Danıştay 5. Daire Başkanlığı 2021/109 E. , 2024/10578 K. T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2021/109 Karar No : 2024/10578 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Bakanlığı / ANKARA VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : .. Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Adalet Bakanlığı bünyesinde mübaşir olarak …
Danıştay 5. Daire Başkanlığı 2021/109 E. , 2024/10578 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2021/109 Karar No : 2024/10578 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Bakanlığı / ANKARA VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : .. Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Adalet Bakanlığı bünyesinde mübaşir olarak görev yapmakta iken, 679 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yapılan başvurunun reddine dair ... tarih ve ... sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istenilmektedir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında; davacının kamu görevine iade istemiyle yaptığı başvurunun reddine ilişkin Komisyon kararında; "davacının Bartın ilinde YDG-H içerisinde faaliyet gösteren şahıslarla birlikte yardım kampanyası yaparak para topladığı, PKK lehine söylemlerinin olduğu, PKK terör örgütü ile irtibatı olduğu yönünde sosyal çevre bilgisinin ve kurum değerlendirmesinin olduğunun belirtildiği..." şeklinde tespitlerin yer aldığı görülmekle birlikte dava dosyasına bahse konu tespitlere ilişkin olarak herhangi bir bilgi ve belge sunulmadığının anlaşılması üzerine, Mahkemelerinin 11/09/2019 tarihli ara kararı ile davalı idareden, dayanak bilgi ve belgelerin gönderilmesinin istenildiği, davalı idarenin 03/10/2019 tarihli yazısı ekindeki "İnceleme ve Araştırma Raporu" başlıklı kurum değerlendirmesinde "Adı geçen şahsın ilk olarak Alanya Adli Yargı Adalet Komisyonu Başkanlığı'nca yapılan sınavda başarılı olarak atamasının yapıldığı, ancak atamasını yapıldığı tarih itibariyle mübaşirliğe atanma şartları içerisinde yer alan 'güvenlik soruşturmasının olumlu sonuçlanması' şartını sağlayıp sağlamadığı hususunda komisyonumuzca ciddi şüpheler oluştuğu, bu nedenle öncelikle anılan şartı sağlayıp sağlamadığının yeniden değerlendirilmesinin uygun olacağı, 667 sayılı KHK kapsamında da; ... Partisi Alanya ilçe teşkilatı binasının 12.12.2010 tarihinde yapılan açılış etkinliğine katıldığı, mahkeme binası içerisinde yapılan sosyal çevre araştırmasında, PKK'ya yakın söylemlerde bulunduğu, ayrıca abisinin HDP öncülüğünde Cizreyi yeniden inşaa ediyoruz ve Cizre Üniversiteliler platformu tarafından Cizreli çocuklar ile dayanışma adları altında yardım kampanyaları organize edildiği, Bartın ilinde YDG-H içerisinde sempatizan düzeyde faaliyet gösteren şahıslarla irtibatlı olan öğrencilerinde bahse konu yardım kampanyalarına destek sağlamak amacıyla kendi aralarında para topladıkları, kampanyaya destek veren şahıslardan olduğu, tüm bu sebeplerle PKK terör örgütüne sempatisi ve irtibatı bulunduğu kanaatine ulaşıldığından kamu görevinden çıkarılması gerektiği" şeklinde değerlendirmelerde bulunulduğu, davacının en son görev yaptığı yer İdare Mahkemesi Başkanı ve Vergi Mahkemesi Başkanının davacının PKK ile irtibat ve iltisakı olduğuna yönelik tespit ve değerlendirmesinin bulunduğu, bu tespit ve değerlendirmeye ilişkin İdare Mahkemesi Başkanı, Vergi Mahkemesi Başkanı ve Üye Hakimin imzasının bulunduğu raporun dosyaya sunulduğu, yukarıda alıntısı yapılan raporun, dosyanın bütünü ile birlikte mevzuat hükümleri çerçevesinde değerlendirilmesi