6. Ceza Dairesi 2011/22484 E. , 2014/5423 K. MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Yağma, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, tehdit, hakaret, konut dokunulmazlığını ihlal HÜKÜM : Kısmen Mahkumiyet, Kısmen Beraat Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: I-Sanık ... hakkında konut dokunulmazlığını ihlal suçundan kurulan hükmün incelenmesinde; Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar …
**6. Ceza Dairesi 2011/22484 E. , 2014/5423 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Yağma, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, tehdit, hakaret, konut dokunulmazlığını ihlal HÜKÜM : Kısmen Mahkumiyet, Kısmen Beraat Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: I-Sanık ... hakkında konut dokunulmazlığını ihlal suçundan kurulan hükmün incelenmesinde; Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; Yargılama giderlerinin her bir sanığın sebep olduğu tutar kadar ayrı ayrı yükletilmesi gerektiği gözetilmeden, “eşit olarak” alınmasına karar verilmesi suretiyle 5271 sayılı CMK’nın 326/2. maddesine aykırı davranılması, Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanının temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nın 322.maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından “yargılama giderinin sanıklardan eşit olarak ... ve ...'dan eşit olarak tahsiline” ilişkin bölüm çıkarılarak, yerine “Sanıklara sebebiyet verdikleri yargılama giderinin ayrı ayrı yükletilmesine” cümlesi yazılmak suretiyle, eleştiri dışında diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükümlerin oybirliği ile DÜZELTİLEREK ONANMASINA, II-O Yer Cumhuriyet Savcısının ve sanıklar savunmanının temyiz itirazlarının incelenmesinde; Sanıklar hakkında yakınan ...'a karşı konut dokunulmazlığını ihlal suçu yönünden yürütülen soruşturma sonucunda ... Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 08.01.2010 tarih ve 2009/347 sayılı kararı ile kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği ve kararın kesinleştiği, sanıklar hakkında yakınan ...'a karşı konut dokunulmazlığını ihlal suçu yönünden açılmış bir dava ve mahkemece bu suç yönünden verilmiş bir karar bulunmadığı anlaşılmıştır. Hal böyle olunca, açılmayan bir dava ve kurulmayan bir hükmün temyizi mümkün olmadığından O yer Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazı bu nedenle yerinde görülmediğinden O yer Cumhuriyet Savcısının temyiz isteminin sanıklar hakkında yakınan ...'a karşı kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, yakınan ...'a karşı kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve yağma, sanık ... hakkında yakınan ...'a karşı hakaret suçlarından verilen beraat kararlarına yönelik olduğu kabul edilerek yapılan incelemede; Diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; 1-) Oluş ve dosya içeriği ile yakınanlar ... ve ...'ın aşamalardaki istikrarlı anlatımlarına göre; olay tarihinden önce sanık ...'ın kızının, yakınan ...'ın yeğeni tarafından kaçırılması nedeniyle sanıkların olay tarihinde yakınan ...'ın evine giderek, evini aradıktan sonra komşusundan telefon numarasını alarak yakınanı arayıp kendilerini ormancı olarak tanıttıktan sonra nerede olduğunu sordukları, yakınanın yolda olduğunu söylemesi üzerine bulunduğu yere giderek yakınanın üzerinde bulunan av tüfeğini alarak yakınana doğrulttukları, sanık ...'