T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 45. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2025/1179 KARAR NO : 2026/244 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/53 KARAR NO : 2025/417 KARAR TARİHİ: 08/05/2025 DAVA: İtirazın Kaldırılması ve İflas KARAR TARİHİ: 18/02/2026 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353 ncü maddesi uyarınca dosya incelendi, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA Davacı vekili dava di…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 45. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2025/1179 KARAR NO : 2026/244 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/53 KARAR NO : 2025/417 KARAR TARİHİ: 08/05/2025 DAVA: İtirazın Kaldırılması ve İflas KARAR TARİHİ: 18/02/2026 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353 ncü maddesi uyarınca dosya incelendi, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirket ile davalı ... A.Ş. arasında 17.08.2022 tarihinde "Muhtelif Elektrik İşleri Hizmet Alım Sözleşmesi" imzalandığını, bu sözleşme çerçevesinde davalı-borçluya ...Bankası A.Ş. Sultanbeyli Şubesi tarafından düzenlenen 12.08.2022 tarihli... referans numaralı 102.000,00 TL tutarlı teminat mektubunun teslim edildiğini, teminat mektubunu sözleşme fesih edilene kadar muhafaza ile sorumlu olan davalının bu sorumluluğunu ihlal ederek teminat mektubunun bağlandığı sözleşme yürürlükte iken 19.06.2023 tarihinde teminatı mektubunu irad kaydettiğini, haksız ve hukuka aykırı biçimde irad kaydı üzerine Beşiktaş 28. Noterliği'nin 10.07.2023 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi düzenlenerek gönderildiğini, teminat mektubu bedeli olan 102.000,00 TL'nin müvekkili şirkete iade etmemesi üzerine İstanbul 6. İcra Dairesi'nin ... E. sayılı dosyası ile iflas yolu ile adi icra takibi başlatıldığını, takibe haksız itiraz edildiğini beyanla, itirazın kaldırılmasını, takibin devamını ve davalı şirketin iflası ile icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; taraflar arasındaki sözleşmenin 15. maddesi uyarınca İstanbul Anadolu Asliye Ticaret Mahkemeleri yetkili olduğundan yetkisizlik kararı verilmesini talep ettiklerini, taraflar arasındaki sözleşme uyarınca davacı şirketin sözleşmeden doğan borçlarını gereği gibi ve zamanında yerine getirmemesi nedeniyle müvekkili şirket tarafından yine sözleşme hükümleri çerçevesinde sözleşmenin 19. maddesi uyarınca haklı nedenle feshedilerek ve sözleşmenin 10. maddesi uyarınca teminat mektubunun irat kaydedildiğini, icra takibine itirazlarının yerinde olduğunu, ülkemizin bayrak taşıyıcı şirketlerinden biri olan müvekkili şirketin iflasının istenmesinin davacı tarafın ciddiyetsiz tutumunu ve haksız kazanç elde etme gayesini açıkça ortaya koyduğunu savunarak davanın reddini ve kötüniyet tazminatına hükmedilmesini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, sözleşmeye dayalı iflas yolu ile takipte ödeme emrine itirazın iptali ve takibin devamı istemine ilişkin davada, davacı tarafından teminat mektubunun usul ve yasaya aykırı şekilde nakde tahvil edilmesi nedeniyle alacağının tahsili amacıyla İstanbul 6. İcra Dairesi'nin ... E. sayılı dosyası üzerinden iflas yolu ile adi takip başlatıldığı, davalı borçlunun süresinde itirazda bulunarak takibin durdurulduğu, davacı yanın süresinde itirazın iptali davası açtığı, yapılan bilirkişi incelemesi neticesinde ihtilafa konu alacağın davacı yanca ispatlanamadığı, dava dilekçesi ile açıkça "yemin" deliline dayanılmadığı, dava dilekçesinde "tüm yasal deliller" ibaresinin bulunduğu, yargılama aşamalarında yemin deliline dayanıldığına ilişkin bir beyanın da bulunmadığı, kendi şirket yetkilisinin yeminine ilişkin talebinin yerinde olmadığı anlaşılmakla dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller muvacehesinde davacıya yemin delili hatırlatılmadığı, her ne kadar davacı taraf alacak iddiasının kanıtlayamadığı sabit ise de davanın kötüniyetle açıldığının da sabit olmaması nedeniyle davalı yanın kötü niyet tazminatı isteminin reddi gerektiği anlaşılmakla