sonucunda davacının PKK ile irtibat ve iltisakının olduğu anlaşıldığından, dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonuç ve kanaatine ulaşılmıştır. Açıklanan gerekçelerle, davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesi uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından; terör örgütleri ile hiçbir bağının olmadığı, Bartın ilinde terör örgütü adına eylem ve kampanya yaptığı ileri sürülmüş ise de, hayatının hiçbir evresinde Bartın ilinde bulunmadığı, hakkındaki iddiaların soyut ve gerçek dışı olduğu, ceza yargılamasında hakkında kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği, dava konusu işlem tesis edilirken savunma hakkı tanınmadığı, adil yargılanma hakkının, suç ve cezaların kanuniliği ve şahsiliği ilkelerinin, hukuk devleti ilkesinin, masumiyet karinesinin ihlal edildiği, sadakat yükümlülüğüne aykırı bir davranışının bulunmadığı, terör örgütü ile irtibatını gösteren herhangi bir bilgi veya delil olmadığı ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından; davacının ileri sürdüğü sebeplerin 2577 sayılı Kanunun 49. maddesinde belirtilen sebeplerden hiçbirisine uymadığı ve temyize konu kararda hukuka aykırılık bulunmadığı belirtilerek kararın onanması gerektiği savunulmaktadır. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NUN DÜŞÜNCESİ: Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, davacının 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 17. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca duruşma istemi yerinde görülmeyerek ve dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeyerek işin gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY ve İLGİLİ MEVZUAT: Türkiye'de 15 Temmuz 2016 gecesi, kendilerini “Yurtta Sulh Konseyi” olarak isimlendiren bir grup Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) mensubu tarafından, demokratik biçimde halk tarafından göreve getirilen Türkiye Büyük Millet Meclisini (TBMM), Türkiye Cumhuriyeti Hükûmetini ve Cumhurbaşkanı'nı devirmek ve anayasal düzeni ortadan kaldırmak amacıyla darbe teşebbüsünde bulunulmuş, bu teşebbüs Türk Milleti tarafından akamete uğratılmıştır. Anayasa'nın olay tarihinde yürürlükte bulunan 118. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca Milli Güvenlik Kurulu (MGK) tarafından 20/07/2016 tarihli toplantıda yapılan değerlendirmede, darbe teşebbüsünün TSK içindeki Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) mensupları tarafından başlatıldığı, bu örgütün kuruluş aşamasından itibaren etkisi altına aldığı eğitim kuruluşları, sivil toplum kuruluşları, medya kuruluşları, ticari kuruluşlar ve kamu görevlileri aracılığıyla Milleti ve Devleti kontrol altında tutmayı amaçladığı belirtilmiştir. MGK'nın anılan toplantısında "demokrasinin, hukuk devleti ilkesinin, vatandaşların hak ve özgürlüklerinin korunmasına yönelik tedbirlerin etkin bir şekilde uygulanabilmesi amacıyla" Hükûmete olağanüstü hâl ilan edilmesi tavsiyesinde bulunulması hususu kararlaştırılmıştır. Cumhurbaşkanı başkanlığında toplanan Bakanlar Kurulu 20/07/2016 tarihinde, ülke genelinde 21/07/2016 Perşembe günü saat 01.00'den itibaren geçerli olmak üzere doksan gün süreyle olağanüstü hâl ilan edilmesine karar vermiştir. Anılan karar 21/07/2016 tarih ve 29777 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiş ve aynı gün TBMM tarafından onaylanmıştır. 