4. Hukuk Dairesi 2014/3761 E. , 2014/6519 K. "" MAHKEMESİ : Ankara 7. Asliye Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 05/11/2013 NUMARASI : 2013/239-2013/544 Davacı K.. G.. vekili Avukat Y.M. G.tarafından, davalı R.. E.. aleyhine 03/05/2013 gününde verilen dilekçe ile manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davalının kınanmasına dair verilen 05/11/2013 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı ve davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dil…
**4. Hukuk Dairesi 2014/3761 E. , 2014/6519 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Ankara 7. Asliye Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 05/11/2013 NUMARASI : 2013/239-2013/544 Davacı K.. G.. vekili Avukat Y.M. G.tarafından, davalı R.. E.. aleyhine 03/05/2013 gününde verilen dilekçe ile manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davalının kınanmasına dair verilen 05/11/2013 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı ve davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. Dava, kişilik haklarına saldırı nedeniyle uğranılan manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Yerel mahkemece davalının kınanmasına karar verilmiş; karar, taraflarca temyiz edilmiştir. Davacı, davalının 30/04/2013 tarihinde TBMM'de yaptığı grup toplantısında kendisine hakaret ettiğini, bu toplantıda davalının yaptığı konuşmanın bütün televizyon kanallarında yayınlandığını, kamuoyu önünde küçük düştüğünü belirterek davalının manevi tazminatla sorumlu tutulmasını istemiştir. Davalı, davacının siyasi bir kişilik olarak eleştirilere katlanması gerektiğini, kaldı ki davacının açıklamaları ile bu tartışmayı başlattığını, davacının kendisinin kusurlu olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur. Yerel mahkemece, tarafların sıfatı, sarfedilen sözlerin niteliği, söylendiği ortam, hedef alınan kitle ve potansiyel etkisi dikkate alınarak davacının kişilik haklarına saldırıda bulunulduğu kabul edilmiş, ancak tazminat yerine kınama kararı verilmiştir. Davaya konu uyuşmazlığın taraflarından davacının, muhalefet partisi milletvekili, davalının iktidar partisi genel başkanı ve başbakan olduğu, davaya konu sözlerin davalı tarafından TBMM'de haftalık yapılan grup toplantısında , davacının yine TBMM'de Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı F. Ş.'in cinsiyeti üzerinden yaptığı konuşma sonrasında başlayan tartışma ortamı içerisinde söylediği anlaşılmaktadır. Siyasetçilere yönelik eleştirilerin izin verilen sınırlarının özel kişilere nazaran daha geniş olduğu tüm hukuk sistemlerinde yerleşmiş bir ilkedir. Bu ilkenin gerekçesi, siyasetçilerin, özel kişilerden farklı olarak olarak, diğer siyasetçilerin, gazetecilerin ve halkın yakın denetimine açık olan, kamuoyuna mal olmuş kişiler haline gelmeyi bilerek tercih etmeleridir.