8. Ceza Dairesi 2022/6645 E. , 2023/1241 K. MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/751 E. 2022/781 K. SUÇ : Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 ... maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 ... maddesi gereği temyiz edilebilir…
**8. Ceza Dairesi 2022/6645 E. , 2023/1241 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/751 E. 2022/781 K. SUÇ : Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 ... maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 ... maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Erzincan Cumhuriyet Başsavcılığının 22.12.2015 tarihli ve 2015/6737 Soruşturma, 2015/2365 Esas sayılı iddianamesi ile sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, kasten yaralama ve hakaret suçlarından 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (f) bendi, 110 uncu maddesi, 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası ve üçüncü fıkrasının (b) bendi, 125 ... maddesinin birinci ve dördüncü fıkraları, 43 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca dava açılmıştır. 2. Erzincan 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 19.04.2016 tarihli ve 2016/23 Esas, 2016/307 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendi gereği beraat; hakaret suçundan 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi gereği beraat; kasten yaralama suçundan üç defa 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (b) bendi, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 2.240,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiştir. 3. Erzincan 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 19.04.2016 tarihli ve 2016/23 Esas, 2016/307 Karar sayılı kararının katılanlar vekillerinin temyizi üzerine sanık hakkında kurulan hükmün Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 29.11.2021 tarihli ve 2020/4722 Esas, 2021/21761 Karar sayılı kararı ile; "Katılanların aşamalardaki istikrarlı beyanları ile bu beyanları destekleyen doktor raporları, olay yeri ... tespit tutanağı ve tüm dosya kapsamına göre, olay günü sanığın, tarlasına girip karpuzları ... katılanlardan ... ve ...'ı eliyle; katılan ...'ı ise plastik boru ile darp ettikten sonra tarlasındaki boş kasaları taşıttırıp araca bindirdiği, bu sırada katılan ...'ın kaçtığı, araçta kalan katılanlar ... ve ...'ı ise yaklaşık 1-1,5 saat kadar araçta beklettikten sonra onları alıp evlerine yakın Geçit beldesinde bulunan cemevi yakınlarında "bir daha sizi orada görürsem sinkaf ederim" şeklinde hakaret ederek araçtan indirdiği olayda, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve hakaret suçlarını katılanlardan kaynaklanan haksız tahrikin etkisi altında işlediği anlaşılan sanığın, katılan ...'ya yönelik TCK'nın 109/2, 109/3-a-f, 29. maddeleri; katılan ... ve ...'e yönelik kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan ayrı ayrı TCK'nın 109/2, 109/3-f, 29, 110. maddeleri; hakaret suçundan ise TCK'nın 125/1, 43/2, 29. maddeleri uyarınca cezalandırılması yerine, yazılı şekilde beraatine karar verilmesi," Nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir. 4. Erzincan 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 04.10.2022 tarihli ve 2021/751 Esas, 2022/781 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında katılanlar ... ve ...'e yönelik kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve hakaret suçlarından kurulan hükümlerin açıklanmasının geri bırakılmasına; mağdur ...'ya yönelik kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 sayılı Kanun'un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (a) ve (f) bentleri, 29, 62 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1. Sanığın temyiz isteği; Kararı hukuka ve uygulamaya aykırı bulduğuna ve bu nedenle bozulması gerektiğine ilişkindir. 