06/01/2017 tarih ve 29940 (Mükerrer) sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 679 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Tedbirler Alınması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin ''Kamu personeline ilişkin tedbirler'' başlıklı 1. maddesinin 1. fıkrasında, "Terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olan ve ekli (1) sayılı listede yer alan kişiler kamu görevinden başka hiçbir işleme gerek kalmaksızın çıkarılmıştır. Bu kişilere ayrıca herhangi bir tebligat yapılmaz. Haklarında ayrıca özel kanun hükümlerine göre işlem tesis edilir." kuralına yer verilmiştir. Adalet Bakanlığı bünyesinde mübaşir olarak görev yapan davacı, 29/10/2016 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan 679 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılmış, kamu görevine iade edilmesi istemiyle yaptığı başvuru Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonunun ... tarih ve ... sayılı işlemiyle reddedilmiştir. Bunun üzerine, anılan işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle temyizen incelenen dava açılmıştır. Diğer yandan, davacı hakkında (PKK,KCK,DAEŞ,DHKP-C) silahlı terör örgütüne üye olma suçundan Batman Cumhuriyet Başsavcılığının 23/02/2017 tarih ve Sor.No:2016/16696, K:2017/1241 sayılı kararıyla kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği; terör örgütü propagandası yapmak suçundan açılan adli soruşturma sonucunda Batman Cumhuriyet Başsavcılığının ... tarih ve Sor.No:..., K:... sayılı kararıyla kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği; (FETÖ/PDY) silahlı terör örgütüne üye olma suçundan açılan adli soruşturma sonucunda Batman Cumhuriyet Başsavcılığının ... tarih ve Sor.No:..., K:... sayılı kararıyla kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği ve anılan kararların kesinleştiği anlaşılmıştır. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: 679 sayılı Kanun Hükmünde Kararname uyarınca terör örgütlerine veya MGK'ca Devletin millî güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilen kamu görevlilerinin, “meslekten veya kamu görevinden çıkarılmasına" ilişkin kararlar, adli suç veya disiplin suçu işlenmesi karşılığında uygulanan yaptırımlardan farklı olarak terör örgütleri ile millî güvenliğe karşı faaliyette bulunduğu kabul edilen yapıların kamu kurum ve kuruluşlarındaki varlığını ortadan kaldırmayı amaçlayan “olağanüstü tedbir" niteliğindedir. AİHM "demokratik bir devletin, memurlarından anayasal prensiplere sadakat göstermesini isteme hakkı bulunduğunu" belirtmektedir (Sidabras ve Džiautas/Litvanya, B. No: 55480/00 ve 59330/00, 27/07/2004, § 52; Volkmer/Almanya (k.k.), B. No: 39799/98, 22/11/2001; Petersen/Almanya, B. No: 39793/98, 22/11/2001). AİHM'e göre "kamu çalışanlarının devlete sadık kalmaları genel yararı korumakla ve güvence altına almakla yükümlü devlet otoriteleri ile çalışmalarının doğasında bulunan bir şarttır." (Sidabras ve Džiautas/Litvanya, B. No: 55480/00 ve 59330/00, 27/07/2004, § 57; Žičkus/Litvanya, B. No: 26652/02, 07/04/2009, § 28). Terör örgütleri ile millî güvenliğe karşı faaliyette bulunduğu kabul edilen yapılara üyelik, mensubiyet, iltisak veya bunlarla irtibat, kamu görevlilerinin devlete sadakat yükümlülüğünün yitirildiğini ortaya koyan ve bahse konu olağanüstü tedbirin uygulanmasını gerektiren hâllerdir. Yukarıda yer verilen yapılara üyelik ve mensubiyet olmasa da bu yapılara iltisaklı veya bunlarla irtibatlı bulunulması hâli de anılan tedbirin uygulanabilmesi için yeterlidir. Anayasa Mahkemesi 14/11/2019 tarih ve E:2018/89, K:2019/84 sayılı kararında iltisaklı kavramını ''kavuşan, bitişen, birleşen'', irtibatlı kavramını ise ''bağlantılı'' olarak