koşulları oluşmadığından davalının kötü niyet tazminatı isteminin reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle Davacının itirazın iptali davasının REDDİNE, Davalı tarafından talep edilen kötü niyet tazimatının yasal şartları oluşmadığından talebinin REDDİNE karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili istinaf dilekçesinde; mahkemece dava konusuna uygun yargılama yapılmadığını, davalının teminat mektubunun nakde çevrildiği tarih itibarı ile müvekkilinin borçlu olmadığına bakıldığında davalının müvekkilinin teminat mektubunu irad kaydedemeyeceğinin de görülecek olmasına rağmen ne mahkemenin ne de bilirkişilerin buna bakmadıklarını ve tamamen yanlış inceleme yapılarak hüküm kurulduğunu, ispat unsuru olan yazışmalar ve iletişim kaydının yok hükmünde sayıldığını, müvekkilinin evveliyatında cari hesaba olan itirazlarının görmezden gelindiğini, keşif talepleri çerçevesinde karşı tarafın dijital verileri ve güvenlik kamera kayıtlarının mahallinde keşfen incelenmesi taleplerinin mahkemece kabul edilememesinin hukuka aykırı olduğunu, keşif ve inceleme yapılmadan müvekkilinin temerrüdünden de bahsedilemeyeceğini, davalının delilleri arasında yer alan gerekse taraflarınca kabul edilen yemin delili için de yerel mahkemenin taleplerini reddettiğini belirterek, kararın kaldırılmasını talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında inceleme; 6100 sayılı Kanunun 341 nci maddesi uyarınca istinaf kanun yolu açık olan davadaki yasal şartları taşıyan istinaf incelemesi, 6100 sayılı Kanunun 355 nci maddesi uyarınca resen gözetilen kamu düzenine aykırılık halleri dışında, taraflarca yargılama aşamasında ileri sürülen iddia ve savunma kapsamında kalan ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılmıştır.Dava, iflas yoluyla adi takipte itirazın kaldırılması ve iflas istemine ilişkindir.Davaya konu İstanbul 6. İcra Dairesi'nin ... E. sayılı dosyası incelendiğinde; takip alacaklısının ... Ltd. Şti., borçlunun ise ... A.Ş. olduğu, 102.000,00 TL asıl alacak, 451,20 TL Kdv alacağı, 20.400,00 TL Kdv alacağı ve 2.256,00 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 125.107,20 TL üzerinden 08.08.2023 tarihinde başlatılan iflas yoluyla adi takipte "Beyoğlu 28. Noterliği ... Yevmiye 102.000,00 TL" borcun sebebine dayanıldığı, ödeme emrinin takip borçlusuna 08.09.2023 tarihinde tebliğ edildiği, 12.09.2023 tarihinde borca itiraz edildiği tespit edilmiştir. 03.11.2023 tarihinde davanın İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesi nezdinde açıldığı, 22.12.2023 tarihli 2023/661 E. 2023/905 K. sayılı yetkisizlik kararının tarafların kararı istinaf etmemesi üzerine 16.01.2024 tarihinde kesinleştiğine ilişkin kesinleşme şerhi düzenlenerek dosyanın İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi'ne 23.01.2024 tarihinde tevzi edildiği tek hakim tarafından yargılama yapılarak yukarıda açıklandığı şekilde davanın reddine dair karar verildiği, karara karşı davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır.Davacı vekilinin istinaf başvurusu kapsamında dosya öncelikle 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca incelendiğinde;5235 sayılı Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri İle Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev Ve Yetkileri Hakkında Kanunun 5 nci maddesinin üçüncü fıkrası:"(Mülga fıkra: 9/2/2011-6110/13 md.; Yeniden düzenleme: 18/6/2014–6545/45 md.) Asliye ticaret mahkemesi kurulan yerlerde bu mahkemelerde bir başkan ile yeteri kadar üye bulunur. Konusu parayla ölçülebilen uyuşmazlıklarda dava değeri bir milyon Türk lirasının üzerinde olan dava ve işler ile dava değerine bakılmaksızın;1. İflas, (…) iflasın kaldırılması, iflasın kapatılması, konkordato ve yeniden yapılandırmadan kaynaklanan iş ve davalara,2. 13/1/2011 tarihli ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununda hâkimin kesin olarak karara bağlayacağı işler ile davalara, 3. Şirketler ve kooperatifler hukukundan kaynaklanan genel kurul kararlarının iptali ve butlanına ilişkin davalara, yönetim organları ve denetim organları aleyhine açılacak sorumluluk davalarına, organların azline ve geçici organ atanmasına ilişkin davalara, fesih, infisah ve tasfiyeye yönelik davalara, 4. 