4. Hukuk Dairesi 2011/9794 E. , 2012/13781 K. MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 06/07/2009 gününde verilen dilekçe ile haksız fiil nedeniyle maddi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 03/02/2010 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı ve davalı vekilleri taraflarından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra…
**4. Hukuk Dairesi 2011/9794 E. , 2012/13781 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 06/07/2009 gününde verilen dilekçe ile haksız fiil nedeniyle maddi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 03/02/2010 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı ve davalı vekilleri taraflarından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davacının tüm, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir. 2- Davalının diğer temyiz itirazlarına gelince; dava, rücuen tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, istemin kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm taraflarca temyiz edilmiştir. Davacı, personeli olan davalının cezaevi nakil aracı ile yaptığı tek taraflı trafik kazası neticesinde uğradığı zararların davalıdan tahsilini istemiştir. Davalı, kurumda infaz ve koruma memuru olup personel yetersizliğinden şoför olarak çalıştırıldığını, kullandığı aracın düzenli bir servis bakımı görmeyen, uyarılara rağmen fren sistemi bir türlü düzeltilmeyen ring aracı olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir. Mahkemece, 15/12/2009 tarihli bilirkişi raporu doğrultusunda davalı ve davacının olayda yarı yarıya kusurlu oldukları kabul edilerek, aynı bilirkişiler tarafından hesaplanan toplam 8.476,74 TL idare zararının, davalının kusur oranına göre 1/2 sinin davalıdan tahsiline hükmedilmiştir. Dosyada mevcut bilgi ve belgelere göre, davalı taraf şoför kadrosunda olmadığı halde, araç sürücüsü olarak görevlendirildiğini savunmuş, ancak mahkemece bu husus araştırılıp değerlendirme konusu yapılmamıştır. Borçlar Yasası'nın 43. maddesi gereğince yargıç, tazminatın biçimini ve tutarını belirlerken, kusur yanında durumun özelliklerini de göz önünde tutmak zorundadır. Bu özel durumlara; tarafların ekonomik ve sosyal durumları, hak ve adalet düşüncesi, olayın oluş biçimi, zarar görenin zararın artmaması için aldığı önlemler gibi olguların girdiği kabul edilmektedir. Dava konusu olayın gelişim biçimi dikkate alındığında, davalının davacı idare bünyesinde hangi kadroda görev yaptığı araştırılarak; şayet davalı sürücü kadrosunda görevli değilse Borçlar Yasası 43. maddesi uyarınca tazminattan uygun miktarda indirim yapılması gerekir. Yerel mahkemece açıklanan yön gözetilmeyerek, eksik inceleme ile yazılı biçimde karar verilmiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda (2) sayılı bentte gösterilen nedenlerle davalı yararına BOZULMASINA, davacının tüm, davalının diğer temyiz itirazlarının (1) sayılı bentte gösterilen nedenlerle reddine ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 27/09/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.