12. Hukuk Dairesi 2026/821 E. , 2026/1252 K. "" MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı İlk Derece Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki davacı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü: Yargıtay 12. Hukuk Dairesinin 06.02.202…
12. Hukuk Dairesi 2026/821 E. , 2026/1252 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı İlk Derece Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki davacı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü: Yargıtay 12. Hukuk Dairesinin 06.02.2025 gün ve 2024/8336 E.-2025/833 K. sayılı KANUN YARARINA BOZMA KARARINA uyularak verilen yukarıda tarih ve sayısı yazılı kararın davacı tarafından yapılan temyiz itirazlarının değerlendirilmesinde; T.C. Adalet Bakanlığı Hukuk İşleri Genel Müdürlüğünün 19.12.2024 tarihli yazısı ile Sakarya 2. İcra Hukuk Mahkemesinin 10.01.2023 tarih ve 2022/296 E.-2023/10 K. sayılı ilamının HMK'nın 363. maddesi uyarınca "Kanun Yararına Bozulması" talep edilmiş, Dairemizce yapılan değerlendirme sonucunda, 06.02.2025 gün ve 2024/8336 E.-2025/833 K. sayılı ilam ile Sakarya 2. İcra Hukuk Mahkemesinin 10.01.2023 tarih ve 2022/296 E.-2023/10 K. sayılı "Davanın konusu kalmadığından karar verilmesine yer olmadığına" ilişkin kararının HMK'nın 363. maddesi uyarınca, "...hükmün hukuki sonuçlarını kaldırmamak üzere Kanun Yararına Bozulmasına" karar verilmiş, dava dosyası mahkemesine gönderilmiş, Mahkemece dava dosyası, HMK'nın 373. maddesinde düzenlenen olağan temyiz yolu üzerine hükmün Yargıtay tarafından bozulmuş gibi değerlendirilerek yeniden esasa kaydedilmiş, Bozma ilamı taraflara tebliğ edilip, yeni duruşma günü verilmiş, Duruşmanın 29.04.2025 tarihli duruşmada bozma ilamına uyulmasına karar verilip, 14.10.2025 tarihli duruşmada davanın reddine karar verilmiştir. İş bu karar davacı tarafından temyiz edilmiştir. Dosyada öncelikli sorun; Yargıtay'ın ilgili hukuk dairesinin HMK'nın 363. maddesi uyarınca verdiği "...hükmün hukuki sonuçlarını kaldırmamak üzere Kanun Yararına Bozulmasına" ilişkin kararı üzerine tekrar yargılama yapılıp, yapılamayacağıdır. Olağanüstü bir kanun yolu olan kanun yararına bozma müessesesi HMK'nın 363. maddesinde düzenlenmiştir. HMK'nın 05.08.2017 gün ve 7035 sayılı kanunun 33. maddesi ile değişik 363/1. maddesine göre "İlk derece mahkemelerinin kesin olarak verdikleri kararlar ile istinaf incelemesinden geçmeden kesinleşmiş bulunan kararlarına ve bölge adliye mahkemesi hukuk dairelerinin ilk derece mahkemesi sıfatıyla kesin olarak verdikleri kararlar ile yine bu sıfatla verdikleri ve temyiz incelemesinden geçmeden kesinleşmiş bulunan kararlarına karşı, yürürlükteki hukuka aykırı bulunduğu ileri sürülerek Adalet Bakanlığı veya Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından kanun yararına temyiz yoluna başvurulur." Değişik 363/2. maddesine göre "Temyiz talebi Yargıtayca yerinde görüldüğü takdirde, karar kanun yararına bozulur. Bu bozma, kararın hukuki sonuçlarını ortadan kaldırmaz." Değişik 363/3. maddesine göre "Bozma kararının bir örneği Adalet Bakanlığına gönderilir ve Bakanlıkça Resmî Gazetede yayımlanır." HMK'nın 363. maddesi çerçevesinde kanun yararına bozma, hukukumuzda kesinleşmiş kararların sadece hukuka uygunluk denetimine tabi tutulduğu, ancak sonuçlarının değişmediği istisnai bir kanun yoludur. Hukuki niteliği itibarıyla, taraflardan ziyade kamu yararını ve hukuk düzenini ilgilendiren objektif bir denetim mekanizmasıdır. Kanun yararına bozma, İlk derece mahkemelerinin kesin olarak verdikleri kararlar ile istinaf incelemesinden geçmeden kesinleşmiş bulunan kararlarına ve bölge adliye mahkemesi hukuk dairelerinin İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla kesin olarak verdikleri kararlar ile yine bu sıfatla verdikleri ve temyiz incelemesinden geçmeden kesinleşmiş bulunan kararlarına karşı söz konusu olup, HMK'nın 363/2. maddesi uyarınca bozulan kararın hukuki sonuçlarını başka bir deyişle kesin hükmü ortadan kaldırmadığı için yeniden yargılama yapılmasına imkân tanımaz. Bu nedenlerle İlk Derece Mahkemesinin dosyayı tekrar ele alıp, bozmaya uyup, yeni bir karar, yada direnme kararı verme yetkisi bulunmamaktadır. Bu durum, olağanüstü bir yol olan, kanun yararına bozma yolunu olağan temyiz yolundan ayıran en önemli farktır. Temyiz, HMK'nın 361 vd. maddelerinde düzenlenen olağan kanun yolu olup, hükmün temyiz edilmesi üzerine, dosya bozma kararının Bölge Adliye Mahkemesi veya İlk Derece Mahkemesine ait olup, olmamasına göre HMK'nın 373. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere Bölge Adliye Mahkemesine veya İlk Derece Mahkemesine gönderilir, kanun yararına bozmada ise dosya sadece ilgili mahkemeye bilgi amaçlı gönderilir, bozma kararı hukuki sonuçları ortadan kaldırmadığından hüküm üzerinde değişiklik yapılamaz, kanun yararına bozma sonucunda hukuki süreç başa dönmez. Taraflar bakımından dava kanun yararına bozmaya konu kesin karar ile bitmiş, kesin hüküm oluşmuştur. Kanun yararına bozma kararları, ilgili kesin hükmü ne ortadan kaldırır ne de değiştirir. Bozma kararı bir anlamda teorik bir düzeltme olup, somut davanın sonucunu etkilemeden, hukuka aykırılığın tespit edilmesiyle sınırlıdır Kanun yararına bozma kararları Ülkede uygulama birliği sağlamaya yöneliktir. Sonuç olarak, Mahkemenin "Kanun Yararına Bozma" kararı üzerine dosyayı yeniden esasa kaydedip, "Kanun Yararına Bozma" kararına uyup, yeni bir karar vermesi "Kanun Yararına Bozma" müessesinin amacına ve "kesin hüküm" ilkesine açıkça aykırı olup, bu şekilde verilen yok hükmündeki kararın bozulmasına karar vermek gerekmiştir. Mahkemece yapılacak iş, dosyayı yeniden esasa kaydederek, bozma ilamını taraflara tebliğ edip, duruşma açıp, bozma ilamına uyarak "Sakarya 2. İcra Hukuk Mahkemesinin 10.01.2023 tarih ve 2022/296 E.-2023/10 K. sayılı ilamı kesinleştiğinden, aynı ihtilaf ile ilgili olarak yeniden bir karar verilmesine yer olmadığına" karar vererek esası kapatmaktır. SONUÇ: Yukarıda yazılı nedenlerle, Sakarya 2. İcra Hukuk Mahkemesinin yok hükmündeki 14.10.2025 tarih ve 2025/189 E.-2025/566 K. sayılı kararının re'sen BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde ilgilisine iadesine, dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 24.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.