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununa ve 21/6/2001 tarihli ve ... sayılı Milletlerarası Tahkim Kanununa göre yapılan tahkim yargılamasında; tahkim şartına ilişkin itirazlara, (…) hakemlerin seçimi ve reddine yönelik davalar ile yabancı hakem kararlarının tanıma ve tenfizine yönelik davalara, ilişkin tüm yargılama safhaları, bir başkan ve iki üye ile toplanacak heyetçe yürütülür ve sonuçlandırılır. (Ek cümle:22/7/2020-7251/54 md.) Bu iş ve davalarda mahkeme başkanı, belirli bazı tahkikat işlemlerini yapmak üzere üyelerden birini naip hâkim olarak görevlendirebilir. Heyet hâlinde bakılacak davalarla ilgili olmak üzere, dava açılmadan önce veya açıldıktan sonra talep edilen ihtiyati haciz ve ihtiyati tedbirler de heyet tarafından incelenir ve karara bağlanır. Bu fıkrada belirtilen dava ve işler dışında kalan uyuşmazlıklar mahkeme hâkimlerinden biri tarafından görülür ve karara bağlanır. Başkan ve üye hâkimler arasında dağılıma ilişkin esaslar, işlerde denge sağlanacak biçimde mahkeme başkanı tarafından önceden tespit edilir. (Ek cümle: 28/3/2023-7445/15 md.) Bu fıkrada belirtilen parasal sınır, 6100 sayılı Kanunun ek 1 inci maddesinin birinci fıkrasına göre artırılır." şeklindedir. 28.02.2018 tarihinde kabul edilerek, 15.03.2018 tarihli Resmî Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren “İcra ve İflas Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun'un 46. maddesinde, 2004 sayılı Kanuna, geçici 14. maddenin eklendiği belirtilmiş, geçici 14. maddede ise, "Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihte görülmekte olan iflasın ertelenmesi konkordato talepleri hakkında talep tarihinde yürürlükte bulunan hükümlerin uygulanmasına devam olunur. Hakimler ve Savcılar Kurulu, 26.09.2004 tarihli ve 5235 sayılı Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanunun 5 inci maddesinin beşinci fıkrasındaki belirleme yetkisi kapsamında, İflas ve konkordato konusunda uzman asliye ticaret mahkemesini, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren iki hafta içinde belirler" düzenlemesine yer verilmiştir. Aynı kanunun 66/b. bendinde ki düzenlemeden söz konusu hükümlerin yayım tarihinde yürürlüğe girdiği anlaşılmıştır. Yasal düzenleme kapsamında Hakimler ve Savcılar Kurulu Birinci Dairesinin 03.04.2018 tarihli, 538 nolu kararı ile, 28.02.2018 tarihli ve 7101 sayılı İcra ve İflas Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunun 46. maddesi ile 2004 sayılı İcra ve İflas Kanuna eklenen geçici 14. madde uyarınca, "1)İflas yoluyla adi takipten doğan; a) İflas davası (İcra ve İflas Kanunu 156. Madde), b)İtirazın kaldırılması ve İflas davası (İcra ve İflas Kanunu 156. Madde), 2) Kambiyo senetlerine mahsus iflas yolu ile takipten doğan; a)İflas davası (İcra ve İflas Kanunu 173. madde), b) İtirazın kaldırılması ve İflas davası (İcra ve İflas Kanunu 174. Madde) 3) Doğrudan doğruya; a) Alacaklı tarafından talep edilen iflas davaları (İcra ve İflas Kanunu 177. Madde) b)Borçlu tarafından talep edilen İflas davaları (İcra ve İflas Kanunu 178. Madde), c)Sermaye şirketleri ile kooperatiflerin iflas davaları (İcra ve İflas Kanunu 179. Madde), 4) İflas tasfiyesinde düzenlenen sıra cetveline yönelik davalar (İflas tarihinden önce açılıp yargılama sırasında kayıt kabul davasına dönüşen alacak davaları hariç olmak üzere kayıt kabul ve kayıt terkin davaları)(İcra ve İflas Kanunu 235. Madde), 5) Takasa itiraz davaları (İcra ve İflas Kanunu 201. Madde), 6) İflasın kaldırılması talepleri (İcra İflas Kanunu 182. Madde), 7)İflasın kapanması talepleri (İcra ve İflas Kanunu 254. Madde), 8)İtibarın yerine gelmesi talebi (İcra ve İflas Kanunu 313 ve 314. Maddeleri) 9) Adi konkordatodan kaynaklanan talepler (İcra ve İflas Kanunu 285 İle 308/h Maddeleri) 10)İflastan sonra konkordatodan kaynaklanan talepler (İcra ve İflas Kanunu 309.Madde), 11) Malvarlığının terki suretiyle konkordatodan kaynaklanan talepler (İcra ve İflas Kanunu 309/a ila 309/1 maddeleri), 12)Sermaye şirketleri ve kooperatifin uzlaşma yoluyla yeniden yapılandırılması talepleri (İcra ve İflas Kanunu 309/m ila 309/ü Maddeleri) hususlardan kaynaklanan davalara; 1-Üç ve daha az asliye ticaret mahkemesi bulunan yerlerde 1 numaralı asliye ticaret mahkemesinin, 2-Üçten fazla asliye ticaret mahkemesi bulunan yerlerde ise 1,2 ve 3 numaralı asliye ticaret mahkemelerinin ihtisas mahkemesi olarak belirlenmesine, 7101 sayılı Kanunun 46. maddesiyle 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununa eklenen geçici 14. maddesinin birinci fıkrası uyarınca, bu kapsamda görülmekte olan davalar bakımından İflasın ertelenmesi ve konkordato talepleri hakkında talep tarihinde yürürlükte bulunan hükümlerin uygulanmasına, mahkemelerin derdest dava dosyalarının bu karara dayanarak anılan mahkemeye göndermeyeceğine, iş bu kararın Resmi Gazete’de yayımlandığı tarihten itibaren açılacak davaların ise anılan mahkemelere tevzi edilmesine karar verildi“ kararı alınmıştır. Hakimler ve Savcılar Kurulu Birinci Dairesinin 03.04.2018 tarihli 538 karar nolu kararı, 05.04.2018 tarihli ve 30382 sayılı Resmî Gazete’de yayınlanmıştır.Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin 17.10.2022 tarih ve 2022/7830 E., 2022/14067 K. sayılı ilamı:"...Tüm bu anlatılanlar neticesinde dosya kapsamında yapılan değerlendirme sonucunda, HSK 1. Dairesinin 03.04.2018 tarihli, 538 sayılı kararıyla belirlenen 1, 2 ve 3 numaralı Asliye Ticaret Mahkemeleri’nin belirlenmesi mahkemeler arasındaki işbölümüne ilişkindir. HSK 1. Dairesi anılan kararı uyarınca ihtisas mahkemelerini belirlemiştir. İİK 308/B maddesi gereğince açılan davalarda HSK 1. Dairesi’nin 538 sayılı kararı gereğince belirlenen mahkemeler iş bölümü itibari ile yetkili kılınmıştır. Yani kanunla düzenlenmesi gereken görev ve yetki kararı niteliğinde değildir. Somut uyuşmazlıkta Asliye Ticaret Mahkemeleri tarafından verilen yetkisizlik kararları da gerçek anlamda yetkisizlik kararı olmayıp iş bölümü itibari ile devir kararı niteliğindedir."şeklindedir.Somut uyuşmazlıkta, yukarıda yer verilen HSK kararından sonra 03.11.2023 tarihinde açılan iş bu itirazın kaldırılması ve iflas davasının yetkisizlik kararı sonrası İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi'ne tevzi edilmesi üzerine 5235 sayılı Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri İle Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev Ve Yetkileri Hakkında Kanunun 5 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca heyetçe İstanbul Anadolu 1, 2 ve 3. Asliye Ticaret Mahkemeleri'ne tevzi edilmek üzere gönderme kararı verilmesi gerekirken re'sen değerlendirilecek ihtisas mahkemelerine yönelik iş bölümü ilişkisi dikkate alınmadan tek hakim tarafından davanın esasına yönelik değerlendirme yapılması kamu düzenine aykırılık teşkil eder nitelikte usul ve yasaya aykırılık içermektedir.Açıklanan sebeplerle; davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile 6100 sayılı HMK'nın 353/1.a.6 ve 355. maddeleri uyarınca esası incelemeden kararın kaldırılmasına, esasa ilişkin sair istinaf sebeplerinin bu aşamada değerlendirilmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir. H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile, İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2024/53 E. 2025/417 K. sayılı 08/05/2025 tarihli kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1.a.6 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, 2-Dosyanın, Dairemiz kararına uygun şekilde yeniden bir karar verilmek üzere mahal mahkemesine İADESİNE, 3-Davacı tarafından yatırılan istinaf başvurma harcının Hazineye irat kaydına, davacı tarafından yatırılan istinaf karar harcının ilk derece mahkemesince talep halinde iadesine, 4-Davacı tarafın yapmış olduğu istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına, 5-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Kanunun 362/1.g bendi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.18/02/2026