12. Ceza Dairesi 2015/4346 E. , 2016/4227 K. "" Mahkemesi :Ağır Ceza Mahkemesi Dava : 466 sayılı Kanun gereğince tazminat Hüküm : Davanın reddi Davacı vekilinin 20.07.2011 tarihli dilekçesi ile müvekkili davacının bir suç soruşturması nedeniyle gözaltına alındığını, yapılan kovuşturma sonunda üzerine atılı suçtan takipsizlik kararı verildiğini belirterek 466 sayılı Kanun gereğince maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin açılan davanın mahkemece reddine ilişkin hüküm, davacı…
**12. Ceza Dairesi 2015/4346 E. , 2016/4227 K.** **"İçtihat Metni"** Mahkemesi :Ağır Ceza Mahkemesi Dava : 466 sayılı Kanun gereğince tazminat Hüküm : Davanın reddi Davacı vekilinin 20.07.2011 tarihli dilekçesi ile müvekkili davacının bir suç soruşturması nedeniyle gözaltına alındığını, yapılan kovuşturma sonunda üzerine atılı suçtan takipsizlik kararı verildiğini belirterek 466 sayılı Kanun gereğince maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin açılan davanın mahkemece reddine ilişkin hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü; Davacı vekili, 20.07.2011 tarihli dilekçesi ile müvekkili olan davacının 1995 yılında "6 gün" süre ile haksız olarak gözaltında kaldığını belirterek davacı için 2.000 TL maddi ve 3.000 TL manevi tazminat talebinde bulunulmuş, mahkemece yapılan inceleme sonunda, davanın reddine karar verilmiştir. Tazminat davasının dayanağını oluşturan Diyarbakır Devlet Güvenlik Mahkemesi Cumhuriyet Başsavcılığının, 1995/988 Soruşturma - 1995/180 Karar sayılı ceza dosyasının incelenmesinde; sanığın (davacının) terör örgütüne yardım ve yataklık etmek suçundan, 06.02.1995 – 12.02.1995 tarihleri arasında gözaltında kaldığı, yapılan soruşturma sonunda davacı hakkında 03.04.1995 tarihinde kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği, kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildikten sonra, kararın sanığa veya müdafine tebliğ edildiğine dair herhangi bir bilgi veya tebligat parçası bulunmamakta olup, davacının 20.05.2011 tarihinde vermiş oldukları vekaletnameye istinaden Av. ...’un 20.07.2011 tarihinde tazminat davasının açıldığı, anlaşılmakla; Davacı hakkındaki tutuklama işlemi, 1 Haziran 2005 tarihinden önce gerçekleştiğinden 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 6. maddesine göre, davacının tazminat talebi 466 sayılı Kanun Dışı Yakalanan veya Tutuklanan Kimselere Tazminat Verilmesi Hakkında Kanun hükümlerine tabi olacaktır. 466 sayılı Kanunun 2. maddesine göre de "verilen kararların kesinleştiği veya bu iddiaların mercilerince karara bağlandığı tarihten itibaren üç ay içinde" davanın açılması gerekmektedir. Kanunda öngörülen 3 aylık sürenin, Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 23.03.2010 tarih ve 2009/256 esas, 2010/57 sayılı kararı ile, "kesinleşen kararların tebliğinden" itibaren başlayacağı kabul edilmiş, ancak, kesinleşmiş kararların tebliğini öngören bir kanuni düzenleme bulunmaması nedeniyle, kararının tebliğ edilmemesi halinde tazminat davasının hangi sürede açılacağı hususu belirtilen kararda tartışılmamış, Ceza Genel Kurulu'nun 6.5.2014 tarih ve 141-229 sayılı kararında da 466 sayılı Kanuna göre incelenen tazminat davasının usul ve yasaya uygun yapılan kesinleşmesinden itibaren her halükarda 10 yıl içinde eğer kesinleşmiş beraat kararı tebliğ edilmiş ise tebliğ tarihinden itibaren 3 ay içinde davanın açılması gerektiği kabul edilmiştir.