1. Ceza Dairesi 2008/10946 E. , 2012/853 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Olası kastla bir kişiyi öldürmek, izinsiz silah taşımak ve genel güvenliği kasten tehlikeye sokmak HÜKÜM : 6136 sayılı Yasanın 13/1, 5237 sayılı TCK'nun 62/1, 53/1-a-b-c-d-e, 53/2-3, 54/1. maddeleri uyarınca 2 yıl 1 ay hapis ve 1.000.00 YTL adli para cezası; 5237 sayılı TCK.nun 170/1-c, 62/1, 53/1-a-b-c-d-e, 53/2-3. maddeleri uyarınca 1 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, olası kastla öldür
**1. Ceza Dairesi 2008/10946 E. , 2012/853 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Olası kastla bir kişiyi öldürmek, izinsiz silah taşımak ve genel güvenliği kasten tehlikeye sokmak HÜKÜM : 6136 sayılı Yasanın 13/1, 5237 sayılı TCK'nun 62/1, 53/1-a-b-c-d-e, 53/2-3, 54/1. maddeleri uyarınca 2 yıl 1 ay hapis ve 1.000.00 YTL adli para cezası; 5237 sayılı TCK.nun 170/1-c, 62/1, 53/1-a-b-c-d-e, 53/2-3. maddeleri uyarınca 1 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, olası kastla öldürmekten beraatine. TÜRK MİLLETİ ADINA 1- 6136 sayılı Kanuna muhalefet suçu yönünden verilen mahkumiyet kararının temyizinde; maktulden katılanlar, bu suç nedeniyle, doğrudan doğruya zarar görmediğinden ve dolayısı ile katılma hakları ve temyiz yetkileri bulunmadığından, 1412 sayılı CMUK.nun 317. maddesi uyarınca, maktulden katılan vekilinin temyiz isteminin reddine karar verilmiştir. 2- Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanık ...'ın silahla ateş etmek suretiyle genel güvenliği kasten tehlikeye sokma ve 6136 sayılı Yasaya muhalefet suçlarının sübutu kabul, oluşa ve kovuşturma sonuçlarına uygun şekilde suç nitelikleri tayin, takdire ilişen cezayı azaltıcı sebeplerin niteliği takdir kılınmış, sanığın savunmaları inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümlerde düzeltme nedenleri dışında isabetsizlik görülmemiş olduğundan, katılan vekilinin sebebe dayanmayan, sanık müdafiinin suçun unsurlarının oluşmadığına, temel cezanın aşağı hadden belirlenmesi ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması gerektiğine vesaireye yönelen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle; Hak yoksunlarının uygulanmasına ilişkin hüküm fıkralarında, 5237 sayılı TCK.nun 53/3. fıkrası uyarınca aynı maddenin 1-c bendinde yer alan sanığın kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık haklarından şartlı tahlive tarihine kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, 6136 sayılı Yasanın 13/1. fıkrası gereğince, temel adli para cezası belirlenirken, fiil tarihi itibari ile lehe olan 5252 sayılı Yasanın 5/2. fıkrası uyarınca 450.TL temel adli para cezasına ve bu ceza üzerinden TCK.nun 62. maddesine göre 1/6 oranında taktiri indirim uygulandığında ise neticeten 375. TL adli para cezasına hükmedilmesi gerekirken; yazılı şekilde, hükmedilen 1 .200.TL temel adli para cezası üzerinden 1/6 oranında taktiri indirim uygulanması ile neticeten 1.000.TL adli para cezasına verilerek, fazla ceza tayin edilmesi; Yasaya aykırı ise de, bu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, 1412 sayılı CMUK'nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak; A- Hak yoksunluklarının uygulanmasına ilişkin hüküm fıkralarından, "TCK.nun 53/3. maddesi gereğince ... " şeklinde başlayan kısımların çıkarılması ile yerlerine; "Sanığın, kasten işlediği suçtan ötürü hapis cezasına mahkum edilmesi nedeniyle, 5237 sayılı TCK.nun 53/3. fıkrası uyarınca, aynı maddenin 1-c bendinde düzenlenen kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık haklarından şartlı salıverilme tarihine kadar yoksun bırakılmasına," ibaresinin eklenmesi, B- Hüküm fıkrasının ikinci fıkrasının ilk bendinde yer alan " 2 yıl 6 ay hapis ... " ibaresinden sonra gelen kısım ile, aynı fıkranın ikinci bendinde yer alan "2 yıl 1 ay hapis ... " ibaresinden sonra gelen kısmın hükümden çıkarılarak; yerlerine sırasıyla, "5252 sayılı Yasanın 5/2. fıkrası uyarınca 450.TL adli para cezası ile cezalandırılmasına," ve "375.TL adli para cezası ile cezalandırılmasına," ibarelerinin eklenmesi suretiyle DÜZELTİLEN hükümlerin kısmen tebliğnamedeki düşünce gibi (ONANMASINA), 3- Katılan vekilinin temyizi üzerine, sanık ... hakkında olası kastla insan öldürme suçu yönünden kurulan beraat hükmünün incelenmesinde; A-15/08/2007 günü maktul ...'