12. Ceza Dairesi 2021/5552 E. , 2025/2064 K. MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI: 2017/695 E., 2018/972 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM: İstinaf başvurusunun kabulü ile; 5271 sayılı Kanunun 280/1.maddesi uyarınca kararın kaldırılması sonucu verilen mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Ret, temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanması Katılan vekilinin temyiz istemi yönünden; duruşmada bulunan katılan vekiline tefhimle bildirilen karara karşı, karar tarihi itibarıyla 5271 sayılı K…
**12. Ceza Dairesi 2021/5552 E. , 2025/2064 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI: 2017/695 E., 2018/972 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM: İstinaf başvurusunun kabulü ile; 5271 sayılı Kanunun 280/1.maddesi uyarınca kararın kaldırılması sonucu verilen mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Ret, temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanması Katılan vekilinin temyiz istemi yönünden; duruşmada bulunan katılan vekiline tefhimle bildirilen karara karşı, karar tarihi itibarıyla 5271 sayılı Kanun'un 291/1. maddesinde belirlenen 15 günlük kanunî süre geçtikten sonra 01/10/2018 tarihinde temyiz isteminde bulunulduğu görülmüştür. Sanık müdafinin temyiz istemi yönünden; İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında taksirle yaralama suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 89/1, 89/2-e, 22/3, 53, 63. maddeleri uyarınca 1 yıl 15 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin kararın sanık müdafii, mahalli Cumhuriyet savcısı, katılan vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının kabulüne karar verilerek 5271 sayılı CMK'nın 280/1-g maddesi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280/2. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 62/1, 50/4, 50/1-a, 52/4, 53/6. maddeleri uyarınca 18.200,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve sürücü belgesinin 3 ay süre ile geri alınmasına karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca katılan vekilinin temyiz isteminin reddine, sanık müdafinin temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan vekilinin temyiz sebepleri; sanığın bilinçli taksirle öldürme suçundan cezalandırılması gerektiğine, ceza miktarına, kusura ilişkindir. Sanık müdafinin temyiz sebepleri; sanığın kastı ve suçu olmadığına, bilirkişi raporunda kabul edildiği şekilde hızının söz konusu olmadığına, deliller toplanmadan karar verildiğine, sanığın bilinçli taksirle yaralamaya sebebiyet verdiği, ölenin kask takmayarak tamamen asli kusuru ile öldüğüne, kararın bozulması gerektiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1. İlk Derece Mahkemesince, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; Sanığın sevk ve idaresinde bulunan otobüs ile mağdurun idaresinde bulunan motosikletin çarpışması neticesinde motosiklet sürücüsünün öldüğü olay ile ilgili olarak, mağdurun ölüm sebebi otopsi raporuna göre beyin kanaması olduğu ve beyin kanaması sebebi kask kullanmaması olduğundan ölüm sonucunu oluşturan kusurun ölenin kusurundan kaynaklandığından taksirli ölüme neden olma suçundan ölenin sorumlu olduğu, sanığın ise TCK m. 179/2 gereğince kasten tehlikeli şekilde aracı sevk ve idaresi sonucunda müteveffanın sağ skapula üzerinde 8\*10 cm lik cilt altında amfizeme neden olduğu bu yaralanmaya sanığın kendi kusuruyla sebep olduğu, bu yaralanmanın ölenin kask takmış olması durumunda da meydana gelebileceği, bu yaralanma sonucunda solunum yetmezliği oluşabileceğinden ve bu ihtimal kişinin yaşamını tehlikeye sokan bir durum olduğundan sanığın, TCK'nın 89. maddesinde düzenlenen taksirle yaralama suçunun 89/2-e'de düzenlenen nitelikli halini oluşturduğu, sanığın eylemi ile yaralanma neticesi arasında nedensellik bağı kurulduğu; ancak ölüm neticesine müteveffanın kask kullanmayarak kendi kusuruyla sebebiyet verdiği, ölüm neticesiyle sanığın eylemi arasında nedensellik bağı kurulamadığından sanığın suçunun TCK'nın 89. maddesinde düzenlenen taksirle yaralama suçunun TCK'nın 89/2-e'de düzenlenen nitelikli halini oluşturduğu, sanığın hızlı bir şekilde yola çıktığından trafik kazasına sebebiyet verebileceğini öngörülebileceği gerekçesiyle bilinçli taksir sebebiyle cezasında artırım yapıldığı anlaşılmıştır. 2. Bölge Adliye Mahkemesince; Sanığın taksirli eylemi sonucu ölüm meydana geldiği halde, ilk derece mahkemesinin sanığın kusuruna göre sadece yaralamadan sorumlu olacağı şeklindeki hukuka aykırı gerekçesiyle sanığın taksirle yaralamadan cezalandırılmasına karar verilmesi, bilinçli taksirin koşulları oluşmadığı halde uygulanması, taksirli suçlarda uygulama yeri olmayan TCK'nın 53/1,2,3. maddelerinde belirtilen haklardan sanığın yoksun bırakılması, soruşturma aşamasında sanıktan alınan güvence bedelinin CMK'nın 113 ve 115. maddeleri aykırı olarak sanığa iadesine karar verilmesi, yargılama giderlerinin eksik gösterilmesi hukuka aykırılıklarının giderilmesi amacıyla duruşma açılmasına karar verilerek yapılan yargılamada; Sanık ...'un sürücülüğünü yaptığı otobüs ile gündüz vakti meskun mahalde bölünmüş yolda seyir halindeyken olay mahalli kavşağa gelip, otogara girmek üzere refüj aralığından sola dönüş yaparak kavşağa girdiği sırada, sağından bölünmüş yol üzerinden otogar istikametine ilerleyerek gelen mağdur ...'ın sevk ve idaresindeki motosiklete çarpması sonucu, motosiklet sürücüsünün ölümüyle sonuçlanan kazada, sanığın Ankara Trafik İhtisas Dairesin raporunda belirtildiği üzere, trafiği etkin bir şekilde kontrol etmemesi ve geçiş üstünlüğü kuralına uymaması nedeniyle asli kusurlu olduğu, somut olayda bilinçli taksir halinin bulunmadığı, sanığın neticeye göre taksirle öldürmeden sorumlu tutulması gerekirken taksirle yaralamadan cezalandırılmasının hukuka aykırı olduğu değerlendirilerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak sanığın TCK'nın 85/1, 62, 50/4,1-a. Maddeleri uyarınca 18.200,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına TCK'nın 53/6. Maddesi uyarınca maddesi gereğince 3 ay süre ile sürücü belgesinin geri alınmasına karar verilmiştir. IV. GEREKÇE ve KARAR A.Katılan Vekilinin Temyiz İsteği yönünden Yapılan İncelemede; Duruşmada bulunan katılan vekiline tefhimle bildirilen karara karşı, karar tarihi itibarıyla 5271 sayılı CMK'nın 291/1.maddesinde belirlenen yasal 15 günlük süre geçtikten sonra 01/10/2018 tarihinde temyiz ettiğinin anlaşılması karşısında; katılan vekilinin temyiz isteminin, 5271 sayılı CMK'nın 298/1.fıkrası uyarınca, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE, B.Sanık Müdafinin Temyiz İsteği Yönünden Yapılan İncelemede; Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden CMK'nın 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Adilcevaz Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 26.02.2025 tarihinde karar verildi.