11. Hukuk Dairesi 2021/5384 E. , 2023/843 K. "" MAHKEMESİ : .... Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi HÜKÜM : Davalının istinaf talebinin kabulüne Taraflar arasındaki tazminat ve menfi tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince menfi tespit talebinin kabulüne tazminat talebinin kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hü…
**11. Hukuk Dairesi 2021/5384 E. , 2023/843 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : .... Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi HÜKÜM : Davalının istinaf talebinin kabulüne Taraflar arasındaki tazminat ve menfi tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince menfi tespit talebinin kabulüne tazminat talebinin kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle menfi tespit talebinin kabulüne tazminat talebinin reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 14.02.2023 günü hazır bulunan davacı vekili Avukat ... ile davalı vekili Avukat .... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirket ile davalı arasında 24.04.2010 tarihinde acentelik sözleşmesi imzalandığını, müvekkil şirketin işbu sözleşme uyarınca davalı ... tarafından Antalya ve havalisi sigorta acentesi olarak yetkilendirildiğini, davalı tarafından gerçekleştirilen fesih işleminin haksız bir fesih olduğunu, denkleştirme tazminatının ödenmesi gerektiğini 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 121 inci maddesinin dördüncü fıkrası dikkate alınarak belirlenecek uygun bir tazminatın da ödenmesi gerektiğini ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000,00 TL'nin sözleşmenin davalı tarafından haksız olarak feshedildiği tarihten itibaren işlemiş avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, 30.11.2012 vade ve 27.07.2012 tanzim tarihli 14.933,71 TL bedelli senet karşılığının müvekkili şirketçe davalıya ödenmiş olmasına rağmen müvekkiline iade edilmediğini ileri sürerek borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiş, davacı vekili 10.12.2014 tarihinde sunduğu talep arttırım dilekçesi ile denkleştirme tazminatı alacağını 60.965,78 TL'ye çıkarmış, 12.07.2018 tarihinde sunduğu talep arttırım ve ıslah dilekçesi ile denkleştirme tazminatı alacağını 75.038,54 TL'ye ıslah etmiş, iş kaybı tazminatı alacağını ise 18.759,63 TL'ye çıkarmıştır. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; taraflar arasındaki acentelik sözleşmesinin müvekkili şirket tarafından tek taraflı olarak usule ve kanuna uygun olarak sona erdirildiğini, acentelik sözleşmesinin feshinin acentenin herhangi bir kazanç kaybına yol açmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI