Danıştay 2. Daire Başkanlığı 2024/2660 E. , 2024/5975 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y İKİNCİ DAİRE Esas No : 2024/2660 Karar No : 2024/5975 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Bakanlığı VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... İdare Mahkemesince verilen ... günlü, E:..., K:... sayılı kararın, dilekçede yazılı nedenlerle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması isteminden ibarettir. YARGILAMA SÜRECİ :
Danıştay 2. Daire Başkanlığı 2024/2660 E. , 2024/5975 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y İKİNCİ DAİRE Esas No : 2024/2660 Karar No : 2024/5975 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Bakanlığı VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... İdare Mahkemesince verilen ... günlü, E:..., K:... sayılı kararın, dilekçede yazılı nedenlerle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması isteminden ibarettir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava Konusu İstem: Dava; davacının, Mersin İl Emniyet Müdürlüğü emrinde Komiser olarak görev yaptığı dönemde, H.Ş. isimli şahsın iletişiminin dinlenmesi olayına ilişkin olarak mahkeme kararlarına gerekçe teşkil eden belgeleri gerçeğe aykırı olarak onaylamak/düzenlemek suretiyle "kasıtlı olarak gerçek dışı rapor vermek veya tutanak düzenleyip imza etmek veya ettirmek" fiilini işlediğinden bahisle, Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 8/12. maddesi uyarınca "meslekten çıkarma" cezasıyla tecziyesine dair İçişleri Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulunun ... günlü, ... sayılı kararının (19) no'lu olaya yönelik kısmının iptali ile bu işlem nedeniyle yoksun kalınan maaş ve diğer parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılmıştır. İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti: Danıştay İkinci Dairesinin 13/04/2023 günlü, E:2021/3078, K:2023/2100 sayılı bozma kararına uyulmak suretiyle, yeniden yapılan inceleme neticesinde ... İdare Mahkemesince verilen temyize konu kararla; her ne kadar davacı hakkında disiplin cezasına konu aynı eylem nedeniyle ceza yargılaması neticesinde beraat kararı verilmiş ise de; beraat kararı gerekçesinin davacının üzerine atılı suçu işlediğinin sabit olmamasına dayandığı, ceza yargılamasındaki suçun unsurları ile disiplin yargılamasındaki suçun unsurlarının birbirinden farklı olduğu, bu hususun delillerin değerlendirilmesi noktasında da farklılık arz ettiği, bakılan davanın bir ceza davası olmaması nedeniyle, dava konusu işlem tesis edilirken ceza hukuku ilkelerinin ve kurallarının uygulanıp uygulanmadığının denetlenmediği, diğer bir ifadeyle, bu davada "suç ve suçlu bulunma halleri" değil, kişinin disiplin hukuku kapsamında ilgili mevzuata uygun hareket edip etmediğinin denetlendiği, bu kapsamda bakılan olayda davacının, H.Ş. isimli şahıs hakkında dinleme talebine gerekçe olarak gösterilen örgütsel bir faaliyetinin ve belgeye dayanan bir irtibatının olduğuna ilişkin dinleme kararının öncesinde ve sonrasında elde edilen bir bilgi ya da belgenin bulunmadığı, dinleme boyunca da bu bilgiyi teyit edecek herhangi bir veriye de ulaşılamadığı, bu hususun da dinlemenin usulsüz yapıldığını destekler mahiyette olduğu, bu itibarla davacının iletişimin dinlenmesini gerektirecek bilgiler, emareler olmaksızın dayanaktan yoksun gerekçeler gösterilerek dinleme talep yazılarını imzalaması şeklindeki davranışına uyan suç nedeniyle Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 8/12. maddesi uyarınca meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine hükmedilmiştir. TEMYİZ EDENİN DDİALARI : Davacı tarafından; isnat edilen fiil nedeniyle yargılandığı ceza davası neticesinde verilen beraat kararının, İdare Mahkemesince bertaraf edilerek suçlu ilan edildiği, disiplin soruşturmasına konu eylem ve işlemlerin sübuta ermediği, nitekim iletişimin tespiti ve denetlenmesi işleminin usulüne aykırı olduğu yönünde her türlü şüpheden uzak kesin bir delil bulunmadığına yönelik ceza mahkemesi kararının dikkate alınmadığı, "şüpheden sanık yararlanır" ilkesinin disiplin hukuku yönünden de geçerli olduğu, soruşturmanın eksik yürütüldüğü, lehe olan delillerin toplanmadığı, ceza verme yetkisinin zamanaşımına uğradığı ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN CEVABI : Cevap verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ... DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile davanın reddi yolundaki İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmüştür. