11. Hukuk Dairesi 2014/9102 E. , 2014/16022 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada ... (Kapatılan) 52. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 07/11/2013 tarih ve 2011/126-2013/233 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakla
**11. Hukuk Dairesi 2014/9102 E. , 2014/16022 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada ... (Kapatılan) 52. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 07/11/2013 tarih ve 2011/126-2013/233 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin Nakliyat Emtia Sigorta Poliçesi ile sigortaladığı malların davalı tarafından taşındığını, emtinanın ambalaj, istif ve sabitleme yönünden sefere uygun bulunduğunu, hasar incelemesi esnasında, tüm konteynırların iç kısmındaki sandıkların konteynıra sabitlendiği metal sabitleme şeritlerinin kırıldığının tespit edildiğini, bunun yanı sıra, 4 ayrı konteynırdaki metal şeritlerinin tamamı kırıldığı gibi, konteynırlardaki hasarın oluş şeklinin birbirine benzediğini, bu durumun emtianın nakliye esnasında hasara uğradığını gösterdiğini, TTK'nın 781'inci maddesi uyarınca taşıyıcının sorumlu olduğunu, hasar bedelinin sigortalıya ödendiğini ileri sürerek 33.579,98 TL'nin davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, dava konusu taşımada navlun komisyoncusu olarak hareket eden müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini, malların konteynır içine yüklemesinin yükleyici tarafından yapılıp orijinal mühür ile mühürlendiğini, eksperin de hasarın aktarım esnasında vinçle yapılan aktarmada sarsmaya/ savrulmaya maruz kalmak suretiyle meydana gelmiş olabileceğini belirttiğini, böylece bir varsayım ortaya konduğunu, kesinlik içermediğini, kaldı ki hasarın ekspertizin belirttiği şekilde meydana gelmiş olması halinde dahi konteynırı taşımaya uygun yüklemeyen dava dışı sigortalının sorumluluğunun bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; konişmentoya göre gönderen/yükletenin dava dışı ... Co. Ltd, gönderilenin ... Ticaret A.Ş, taşıyanın ..., yükleme limanının ...-..., boşaltma limanının ... Limanı olduğu, navlun faturalarının davalı tarafından dava dışı sigortalıya kesildiği, bu kapsamda taşıma sözleşmesinin sigortalı ile davalı arasında kurulduğu, dolayısıyla davalının taşıyan sıfatına sahip olduğu, konişmentoda "belirtilen sayıda konteynırlar aksi belirtilmedikçe görünüşte iyi durumda teslim alınmıştır" ve "ayrıntılar tüccarın tarafından belirtildiği şekilde yukarıda belirtilen şekilde kayda geçirilmiştir, ağırlık, miktar, durum, marka, ölçü, şartlar ve içerikler ile emtia değeri taşıyan tarafından bilinmemektedir" notu ve yine "gönderen tarafından yüklenmiş, sayılmış ve mühürlenmiş olduğu" ibaresinin yer aldığı, dolayısıyla aksine bir kayıt yoksa, konteynırın dış görünüş olarak iyi durumda teslim alındığı, emtianın konteynır içi yüklemesi, istifi ve sayımı ile mühürleme işleminin gönderen ... tarafından yapıldığı, emtianın taşıyan tarafından yüklenmediği, istif edilmediği, konteynırın ise dış görünüş olarak iyi durumda teslim alındığının anlaşıldığı, hasarın yükletence yapılan yetersiz istif, sabitleme ve bağlama nedeniyle meydana geldiği, taşıyanın, yetersiz istif, sabitleme ve bağlamadan meydana gelen hasardan sorumlu tutulamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 20/10/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.