tanımlamıştır. Bu kavramlar ile kişilerin cezai sorumluluğunu gerektiren örgüte üyelik ve mensubiyet kavramlarına nazaran terör örgütleri ile daha az yoğun ve atipik bir bağlantının vurgulandığı açıktır. Bu kapsamda kişilerin terör örgütleri ile irtibat ve iltisaklarının ortaya konulabilmesi için, örgütün amaçlarının gerçekleştirilmesi ya da örgütten yarar sağlamak maksadıyla gerek örgütten gelen talimatlar doğrultusunda gerekse inisiyatif alarak bulundukları hal ve hareketler neticesinde örgüte veya kendilerine yarar sağladıkları ya da örgüt ile amaç birliği veya sosyal birliktelik görünümü içinde oldukları yönünde kanaat oluşması yeterli olacaktır. UYAP kayıtlarının ve dava dosyasının incelenmesinden, davacı hakkında (PKK,KCK,DAEŞ,DHKP-C) silahlı terör örgütüne üye olma suçundan yürütülen soruşturma sonucunda verilen ve kesinleşen Batman Cumhuriyet Başsavcılığının ... tarih ve Sor.No:..., K:... sayılı kovuşturmaya yer olmadığı kararında, ..."Yapılan soruşturma sırasında toplanan deliller ve tüm soruşturma evrakı kapsamı uyarınca, şüphelinin üzerine atılı suçu işlediğine dair hakkında kamu davası açılmasını gerektirecek nitelikte ve yeterlilikte her türlü şüpheden uzak yeterli delil bulunmadığı...." tespitlerine yer verildiği, terör örgütü propagandası yapmak suçundan yürütülen soruşturma sonucunda verilen ve kesinleşen Batman Cumhuriyet Başsavcılığının ... tarih ve Sor.No:..., K:... sayılı kovuşturmaya yer olmadığı kararında, "...şüphelinin kullanmış olduğu herhangi bir sosyal medya hesabının tespit edilemediği ve terör örgütü propagandası yaptığına ilişkin ihraç kararı dışında başkaca somut bir delil elde edilemediği, hakkında yürütülen soruşturma sonucunda kamu davası açmaya yeterli delil elde edilemediği,..." tespitlerine yer verildiği, (FETÖ/PDY) silahlı terör örgütüne üye olma suçundan yürütülen soruşturma sonucunda verilen ve kesinleşen Batman Cumhuriyet Başsavcılığının ... tarih ve Sor.No:..., K:... sayılı kovuşturmaya yer olmadığı kararında, "...Yapılan soruşturma sırasında toplanan deliller ve tüm soruşturma evrakı kapsamı uyarınca, şüphelinin üzerine atılı suçu işlediğine dair hakkında kamu davası açılmasını gerektirecek nitelikte ve yeterlilikte her türlü şüpheden uzak yeterli delil bulunmadığı ..." tespitlerine yer verildiği görülmüştür. İdare Mahkemesince, dava konusu işlemin ve davacının PKK/KCK terör örgütüyle irtibat ve iltisakına yönelik değerlendirmenin dayanaklarının davalı idareye sorulduğu, davalı idare tarafından ise anılan ara karara cevaben dosyaya sunulan 03/10/2019 tarihli yazıda, Gaziantep Bölge İdare Mahkemesi Adalet Komisyonu'nun ... tarih ve ... sayılı yazısı ve eklerinin gönderildiğinin belirtildiği ve daha önce Mahkeme aşamasında savunma ekinde gönderilen İnceleme ve araştırma raporu, özet bilgi tablosu, sicil özeti, fezleke, tanık ifadeleri, bilgi alma tutanakları vb. bilgi ve belgelerin tekraren gönderildiği, davacının PKK/KCK terör örgütüyle irtibat ve iltisakına yönelik değerlendirmeyi kişi, yer ve zaman yönünden somutlaştıracak herhangi bir beyanda bulunulmadığı gibi herhangi bir bilgi ve belgenin dosyaya sunulmadığı görülmüştür. Bu durumda, yukarıda yer verilen tespitler ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, davalı idare tarafından dosyaya sunulan 05/10/2016 tarihli İnceleme ve Araştırma Raporunda, davacının Barış ve Demokrası Partisi Alanya ilçe teşkilatı binasının 12/12/2010 tarihinde yapılan açılış etkinliğine katıldığı tespitinin, örgütsel faaliyet kapsamında yapıldığına ilişkin herhangi