yönelik tespitler" ile bu doğrultudaki tanık olarak ifadelerinde davacının FETÖ/PDY kapsamındaki soruşturmaya ilişkin olağan dışı usul ve tavrına ilişkin detaylı beyanları ve yine aynı doğrultuda davacı hakkında düzenlenen 19/07/2016 tarihli Emniyet Fezlekesinde yer verilen tespitler, davacının çocuğunun FETÖ/PDY bağlantılı dershaneye gittiğine yönelik beyanları, Bank ASYA hesap bilgilerine ilişkin bilirkişi raporunda, davacının Bank Asya'da hesabı bulunduğu, bu hesapta 17 Aralık 2013 tarihinden sonraki dönemlere ilişkin hesap hareketlerinin görüldüğüne yönelik tespitler, davacıya, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile irtibat ve iltisaklı yargı mensuplarının Adalet Bakanlığı ve HSYK’da etkin oldukları dönemde yüksek teftiş notu (2013 yılı-84 puan) verilmiş olması, "Terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu" gerekçesiyle meslekten çıkarılmasına karar verilen hâkim ve savcıların FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütünün diğer üyeleri ile örgütsel faaliyetler kapsamında ankesörlü sabit hatlardan ya da büfe vb. yerlerde kurulu bulunan kontörlü telefon hatlarından iletişime geçip geçmediğine ilişkin çalışma neticesinde davacı hakkında Emniyet Genel Müdürlüğü Terörle Mücadele Daire Başkanlığınca düzenlenen raporda yer alan tespitler, davacı hakkındaki FETÖ/PDY kapsamındaki şikayet bilgileri, davacı hakkındaki soruşturma bilgileri ve gizli tanık ifadesi birlikte değerlendirildiğinde Kurul kanaatinin, davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütüyle iltisaklı veya irtibatlı olduğu yönünde oluştuğu; 667 sayılı KHK ve 6749 sayılı Kanun uyarınca meslekten çıkarılan yargı mensuplarının 685 sayılı KHK kapsamında Danıştayda açtıkları davalardaki parasal-özlük hak, maddi/manevi tazminat ve faiz talepleri yasal dayanaktan yoksun olduğundan bu istemlerin de reddinin gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından, Danıştay Beşinci Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'UN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü: HUKUKİ DEĞERLENDİRME : Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan; "a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması, b) Hukuka aykırı karar verilmesi, c) Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. Öte yandan, parasal hakların ödenmesinde, davacının meslekten çıkarıldığı tarihten, iptal kararı uyarınca mesleğe iade edildiği tarih arasında geçen dönemde varsa tespit edilecek çalışmaları karşılığında edindiği gelirin mahsup edilmesi gerektiği tabiidir. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Davalı idarenin temyiz isteminin reddine, 2. Yukarıda özetlenen gerekçeyle Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun ... tarih ve ...sayılı kararı ile bu karara karşı yapılan yeniden inceleme talebinin reddine dair aynı Kurulun ... tarih ve ... sayılı kararının iptaline, yoksun kalınan parasal haklarının davacının meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin işlemin tesis edildiği tarihten itibaren davalı idarece hesaplanarak davacıya ödenmesine ve özlük haklarının iadesine ilişkin Danıştay Beşinci Dairesinin temyize konu 09/03/2022 tarih ve E:2017/4215, K:2022/859 sayılı kararının ONANMASINA, 3. Kesin olarak,18/04/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.