2. Sanık müdafiinin temyiz isteği; a. Sanığın mağdur ...'ya yönelik eyleminin 5271 sayılı Kanun'un 90 ıncı maddesinin birinci fıkrası kapsamında kaldığına, sanığın geçici olarak yakalama yaptığına ve bu nedenle suçun unsurlarının oluşmadığına, b. Teşebbüs hükümlerinin uygulanması gerektiğine, ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1. Dava konusu olay, suç tarihinde 8 yaşında olan mağdur ...'nun sanığın tarlasındaki karpuzlara zarar vermesi nedeniyle sanık tarafından alıkonulduğu iddiasına ilişkindir. 2. Mağdur ..., canı ... isteyince diğer katılanlarla tarladan bir ... koparıp yedikleri sırada sanığın birden kendisine saldırdığını ve kendisini arabanın arkasına fırlatıp üstüne kasa attığını, sonra da diğer katılanlara saldırdığı sırada kaçtığını ifade etmiştir. 3. Olayın diğer katılanlarından O.G., mağdur ...'ın canının ... istediğini söylemesi üzerine sanığın tarlasından üç adet ... aldıkları sırada sanığın kendilerini kovalamaya başladığını, mağdur ...'ı yakalayıp elindeki hortumla vurduğunu, sonra da mağdur ...'ı arabanın kasasına fırlattığını, sanık bu defa kendilerine yöneldiğinde mağdur ...'ın kaçtığını; diğer katılan İ.K., mağdur ...'ın ... istemesi üzerine tarlaya girip ... bir ... parçaladıkları sırada sanığın aracı ile gelip kendilerini kovalamaya başladığını, mağdur ...'ı yakalayıp plastik boru ile dövdüğünü, sonra da onu arabaya doğru fırlattığını, ardından kendilerini araca bindirdiğini, kendilerine yöneldiği sırada mağdur ...'ın araçtan kaçtığını, ifade etmişlerdir. 4. Erzincan Üniversitesi Mengücek Gazi Eğitim ve Araştırma Hastanesinin 27.09.2015 tarihli raporu ile mağdurun sol pelvik bölgesinde, sağ dizinde ve kafa arkasında meydana gelen yaralanmasının basit tıbbi müdahale ile giderilebilir olduğu belirlenmiştir. 5. Sanık aşamalarda, karpuzlarına zarar veren katılanları yakaladığını, ... ile tokat attığını, aracına bindirdiğini, ancak mağdur ...'ın araçtan inip kaçtığını, diğer iki katılanı Geçit Beldesi Cemevi yakınlarına gelince birkaç tokat daha atıp onları uyararak araçtan indirdiğini, amacının sadece korkutmak olduğunu ifade etmiştir. 6. 28.09.2015 tarihli ... ve tespit tutanağı ile sanığın tarlasının değişik bölümlerinde 25 adet ... ve 15 adet kavunun parçalanmış vaziyette yerde olduğu, ayrıca 2 adet kavunun kesici aletle kesilmiş olduğu belirlenmiştir. IV. GEREKÇE 1. Sanık Müdafiinin Temyiz Sebebi Yönünden a) Sanığın eyleminin 5271 sayılı kanun'un 90 ıncı maddesinin birinci fıkrası kapsamında kaldığına yönelik 5271 sayılı Kanun'un "Yakalama ve yakalanan kişi hakkında yapılacak işlemler" başlıklı 90 ıncı maddesinin, inceleme konusu ile ilgili olan birinci fıkrası; "(1) Aşağıda belirtilen hâllerde, herkes tarafından geçici olarak yakalama yapılabilir: a) Kişiye suçu işlerken rastlanması. b) Suçüstü bir fiilden dolayı izlenen kişinin kaçması olasılığının bulunması veya hemen kimliğini belirleme olanağının bulunmaması." Şeklinde düzenlenmiştir. Yukarıda yazılı madde metninde görüldüğü üzere, 5271 sayılı Kanun'un 90 ıncı maddesinin birinci fıkrasında “Aşağıda belirtilen hallerde, herkes tarafından geçici olarak yakalama yapılabilir” denildikten sonra, fıkranın (a) ve (b) bentlerinde, “kişiye suçu işlerken rastlanması” ile, “suçüstü bir fiilden dolayı izlenen kişinin kaçma olasılığının bulunması veya hemen kimliğini belirleme olanağının bulunmaması” durumları ayrı ayrı ortaya konulduğundan bu iki bentte belirtilen durumlarda birbirinden bağımsız olarak herkes tarafından yakalama yapılabilecektir. Fıkrada, iki durumdan birisinin gerçekleşmesiyle herkes tarafından “geçici” olarak yakalama yapılabileceği belirtilmiş bulunmaktadır. 