ın yakınana yumrukla vurduğu "kızımı bul" dediği ve sanıkların yakınanı zorla araca bindirdikleri, araçta ellerini ve ayaklarını bağladıkları, yakınanın 2 adet cep telefonunu, içerisinde nüfus cüzdanı ile 220 TL para bulunan ruhsatını ve üzerinde mermi bulunan kılıfını aldıkları, sanık ...'ın "kızımın yerini söyle yoksa seni arabanın arkasına bağlayıp sürükleriz" dediği, yakınanın sanık ...'ın kızının bulunduğu ev olarak köy muhtarı olan yakınan ...'ın evini gösterdiği, sanıkların yakınan ...'in tüfeğini de alarak yakınan ...'in evine gittikleri bu sırada yakınan ...'ın beline takılı kılıf içerisinde bulunan bıçağı ile el ve ayaklarındaki ipleri kestiği ve kaçtığı, Sanık ...'ın kızının nerede olduğunu sorarak yakınan ...'ın evini aradığı, yakınanın muhtar olduğunu ve kızın evde olmadığını söylemesi üzerine sanık ...'ın yakınan ...'a silah doğrultup arabaya bindirdiği ve kızını kaçıran kişinin akrabalarının evini kendisine göstermesini istediği, yakınan ...'ın bu kişilerin evlerini gösterdikten sonra jandarmayı aradığı, Sanıkların yakınan ...'ın 2 adet cep telefonunu, nüfus cüzdanını ve ruhsatını araç içerisinde düşürdüğünü söyleyerek olay yerine gelen jandarmaya teslim ettikleri, yakınan ...'ın olay yerinden kaçtıktan sonra geceyi ormanda geçirdiği ve ertesi gün jandarmaya giderek şikayetçi olması üzerine jandarma görevlisi tanık ...'ın sanık ...'ı arayarak yakınan ...'in herhangi bir eşyasının kendisinde olup olmadığını sorduğu, sanık ...'ın bir miktar para ile bir adet av tüfeğinin kendisinde olduğunu, ...'in araç içerisinde düşürdüğünü ve olay günü havanın kararması nedeniyle görmediğini sabah fark ettiğini, eşyaları getirebileceğini söylediği, yaklaşık bir saat sonra tanık ... Sansar tarafından sanık ... tekrar arandığında ise olay günü teslim ettiği malzemeler dışında kendisinde herhangi bir malzemenin olmadığını beyan ettiğinin anlaşılması karşısında; sanıkların yüklenen yağma ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarını işlediklerinin kanıtlandığı gözetilmeden hükümlülükleri yerine, kanıtların takdirinde yanılgıya düşülerek yerinde ve yeterli olmayan gerekçe ile beraatlerine karar verilmesi, 2-) Hakaret suçu için soruşturma ve kovuşturma yapılabilmesi şikayete bağlı olup, şikayet dava şartı olduğundan ve yakınan ...'ın 18.02.2010 tarihli oturumda şikayetten vazgeçtiğini bildirmesi karşısında; bu şartın ortadan kalktığı dikkate alınarak sanık ... hakkında yakınan ...'a karşı hakeret suçundan açılan kamu davasının şikayet yokluğundan düşürülmesi yerine yargılamaya devamla yazılı şekilde karar verilmesi, 3-) “Sanıklar ... ve ...'un dosyaya yansıyan pişmanlıkları nedeniyle tekrar suç işlemekten çekinecekleri yolunda olumlu kanat geldiğinden” gerekçesiyle sanıklara konut dokunulmazlığını ihlal suçundan verilen hürriyeti bağlayıcı cezanın 5237 sayılı TCK’nın 51. maddesi uyarınca ertelenmesine karar verilmesine karşın “suçun işleniş özelliğine göre” gerekçesiyle sanıklar hakkında 5271 sayılı CMK'nın 231 maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi suretiyle gerekçeler arasında çelişkiye düşülmesi, Bozmayı gerektirmiş, o yer Cumhuriyet Savcısı ile sanıklar ... ... ve ... savunmanının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye kısmen aykırı olarak BOZULMASINA, 24.03.2014 tarihinde sanık ... hakkında hakaret va sanıklar ... ve ... hakkında konut dokunulmazlığını ihlal suçları yönünden oybirliği, sanıklar hakkında yağma ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından Üye ...'nın muhalefetine karşın oyçokluğuyla karar verildi. KARŞI OY : Sayın çoğunluğun, sanıkların yağma ve hürriyeti tahdit suçlarından mahkumiyetlerine karar verilmesi yönündeki bozma isteyen düşüncelerine katılmıyorum. Şöyle ki; Olaydan yaklaşık 5 gün önce sanık ...'