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay İkinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE : MADDİ OLAY : Dava dosyasının incelenmesinden; Mersin İstihbarat Şube Müdürlüğünce terör örgütleri ve organize suçlarla mücadele kapsamında usulsüz dinlemeler yapıldığı yönündeki iddiaların araştırılması, gerekirse kusuru tespit edilecek personel hakkında soruşturma yapılmasına ilişkin İçişleri Bakanlığının 02/01/2014 tarihli onayı doğrultusunda başlatılan soruşturmada; dava konusu işlemin sebebini oluşturan H.Ş. isimli şahsın, ... nolu GSM hattı üzerinden haberleşmesinin, 09/02/2011 - 28/12/2011 tarihleri arasında, uyuşturucu madde imal ve kaçakçılığı; 25/04/2012 - 10/07/2012 tarihleri arasında ise Hizbullah İlim Terör Örgütü faaliyeti gerekçeleriyle iki dönem halinde dinlendiği, "... organize suç örgütleri içerisinde bir araya gelerek, uyuşturucu madde kaçakçılığı imali ve ticareti yapan M.T. ve S.I. isimli şahıslarla irtibatlı olduğu değerlendirilen ... H.Ş. ..." ile "... Hizbullah - İlim terör örgütü içerisinde faaliyet gösteren şahıslarla irtibatlı olan ve önümüzdeki dönemde aynı örgütlenme içerisinde olan başka şahıslarla ilişkiye geçebileceği değerlendirilen ... H.Ş. isimli şahsın ..." şeklindeki, davacının da aralarında bulunduğu personel tarafından tanzim ve imza edilen Teknik Takip ve İzleme Talep Formlarına istinaden dinlemelerin yapıldığı, davacının, söz konusu iletişimin dinlenmesiyle ilgili hakim kararlarına gerekçe teşkil eden Teknik Takip ve İzleme Talep Formlarına yönelik talep yazılarını imzalaması şeklindeki davranışıyla "kasıtlı olarak gerçek dışı rapor vermek veya tutanak düzenleyip imza etmek veya ettirmek" fiilini işlediği kanaatine varılarak getirilen teklif doğrultusunda, İçişleri Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulunun ... günlü, ... sayılı kararıyla, Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 8/12. maddesi uyarınca meslekten çıkarma cezasıyla tecziye edilmesi üzerine temyizen incelenmekte olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır. İLGİLİ MEVZUAT : Dava konusu işlem tarihinde yürürlükte bulunan Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 8/12. maddesinde yer alan "Kasıtlı olarak gerçek dışı rapor vermek veya tutanak düzenleyip imza etmek veya ettirmek" fiili, meslekten çıkarma cezasını gerektiren eylem, işlem, tutum ve davranışlar arasında sayılmıştır. 08/03/2018 günlü, 30354 (Mükerrer) sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren ve Emniyet Genel Müdürlüğü teşkilatı mensuplarına ilişkin disiplin kurallarını yeniden düzenleyen 7068 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanun'un "Disiplin cezası verilecek fiiller" başlıklı 8. maddesinin, meslekten çıkarma cezasını gerektiren fiillerin sayıldığı 6. fıkrasının (h) bendinde, "Kasıtlı olarak gerçek dışı rapor vermek veya tutanak düzenleyip imza etmek veya ettirmek" düzenlemesi; Geçici 1. maddesinin 1. fıkrasında ise, "Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce 657 sayılı Kanun, 6413 sayılı Kanun ve 3201 sayılı Kanun ile 23/3/1979 tarihli ve 7/17339 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü hükümlerine göre resen veya yetkili disiplin kurullarınca verilmiş olan disiplin cezaları bu Kanun hükümleri uyarınca verilmiş addolunur." şeklindeki geçiş hükmü yer almıştır. HUKUKİ DEĞERLENDİRME : Kamu görevlilerinin disiplin cezasıyla cezalandırılabilmeleri için; disipline aykırı eylem veya işlemlerinin sübut bulup bulmadığının usulüne uygun olarak yapılacak soruşturma ile ortaya