5271 sayılı Kanun, 1412 sayılı Kanun'dan farklı olarak “geçici yakalama” deyimini sadece herkesin yakalama yetkisinin düzenlendiği fıkrada kullanmış; kolluk görevlilerinin yakalama yetkisini düzenleyen ikinci fıkrada yakalamanın geçici olmasından söz edilmemiştir. Aslında yakalamanın nitelik olarak geçici bir işlem olduğu düşünüldüğünde, geçicilik özelliğinin vurgulanması gerekli olmamakla birlikte, böyle bir ayrımın yapılmasının nedeni, kolluk görevlisi dışındaki bireylerin istisnai yetkisinin ancak yakalananın kolluk yetkililerine ... kadar olacağının vurgulanmasıdır (... Kunter, Ceza Muhakemesi Hukuku, İstanbul 1989, s. 704). Zira ... kişilerin yakalama koruma tedbirini gerçekleştirmeleri durumunda hemen kolluğa haber vererek veya yakalanan kişiyi en yakın karakol veya en yakın kolluk noktasına götürerek teslim etmesi ya da bu konuda bir çaba harcaması gereklidir. Yakalanan kişiyi kolluğa teslim etmeyip özgürlüğünü kısıtlamaya devam etmek kişiyi özgürlüğünden yoksun kılma suçunu doğuracaktır. Bu nedenle de ... kişilerin gerçekleştirdiği yakalamanın geçicilik niteliği vurgulanmaktadır. Dava konusu olayda, sanığın tarlasındaki karpuzlara zarar verdiğini gördüğü mağduru kovalayıp hortumla darp ... aracına bindirdikten sonra mala zarar verme eylemi ile ilgili kolluk birimlerini haberdar etmediği gibi, bu konuda bir çabasının da olmadığı, mağdur ve diğer katılanların velileri tarafından yapılan ihbar üzerine olayın kolluk birimlerine intikal ettiği anlaşılmakla, sanık müdafiinin, eylemin 5271 sayılı Kanun'un 90 ıncı maddesinin birinci fıkrası kapsamında geçici yakalama yetkisinin kullanılması niteliğinde olduğuna dair temyiz sebebi reddedilmiştir. b. Teşebbüs Hükümlerinin Uygulanması Gerektiğine Yönelik 5237 sayılı 109 uncu maddesinde düzenlenen kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçuna teşebbüs mümkündür. Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu kesintisiz (mütemadi) suçtur ve bu suçun tamamlanma ve bitme anı birbirinden farklıdır. Suçun tamamlanma anı, mağdurun bulunduğu yeri değiştirme olanağının ortadan kaldırılması iken bitme anı mağdurun yeniden özgürlüğüne kavuştuğu andır (... ..., ... Ruhan ..., R.... Önok, Teorik ve Pratik Ceza ... Hukuku, Ankara 2010, s. 400). Suçun oluşumu için hürriyetten yoksunluğun kısa veya ... belli bir zaman süresince devam etmesi gereklidir. Suçun tamamlanması mağdurun iradesine uygun olarak hareket edebilme özgürlüğünün kısıtlanması ile gerçekleşeceğinden bu ana kadar yapılan hareketler teşebbüse sebebiyet verecektir. Yukarıda yazılı bilgiler ışığında, sanığın mağduru kovalayıp yakaladıktan sonra hortumla darp ... aracına bindirdiği ve bu defa diğer katılanlara yöneldiği sırada mağdurun araç içerisinden kaçtığı, bu şekilde mağdurun bulunduğu yerin değiştirme olanağının ortadan kalkması ile birlikte sanığa atılı kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun tamamlandığı anlaşılmakla, sanık müdafiinin teşebbüs hükümlerinin uygulanması gerektiğine ilişkin temyiz sebebi reddedilmiştir. 2. Diğer yönlerden Sanığın, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu silahtan sayılan hortumla ve çocuğa karşı işlemesi karşısında, hakkında 5237 sayılı Kanun'un 3 ve 61 ... maddeleri gereğince ... ceza belirlenirken, aynı Kanun'un 109 uncu maddesinin üçüncü fıkrasının (a) ve (f) bentlerindeki birden fazla nitelikli halin gerçekleştiği gözetilerek, ... hapis cezasının alt sınırdan uzaklaşmak suretiyle tayin edilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, aleyhe temyiz bulunmadığından bu husus bozma nedeni yapılmamıştır. Mağdurun anlatımı ve bu anlatımı destekleyen diğer katılanların ifadeleri, sanığın kısmi ikrarı, doktor raporu ve dava dosyası kapsamındaki tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde, Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık ve müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Erzincan 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 04.10.2022 tarihli ve 2021/751 Esas, 2022/781 Karar sayılı kararında sanık ve müdafiince ileri sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık ve müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 13.03.2023 tarihinde karar verildi.