ın yeğeninin düğün töreninde, takı merasiminden sonra kalabalığın dağılması ile, saat: 22.30 sıralarında 10-15 kişilik grubun olay mahalli olan düğün evinin avlusunda içki içmeye başladığı, maktul ve sanığın da bu kişiler arasında olduğu, maktul ile aynı masada oturan sanığın, birlikte alkol aldığı birkaç kişi ile avludaki oyun alanına çıkarak oynamaya başladığı, aldığı alkolün etkisi ile eli hafif yatık ve çömelmiş halde oyun oynarken, ele geçirilemeyen ruhsatsız silahını belinden çıkarıp, bulunduğu yerde çevresinde dönmek suretiyle havaya ve sağa sola doğru birbiri ardına ateş etmeye başladığı, sanığın bu şekilde ateş ettiği sırada avlu içinde masada oturan maktulün bir an için ayağa kalkıp, sağ tarafında oturan tanık ...'ın üzerine doğru yığıldığı ve arkasından ağız ve burnundan kan gelmiş vaziyette yere düştüğü, bunu gören maktulün ağabeyi tanık ...'ın, oyun alanında halen silahla ateş etmekte olan sanık ...'ın elinden silahını almaya çalıştığı ve sanığa kardeşimi vurdun diye bağırdığı, aralarında arbede yaşandığı, sanığın bu sırada da ateş etmeye devam ettiği, maktulün yaralı vaziyette hastaneye götürüldüğü, 16/08/2007 tarihli otopsi raporuna göre maktulün ateşli silah yaralanması sonucu iç organ tahribatı ve iç kanama nedeniyle hayatını kaybettiğinin anlaşıldığı, sanığın olay yerinden kolluk kuvvetlerini beklemeksizin ayrıldığı ve 16/08/2007 günü sanığın evine gidildiğinde, kolluk personeline; ağabeyi Balı'nın samanlığında saklandığını beyan ettiği 9x19 mm. çaplı CESKA (vzor) marka "72307" nolu Çekoslovakya yapısı kahverenkli ve kabzası işlemeli silahı teslim ettiği, dosyada yer alan 09/10/2007 tarihli ekspertiz raporu ve 25/04/2008 tarihli Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesi'nin balistik raporuna göre, maktulün vücudundan çıkarılan mermi çekirdeğinin atıldığı silahın, sanık tarafından teslim edilen silah olmadığının anlaşıldığı, aşamalarda sanığın başka bir silahı olup olmadığına ilişkin arama ve el koyma koruma tedbirine başvurulmadığı olayda; tanıkların istikrarlı şekilde, maktulün vurulduğu sırada düğün evi ve civarında sanıktan başka bir kimsenin silahla ateş etmediğini beyan etmeleri, sanıkla aralarında geçmişe dayalı husumet bulunmayan tanık ...'ın, sanığın üzerinde olay günü iki adet silah olduğunu, kendisine mahkeme tarafından gösterilen silahın sanığın avluda oyun oynarken ateş ettiği silah olmadığını, maktulün vurulduğu esnada sanığın siyah renkli, kabzası işlemesiz başka bir tabanca ile ateş ettiğini söylemesi ve hakkında arama ve el koyma koruma tedbirine başvurulmayan sanığın olaydan bir gün sonra olayda kullanılmayan başka bir silahı kolluğa teslim ettiğinin ve öldürme eylemini gerçekleştirdiğinin anlaşılması karşısında, olası kastla öldürme suçundan cezalandırılması yerine beraatine karar verilmesi; B- Kovuşturma aşamasındaki katılanların talepleri üzerine kendilerine ayrı ayrı zorunlu vekil tayin edildiği anlaşılmakla, 5320 sayılı Kanunun 13. maddesi uyarınca zorunlu vekillik ücretlerinin, hakkında mahkumiyet hükmü kurulan sanığa, hüküm tarihindeki tarifeye göre yargılama gideri olarak yükletilmesi gerektiğinin gözetilmemesi; Yasaya aykırı olup, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün tebliğnamedeki düşünceye aykırı olarak (BOZULMASINA), 16/02/2012 gününde oybirliği ile karar verildi.