konulması, soruşturma aşamasında kamu görevlisinin lehinde ve aleyhinde olan her türlü bilgi ve belgenin toplanması, bilahare disipline aykırı davranış olarak tespit edilen eylemin hiçbir şüpheye yer bırakmayacak şekilde ispatlanarak bu eyleme uygun olan disiplin cezası maddesinin tayini ve uygulanması gerekmektedir. Belirtilen hususlarla birlikte; Anayasa Mahkemesi Genel Kurulunun, Karar Tarihi:02/07/2020, Başvuru Numarası:2016/14253 olan "Barış Baş" dosyasında verdiği kararın 56. paragrafında; "Ceza muhakemesi hukuku ve disiplin hukuku farklı kural ve ilkelere tabi disiplinlerdir. Disiplin hukuku kurumun iç düzenini korumayı amaçlayan ve bunun için kamu görevlilerinin mevzuata, çalışma düzenine, hizmetin gereklerine aykırı fiillerine yönelik olarak uygulanacak yaptırımları ve bu yaptırımların uygulanmasındaki usul ve esasları düzenleyen bir hukuk alanıdır. Bazı hâllerde ise kamu görevlisinin fiili ceza hukuku kapsamında suç tanımına uymasının yanı sıra disiplin hukuku yönünden de sorumluluk gerektiren bir mahiyet taşıyabilir (benzer yöndeki değerlendirmeler için bkz. Özcan Pektaş, B. No: 2013/6879, 2/12/2015, § 25; Kürşat Eyol, § 30).", 57. paragrafında; "Cezai sorumluluğunun bulunmadığı tespit edilmiş veya ceza sorumluluğu ortadan kalkmış olsa dahi aynı olaylar nedeniyle -daha hafif bir ispat külfeti temelinde- kişi hakkında başka tür bir sorumluluğun tesis edilmesinin önünde bir engel bulunmamaktadır. Bu bağlamda ceza yargılamasına konu maddi olay ve olguların disiplin hukuku esasları çerçevesinde diğer kamu makamlarınca (idari/adli) ayrıca değerlendirilmesi ve bu değerlendirme sonucunda ulaşılacak kanaate göre işlem/karar tesis edilmesi mümkündür (benzer yöndeki değerlendirmeler için bkz. Özcan Pektaş, § 25; Kürşat Eyol, § 30, Galip Şahin, § 48).", 58. paragrafında ise; "Adli ve idari makamların kendi görev sınırlarını aşarak kişiyi suçlu ilan etmesi veya bu bağlamda birtakım çıkarımlarda bulunması masumiyet karinesinin ihlaline yol açabilir. Masumiyet karinesi kapsamındaki güvencelerin sağlanıp sağlanmadığının tespiti yapılırken ise kararın gerekçesinin bir bütün olarak değerlendirilmesi gerekir (Galip Şahin, § 48; M.I., B. No: 2012/1268, 30/12/2014, § 50). Bu kapsamda karar vericilerin kullandıkları dil kritik önem taşır (Mustafa Kıvrak, B. No: 2013/3175, 20/2/2014, § 36). Kamu makamlarının işlem ya da kararlarında belirttikleri gerekçeler veya kullandıkları dil nedeniyle bireye cezai sorumluluk yüklememeleri, ceza mahkemeleri tarafından suçlu bulunmamış bireyin masumiyeti üzerine gölge düşürülmesine sebebiyet vermemeleri gerekmektedir (Galip Şahin, § 47)." değerlendirmelerine yer verildiği görülmektedir. Bu bağlamda, yapılan soruşturma sonucunda disiplin cezası verilebilmesi için, suça esas fiilin sübuta erdiğine ilişkin tespitin, hukuken geçerli, her türlü şüpheden uzak, kesin ve somut delillere dayanması gerektiği; aksi durumda; Anayasa, uluslararası sözleşmeler ve yargı kararları ile güvence altına alınmış bulunan masumiyet karinesinin ihlali sonucunun doğabileceği açıktır. Dava dosyasındaki bilgi ve belgeler ile Ulusal Yargı Ağı Projesi (UYAP) üzerinden gerçekleştirilen incelemelerde; davacının, disiplin cezasıyla cezalandırılmasına dayanak gösterilen 19 no'lu olaydaki (H.Ş. isimli şahsın iletişiminin dinlenmesi) fiiline yönelik yargılandığı ceza davasında, ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... günlü, E:..., K:... sayılı kararıyla, "... müştekinin kendi ad soyadı ve kendi iletişim aracı üzerinden dinlenmiş olması, önleme dinlemesi tedbiri kararı alınmasına esas teşkil eden "Teknik Takip ve İzleme Talep Formu"nda yazılı gerekçelerin mevcut olup olmadığı, dinleme yapılmasını gerektirecek emarelerin varlığına veyahut yokluğuna dair her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı delil elde edilememiş olması, dinlemenin yasada öngörülen süre şartını ihlal etmeyecek şekilde gerçekleştirilmiş olması, her ne kadar dönemin Mersin İstihbarat Şube Müdürü ...’nin Mersin'den tayinen ayrılması tarihi ile uyumlu bir