ın 15 yaşındaki kızı ...'in kaçırıldığı ve sanığın 5 gün boyunca kolluk güçlerine de haber vererek kızını aradığı ancak bulunamadığı; olay günü mağdurların yakını olan ... tarafından ...'in kaçırıldığının sanık ... tarafından öğrenilmesi üzerine yanına diğer sanıklar ... ve ...'i alarak önce mağdur ...'nın evine gittikleri ve yaptıkları aramada ...'i bulamadıkları daha sonra mağdur ...'in kızın yerini bildiğini söylemesi üzerine ...'i arabaya bindirdikleri ve kızın evde olduğunu iddia ettiği mağdur ...'in evine geldikleri ve sanıklar eve girip kızı aradıkları ve bulamayınca dışarı çıktıklarında mağdur ...'in gitmiş olduğu ve araçta bir adet ruhsat ile iki adet cep telefonunu buldukları ve sanık ...'ın cep telefonları ile ruhsatı jandarmaya hemen götürüp teslim ettiği; Oluşu bu şekilde kabul edilen olayda her ne kadar mağdur ...; sanıkların 6 kişi olduğunu, ruhsatsız av tüfeğini, kütüklüğünü, cep telefonlarını, ruhsatını ve 220 TL parasını zorla aldıklarını ve tüfeği karnına tutarak tetik çektiklerini ancak tüfek boş olduğu için patlamadığını, kendisini zorla arabaya bindirdiklerini, dövdüklerini, ellerini ayaklarını bağladıklarını ve ...'in evine gittiklerini ve sanıklar eve girdiğinde üzerinde taşıdığı bıçakla ellerindeki ve ayaklarındaki ipleri keserek kaçtığını ve gece sabaha kadar köyün yakınındaki ormanda kaldığını ve ertesi gün öğleye doğru jandarmaya giderek şikayetçi olduğunu beyan etmişse de; mağdurun anlatımları hayatın olağan akışına aykırıdır. Şöyle ki; a)zorla alındığını iddia ettiği tüfeğin ele geçirilmediği gibi gerçekte var olup olmadığının dahi belli olmadığı; b) kendini dövdüklerini, ellerini ayaklarını bağladıklarını söylediği halde ertesi gün saat 11.00'de alınan doktor raporunda "darp-cebir izi olmadığının" belirtildiği; c) Ellerini ayaklarını bağladıklarını ve herşeyini aldıklarını, üzerinde taşıdığı bıçakla ipleri kestiğini söylediği halde; herşeyi alan sanıkların bıçağı almamalarının ve öyle durumdaki mağdurun bıçakla ipleri kesmesinin olağan olmadığı; d) Mağdur ...'in olay gecesi mağdur ...'in evine gidildiğinde kaçmasının ve sabaha kadar ormanda saklanmasının olağan olmadığı; e) 6 kişiden bahsettiği halde 3 kişinin kim olduğunu açıklayamadığı; f) her ne kadar sanık ... tanık jandarma komutanı ...'a olaydan birgün sonraki telefon konuşmasında tüfek ve paranın kendisinde olduğunu ve teslim edeceğini söylediği tanık ... tarafından iddia edilmiş ise de; mağdura ait olan ve araçta bulunan cep telefonları ile ruhsatı olay akşamı jandarmaya teslim eden sanık ...'ın ertesi gün kendisini jandarma aradığında tüfek ile parayı teslim edeceğini söylemesinin olağan olmadığı; bu hususta tanık jandarma ... ile sanık ... arasındaki telefon görüşmesinde karşılıklı yanlış anlaşılmaların bulunduğu ve bu nedenle adı geçen tutanağın tutulduğu ancak bu tutanaktaki içerikle ilgili somut hiçbir delil ele geçmediği; g) aylık 3000 TL gelirli ve nakliye işi yapan sanıkların cep telefonları ile var olduğu dahi bilinmeyen av tüfeği ve 220 TL parayı gasp etmelerinin olağan olmadığı; Dosya kapsamında 15 yaşındaki kızının kaçırılmasından mütevellit ciğeri yanan baba sanık ...'ın diğer sanıkları da yanına alarak kızını aramaktan ibaret eylemlerinde yağma ve hürriyeti tahdit suçlarını işlediğinden bahisle mahkumiyet kararı verilmesi hukuka uygun değildir. Tüm bu nedenlerle sayın çoğunluğun bozma yönündeki görüşüne katılmıyorum.