10. Hukuk Dairesi 2024/5575 E. , 2024/5847 K. MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/2068 E., 2023/1506 K. KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Adana 1. İş Mahkemesi SAYISI : 2016/13 E., 2018/590 K. Taraflar arasındaki meslek hastalığı tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvrunu…
**10. Hukuk Dairesi 2024/5575 E. , 2024/5847 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/2068 E., 2023/1506 K. KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Adana 1. İş Mahkemesi SAYISI : 2016/13 E., 2018/590 K. Taraflar arasındaki meslek hastalığı tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvrunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının davalı iş yerinde 11.12.2006-05.01.2011 tarihleri arasında kamyon boşaltma operatörü olarak çalıştığını, iş yerinde çalışırken çalışma şartları sonucunda meslek hastalığı olan alerjik astıma yakalandığını, Kuruma yapmış olduğu başvuru neticesinde, Kocatepe Sağlık Sosyal Güvenlik Merkezinin 15.08.2011 tarihli yazısı ile Seyhan SGM'nin 21.11.2011 tarihli yazısından anlaşılacağı üzere davacının mesleki astım hastalığının tespit edildiğini, maluliyet gerektirmediğine karar verildiğinin belirtildiğini, iş bu sebeple davacının iş verene karşı maddi ve manevi tazminat davası açtığını belirterek, davacının davalı iş yerinde çalışırken astım hastalığının meslek hastalığı olduğunun tespitine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı SGK vekili cevap dilekçesinde özetle;davacının sigortalılık süresinin yeterli olmadığını, maluluyit halinin oluşmadığını, davacının Ç.Ü. Balcalı Hastanesince düzenlenen rapor ile iş gücünün %20'sini kaybettiği kanaatine ulaşıldığını, davacının hastalık ve arızasının sigortalılığı başlamadan mevcut olduğunu belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. 2.Davalı işveren vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının çalıştığı sürede sigorta primlerinin tam olarak yatırıldığını, herhangi bir sağlık problemi ortaya çıkması durumunda tedavi giderlerinin SGK tarafından karşılandığını, davacının meslek hastalığına yakalandığına ilişkin hiçbir hukuki delil bulunmadığını, davacının haksız kazanç elde etmesi gayesinde olduğunu belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; 5510 sayılı Kanun'un 14/1 maddesinde "Meslek hastalığı, sigortalının çalıştığı veya yaptığı işin niteliğinden dolayı tekrarlanan bir sebeple veya işin yürütüm şartları yüzünden uğradığı geçici veya sürekli hastalık, bedensel veya ruhsal özürlülük halleridir." denilerek meslek hastalığının tanımlandığı, somut olayda ise davacı iş yerinin olumsuz şartlar sonucu olarak astıma yakalandığı, bunun da meslek hastalığı olduğu, maluliyet tespiti talep ettiği, 20.12.2010 tarihinde kuruma başvuru yaptığı, davalı Kurum incelemesi neticesinde mesleki astım hastalığı olduğunu ancak maluliyetin gerekmediği yönünde talebin reddine karar verildiği, yargılama sırasında yönetmelik gereği Sosyal Sigortalar Yüksek Kurulundan rapor aldırıldığı, söz konusu raporda da bronş astımı hastalığının mesleki olmadığı, maluliyet bulunmadığının tespit edildiği, Mahkemece tüm tevdavi evrakları celp edilerek davacının itirazları doğrultusunda İstanbul ATK 3. İhtisas Kurulundan rapor aldırıldığı, ATK raporunda da bronşial astım hastalığının mesleki olmadığı yönünde rapor verildiği, her ne kadar davacı taraf ATK Genel Kurulundan rapor talep etmiş ise de, Sağlık Kurulu raporu ile ATK 3. İhtisas Kurulu raporunun aynı yönde olduğu, raporların denetime elverişli olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dosyada mevcut raporun eksik olduğunu, rapora ilişkin itirazlarının değerlendirilmeden hatalı raporun hükme esas alındığını, Mahkemece eksik inceleme ve hatalı değerlendirme ile hüküm kurulduğunu savunarak mahkeme hükmünün kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tarafların iddia ve savunmalarına, dosya kapsamına, hükmün dayandığı deliller ve kanuni gerektirici sebeplere, delillerin taktirinde isabetsizlik görülmemesine göre HMK 355 inci maddesi kapsamında kamu düzenine de aykırı bir husus bulunmayan mahkeme hükmüne karşı yapılan istinaf taleplerinin, HMK 353/1–b1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, meslek hastalığı tespiti istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 5510 sayılı Kanun'un 13, 19, 95 inci maddeleri. 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 23.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.