şekilde erken çıkış yapıldığı görülmüş ise de, bu durumun tek başına dinlemenin usule aykırı yapıldığını ispatlamaya elverişli bulunmaması, yapılan dinleme işleminin istihbari amaçla önleme dinleme olması sebebiyle yoğun suç şüphesine ihtiyaç duyulmaması, önleme dinlemesinde amaç suç işlenmesinin ve kamu düzeninin bozulmasının önlenmesi amacıyla başvurulan bir yol olması ve önleme amacıyla yapılan iletişimin tespiti ve denetlenmesi sonucunda ulaşılabilen bulgular da, yasanın ön gördüğü amaçlar dışında ve bu arada bir ceza soruşturması veya kovuşturmasında delil olarak kullanılamayacak olması, yasada herhangi bir suç şüphesi derecesi de öngörülmediğinden yapılan iletişimin tespiti ve denetlenmesi işleminin usulüne aykırı olduğu yönünde her türlü şüpheden uzak kesin bir kanaate varılamamıştır. ..." gerekçesiyle, "kişiler arasındaki konuşmaların dinlenmesi ve kayda alınması", "özel hayatın gizliliğini ihlal", "kişisel verilerin kaydedilmesi" ve "iftira" suçlarından, atılı suçun yasal unsurları oluşmadığından 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu (CMK)'nun 223/2-a maddesinden; "resmi belgede sahtecilik" suçundan ise, yapılan iletişimin tespiti ve denetlenmesi işleminin usulüne aykırı olduğu yönünde her türlü şüpheden uzak kesin bir kanaate varılamadığından, üzerine atılı suçu işlediğinin sabit olmaması nedeniyle CMK 223/2-e maddesinden beraatine karar verildiği; anılan kararın bu kısımlarına yönelik yapılan istinaf başvurusunun da, ... Bölge Adliye Mahkemesi ... Ceza Dairesinin ... günlü, E:..., K:... sayılı kararıyla kesin olarak esastan reddedildiği görülmektedir. Tüm bu açıklamalar doğrultusunda; davacının, disiplin soruşturması kapsamında isnat edilen fiillerinin aynı zamanda Türk Ceza Kanunu bakımından da suç olması ve bu suçlamaların karşılığı olarak "kişiler arasındaki konuşmaların dinlenmesi ve kayda alınması", "özel hayatın gizliliğini ihlal", "kişisel verilerin kaydedilmesi", "iftira" ve "resmi belgede sahtecilik" suçlarından yargılandığı ceza davasında beraat etmesi karşısında davacının, üzerine atılı fiili işlediğinin sübuta ermediği sonucuna varıldığından, dava konusu işlemde hukuka uyarlık, davanın reddi yolundaki temyize konu İdare Mahkemesi kararında ise hukuki isabet görülmemiştir. Öte yandan; İdare Mahkemesince, söz konusu dinleme talep formlarını onaylayan Şube Müdürü A.Ç. hakkında iletişimin dinlenmesi ile ilgili mahkeme kararlarına gerekçe teşkil eden belgeleri gerçeğe aykırı olarak onaylamak/düzenlemek suretiyle "kasıtlı olarak gerçek dışı rapor vermek veya tutanak düzenleyip imza etmek veya ettirmek" fiilini işlediğinden bahisle çok sayıda meslekten çıkarma cezası verildiği, bunlara karşı açılan davaların reddine hükmedildiği, dava konusu (19) nolu olay yönünden ise açılan davanın görülmeye devam ettiği şeklinde gerekçeye yer verilmiş ise de; dava konusu (19) no'lu olayda, A.Ç. hakkında tesis edilen meslekten çıkarma cezasının iptali istemiyle açılan davada, Dairemizin 13/04/2023 günlü, E:2021/3256, K:2023/2110 sayılı bozma kararına uyulmak suretiyle, yeniden yapılan inceleme neticesinde işlemin iptali yolunda ... İdare Mahkemesince verilen ... günlü, E:..., K:... sayılı karar, Dairemizin 16/09/2024 günlü, E:2024/2479, K:2024/4015 sayılı kararıyla onanmıştır. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. DAVACININ TEMYİZ İSTEMİNİN KABULÜNE, 2. ... İdare Mahkemesince verilen ... günlü, E:..., K:... sayılı kararın, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun temyize tabi ilk kararın verildiği tarih itibarıyla yürürlükte olan haliyle 49. maddesinin 1/b fıkrası uyarınca BOZULMASINA, 3. Aynı Kanun maddesinin 3622 sayılı Yasa ile değişik 3. fıkrası uyarınca, yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın adı geçen İdare Mahkemesine gönderilmesine, 4. 2577 sayılı Kanun'un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren (15) onbeş gün içinde Danıştayda karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 04/12/2024 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.