Davacı vekili asıl ve birleşen dava dilekçelerinde; ... Bank ... Şubesine 24.01.2002 günü müracaat eden şahısların ibraz ettikleri belgelerin ... şubesi personeli tarafından incelendiğini ve sahte olduğunun tespiti sonrasında konunun Teftiş Kurulu Başkanlığına intikal ettirildiğini, Banka Teftiş Kurulu tarafından inceleme aşamasında davalı ... Kahve'nin bu belgeleri kendisinin düzenleyerek adı geçen şahıslara verdiğini beyan ettiğini, davalı ... Kahve'nin 23.01.2002 tarihinde…
Uyuşmazlık, hükmedilen alacaklara uygulanacak faiz türü, faiz başlangıcı, davacı Bankanın zararından davalı ...'nin sorumlu olup olmadığı, davacı aleyhine hükmedilen vekâlet ücreti noktasındadır. 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Dosya içeriğine göre davacı Bankanın asıl davayı 11.02.2002 tarihinde açtığı, birleştirilen ek davayı ise 29.03.2006 tarihinde açtığı anlaşılmaktadır. İlk Derece Mahkemesince karar başlığında asıl dava ve birleşen dava tarihlerinin ayrı ayrı belirtilmemesi ve dava tarihinin 24.04.2008 olarak belirtilmesi ile Bölge Adliye Mahkemesi karar başlığında da asıl dava tarihinin 24.04.2008 olarak yazılması ,mahallinde düzeltilebilecek maddi hata olarak kabul edildiğinden, bozma sebebi yapılmamıştır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) "Hükmün kapsamı" kenar başlıklı 297. maddesinin 2. fıkrası şöyledir: "(2) Hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir." İlk Derece Mahkemesince hüküm yerinde 6100 sayılı Kanun'un 297. maddesine aykırı olarak infazda tereddüt oluşturacak şekilde asıl dava yönünden faiz başlangıç tarihi olarak, dava tarihinin açık bir şekilde belirtilmesi yerine yazılı şekilde "dava tarihinden itibaren" şeklinde hüküm tesis edilmesi (karar başlığında dava tarihinin yanlış yazıldığı da dikkate alındığında) ve birleşen dava tarihi 29.03.2006 olmasına rağmen birleşen davada faiz başlangıç tarihinin 17.04.2017 olarak belirtilmesi usul ve kanuna aykırı olup bozma sebebidir. Ne var ki bu hataların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının ortadan kaldırılması ve İlk Derece Mahkemesi kararının kararının düzeltilerek onanması gerekir.