bir verinin bulunmadığı, mahkeme binası içerisinde yapılan sosyal çevre araştırmasında PKK'ya yakın söylemlerde bulunduğu, Bartın ilinde YDG-H içerisinde sempatizan düzeyde faaliyet gösteren şahıslarla birlikte yardım kampanyası yaparak para topladığı ve davacının en son görev yaptığı yer İdare Mahkemesi Başkanı ve Vergi Mahkemesi Başkanının PKK ile irtibat ve iltisakı olduğuna yönelik değerlendirmesini ispata yarayacak somut herhangi bir bilgi ve belgenin dosyaya sunulmadığı, yine davacı hakkında yürütülen ceza soruşturmaları sonucunda kovuşturmaya yer olmadığı yönünde verilen kararlarda, davacının kullanmış olduğu herhangi bir sosyal medya hesabının tespit edilemediği ve terör örgütü propagandası yaptığına ilişkin somut bir delil elde edilemediğinin belirtildiği, İdare Mahkemesince yapılan ara kararına davalı idarece verilen cevabi yazıda, davacının PKK/KCK terör örgütü ile irtibatlı ve iltisaklı olduğuna dair somut bir bilgi ve belge sunulmadığı görülmektedir. Öte yandan; 05/10/2016 tarihli İnceleme ve Araştırma Raporunda; davacının abisinin HDP öncülüğünde Cizreyi yeniden inşaa ediyoruz ve Cizre Üniversiteliler platformu tarafından Cizreli çocuklar ile dayanışma adları altında yardım kampanyaları organize ettiği tespitine yer verilmiş ise de davacının abisine ilişkin anılan tespitlerde davacının PKK/KCK terör örgütüyle irtibatı ve iltisakına ilişkin herhangi bir veri bulunmadığı anlaşılmıştır. Bu haliyle, davacının hakkındaki İnceleme ve Araştırma Raporunda belirtilen tespitlerin kesin ve somut verilerle ortaya konulamadığı, hakkında somut tespitlere dayanmayan istihbari bilgiler ve kurum kanaati dışında PKK/KCK terör örgütü ile irtibatı ve iltisakına dair başkaca bir delil bulunmadığı anlaşıldığından, dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Bu durumda, davanın reddi yolunda verilen İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddine ilişkin temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1.2577 sayılı Kanun’un 49. maddesine uygun bulunan davacının temyiz isteminin kabulüne; 2. Davanın reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının yukarıda belirtilen gerekçeyle BOZULMASINA, 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesine gönderilmesine, 12/06/2024 tarihinde, oyçokluğuyla, kesin olarak karar verildi. (X)KARŞI OY : Dava; davalı idare bünyesinde görev yapmakta iken 679 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle açılmıştır. Olağanüstü Hal Kanun Hükmünde Kararnamesi ile kamu görevinden çıkarma tedbirinin uygulanabilmesi için terör örgütleriyle, terör faaliyetleriyle veya MGK'ca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum ve gruplarla davacı arasında bağ kurulmasının yeterli olduğu, söz konusu bağın örgüte/yapıya üyelik veya mensubiyet şeklinde olmasının zorunlu olmadığı, irtibat ya da iltisak şeklinde olmasının yeterli olduğu, terör örgütleri veya MGK’ca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplar ile bağın sübut derecesinde ortaya konulmasının aranmadığı, böyle bir bağın idareler tarafından değerlendirilmesinin yeterli olduğu, dava dosyasındaki tüm bilgi ve belgeler birlikte değerlendirildiğinde, davacının PKK/KCK terör örgütü ile irtibat ve iltisakının varlığına kanaat getirilmesine yeterli düzeyde verinin dosyada mevcut olduğu, dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varıldığından, davanın reddi yolunda verilen İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının onanması gerektiği oyuyla aksi yöndeki çoğunluk kararına katılmıyorum.